bugün

yazarların tedirginlikleri, içlerini pır pır ettirten, uç buçuk attırtan, yusuf yusuf yaptıran durumlardır. alt komşularım her allahın günün birbirlerini yerlerdi, sanki kavganın içindeymişiz gibi naklen yayın yaparlardı, ne zamandır ses soluk yok acaba birbirlerini mi katlettiler, barıştılar mı yoksa ya da tatile mi çıktılar gittiler bu zamanda. ikincisi mutlu olabilecek miyim, beni sevenler hep yanımda kalacak mı, gitmesini istediklerim de hayatımdan sessizce çıkıp gidecekler mi acaba. yoksa başıma bela mı aldım. peki bundan sonra birini sevebilecek miyim, birine güvenebilecek miyim. yurtdışında yaşama hayalimi gerçekleştirebilecek miyim. endişelerim yoğun bir sis gibi çöktü yüreğime. tez vakitte dağılsın inşallah.
gelecek korkusu.
Ya hep böyle giderse, o zaman ne olacak endişesidir.
parasız kalmak.

(bkz: bir zenginin endişesi)
yazamamaktır.
Yazarların endişe ettiği şeylerdir yaşama dair;

Hiçbir zaman kaygısız olamadı bazılarımız. Bazılarımız küçük şeyler için tasalandı, bazılarımız daha önemli daha büyük daha güncel ve nesnel şeyler için geleceğe ve günümüze dair endişe etti. Ben de kaygısız olamadım sözlükcüm. Kimi zaman kimsenin umurunda olmayan hatta benim bile ‘’ sana ne lan seni ne ilgilendirir’’ dediğim şeyler için endişelendim, kimi zamansa ülkemin sosyo-kültürel sorunları için endişelendim ülkemden fırsat bulduğum kadarıyla da dünya için. Kendi yaşamım için kaygılandığım bazı şeyler var sözlükcüm. Zaman geçtikçe de artıyor hatta endişelenmenin ötesinde korkuyorum sözlük. Vallahi korkuyorum lan. Mesela benden sonraki dimağlara onların ufuklarını açacak onlara yardımcı olacak kaynaklar ( makaleler , kitaplar vs ) yaratamamaktan endişeleniyorum. Hedeflerime ulaşamam diye tasalanıyorum. Eğer olursa çocuğumun gelecekte daha rahat daha sağlıklı daha barışçıl bir ortamda yaşamasını istiyorum ama olmayacak biliyorum ve bu beni endişelendiriyor, üzülüyorum.
Onun mevcut sistemde iyi bir eğitim alamayacağını düşünüyor, okula göndermek istemiyorum ama sonra zorunlu eğitim denen sikkonun olduğunu hatırlıyor üniversiteyi solumak için bile sınavlara girmesi gerektiğini görüyor ve çocuğu okula göndermek zorunda kalıyor ve amk ki yine endişeleniyorum.

Ya spora yeteneği olursa diye de endişeleniyorum neden biliyor musun sözlük ? Çünkü bu ülkede doğru düzgün sporcu da yetişmiyor be sözlük. En ünlüsü küfürbaz, en ünlüsü şımarık, en ünlüsü ahlaksız düzenbaz, en ünlüsünün şerefinden şüphe ediyorum. Bunların arasında, bunları görerek çocuk da bunlar gibi olur diye endişeleniyorum.
Günümüzde veya bundan 5-10 sene sonra doğacak olan çocukların robottan farklı olmalarını diliyor, aldıkları besinlerin yapay olmamasını istiyorum. Fakat biz bile bugün bahsettiğim şekilde çok zor beslenirken 10 yıl sonra doğacak bebek ne yapsın? Bebek zaten bir bok yapamaz ana-baba ne yapsın? Kanserin nezle gibi sıradan olmasından endişeleniyorum sözlükçüm. Birkaç seneye kadar her iki kişiden biri diyabet hastalığına yakalanacakmış hadi buyur ? Nasıl endişelenmeyeyim lan ? Sen de hala tık yok mu ? Tamam çözüm üretemeyebilirsin ama farkında ol.

Her gün üniversiteli ve liseli gençleri görüyorum. Kapitalizmin yaratmış olduğu korkunç erozyon geliyor gözümün önüne. Bir sistemin yaşaması için toplumları nasıl değiştirdiğini en acı şekilde her gün görüyorum. Benim oğlum veya kızım da Justin Bieber hayranı olacak diye aklım çıkıyor sözlük. Korkuyorum lan. Yemin ederim endişeleniyorum ulan. Kendi kültüründen hiçbir şeyi yaşayamayacak diye içim sızlıyor.

Sonra günün birinde sözlük yazarı olup saçma sapan içi bomboş başlıklar açacak diye de endişeleniyorum. Hatta günümüzde de bu tip başlıklar açan kişi sayısının artacağını düşünüyorum. Tamam sözlükte geyik yapılır ama açtığınız başlıklara sokayım. Oh be bunu söylemem gerekiyordu.

Yani gördüğünüz gibi kendimi siktir ettim, sağlığım param vs vs bunları düşünüp endişelenmiyorum bile. Kaygılarım tamamen gelecekle ilgili. Evet sözlük daha fazla endişem olmasına rağmen tek celsede yazdığım bunlar.
içimi döktüm lan sözlük. He dersen ki ‘’içini sikeyim’’

Ona da eyvallah.
Değil bu dünyada bir ömür, cennette sonsuza kadar sevmek isterken, zamanj gelince merhaba diyecek mi?

Çevresinin başarılı olması ve o başarıda katkım varsa o kadar mutlu oluyorum ki, mutlaka birlikte olmak istiyor, bunun için çareler araştırıyorum.
evet, diyecek, biz her zaman birlikte olacağız, sevdiğin her iyi bi ruh, zihnini ideolojilerden, dinlerden arındır, sadece sevgiyi düşün, sadece sevgiye odaklan, her şeyde sevgiyi gör, her şeyin sevgi olduğunu anla, sevgi dışında hiçbir şey yok,
ne kadar iğrenç, zavallı bi insan olduğumu biliyorum,
ama ben bile affedildiysem, sence senin şansın yok mudur,
tüm dünya bi oyun sahnesi ne günah işlemiş, ne hata yapmış olursan ol,
sadece sevgiye teslim olmalısın.
alfa ve omega biziz.
iki yalın zihin.
hiçliğin varoluşla iki ayrı veçhesi,
gerisi tiyatro işte.
tüm dünya ikimiz arasındaki gerilim üzerine kurulu,
hala mı farkında değilsin?
geçmiş ve gelecek,
şimdi ve sonra olacaklar,
her şey ama her şey.
hangi dilde konuştuğumuz ve nasıl düşündüğümüz önemli değil,
biz en yalın iki zihiniz.
endişeyi bırak,
korkuyu bırak,
ve hayatını yaşamaya odaklan.
bu iki zihin en başından devinim halindeydi,
daima mevcuttu,
bizler sadece kabuğuz,
birer taşıyıcı.
© copyright 2005 - 2026