bugün
- tüm çıplaklığımla burdayım9
- herkesle iyi anlaşan insan13
- hoşlanılan kızı adamın birinin yemesi5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle23
- kadir inanır'ın vefatı7
- saraca finch house7
- 19 yaşında kızla yatmak14
- 1 temmuz kabotaj bayramı8
- aylık 321 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- ilişkiye bir süre ara vermek10
- çok güzel bir mercedes mi yoksa sıfır kız mı2
- paraguay2
- japonya8
- güney afrika3
- fransa4
- deprem3
- unutulmayan sadakat örnekleri6
- galatasaray2
- başbakanımız bizim için adeta ikinci peygamberdir5
- 5 vakit namaz kılan erkeklere bayılmak5
- cüneyt arkın3
- deniz göktaş'ın 3 günde 4 milyon izlenmesi8
- hala israil'e taraf olacak kadar sığır olmak3
- ankara nın en güzel yanı7
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız12
- bili bili yumurta3
- pet shop boys dinleyip erkeğim diye dolaşmak3
- menfaati için bir kişiye yalakalık yapan insan2
- hayatın ben şerefsizim seni üzerim deme şekli3
- anın görüntüsü24
- 29 haziran 2026 almanya paraguay maçı2
- istanbul6
- kemalist dünya26
- ekşi ekşi kokan kezo2
- kahvaltıdan sonra rüzgarlı balkonda kestirmek3
- almanya5
- abd'nin iran'ı sıfırlaması4
- 2026 dünya kupası28
- 28 haziran 20263
- elon musk3
- gönül adamı2
- kucaklaşma günü3
- thereads2
- başkan3
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi19
- on bin tl'ye zallla sözlükte kalmak için antlaşmak2
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi6
- ilgi manyağı5
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik yazar3
- mola4
osmanlıcada dünyaya rağbet etmemek anlamına gelmektedir.
isteksizlik, rağbetsizlik, aza kanaat. Terim olarak, dünyaya ve maddî menfaate değer vermemek, çıkarcı, menfaatperest ve bencil olmamak, kalpte dünya ve çıkar kaygısı taşımamak, kanaatkâr olmak demektir. "Elde olan dünyalığa sevinmemek ve elden çıkana üzülmemek, elde bulunmayan şeyin gönülde de bulunmamasıdır" şeklinde de tarif edilir.
Zühd sahibi olanlara; zahid denilir. Zühd, dünyayı tamamen terk edip çalışmayı bırakmak, dünya nimetlerine sırt çevirip, kuru ekmek yiyerek aba giymek değil, lezzet verici şeyleri azaltmak, onlara dalmamaktır. Başka bir ifadeyle: Ahireti unutup, dünyaya esir olmamaktır (Süleyman Uludağ, Kuşeyrî Risâlesi, 252 vd).
Hz. Peygamber, zühdün; helâllara haram kılmak veya malı telef etmek değil, elde olana güvenmemek olduğunu bildirmiştir (Tirmizî, Zühd 29; ibn Mâce, Zühd, 1).
Allah (c.c) kullarının yararlanması için çeşit çeşit nimetler yaratmış, dünyayı güzellik ve lezzetlerle donatmıştır. Bunlardan yararlanmak herkes için olduğu gibi müslüman için de tabiî bir haktır. Ancak, müslümanın dikkat etmesi gereken husus, dünya nimetleri ve zevklerinden istifade etmek için, meşru olmayan yollara sapmamak, israf etmemek ve haramlara dalmamaktır. Müslüman meşru sınırlar içerisinde dünya nimetlerinden istifade ederken âhireti hiç bir zaman unutmamalı, asıl zevk ve nimetlerin orada olduğunu bilmelidir. Kısaca, âhireti unutup, dünyaya gönül vermemelidir.
Zühd üç kısma ayrılır:
a- Haramları terketmek: Zühdün, bu türünün bütün müslümanlarda bulunması gerekir. Herkes için farzdır.
b- Helâllardan, gerekli olmayanları terketmek: Bu kullukta ileri derecelere ulaşanlarda bulunur.
c- Allah'la meşgul olmayı engelleyen her şeyi terketmek: Bu da, "ârif ' denilen Allah'ı tam bilip ona itaat eden kullara ait olan zühddür (Süleyman Uludağ, a.g.e., 256).
Zühd sahibi olanlara; zahid denilir. Zühd, dünyayı tamamen terk edip çalışmayı bırakmak, dünya nimetlerine sırt çevirip, kuru ekmek yiyerek aba giymek değil, lezzet verici şeyleri azaltmak, onlara dalmamaktır. Başka bir ifadeyle: Ahireti unutup, dünyaya esir olmamaktır (Süleyman Uludağ, Kuşeyrî Risâlesi, 252 vd).
Hz. Peygamber, zühdün; helâllara haram kılmak veya malı telef etmek değil, elde olana güvenmemek olduğunu bildirmiştir (Tirmizî, Zühd 29; ibn Mâce, Zühd, 1).
Allah (c.c) kullarının yararlanması için çeşit çeşit nimetler yaratmış, dünyayı güzellik ve lezzetlerle donatmıştır. Bunlardan yararlanmak herkes için olduğu gibi müslüman için de tabiî bir haktır. Ancak, müslümanın dikkat etmesi gereken husus, dünya nimetleri ve zevklerinden istifade etmek için, meşru olmayan yollara sapmamak, israf etmemek ve haramlara dalmamaktır. Müslüman meşru sınırlar içerisinde dünya nimetlerinden istifade ederken âhireti hiç bir zaman unutmamalı, asıl zevk ve nimetlerin orada olduğunu bilmelidir. Kısaca, âhireti unutup, dünyaya gönül vermemelidir.
Zühd üç kısma ayrılır:
a- Haramları terketmek: Zühdün, bu türünün bütün müslümanlarda bulunması gerekir. Herkes için farzdır.
b- Helâllardan, gerekli olmayanları terketmek: Bu kullukta ileri derecelere ulaşanlarda bulunur.
c- Allah'la meşgul olmayı engelleyen her şeyi terketmek: Bu da, "ârif ' denilen Allah'ı tam bilip ona itaat eden kullara ait olan zühddür (Süleyman Uludağ, a.g.e., 256).
arapça uzaklaşma, bir şeyden yüz çevirme. islam dininde diğer herşeyden yüz çevirip tanrıya(allah'a) yönelme. bunu hakkıyla yerine getiren insan tasavvufta kamil insan, arif insan sıfatını alır. hz. muhammed ve akabinde gelecek olan bazı islami düşünürler hayatlarının belli bir döneminde zühd hayatı yaşamışlardır. zühd hayatının tanrı sevgisi ya da cennet-cehennem beklentisi-korkusu sebebiyle yapılması gerektiği tartışma konusu olagelmiştir..
yine başka bir rivayete göre zühd, arap coğrafyasına o dönemlerde hristiyan keşişlerden geçmiş bir fenomendir. zühd, islam inancında insanları değersiz maddi varlıklar ve dünya malı olarak tabir edilen para pul, makam gibi şeylerin etkisinden kurtarıp onları daha uhrevi düşünmeleri gerektiği konusunda kontrol etmek amaçlı düşünülmüştür.
benzer kavramlar diğer büyük ve küçük dinlerde de mevcuttur.
yine başka bir rivayete göre zühd, arap coğrafyasına o dönemlerde hristiyan keşişlerden geçmiş bir fenomendir. zühd, islam inancında insanları değersiz maddi varlıklar ve dünya malı olarak tabir edilen para pul, makam gibi şeylerin etkisinden kurtarıp onları daha uhrevi düşünmeleri gerektiği konusunda kontrol etmek amaçlı düşünülmüştür.
benzer kavramlar diğer büyük ve küçük dinlerde de mevcuttur.
aza kanaat etme durumu olarak da bilinir.
saduların hayatını birebir islam'a ve hareket mantığına sokuşturan mutasavvıf sahtekarların islam toplumunu pasifize etmek için kullandıkları ve çokça pohpohladıkları riyakarlıktır. çünkü islam deviminsel bir hareketin ürünüdür. münzevilik, ruhbanlık yoktur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar