bugün
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- askerde özlenen şeyler4
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- burun karıştırmak5
- bir önceki entryi devam ettir4
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler3
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- kuantum fiziğine sahip kadın4
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- helin elveren3
- dizi sektöründeki maliyet krizi3
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- terhis oluyorum sözlük25
- kahvaltı yapmak2
- yazarların işlediği günahlar15
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- pazar günü aktiviteleri2
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- onur babacan3
- felsefe öğretmenin ironisi3
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- sabah soğuğu3
- flörtün ilkesel reddi5
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu3
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- londra devlet hastanesindeki hamile erkek figürü3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi8
- cimbom baba2
- yüzü siyaha boyayıp gezmek3
- yeni temaya bir türlü alışamamak2
- amedspor31
- engineer285
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- şamil tayyar'ın fatma betül sayan kaya tweeti3
- 8 kasım 20263
- cem karaca dinleyip dusuncelere dalmak2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- toplu taşımada yer verme ahlakı6
- kim beğeniyor sorunsalı2
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- the odyssey2
- ipkis3
- günlük tutmak7
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
latince gelmek.
bir ozan uğraş şiiridir.
Meteoroloji istasyonunda seni beklerken,
beklemenin en güzel yanı, bir trenden ya da uçaktan ineceğini düşünürken
hangi vasıtanın seni bana getireceğini bilemeden,
beklenen tahminlerin üstesinden gelip,
yağmurla ya da bir parça bulutla gelmendi
Önce siyah gözlerin gelirdi içeri, baktığın her nesneyi kıskanırdım,
kesinlikle benden sakladığın bir şeyler vardı
mesela retinanda begonya
hem de en afillisi....
Ulusal marş dinler gibi seni beklerken, aniden girilen bir gülme krizi
gibi gelirdin,
boğulmak üzere olan kanserli bir hastanın
oksijen maskesini görünce yaşadığı o gerçek, o vahşi , bencil
sevinçti nefesin....
bacağa saplanan bıçağı çıkarmaya çalışan cerrahın dokunuşuydu
ellerin
yani beyaz yani hijyenik yani haddinden fazla profesyonel....
Gelirdin,
çok tavsiye edilen bir film başlardı sinemalarda
iki seans arasına girerdin ve
sigara molası kadar ciddi bir karardı bileklerin
her yere basışında
tir tir titrerdi o aktris dediklerim....
Gelirdin
sokak lambaları gelişini ele verirdi,
bana kalsa ben gölgende bir kaç bin yıl yaşayabilirdim
en güzeli,
sırtını öperken, sanki o anda
suya uzanan bir ördeğin, gölgende belirmesiydi
en çok buna yanılırdın
ben de sana...
Gelirdin,
bir sabah
kent kendine çeki düzen verirdi
boyalı kaldırımlar, yıkanmış gemiler, ve pak insanlar
yüzlerde sanki ellle tasarlanmış mimikler
ne fazla gevşek ne az tebessüm
bu kadar olmaz,
camlarda insanlar, cumartesiye çalan bir huzur
her yer gümüş rengi
her yer kahve kokusunda
nefes nefese kalan insanların ağzından çıkan nargile kokusu
denizde keman çalan insanlar,
ve kuşların müziğe o harika uyumu....
Gelirdin
bir gece
bir ece gibi bütün elbiselerini denerdin aynanın karşısında
ipekten bir elbiseye karar kılardın,
firar etmiştin masallardan
ilk haksızlığa sihirli değnekle müdahale etmek isterken
ticari bir taksiden patlayan silahla anlardın hayatı
ben mermi kokan yaranı öperken
yaranın üstüne dökülen göz yaşlarıma kızardın
kadındın acıya en çok sen dayanırdın....
Gelirdin
kentin fay hattında öpüşürdük
her gelişin aslında felaketti
ilk öpüşünde dört nokta sekiz
ikincisinde sokaklarda uyurdu halk...
Meteoroloji istasyonunda seni beklerken,
beklemenin en güzel yanı, bir trenden ya da uçaktan ineceğini düşünürken
hangi vasıtanın seni bana getireceğini bilemeden,
beklenen tahminlerin üstesinden gelip,
yağmurla ya da bir parça bulutla gelmendi
Önce siyah gözlerin gelirdi içeri, baktığın her nesneyi kıskanırdım,
kesinlikle benden sakladığın bir şeyler vardı
mesela retinanda begonya
hem de en afillisi....
Ulusal marş dinler gibi seni beklerken, aniden girilen bir gülme krizi
gibi gelirdin,
boğulmak üzere olan kanserli bir hastanın
oksijen maskesini görünce yaşadığı o gerçek, o vahşi , bencil
sevinçti nefesin....
bacağa saplanan bıçağı çıkarmaya çalışan cerrahın dokunuşuydu
ellerin
yani beyaz yani hijyenik yani haddinden fazla profesyonel....
Gelirdin,
çok tavsiye edilen bir film başlardı sinemalarda
iki seans arasına girerdin ve
sigara molası kadar ciddi bir karardı bileklerin
her yere basışında
tir tir titrerdi o aktris dediklerim....
Gelirdin
sokak lambaları gelişini ele verirdi,
bana kalsa ben gölgende bir kaç bin yıl yaşayabilirdim
en güzeli,
sırtını öperken, sanki o anda
suya uzanan bir ördeğin, gölgende belirmesiydi
en çok buna yanılırdın
ben de sana...
Gelirdin,
bir sabah
kent kendine çeki düzen verirdi
boyalı kaldırımlar, yıkanmış gemiler, ve pak insanlar
yüzlerde sanki ellle tasarlanmış mimikler
ne fazla gevşek ne az tebessüm
bu kadar olmaz,
camlarda insanlar, cumartesiye çalan bir huzur
her yer gümüş rengi
her yer kahve kokusunda
nefes nefese kalan insanların ağzından çıkan nargile kokusu
denizde keman çalan insanlar,
ve kuşların müziğe o harika uyumu....
Gelirdin
bir gece
bir ece gibi bütün elbiselerini denerdin aynanın karşısında
ipekten bir elbiseye karar kılardın,
firar etmiştin masallardan
ilk haksızlığa sihirli değnekle müdahale etmek isterken
ticari bir taksiden patlayan silahla anlardın hayatı
ben mermi kokan yaranı öperken
yaranın üstüne dökülen göz yaşlarıma kızardın
kadındın acıya en çok sen dayanırdın....
Gelirdin
kentin fay hattında öpüşürdük
her gelişin aslında felaketti
ilk öpüşünde dört nokta sekiz
ikincisinde sokaklarda uyurdu halk...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com