bugün
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı50
- herkes istediği yazarı yazsın17
- ne kadar paranız var9
- erkeği karizmatik gösteren şeyler7
- youtube shorts6
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum12
- sevgilinin bisepsinden sushi yemek5
- sözlük erkeklerine bir hediye bırak5
- keşke benim olsa denilen yazarlar6
- cadılar bayramında ne olacaksınız15
- sabahattin ali3
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan14
- arkadaşlar bi bakar mısınız5
- 2027 de neler olsun6
- çorba8
- nişanlının abisini traveler'a ayarlamak4
- yağmurlu havada buluşmayan erkek4
- paradox interactive boykotu4
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- karaağaç2
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası42
- simko332
- uludağ sözlük tv3
- hiç kimse recep tayyip erdoğan'dan büyük değildir2
- ofsaytımsı vol 220
- arkadaşlar bakar mısınız diyen salaklar3
- yavuz sultan selim15
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- uludağ sözlük cadılar bayramı partisi6
- dile takılan anlamsız şarkılar3
- nihal atsız3
- tuzlu kahve dizisi4
- nasılsın sorusunun samimiyetsizliği2
- 74 ve 76 yaşındaki kürt karı koca teröristler2
- şarapçı koala'yı gay bara götürmek4
- diamond bey birader ila kartoncu birader5
- çivisi çıkmış boklu dünyanın azgın pompacıları6
- ilham aliyev26
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- yağmurlu bir gecede uzun yolda araba sürmek5
- en sevilen game of thrones karakteri6
- soğuk havalarda sevişmenin eziyete dönüşmesi7
- orta çağda gece yolculuğu yapmak5
- galatasaray'ın barcelona'yı yeneceği gerçeği2
- hamburg toplu taşıma sistemi8
- bence erdoğan kendisinden ne istersem yapacaktır3
- galassaray maçı kaçta3
- uludağ sözlüğün muhafazakarlaşması5
- sözlükteki ilişki skandalı39
- şu saatte ne yenir3
YOLLAR BANA MEMLEKET
"Bir yolculukla başladı bu hikaye yollarla doğdu...
Bir yolculuk, umudun, hayallerin kucağına...
Büyümek, büyütmek üzere.
Hiç sorgu sual olmadı.
Başlanan öykü doğru muydu acaba ?
Dilden dile dolaşacak mıydı? "
ışıklarla süslenmiş bu kentin sokaklarında yol alıp duruyorum. Eldivenlerimi cebimde bırakıp istanbul'un taştan duvarlarına , köprülerine dokunmaya başlıyorum. Haliç'te güneşi sisin ardından selamlayan balıkçılar, işe yetişme telaşıyla boğazın manzarasına pas vermeyen uykulu gözler, kepenklerini dünün yorgunluğuna kapar gibi açan esnaflar...
Yolculuk sabah başlar bu kentte ve hiç bitmez.
Bitmeyen yolculuklarımda indi-bindi arası kaybolduğum da olur, şehirler arası yolculuk yapar gibi mola verip karnımı doyurduğum da.
Trafiğin düğümlerle boğduğu kentin yollarına sakinliğimi gösteremem. Yolları hep eksik adım tamamlarım. Ya çok erken varırım gideceğim yere, ya çok geç! Bekleten şehir, beklettiren şehir.
Bir dolmuş kuyruğunda, telsizinde neler kaybetmedim ki. Ağza alınmayacak lafları duyan kulağımı, Hermes'in ayak bileklerindeki kanatları düşünürken beklemekten yorulan ayağımı...
Ön koltukta bağıra bağıra ahlaksızlıklarını paylaşma isteği duyan üç kadın. Üç utanç arası, üç yemek tarifi. Konuştuklarının ahlaki yanlışlığını sorgulamaya dalmışken, reklam arası gibi verdikleri yemek tariflerini aklıma yazmaya bile çalıştım. Unutmak istediklerim başkaydı ama yemek tarifleri de onlarla beraber silindi, gitti.
Otobüs yolculuklarım. Baleye yatkınlığımın olabileceği kanısına bu yolculuklarda vardım. Hem itip kakıp hem ayakta durmayı bu kadar ustalıkla beceren cevherler istanbul'un otobüslerinde yok olup gidiyor.
Elinde dabrukasıyla iki kişilik yer kaplayan adam, hakkını otobüse müzik ziyafeti çekerek ödüyor. Düm- tak- tek... iki durak deliliğe sabredemeyenler, gülüşerek alkışlayanlar...
Cep telefonlarının zil sesinden kişilik tahlili yapmayı da bu sırada öğrendim. Asabi, bunalımda, hareketli, uykucu... Susmaz telefonlar. Zırrrr, zırrr.
"ALO!" Bir adam açar telefonu en gür sesiyle. Kurban bayramı üzeri küçük baş hayvan fiyatları tahmini, her hastalığa çare bitkisel formüller, akrabasının geçirdiği kalp ameliyatı sonrasında başımıza cerrah kesilmeler, ekonomi, siyaset her ne ararsan duydu tüm kulaklar. Ve son cümlesiydi herkesi kahkahaya boğan " Ya otobüsteyim rahat konuşamıyorum." Bir otobüs şoförü tarafından sorguya alındığım da oldu.
Şoför, akbili olmayan yolculara akbilini verip, haram helal arası yolculuğa çıkmışken çaldırıvermiş içi para yüklü akbilini. "Kim aldı çabuk söyleyin." tehditleri savruldu etrafa. Her yolcudan yirmi beş kuruş kazanmasına mani olunca hırsız da biz olduk ahlaksız da.
Her yanıma yaklaşanı kapkaççı, her çantayı bomba sanar oldum. Belediye otobüslerinde kaybettim huzurumu. Biber gazıyla elele dolaştım sokakları, sıkıca tuttum elinden bırakmadım. Sanırım her sakallıyı dedem sandığım günlere geri dönüyorum.
Güneşli, sisli, az bulutlu, karlı, yağmurlu, balçıklı... Kalabalık, kalabalık, kalabalık... Şehirler arası yolculuklara benzer istanbul'da yolculuk. insan manzaraları, şehrin manzarası hep değişir durur.
Belki sen de varsın bu hikayede, belki senin de hikayendir, belki...
"Bir yolculukla başladı bu hikaye yollarla doğdu...
Bir yolculuk, umudun, hayallerin kucağına...
Büyümek, büyütmek üzere.
Hiç sorgu sual olmadı.
Başlanan öykü doğru muydu acaba ?
Dilden dile dolaşacak mıydı? "
ışıklarla süslenmiş bu kentin sokaklarında yol alıp duruyorum. Eldivenlerimi cebimde bırakıp istanbul'un taştan duvarlarına , köprülerine dokunmaya başlıyorum. Haliç'te güneşi sisin ardından selamlayan balıkçılar, işe yetişme telaşıyla boğazın manzarasına pas vermeyen uykulu gözler, kepenklerini dünün yorgunluğuna kapar gibi açan esnaflar...
Yolculuk sabah başlar bu kentte ve hiç bitmez.
Bitmeyen yolculuklarımda indi-bindi arası kaybolduğum da olur, şehirler arası yolculuk yapar gibi mola verip karnımı doyurduğum da.
Trafiğin düğümlerle boğduğu kentin yollarına sakinliğimi gösteremem. Yolları hep eksik adım tamamlarım. Ya çok erken varırım gideceğim yere, ya çok geç! Bekleten şehir, beklettiren şehir.
Bir dolmuş kuyruğunda, telsizinde neler kaybetmedim ki. Ağza alınmayacak lafları duyan kulağımı, Hermes'in ayak bileklerindeki kanatları düşünürken beklemekten yorulan ayağımı...
Ön koltukta bağıra bağıra ahlaksızlıklarını paylaşma isteği duyan üç kadın. Üç utanç arası, üç yemek tarifi. Konuştuklarının ahlaki yanlışlığını sorgulamaya dalmışken, reklam arası gibi verdikleri yemek tariflerini aklıma yazmaya bile çalıştım. Unutmak istediklerim başkaydı ama yemek tarifleri de onlarla beraber silindi, gitti.
Otobüs yolculuklarım. Baleye yatkınlığımın olabileceği kanısına bu yolculuklarda vardım. Hem itip kakıp hem ayakta durmayı bu kadar ustalıkla beceren cevherler istanbul'un otobüslerinde yok olup gidiyor.
Elinde dabrukasıyla iki kişilik yer kaplayan adam, hakkını otobüse müzik ziyafeti çekerek ödüyor. Düm- tak- tek... iki durak deliliğe sabredemeyenler, gülüşerek alkışlayanlar...
Cep telefonlarının zil sesinden kişilik tahlili yapmayı da bu sırada öğrendim. Asabi, bunalımda, hareketli, uykucu... Susmaz telefonlar. Zırrrr, zırrr.
"ALO!" Bir adam açar telefonu en gür sesiyle. Kurban bayramı üzeri küçük baş hayvan fiyatları tahmini, her hastalığa çare bitkisel formüller, akrabasının geçirdiği kalp ameliyatı sonrasında başımıza cerrah kesilmeler, ekonomi, siyaset her ne ararsan duydu tüm kulaklar. Ve son cümlesiydi herkesi kahkahaya boğan " Ya otobüsteyim rahat konuşamıyorum." Bir otobüs şoförü tarafından sorguya alındığım da oldu.
Şoför, akbili olmayan yolculara akbilini verip, haram helal arası yolculuğa çıkmışken çaldırıvermiş içi para yüklü akbilini. "Kim aldı çabuk söyleyin." tehditleri savruldu etrafa. Her yolcudan yirmi beş kuruş kazanmasına mani olunca hırsız da biz olduk ahlaksız da.
Her yanıma yaklaşanı kapkaççı, her çantayı bomba sanar oldum. Belediye otobüslerinde kaybettim huzurumu. Biber gazıyla elele dolaştım sokakları, sıkıca tuttum elinden bırakmadım. Sanırım her sakallıyı dedem sandığım günlere geri dönüyorum.
Güneşli, sisli, az bulutlu, karlı, yağmurlu, balçıklı... Kalabalık, kalabalık, kalabalık... Şehirler arası yolculuklara benzer istanbul'da yolculuk. insan manzaraları, şehrin manzarası hep değişir durur.
Belki sen de varsın bu hikayede, belki senin de hikayendir, belki...
bir yol hikayesidir.
çok gezenlere atfedilen bir deyimdir.
çok gezen birisi gezi günlüklerini bu başlıkla kaleme almıştır.
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-3.html
çok gezenlere atfedilen bir deyimdir.
çok gezen birisi gezi günlüklerini bu başlıkla kaleme almıştır.
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-3.html
yolları kendilerine memleket edinen iki seyyahın yazı dizisinin adıdır.
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-4.html
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-4.html
dönmek adlı yeni türkü parçasının unutulmaz dizelerinden.
Kimi zaman ruhun ait olduğu tek mısraya sahip cümledir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar