bugün
- bardak ticareti7
- arkadaşlar iyi geceler7
- herkese garip size normal gelen şeyler7
- kale3112'nin gece de artılaması5
- nervio4
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek3
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar4
- hikayenin kötü adamı olmak4
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- gece 3 te yatıp sabah 8 de işe gitmek2
- arkadaşlar ben sarhoş oldum3
- siber istihbaratta teknik derinlik4
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- gece gece yarım ekmek sucuklu tost gömmek3
- perseid göktaşı yağmuru3
- recep ivedik'in yoga yapması2
- sosyal olarak başarısız insanlar4
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- tomşak dudaklı kezo4
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- eve yarasa girmesi3
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- sözlük kızlarının çok sıkıcı olması3
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- acıktım lan3
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı2
- memleketime şiir3
- birazdan geliyorum2
- çerçeve yasa31
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- türbede dua etmenin şirk olması13
- kitap okuma alışkanlığı4
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- g i l d e d l i l y10
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- bilgi içerikli başlık girmek3
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- backrooms3
- saraca092
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- romelu lukaku9
- don giymemek3
- sokakta öpüşmek7
- yarından sonraki güne ne denir3
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- hızır aleyhisselam ile görüşülebilir mi5
- yurt dışı çıkış harcı8
bir ozan uğraş şiiridir.
Meteoroloji istasyonunda seni beklerken,
beklemenin en güzel yanı, bir trenden ya da uçaktan ineceğini düşünürken
hangi vasıtanın seni bana getireceğini bilemeden,
beklenen tahminlerin üstesinden gelip,
yağmurla ya da bir parça bulutla gelmendi
Önce siyah gözlerin gelirdi içeri, baktığın her nesneyi kıskanırdım,
kesinlikle benden sakladığın bir şeyler vardı
mesela retinanda begonya
hem de en afillisi....
Ulusal marş dinler gibi seni beklerken, aniden girilen bir gülme krizi
gibi gelirdin,
boğulmak üzere olan kanserli bir hastanın
oksijen maskesini görünce yaşadığı o gerçek, o vahşi , bencil
sevinçti nefesin....
bacağa saplanan bıçağı çıkarmaya çalışan cerrahın dokunuşuydu
ellerin
yani beyaz yani hijyenik yani haddinden fazla profesyonel....
Gelirdin,
çok tavsiye edilen bir film başlardı sinemalarda
iki seans arasına girerdin ve
sigara molası kadar ciddi bir karardı bileklerin
her yere basışında
tir tir titrerdi o aktris dediklerim....
Gelirdin
sokak lambaları gelişini ele verirdi,
bana kalsa ben gölgende bir kaç bin yıl yaşayabilirdim
en güzeli,
sırtını öperken, sanki o anda
suya uzanan bir ördeğin, gölgende belirmesiydi
en çok buna yanılırdın
ben de sana...
Gelirdin,
bir sabah
kent kendine çeki düzen verirdi
boyalı kaldırımlar, yıkanmış gemiler, ve pak insanlar
yüzlerde sanki ellle tasarlanmış mimikler
ne fazla gevşek ne az tebessüm
bu kadar olmaz,
camlarda insanlar, cumartesiye çalan bir huzur
her yer gümüş rengi
her yer kahve kokusunda
nefes nefese kalan insanların ağzından çıkan nargile kokusu
denizde keman çalan insanlar,
ve kuşların müziğe o harika uyumu....
Gelirdin
bir gece
bir ece gibi bütün elbiselerini denerdin aynanın karşısında
ipekten bir elbiseye karar kılardın,
firar etmiştin masallardan
ilk haksızlığa sihirli değnekle müdahale etmek isterken
ticari bir taksiden patlayan silahla anlardın hayatı
ben mermi kokan yaranı öperken
yaranın üstüne dökülen göz yaşlarıma kızardın
kadındın acıya en çok sen dayanırdın....
Gelirdin
kentin fay hattında öpüşürdük
her gelişin aslında felaketti
ilk öpüşünde dört nokta sekiz
ikincisinde sokaklarda uyurdu halk...
Meteoroloji istasyonunda seni beklerken,
beklemenin en güzel yanı, bir trenden ya da uçaktan ineceğini düşünürken
hangi vasıtanın seni bana getireceğini bilemeden,
beklenen tahminlerin üstesinden gelip,
yağmurla ya da bir parça bulutla gelmendi
Önce siyah gözlerin gelirdi içeri, baktığın her nesneyi kıskanırdım,
kesinlikle benden sakladığın bir şeyler vardı
mesela retinanda begonya
hem de en afillisi....
Ulusal marş dinler gibi seni beklerken, aniden girilen bir gülme krizi
gibi gelirdin,
boğulmak üzere olan kanserli bir hastanın
oksijen maskesini görünce yaşadığı o gerçek, o vahşi , bencil
sevinçti nefesin....
bacağa saplanan bıçağı çıkarmaya çalışan cerrahın dokunuşuydu
ellerin
yani beyaz yani hijyenik yani haddinden fazla profesyonel....
Gelirdin,
çok tavsiye edilen bir film başlardı sinemalarda
iki seans arasına girerdin ve
sigara molası kadar ciddi bir karardı bileklerin
her yere basışında
tir tir titrerdi o aktris dediklerim....
Gelirdin
sokak lambaları gelişini ele verirdi,
bana kalsa ben gölgende bir kaç bin yıl yaşayabilirdim
en güzeli,
sırtını öperken, sanki o anda
suya uzanan bir ördeğin, gölgende belirmesiydi
en çok buna yanılırdın
ben de sana...
Gelirdin,
bir sabah
kent kendine çeki düzen verirdi
boyalı kaldırımlar, yıkanmış gemiler, ve pak insanlar
yüzlerde sanki ellle tasarlanmış mimikler
ne fazla gevşek ne az tebessüm
bu kadar olmaz,
camlarda insanlar, cumartesiye çalan bir huzur
her yer gümüş rengi
her yer kahve kokusunda
nefes nefese kalan insanların ağzından çıkan nargile kokusu
denizde keman çalan insanlar,
ve kuşların müziğe o harika uyumu....
Gelirdin
bir gece
bir ece gibi bütün elbiselerini denerdin aynanın karşısında
ipekten bir elbiseye karar kılardın,
firar etmiştin masallardan
ilk haksızlığa sihirli değnekle müdahale etmek isterken
ticari bir taksiden patlayan silahla anlardın hayatı
ben mermi kokan yaranı öperken
yaranın üstüne dökülen göz yaşlarıma kızardın
kadındın acıya en çok sen dayanırdın....
Gelirdin
kentin fay hattında öpüşürdük
her gelişin aslında felaketti
ilk öpüşünde dört nokta sekiz
ikincisinde sokaklarda uyurdu halk...
latince gelmek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar