bugün
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık11
- hırvatistan8
- şanssız bir insan olmak5
- beni özleyenler elime mum diksin14
- sümer dili5
- ılımlı islam3
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı4
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- kadir mısıroğlu3
- belçika4
- iq testi4
- bey biraderler beydirler3
- almanya11
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- yunanistan29
- diyetteyken kitap okumak2
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- arkadaşlar naber ya4
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek2
- inşaat gürültüsü4
- slip mayo giyen erkek4
- türk ateisti7
- en köylü özelliğiniz4
- volvo v702
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- yanık akrep dumanı çekmek5
- beynin dopamin salgılamaması3
- nervio ile travertenlere gitmek4
- fransa5
- ispanya5
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
- en son aldığınız iltifat14
- erkeklerden hoşlanan erkek3
- portekiz5
- zorunlu eğitim7
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri2
- ali vefa7
- sidretü l münteha4
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu2
- sözlük çok bozdu3
- çomar müzikleri3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- sevişirken video çekmek10
- tiroidli hanım3
sanırım bu kitabın kaderi bu; uzunca bir süre kitaplıkta sırasının gelmesini beklemesi. kitabı okumuş olan kiminle konuşsam hepsi bir kenara fırlatmışlar, belli bir süre sonra kitaplıkta karşılaştıklarında(orada olduğu bile unutulmuş) okumaya başlamışlar ve ellerinden düşmemiş. tabi "lost" dizisi sayesinde ülkemizde bu kadar popüler olan kitap bu sayede girmiştir bir çok kitaplığa. lost' u izlememiş birisi olarak bu kitabı iki yıl önce almamın sebebini bile hatırlamıyorum. muhtemelen bir makalede filan rastlamışımdır ismine, o şekilde çok kitap almışlığım vardır çünkü. birisi yazısında bir kitaba gönderme yaptığı an o kitabı alıp okuyasım geliyor, yoksa yazıyı okumamın bir anlamı kalmıyormuş gibi hissediyorum.
kısaca bir grup tavşanın yeni bir hayat kurma mücadelesi amacıyla çıktıkları yolculuğu anlatıyor kitap. tabi bu süreçte yıllarca içinde yaşadıkları toplum düzeninin sorgulamasını yapıp kendi doğruları ile yeni bir sosyal hayat kurma çabaları kitabın esas meselesi. neredeyse her tavşanın kendine has özellikleri/yetenekleri var. lider-savaşçı-zeki-cesur-asker-atletik vb. vasıfları olan tavşanlar içinde beni en çok etkileyen ise; fiziksel olarak tüm tavşanlardan zayıf olmasına rağmen olacakları önceden hissedebildiği için tüm koloniyi tek bir cümlesiyle hurra oradan oraya sürükleyebilen, bir nevi kahin diyebileceğimiz "fiver" karakteri. kitabın henüz ilk bölümünde karşımıza çıkan fiver' ın rüyası üzerinden şekillenmeye başlar hikaye. tabi beni bu karaktere henüz kitabın ilk sayfalarında bağlayan şey, donnie darko filminde, donnie darko' ya "bak ölecez" , "şu kadar vaktin kaldı oğlum" diye kehanetlerde bulunan "frank" isimli yetişkin bir insan boyutlarındaki tavşanı aklıma getirmesidir(frank tavşan kıyafetli bir insan olarak görülse de kendisinin tavşan kıyafeti giymediğini, bizlerin insan kıyafeti giydiğini söyler bir sahnede). fiver' ın konuştuğu kısımları okurken frank' in silueti canlandı hep zihnimde.
dışarıdan naif bir hikaye gibi görünse de o kadar acımasız savaşlar yaşanıyor ki, şöyle söyleyeyim o sevimli görünüşlü tavşanlara olan sempatiniz azalabilir. gerektiğinde ne kadar vahşi hayvanlar olabildiklerini şaşkınlıkla okudum ben. koloni halinde birlikte yaşayan tavşanların öleceklerini anladıkları zaman kimseye haber vermeden koloniden uzaklaşıp tek başına ölmeleri ise hayatımda gördüğüm en asil davranışlardan biri. "beraber yaşa, yalnız öl" diye bir felsefeye sahip bu hayvanlar.
kısaca bir grup tavşanın yeni bir hayat kurma mücadelesi amacıyla çıktıkları yolculuğu anlatıyor kitap. tabi bu süreçte yıllarca içinde yaşadıkları toplum düzeninin sorgulamasını yapıp kendi doğruları ile yeni bir sosyal hayat kurma çabaları kitabın esas meselesi. neredeyse her tavşanın kendine has özellikleri/yetenekleri var. lider-savaşçı-zeki-cesur-asker-atletik vb. vasıfları olan tavşanlar içinde beni en çok etkileyen ise; fiziksel olarak tüm tavşanlardan zayıf olmasına rağmen olacakları önceden hissedebildiği için tüm koloniyi tek bir cümlesiyle hurra oradan oraya sürükleyebilen, bir nevi kahin diyebileceğimiz "fiver" karakteri. kitabın henüz ilk bölümünde karşımıza çıkan fiver' ın rüyası üzerinden şekillenmeye başlar hikaye. tabi beni bu karaktere henüz kitabın ilk sayfalarında bağlayan şey, donnie darko filminde, donnie darko' ya "bak ölecez" , "şu kadar vaktin kaldı oğlum" diye kehanetlerde bulunan "frank" isimli yetişkin bir insan boyutlarındaki tavşanı aklıma getirmesidir(frank tavşan kıyafetli bir insan olarak görülse de kendisinin tavşan kıyafeti giymediğini, bizlerin insan kıyafeti giydiğini söyler bir sahnede). fiver' ın konuştuğu kısımları okurken frank' in silueti canlandı hep zihnimde.
dışarıdan naif bir hikaye gibi görünse de o kadar acımasız savaşlar yaşanıyor ki, şöyle söyleyeyim o sevimli görünüşlü tavşanlara olan sempatiniz azalabilir. gerektiğinde ne kadar vahşi hayvanlar olabildiklerini şaşkınlıkla okudum ben. koloni halinde birlikte yaşayan tavşanların öleceklerini anladıkları zaman kimseye haber vermeden koloniden uzaklaşıp tek başına ölmeleri ise hayatımda gördüğüm en asil davranışlardan biri. "beraber yaşa, yalnız öl" diye bir felsefeye sahip bu hayvanlar.
yaklaşık 6 aydır arayıp bulamadığım kitap. sözlükte sahip olan bir arkadaş varsa yardımcı olabilir mi acaba?
uzun bir süredir aradığım fakat bulamadığım kitap. eski yayıncısı olan arkabahçe artık basmayacağını söylüyor. elektronik versiyonuna da ulaşamadım. bir yayınevi basıverse yeniden keşke de okuyabilsek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar