bugün
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın22
- etek giyen erkek11
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı12
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı5
- varoşların sevdaları gerçek olur çıkarsız5
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- neden eksi aldığını anlamamak4
- eskorta aşık olmak4
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- akrepnalan com3
- kadınların erkekleşmesi4
- kadınlar mı döver erkekler mi4
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- devalüasyon yakın mı9
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- lost3
- manuel vites araba kullanan kadın4
- daha 17 teoman3
- günlük tutan erkek9
- mekke anlaşması7
- emil michel cioran2
- yorgun mermi12
- bir bayanı kötü adamların elinden kurtarmak2
- kotor6
- israil4
- seri artılayan yazarları samimi bulmayıp soğumak2
- yavrum diye hitap eden erkek7
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- düşün ki o bunu okuyor4
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- hurdacılık3
- velvet hanım çay içelim mi6
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır11
- hull city2
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- samsunspor2
- anın görüntüsü9
- kadın kocasının hizmetkarıdır4
- böyle müslüman ülke olmaz olsun2
- fenerbahçe de romelu lukaku gelişmesi3
- eğitiyorum ayağına işkence eden sensei4
- kadınlar kötü araba kullanmaz diyen erkek2
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- sözlükte kavga olacak hissi2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması13
- burunla blok flüt çalabilmek6
- iki pedal olan bir arabada yanlış pedala basmak2
- kadın yazar çekme başlıkları6
Charles peirce (pörs) ve john dewey ile birlikte pragmatizmin üç babasından biridir, işte bundan dolayı kendisinin iş Bankası kültür yayınları'ndan çıkan "pragmatizm - bazı eski düşünme tarzları için yeni bir ad" isimli kitabını okumuş bulundum.
Gelgelelim hiçbir şey anlamadım. Çeviriden mi yoksa ana metinden mi kaynaklı bilmiyorum ama gerçekten ağır bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yani, olm biz 45-50 saat çalışan, en az 10 saat yol giden insanlarız, köleden halliceyiz. eve gelmişim akşam sekizde bir de bunu mu anlamaya çalışıcam?
Bak mesela bir cümle var, inanılmaz hoşuma gitti, noktasına virgülüne dokunmadan paylaşıyorum:
"Olanaklı tavuk fiilî yumurta, artı fiilî bir kuluçkada tavuk veya kuluçka makinesi ya da her neyse demektir. (Ben fero mu yazdı burayı?) Fiilî koşullar tamlığa yaklaştıkça tavuk giderek daha iyi temellendirilmiş bir olanak haline gelir."
Ya çok afedersin ama anasını sikeyim olanaklı tavuğun. Ne ulan olanaklı tavuk? Çete misiniz oğlum siz? 160 sayfa kitaba bin sayfa kafa mı yorayım?
Şöyle kitaplar yazıp sonra kişisel gelişim vs okuyanlara burun kıvırıyor musunuz? Kıvırmayın. Zaten insanlar kitap okumuyorsa bu tarz kitaplar yüzünden okumuyor.
Zekamdan şüphe eden herhangi bir arkadaşı bu kitabı okuyup fikir beyan etmeye davet ediyorum ama yine de gerek yok bence, siz bilirsiniz.
Tanım: pragmatizm hakkında pragmatik olmayan bir kitabın yazarı.
Gelgelelim hiçbir şey anlamadım. Çeviriden mi yoksa ana metinden mi kaynaklı bilmiyorum ama gerçekten ağır bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yani, olm biz 45-50 saat çalışan, en az 10 saat yol giden insanlarız, köleden halliceyiz. eve gelmişim akşam sekizde bir de bunu mu anlamaya çalışıcam?
Bak mesela bir cümle var, inanılmaz hoşuma gitti, noktasına virgülüne dokunmadan paylaşıyorum:
"Olanaklı tavuk fiilî yumurta, artı fiilî bir kuluçkada tavuk veya kuluçka makinesi ya da her neyse demektir. (Ben fero mu yazdı burayı?) Fiilî koşullar tamlığa yaklaştıkça tavuk giderek daha iyi temellendirilmiş bir olanak haline gelir."
Ya çok afedersin ama anasını sikeyim olanaklı tavuğun. Ne ulan olanaklı tavuk? Çete misiniz oğlum siz? 160 sayfa kitaba bin sayfa kafa mı yorayım?
Şöyle kitaplar yazıp sonra kişisel gelişim vs okuyanlara burun kıvırıyor musunuz? Kıvırmayın. Zaten insanlar kitap okumuyorsa bu tarz kitaplar yüzünden okumuyor.
Zekamdan şüphe eden herhangi bir arkadaşı bu kitabı okuyup fikir beyan etmeye davet ediyorum ama yine de gerek yok bence, siz bilirsiniz.
Tanım: pragmatizm hakkında pragmatik olmayan bir kitabın yazarı.
(d. 11 Ocak 1842, New York – ö. 26 Ağustos 1910, Chocorua, New Hampshire, ABD), psikolojide işlevselcilik hareketinin öngörücüsü, pragmatizmin öncüsü ABD'li filozof ve psikolog.
https://tr.wikipedia.org/wiki/William_James
https://tr.wikipedia.org/wiki/William_James
kronik erteleyici kimliğiyle bilinen yazar.
1842 - 1910 yılları arasında yaşamış filozof. pragmatizmin kurucularındandır.*
james'e göre ezeli- ebedi hakikatler yoktur.hakikat işimize yarayan, fayda sağlayan bilgidir.hakikatin değeri mutlak değil, görelidir.uygulamada yarar getirmeyen her kavram anlamsızdır.tek ölçüt yararlı olma ölçütüdür.
james'e göre ezeli- ebedi hakikatler yoktur.hakikat işimize yarayan, fayda sağlayan bilgidir.hakikatin değeri mutlak değil, görelidir.uygulamada yarar getirmeyen her kavram anlamsızdır.tek ölçüt yararlı olma ölçütüdür.
kendisi pragmatizmin kurucusu değildir, sadece akıma ismini vermiştir. pragmatizmi her ne kadar charles sanders peirce'ün oluşturduğu varsayılsa da james kitabının kapağında pragmatizm için "eski düşünceler için yeni bir isim" demektedir. ona göre sokrates, aristo, locke, ve hume bu akımın destekçilerindendi. ayrıca pragmatizmin bir anda oluşmadığını, aksine geçmişteki deneyimlerin toplamından oluştuğunu ileri sürmektedir.
james pragmatizmi din ve bilim arasındaki orta yol olarak görmektedir. ayrıca pragmatizmi doğruya ulaşmak için bir yol olarak görmektedir.
pragmatizmi açıklamak için italyan pragmatist giovanni papini'den alıntı yapmaktadır. bir otel var. bir odasında ateist, bir odasında inançlı biri, bir odasında bilim adamı bir odasında da metafiziğe inanan biri var diyelim. bunların dışarı çıkmaları için bir koridordan geçmeleri lazım. işte o koridor pragmatizmdir. hepsini birbirine bağlıyor.
james için doğruya ulaşmak çok önemlidir. doğru ve deneyim arasında da yakın bir ilişki vardır. pragmatistler zaten kesin bir doğru olduğunu kabul etmezler. doğru değişebilir. james de o yüzden bir fikrin doğru olduğunu belirtirken "in so far" kalıbını kullanmaktadır. doğru evet ya da hayırla alakalı değildir, aksine dereceyle ilgilidir: şimdiye kadar. bunun sebebi de doğrunun insanların deneyimiyle alakalı olması. yeni deneyimlerle doğrularımız da değişmektedir. yani pragmatizmde kesin bir doğru yoktur. ayrıca doğrunun başka bir kaynağı da eski doğrulardır. onları bir anda terk etmiyor james. yenileriyle karşılaştığımızda hepsini karıştıyor böylece şimdiye kadar ki doğrusunu elde ediyor.
bizim için iyi olanla bizim için doğru olan aynı şeylerdir diyor james. örnek vermek gerekirse; ben alkol almanın bana bazı şeyleri unutturduğunu ve sosyal yaşamım için iyi olduğunu iddia ediyorsam o zaman alkol benim için yararlıdır dolayısıyla da doğrudur. ancak alkolün sağlığım ve cüzdanım için zararlı olduğunu iddia ediyorsam o zaman alkol benim için yararlı değildir, dolayısıyla da doğru da değildir. yani doğru insanın olaya bakış açısıyla ilgili biraz da.
bir fikir kullanışlı olduğu sürece doğrudur diyor james. bir amacı gerçekleştiriyorsa doğrudur fikir.
din ile alakalı olarak da tanrının varlığı eğer kişi için yararlıysa o zaman doğrudur, değilse doğru değildir gibi bir bakış açısı vardır. yani olay "tanrı için ne yaptın değil, tanrı senin için ne yaptı"da saklı.
james pragmatizmi din ve bilim arasındaki orta yol olarak görmektedir. ayrıca pragmatizmi doğruya ulaşmak için bir yol olarak görmektedir.
pragmatizmi açıklamak için italyan pragmatist giovanni papini'den alıntı yapmaktadır. bir otel var. bir odasında ateist, bir odasında inançlı biri, bir odasında bilim adamı bir odasında da metafiziğe inanan biri var diyelim. bunların dışarı çıkmaları için bir koridordan geçmeleri lazım. işte o koridor pragmatizmdir. hepsini birbirine bağlıyor.
james için doğruya ulaşmak çok önemlidir. doğru ve deneyim arasında da yakın bir ilişki vardır. pragmatistler zaten kesin bir doğru olduğunu kabul etmezler. doğru değişebilir. james de o yüzden bir fikrin doğru olduğunu belirtirken "in so far" kalıbını kullanmaktadır. doğru evet ya da hayırla alakalı değildir, aksine dereceyle ilgilidir: şimdiye kadar. bunun sebebi de doğrunun insanların deneyimiyle alakalı olması. yeni deneyimlerle doğrularımız da değişmektedir. yani pragmatizmde kesin bir doğru yoktur. ayrıca doğrunun başka bir kaynağı da eski doğrulardır. onları bir anda terk etmiyor james. yenileriyle karşılaştığımızda hepsini karıştıyor böylece şimdiye kadar ki doğrusunu elde ediyor.
bizim için iyi olanla bizim için doğru olan aynı şeylerdir diyor james. örnek vermek gerekirse; ben alkol almanın bana bazı şeyleri unutturduğunu ve sosyal yaşamım için iyi olduğunu iddia ediyorsam o zaman alkol benim için yararlıdır dolayısıyla da doğrudur. ancak alkolün sağlığım ve cüzdanım için zararlı olduğunu iddia ediyorsam o zaman alkol benim için yararlı değildir, dolayısıyla da doğru da değildir. yani doğru insanın olaya bakış açısıyla ilgili biraz da.
bir fikir kullanışlı olduğu sürece doğrudur diyor james. bir amacı gerçekleştiriyorsa doğrudur fikir.
din ile alakalı olarak da tanrının varlığı eğer kişi için yararlıysa o zaman doğrudur, değilse doğru değildir gibi bir bakış açısı vardır. yani olay "tanrı için ne yaptın değil, tanrı senin için ne yaptı"da saklı.
"iki kişinin biraraya geldiği her yerde altı kişi vardır.
ikisi, kişilerinin kendilerini sandıkları kişi,
ikisi karşısındakinin onu sandığı kişi,
ikisi de gerçekte oldukları kişidir."
ikisi, kişilerinin kendilerini sandıkları kişi,
ikisi karşısındakinin onu sandığı kişi,
ikisi de gerçekte oldukları kişidir."
"Bugünün gerçeklerine göre yaşamak zorundayız ve yarın bunları hatalı bulmaya alışmalıyız" sözünün sahibi.
psikoloji bilimi içinde benlik kavramının ele alınışı william james'in the principles of psychology eseriyle başlamıştır. james, benliğin kişinin kendinin olduğunu söyleyebileceği her şeyin toplamı olduğunu söyler. benliğin maddi, manevi, sosyal benlik ve saf benden oluştuğunu ifade ederek insanın birçok benliğe sahip olduğu düşüncesinin öncülüğünü yapmıştır.
"düşündüğüm her ne olursa olsun, her zaman az çok kendi kendimin farkındayımdır. ayrıca kendi varlığımın da farkındayımdır. aynı zamanda, bu farkında oluş benim tarafımdan gerçekleştirilmektedir."
"düşündüğüm her ne olursa olsun, her zaman az çok kendi kendimin farkındayımdır. ayrıca kendi varlığımın da farkındayımdır. aynı zamanda, bu farkında oluş benim tarafımdan gerçekleştirilmektedir."
pragmatizmin kurucusudur.
ilk en onemli eseri 'psikolojinin prensipleri' dir.
felsefi gorusu pratiklik, faydacilik ve verimlilik kavramlarina dayanir.
mutlu oldugumuz icin gulmeyiz.guldugumuz icin mutluyuzdur.
william james
ilk en onemli eseri 'psikolojinin prensipleri' dir.
felsefi gorusu pratiklik, faydacilik ve verimlilik kavramlarina dayanir.
mutlu oldugumuz icin gulmeyiz.guldugumuz icin mutluyuzdur.
william james
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar