bugün
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi16
- nat rothschild4
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı14
- kabak tatlısını sevenler8
- göksel in memeleri4
- erecto kral reyiz3
- taksim delisi cenk3
- ismet gurbuz 20244
- 20043
- 1 doların 50 tl olması3
- elektrik2
- nervio'nun asıl benzediği ünlü6
- elmas bey birader dönsün2
- kafanın çok büyük olması8
- nervio'nun gerçek yüzü5
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- halef dizisinin final yapması2
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- sarı teker ve avaneleri2
- nervio34
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek2
- barış alper yılmaz4
- kaan girgin'in son hali2
- bafra pidesi3
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- anın görüntüsü23
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- bir can kurtaran tüm insanları kurtarmış gibi olur2
- 2019 tasarımı4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- duygu özaslan6
- nerdesiniz3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali4
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak3
- tarcanlar oto ekspertiz2
- ali koç3
- fenerbahçe10
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- emre aydın dinlemek2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- askerde özlenen şeyler9
- ya şeytan haklıysa5
uzun bir süredir aradığım fakat bulamadığım kitap. eski yayıncısı olan arkabahçe artık basmayacağını söylüyor. elektronik versiyonuna da ulaşamadım. bir yayınevi basıverse yeniden keşke de okuyabilsek.
yaklaşık 6 aydır arayıp bulamadığım kitap. sözlükte sahip olan bir arkadaş varsa yardımcı olabilir mi acaba?
sanırım bu kitabın kaderi bu; uzunca bir süre kitaplıkta sırasının gelmesini beklemesi. kitabı okumuş olan kiminle konuşsam hepsi bir kenara fırlatmışlar, belli bir süre sonra kitaplıkta karşılaştıklarında(orada olduğu bile unutulmuş) okumaya başlamışlar ve ellerinden düşmemiş. tabi "lost" dizisi sayesinde ülkemizde bu kadar popüler olan kitap bu sayede girmiştir bir çok kitaplığa. lost' u izlememiş birisi olarak bu kitabı iki yıl önce almamın sebebini bile hatırlamıyorum. muhtemelen bir makalede filan rastlamışımdır ismine, o şekilde çok kitap almışlığım vardır çünkü. birisi yazısında bir kitaba gönderme yaptığı an o kitabı alıp okuyasım geliyor, yoksa yazıyı okumamın bir anlamı kalmıyormuş gibi hissediyorum.
kısaca bir grup tavşanın yeni bir hayat kurma mücadelesi amacıyla çıktıkları yolculuğu anlatıyor kitap. tabi bu süreçte yıllarca içinde yaşadıkları toplum düzeninin sorgulamasını yapıp kendi doğruları ile yeni bir sosyal hayat kurma çabaları kitabın esas meselesi. neredeyse her tavşanın kendine has özellikleri/yetenekleri var. lider-savaşçı-zeki-cesur-asker-atletik vb. vasıfları olan tavşanlar içinde beni en çok etkileyen ise; fiziksel olarak tüm tavşanlardan zayıf olmasına rağmen olacakları önceden hissedebildiği için tüm koloniyi tek bir cümlesiyle hurra oradan oraya sürükleyebilen, bir nevi kahin diyebileceğimiz "fiver" karakteri. kitabın henüz ilk bölümünde karşımıza çıkan fiver' ın rüyası üzerinden şekillenmeye başlar hikaye. tabi beni bu karaktere henüz kitabın ilk sayfalarında bağlayan şey, donnie darko filminde, donnie darko' ya "bak ölecez" , "şu kadar vaktin kaldı oğlum" diye kehanetlerde bulunan "frank" isimli yetişkin bir insan boyutlarındaki tavşanı aklıma getirmesidir(frank tavşan kıyafetli bir insan olarak görülse de kendisinin tavşan kıyafeti giymediğini, bizlerin insan kıyafeti giydiğini söyler bir sahnede). fiver' ın konuştuğu kısımları okurken frank' in silueti canlandı hep zihnimde.
dışarıdan naif bir hikaye gibi görünse de o kadar acımasız savaşlar yaşanıyor ki, şöyle söyleyeyim o sevimli görünüşlü tavşanlara olan sempatiniz azalabilir. gerektiğinde ne kadar vahşi hayvanlar olabildiklerini şaşkınlıkla okudum ben. koloni halinde birlikte yaşayan tavşanların öleceklerini anladıkları zaman kimseye haber vermeden koloniden uzaklaşıp tek başına ölmeleri ise hayatımda gördüğüm en asil davranışlardan biri. "beraber yaşa, yalnız öl" diye bir felsefeye sahip bu hayvanlar.
kısaca bir grup tavşanın yeni bir hayat kurma mücadelesi amacıyla çıktıkları yolculuğu anlatıyor kitap. tabi bu süreçte yıllarca içinde yaşadıkları toplum düzeninin sorgulamasını yapıp kendi doğruları ile yeni bir sosyal hayat kurma çabaları kitabın esas meselesi. neredeyse her tavşanın kendine has özellikleri/yetenekleri var. lider-savaşçı-zeki-cesur-asker-atletik vb. vasıfları olan tavşanlar içinde beni en çok etkileyen ise; fiziksel olarak tüm tavşanlardan zayıf olmasına rağmen olacakları önceden hissedebildiği için tüm koloniyi tek bir cümlesiyle hurra oradan oraya sürükleyebilen, bir nevi kahin diyebileceğimiz "fiver" karakteri. kitabın henüz ilk bölümünde karşımıza çıkan fiver' ın rüyası üzerinden şekillenmeye başlar hikaye. tabi beni bu karaktere henüz kitabın ilk sayfalarında bağlayan şey, donnie darko filminde, donnie darko' ya "bak ölecez" , "şu kadar vaktin kaldı oğlum" diye kehanetlerde bulunan "frank" isimli yetişkin bir insan boyutlarındaki tavşanı aklıma getirmesidir(frank tavşan kıyafetli bir insan olarak görülse de kendisinin tavşan kıyafeti giymediğini, bizlerin insan kıyafeti giydiğini söyler bir sahnede). fiver' ın konuştuğu kısımları okurken frank' in silueti canlandı hep zihnimde.
dışarıdan naif bir hikaye gibi görünse de o kadar acımasız savaşlar yaşanıyor ki, şöyle söyleyeyim o sevimli görünüşlü tavşanlara olan sempatiniz azalabilir. gerektiğinde ne kadar vahşi hayvanlar olabildiklerini şaşkınlıkla okudum ben. koloni halinde birlikte yaşayan tavşanların öleceklerini anladıkları zaman kimseye haber vermeden koloniden uzaklaşıp tek başına ölmeleri ise hayatımda gördüğüm en asil davranışlardan biri. "beraber yaşa, yalnız öl" diye bir felsefeye sahip bu hayvanlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com