bugün
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı16
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz21
- yılmaz güney11
- hoşlanılan kızı çayı kıtlama içerken görmek5
- sarapci koala77
- türk kızı3
- simko38
- bayansız olmak4
- geceye bir mısra bırakmak2
- en son ne yediniz4
- sırrı süreyya önder7
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası13
- renault 9 broadway4
- kürt faşisti4
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması16
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- arkadaşlar ben artık ayıyım6
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- s'i l v'e r m'i s t13
- izlediğin bir filmi bir daha izlememe prensibi2
- bilinçaltı yansımalarını reel dünyada görmek4
- ilişkilerden edinilen tecrübe2
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
- gocu31
- melih gökçek8
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- türk seküler devrimi11
- nasıl yakışıklı olunur5
- ölümden öte köy yok3
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- kürtler8
- enayi burcu yazarlar3
- fenerbahçe25
- aktrollerin akp yalanlarını bile savunması2
- bir oturuşta 7 tane leyla yemek3
- nurullah efe ankut2
- mehmet okuyan4
- telefonun şarj bölgesi temassızlığı5
- kemal kılıçdaroğlu5
- dani olmo2
- hem bipolar hem ikizler olmak3
- şiveli konuşandan nefret etmek4
- fiat ın en iyi arabası8
- yaşlı insanlar neden huysuz olur9
- dokuzuncu nesil yazar karizması8
- mustafa kemal atatürk9
- adil ve eşit bir ekonomik düzen nasıl kurulur3
- bu koyden olsam ne olacak20
- paraya onem vermemek6
devrimciliği feysbukta che fanı olmaktan daha öteye geçemeyen, geçemeyecek olan insan modeli.
(bkz: genetiği değiştirilmiş solcu)
her ideolojide beliren nabza göre şerbet veren insanımsı şahsiyetlerdir. bu şahsiyetler kurt işareti yaparak ülkücüde olur efendime söylim sol yumruk kaldırıp devrimcide olur hatta bi bakmışın erbakan'ın yanında alkış tutuyor. sürekli değişir. fakat değişmeyen tek şey bu şahsiyetlerin başına konulan '' çakma '' sıfatıdır.
orjinal dolce gabanna, pierre cardin, sarar, beymen ve bu tip giyim tercih edendir.
devrimci dediğin ziyafet sofrasında açlıkdan gebermelidir.
devrimci dediğin ziyafet sofrasında açlıkdan gebermelidir.
gram teori bilmeyen ''deniz gezmiş için üzülüyorum o halde bende devrimciyim'' diye yola cıkmış insandır. bir zaman onlar öyle bir kaplamıştı ki etrafı nereye dönseniz bir liselinin üstünde yeşil parka elinde darağıcında 3 fidan kitabı görüyordunuz.*. tamam hadi diyelim liseli dediğimiz tipler yaşlarının verdiği toylukla devrimciliği etiket olarak görmeye başladılar. ama unuttuğumuz daha büyük bir durum var ki o da şudur. 90 kuşağından sonra gelen nesilleri popüler kültür etkisi altına almıştır. ve ( herşeyi kapitalizme bağlamak gerekmese de ) önümüze sunulan bu popüler kültür yavas yavas önemli değerlerimizin hepsinin içini boşaltarak yeniden önümüze sunmuştur. örneğin:
bir ülkenin gelenek görenek ve kültürel tarihi için en önemli seylerdir .müzik tarih ve edebiyat... peki şimdi bir bakalım ne alemde müziğimiz edebiyatımız tarihimiz?
tarihsel sürecini göz önüne aldığımızda türk sanat müziği ve türk halk müziği bizim müziğimiz sayılabilir. ama malesef ki şu an dinlediğimiz türkülerde arabesk bir hava veya yozlaşmış cinsel ögeler barındıran bir durum söz konusu. ( ankaralı namık)
edebiyatımız deseniz biz o konuda söz sahibi bile değiliz. sırf ermeni katlettik dediğiniz için elinize oyalanmanız için bir nobel tutuşturulabilir mesela. yada sırf suçunu hafifletmek için '' ama ben iyi bir yazarım avrupa da nobel aldım '' demesini sağlayacak imkanlar sağlanabilir. yada gündemi karıştırdıktan sonra el altından bir yasa geçilirip o sırada gündemi oyalayan orhan pamuk ta amerikaya kaçabilir misal.. olmadı ? oldu.. olmayacak mı ? mütemadiyen devam edecek tüm bunlar..
Ve en kötüsü size yeni bir devrimci portresi çizilebilir.aydın ve devrimci kelimeleri sırf birbiriyle çağrişim yaratmasın diye çok daha farklı bir şekilde sunulabilir devrimcilik.ve siz bile tüksinmeye başladıysanız bu furyadan başarılı da olmuşlardır pek ala değil mi?
popüler kültürün bu kadar değerlerimizi çürüttüğü bu dönemde kime kızmalı fü[email protected] diye msn alan çakma devrimciye mi yoksa biz devrimcilerin pek ala buna izin vermesine mi ?
bir ülkenin gelenek görenek ve kültürel tarihi için en önemli seylerdir .müzik tarih ve edebiyat... peki şimdi bir bakalım ne alemde müziğimiz edebiyatımız tarihimiz?
tarihsel sürecini göz önüne aldığımızda türk sanat müziği ve türk halk müziği bizim müziğimiz sayılabilir. ama malesef ki şu an dinlediğimiz türkülerde arabesk bir hava veya yozlaşmış cinsel ögeler barındıran bir durum söz konusu. ( ankaralı namık)
edebiyatımız deseniz biz o konuda söz sahibi bile değiliz. sırf ermeni katlettik dediğiniz için elinize oyalanmanız için bir nobel tutuşturulabilir mesela. yada sırf suçunu hafifletmek için '' ama ben iyi bir yazarım avrupa da nobel aldım '' demesini sağlayacak imkanlar sağlanabilir. yada gündemi karıştırdıktan sonra el altından bir yasa geçilirip o sırada gündemi oyalayan orhan pamuk ta amerikaya kaçabilir misal.. olmadı ? oldu.. olmayacak mı ? mütemadiyen devam edecek tüm bunlar..
Ve en kötüsü size yeni bir devrimci portresi çizilebilir.aydın ve devrimci kelimeleri sırf birbiriyle çağrişim yaratmasın diye çok daha farklı bir şekilde sunulabilir devrimcilik.ve siz bile tüksinmeye başladıysanız bu furyadan başarılı da olmuşlardır pek ala değil mi?
popüler kültürün bu kadar değerlerimizi çürüttüğü bu dönemde kime kızmalı fü[email protected] diye msn alan çakma devrimciye mi yoksa biz devrimcilerin pek ala buna izin vermesine mi ?
yılmaz güney'i konu alan bir belgeselde, tuncel kurtiz'in * şu sözlerini hatırlıyorum:
--spoiler--
iki delikanlı, iki genç, komunisttik. (...) ha komunisttik, komunizmin ne olduğunu ne kadar biliyorduk... ama şunu biliyorduk, bir haksızlık vardı. (...)
--spoiler--
diyeceğim o ki, teoriye hakim oluş, bilgi birikimi bir sonraki adım da olabilir yeri geldiğinde. öncelikle, bir şeylerin düşünülüp tartılıp, öyle ya da böyle bir çizgi belirlenmiş olmasına saygı duymak gerekir. farkındalığa... umutsuz vaka değildir en azından.
--spoiler--
iki delikanlı, iki genç, komunisttik. (...) ha komunisttik, komunizmin ne olduğunu ne kadar biliyorduk... ama şunu biliyorduk, bir haksızlık vardı. (...)
--spoiler--
diyeceğim o ki, teoriye hakim oluş, bilgi birikimi bir sonraki adım da olabilir yeri geldiğinde. öncelikle, bir şeylerin düşünülüp tartılıp, öyle ya da böyle bir çizgi belirlenmiş olmasına saygı duymak gerekir. farkındalığa... umutsuz vaka değildir en azından.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar