bugün
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- işiniz gücünüz yok mu11
- gocu43
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- ölümden korkuyor musunuz5
- bir bela geliyor29
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- fusya semsiyeli yabanci20
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- gecenin şarkısı15
- queen feristah4
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi3
- dizi izlemek4
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız2
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek2
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız2
- halil güneşli karizması4
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- diablo 42
- ilk kez böyle hissediyorum3
- kimseyle dertleşememek4
- açık oylanınca vakko'dan gelinlik modeli göndermek2
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- uludağ sözlük evreni8
- heyt bea gocu mu5
- uludağ itiraf13
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- geceleri gelen acaba mal mıyım hissi4
- ametist moru2
- sözlüğün en bebiş yazarı2
- bak seri eksicim sana iki çift lafım var2
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- kendin hakkında bir entry bırak9
- 195 kaslı pilot14
- ben sana ne yaptım2
- sözlüğün kırbacı5
- bir erkeği kibarca reddetmenin yolları2
- bebişim diye hitap eden erkek2
- apo'nun villası11
- hasan atilla uğur14
- başlık silebilme yetkisi3
- ktç'nin şemsiyeli olması4
- gocu'nun şemsiyeli olması4
- borsa istanbul daki fon krizi5
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- ayakları üşüyen erkek2
sanırım bu kitabın kaderi bu; uzunca bir süre kitaplıkta sırasının gelmesini beklemesi. kitabı okumuş olan kiminle konuşsam hepsi bir kenara fırlatmışlar, belli bir süre sonra kitaplıkta karşılaştıklarında(orada olduğu bile unutulmuş) okumaya başlamışlar ve ellerinden düşmemiş. tabi "lost" dizisi sayesinde ülkemizde bu kadar popüler olan kitap bu sayede girmiştir bir çok kitaplığa. lost' u izlememiş birisi olarak bu kitabı iki yıl önce almamın sebebini bile hatırlamıyorum. muhtemelen bir makalede filan rastlamışımdır ismine, o şekilde çok kitap almışlığım vardır çünkü. birisi yazısında bir kitaba gönderme yaptığı an o kitabı alıp okuyasım geliyor, yoksa yazıyı okumamın bir anlamı kalmıyormuş gibi hissediyorum.
kısaca bir grup tavşanın yeni bir hayat kurma mücadelesi amacıyla çıktıkları yolculuğu anlatıyor kitap. tabi bu süreçte yıllarca içinde yaşadıkları toplum düzeninin sorgulamasını yapıp kendi doğruları ile yeni bir sosyal hayat kurma çabaları kitabın esas meselesi. neredeyse her tavşanın kendine has özellikleri/yetenekleri var. lider-savaşçı-zeki-cesur-asker-atletik vb. vasıfları olan tavşanlar içinde beni en çok etkileyen ise; fiziksel olarak tüm tavşanlardan zayıf olmasına rağmen olacakları önceden hissedebildiği için tüm koloniyi tek bir cümlesiyle hurra oradan oraya sürükleyebilen, bir nevi kahin diyebileceğimiz "fiver" karakteri. kitabın henüz ilk bölümünde karşımıza çıkan fiver' ın rüyası üzerinden şekillenmeye başlar hikaye. tabi beni bu karaktere henüz kitabın ilk sayfalarında bağlayan şey, donnie darko filminde, donnie darko' ya "bak ölecez" , "şu kadar vaktin kaldı oğlum" diye kehanetlerde bulunan "frank" isimli yetişkin bir insan boyutlarındaki tavşanı aklıma getirmesidir(frank tavşan kıyafetli bir insan olarak görülse de kendisinin tavşan kıyafeti giymediğini, bizlerin insan kıyafeti giydiğini söyler bir sahnede). fiver' ın konuştuğu kısımları okurken frank' in silueti canlandı hep zihnimde.
dışarıdan naif bir hikaye gibi görünse de o kadar acımasız savaşlar yaşanıyor ki, şöyle söyleyeyim o sevimli görünüşlü tavşanlara olan sempatiniz azalabilir. gerektiğinde ne kadar vahşi hayvanlar olabildiklerini şaşkınlıkla okudum ben. koloni halinde birlikte yaşayan tavşanların öleceklerini anladıkları zaman kimseye haber vermeden koloniden uzaklaşıp tek başına ölmeleri ise hayatımda gördüğüm en asil davranışlardan biri. "beraber yaşa, yalnız öl" diye bir felsefeye sahip bu hayvanlar.
kısaca bir grup tavşanın yeni bir hayat kurma mücadelesi amacıyla çıktıkları yolculuğu anlatıyor kitap. tabi bu süreçte yıllarca içinde yaşadıkları toplum düzeninin sorgulamasını yapıp kendi doğruları ile yeni bir sosyal hayat kurma çabaları kitabın esas meselesi. neredeyse her tavşanın kendine has özellikleri/yetenekleri var. lider-savaşçı-zeki-cesur-asker-atletik vb. vasıfları olan tavşanlar içinde beni en çok etkileyen ise; fiziksel olarak tüm tavşanlardan zayıf olmasına rağmen olacakları önceden hissedebildiği için tüm koloniyi tek bir cümlesiyle hurra oradan oraya sürükleyebilen, bir nevi kahin diyebileceğimiz "fiver" karakteri. kitabın henüz ilk bölümünde karşımıza çıkan fiver' ın rüyası üzerinden şekillenmeye başlar hikaye. tabi beni bu karaktere henüz kitabın ilk sayfalarında bağlayan şey, donnie darko filminde, donnie darko' ya "bak ölecez" , "şu kadar vaktin kaldı oğlum" diye kehanetlerde bulunan "frank" isimli yetişkin bir insan boyutlarındaki tavşanı aklıma getirmesidir(frank tavşan kıyafetli bir insan olarak görülse de kendisinin tavşan kıyafeti giymediğini, bizlerin insan kıyafeti giydiğini söyler bir sahnede). fiver' ın konuştuğu kısımları okurken frank' in silueti canlandı hep zihnimde.
dışarıdan naif bir hikaye gibi görünse de o kadar acımasız savaşlar yaşanıyor ki, şöyle söyleyeyim o sevimli görünüşlü tavşanlara olan sempatiniz azalabilir. gerektiğinde ne kadar vahşi hayvanlar olabildiklerini şaşkınlıkla okudum ben. koloni halinde birlikte yaşayan tavşanların öleceklerini anladıkları zaman kimseye haber vermeden koloniden uzaklaşıp tek başına ölmeleri ise hayatımda gördüğüm en asil davranışlardan biri. "beraber yaşa, yalnız öl" diye bir felsefeye sahip bu hayvanlar.
yaklaşık 6 aydır arayıp bulamadığım kitap. sözlükte sahip olan bir arkadaş varsa yardımcı olabilir mi acaba?
uzun bir süredir aradığım fakat bulamadığım kitap. eski yayıncısı olan arkabahçe artık basmayacağını söylüyor. elektronik versiyonuna da ulaşamadım. bir yayınevi basıverse yeniden keşke de okuyabilsek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar