bugün
- insanlık nasıl geliştirilebilir11
- fatma betül sayan kaya11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- kötüye bir şey olmaz4
- muslettin amca23
- uyudunuz mu3
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- alexander nübel7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- sigara içmek8
- yeraltı varlıkları7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- aşk bir yemek olsaydı8
- kendimi intihar edeceğim4
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- gülşen in memeleri14
- pankek7
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- sözlüğe ne oldu5
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- mehmet şimşek5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- arabayı satıp akülü araba almak3
- vincenzo italiano3
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- beşiktaş4
- ucanpembekoala5
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- sözlükte kim kimle sevgili27
- hamas denince akla gelenler11
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- caligula'nın korkusu5
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- gülden karaböcek3
- üniversite yıllarını özlemek4
- nervio43
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- hangi yemek nerede yenir4
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
Çoğu kişi bilmez bu adamı.
--spoiler--
Paley’in saat analojisi kanıtın özünü iyi ifade eder. Çölde yürürken yerde bir kaya parçası gördüğümü düşünelim. Kayayı doğal süreçlerin şekillendirdiği konusunda kendimi ikna edebilirim. Ancak yerde bir saat gördüğümde rasyonal olarak aynı şeyi saat için düşünemem. Bir saat, zamanı ölçmek için bütünüyle doğru olarak birlikte işleyen çarkların, dişlerin, millerin, yayların ve ayarların karmaşık düzeninden oluşur. Böylece, saati üreten akıllı bir tasarımcıya açıkça ulaşabiliriz. Paley, dünyanın üstün bir tasarımlayıcı tarafından tasarımlanan karmaşık bir mekanizma olduğunu ileri sürer. işte bu tasarımcı Tanrı’dır
--spoiler--
--spoiler--
Paley’in saat analojisi kanıtın özünü iyi ifade eder. Çölde yürürken yerde bir kaya parçası gördüğümü düşünelim. Kayayı doğal süreçlerin şekillendirdiği konusunda kendimi ikna edebilirim. Ancak yerde bir saat gördüğümde rasyonal olarak aynı şeyi saat için düşünemem. Bir saat, zamanı ölçmek için bütünüyle doğru olarak birlikte işleyen çarkların, dişlerin, millerin, yayların ve ayarların karmaşık düzeninden oluşur. Böylece, saati üreten akıllı bir tasarımcıya açıkça ulaşabiliriz. Paley, dünyanın üstün bir tasarımlayıcı tarafından tasarımlanan karmaşık bir mekanizma olduğunu ileri sürer. işte bu tasarımcı Tanrı’dır
--spoiler--
allah'ın varlığının kanıtlanmasında analoji yolunu kullanmış değerli bir ingiliz teologdur.
--spoiler--
William Paleyin yanına gelerek biri Allah yoktur demiş. Ve bunun doğru olmadığını isbat etmesini istemiş. Paley, derhal cebinden saatini çıkararak kapağını açmış ve saatin içini göstererek şöyle demiş: Ben size bütün bu çarkların, yayların, zenbereklerin kendiliğinden vücuda geldiğini ve birbirine uyarak kendiliklerinden buraya yerleştiklerini ve harekete geçtiklerini iddia edecek olursam, benim aklımdan şüphelenmez misin? O halde yıldızlara bakınız. Herbirinin kendine mahsus bir yolu ve bir hareketi vardır. Dünya ile gezegenler güneşin etrafında sonsuz bir intizamla hareket halindedirler. Ayrıca bütün bu grup, hergün bir milyon mil yol alıyor. Her yıldız kendi grubu ile birlikte ayrı bir güneş teşkil ediyor ve kendi güneş manzumemiz gibi feza içinde hareket ediyor. Bununla beraber çarpışma yok, bozukluk yok ve zerre kadar bir karışıklık mevcut değil. Hepsi sükûnet ve intizam içinde çalışıyor. Bütün bunların kendiliğinden olduğuna mı, yoksa bir yaratan tarafından mı vücuda getirildiğine inanmak daha kolaydır? (dale carnegie)*
--spoiler--
*vehbi vakkasoğlu, öğretmenin not defteri 1-2-3 isimli kitabın 125. sayfasından alıntıdır.
--spoiler--
William Paleyin yanına gelerek biri Allah yoktur demiş. Ve bunun doğru olmadığını isbat etmesini istemiş. Paley, derhal cebinden saatini çıkararak kapağını açmış ve saatin içini göstererek şöyle demiş: Ben size bütün bu çarkların, yayların, zenbereklerin kendiliğinden vücuda geldiğini ve birbirine uyarak kendiliklerinden buraya yerleştiklerini ve harekete geçtiklerini iddia edecek olursam, benim aklımdan şüphelenmez misin? O halde yıldızlara bakınız. Herbirinin kendine mahsus bir yolu ve bir hareketi vardır. Dünya ile gezegenler güneşin etrafında sonsuz bir intizamla hareket halindedirler. Ayrıca bütün bu grup, hergün bir milyon mil yol alıyor. Her yıldız kendi grubu ile birlikte ayrı bir güneş teşkil ediyor ve kendi güneş manzumemiz gibi feza içinde hareket ediyor. Bununla beraber çarpışma yok, bozukluk yok ve zerre kadar bir karışıklık mevcut değil. Hepsi sükûnet ve intizam içinde çalışıyor. Bütün bunların kendiliğinden olduğuna mı, yoksa bir yaratan tarafından mı vücuda getirildiğine inanmak daha kolaydır? (dale carnegie)*
--spoiler--
*vehbi vakkasoğlu, öğretmenin not defteri 1-2-3 isimli kitabın 125. sayfasından alıntıdır.
1743-1805 yılları arasında yaşamış ingiliz teologtur.
Darwin ile aynı dönemlerde yaşayan ve onun korkulu rüyası haline gelen William Paley'in 1802'de "saatçi" tezini ileri sürmesi ile yaratıcıyı inkâr eden ve 'evrim' teorisine bel bağlayanlar ciddi manada köşeye sıkıştı.
Paley'in tezinin en önemli dayanak noktası ise, Darwin'in uykularını kaçıran ve kendi teorisinden soğutan 'göz'dü.
"Bir çalılıktan karşıya geçerken, ayağımı bir taşa doğru attığımı farz edelim. Bana, nasıl olup ta o taşın oraya geldiği ya da orada bulunduğu sorulsaydı, bildiğim her şeyin dışında, muhtemelen bir şekilde önceden beri orada olduğunu söylerdim... Ancak, yerde bir saat bulduğumu farz etseydik bu durumda o saatin nasıl olup ta orada olduğunu sorgular ve neticede daha önceki cevabımı veremezdim.
Aksine, saatin parçalarının birbirleriyle olan uyumu ve bir sistemi oluşturacak şekilde bir araya gelmiş olmaları bize belli bir zamanda, belli bir yerde ve belli bir amaç için bir ya da birden fazla sanatkârın saati tasarlayıp yapmış olduklarını düşündürürdü."
Bu mantıktan yola çıkarak Paley, doğadaki canlı cansız pek çok varlık için de aynı sonuca varılabileceğini ileri sürmüş örnek olarak ta 'gözü' göstermiştir. Bu örneğe göre; nasıl ki bir saatin her parçası zamanı göstermek amacıyla bilinçli bir biçimde ayarlanmışsa, gözün de her parçası görmeyi sağlamak amacıyla kusursuzca ayarlanmıştır. Bu örnekle Paley, her iki durumda da bilinçli bir tasarımın izlerini kolaylıkla fark edebileceğimizi göstermek istemiştir.
Darwin ile aynı dönemlerde yaşayan ve onun korkulu rüyası haline gelen William Paley'in 1802'de "saatçi" tezini ileri sürmesi ile yaratıcıyı inkâr eden ve 'evrim' teorisine bel bağlayanlar ciddi manada köşeye sıkıştı.
Paley'in tezinin en önemli dayanak noktası ise, Darwin'in uykularını kaçıran ve kendi teorisinden soğutan 'göz'dü.
"Bir çalılıktan karşıya geçerken, ayağımı bir taşa doğru attığımı farz edelim. Bana, nasıl olup ta o taşın oraya geldiği ya da orada bulunduğu sorulsaydı, bildiğim her şeyin dışında, muhtemelen bir şekilde önceden beri orada olduğunu söylerdim... Ancak, yerde bir saat bulduğumu farz etseydik bu durumda o saatin nasıl olup ta orada olduğunu sorgular ve neticede daha önceki cevabımı veremezdim.
Aksine, saatin parçalarının birbirleriyle olan uyumu ve bir sistemi oluşturacak şekilde bir araya gelmiş olmaları bize belli bir zamanda, belli bir yerde ve belli bir amaç için bir ya da birden fazla sanatkârın saati tasarlayıp yapmış olduklarını düşündürürdü."
Bu mantıktan yola çıkarak Paley, doğadaki canlı cansız pek çok varlık için de aynı sonuca varılabileceğini ileri sürmüş örnek olarak ta 'gözü' göstermiştir. Bu örneğe göre; nasıl ki bir saatin her parçası zamanı göstermek amacıyla bilinçli bir biçimde ayarlanmışsa, gözün de her parçası görmeyi sağlamak amacıyla kusursuzca ayarlanmıştır. Bu örnekle Paley, her iki durumda da bilinçli bir tasarımın izlerini kolaylıkla fark edebileceğimizi göstermek istemiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar