bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- aleksey batrakov25
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı26
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- nükleer bomba5
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- değişik meslekler3
- yarın fenerbahçe liverpool maçı 20 45 te trt 1 de2
- okan buruk3
- tanımadığı kadına tokat atan adam15
- yagmurcu çık açıkla10
- hayvan düşmanı2
- galatasaray 2 vfb stuttgart 02
- kırıkkaleli olmak istemek5
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- 9 haziran 20052
- the elder scrolls vi3
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- dedenize sahip çıkar mısınız5
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak3
- son talika2
- atatürk düşmanı5
- sözlük dedeleri6
- durkheimın intihar teorisi6
- kablosuz mouse13
- futbol14
- arap götü9
- türkiye10
- cevheri güven4
- uefa şampiyonlar ligi4
- galatasaray3
- vfb stuttgart2
- iskilipli atıf hoca20
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı2
- ismet gürbüz'ün almanyada doğması2
- öylesine bir şeyler yaz4
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- istanbul13
- melis babadağ'ın ayakları2
- arda güler'in ankara da doğması2
- ormanda orman kebabı yemek2
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- yazarların akşama dair planları7
- susualsuspects4
- kale3112 tarzı entry girmek8
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- sözlük kürdü55
bir ozan uğraş şiiridir.
Meteoroloji istasyonunda seni beklerken,
beklemenin en güzel yanı, bir trenden ya da uçaktan ineceğini düşünürken
hangi vasıtanın seni bana getireceğini bilemeden,
beklenen tahminlerin üstesinden gelip,
yağmurla ya da bir parça bulutla gelmendi
Önce siyah gözlerin gelirdi içeri, baktığın her nesneyi kıskanırdım,
kesinlikle benden sakladığın bir şeyler vardı
mesela retinanda begonya
hem de en afillisi....
Ulusal marş dinler gibi seni beklerken, aniden girilen bir gülme krizi
gibi gelirdin,
boğulmak üzere olan kanserli bir hastanın
oksijen maskesini görünce yaşadığı o gerçek, o vahşi , bencil
sevinçti nefesin....
bacağa saplanan bıçağı çıkarmaya çalışan cerrahın dokunuşuydu
ellerin
yani beyaz yani hijyenik yani haddinden fazla profesyonel....
Gelirdin,
çok tavsiye edilen bir film başlardı sinemalarda
iki seans arasına girerdin ve
sigara molası kadar ciddi bir karardı bileklerin
her yere basışında
tir tir titrerdi o aktris dediklerim....
Gelirdin
sokak lambaları gelişini ele verirdi,
bana kalsa ben gölgende bir kaç bin yıl yaşayabilirdim
en güzeli,
sırtını öperken, sanki o anda
suya uzanan bir ördeğin, gölgende belirmesiydi
en çok buna yanılırdın
ben de sana...
Gelirdin,
bir sabah
kent kendine çeki düzen verirdi
boyalı kaldırımlar, yıkanmış gemiler, ve pak insanlar
yüzlerde sanki ellle tasarlanmış mimikler
ne fazla gevşek ne az tebessüm
bu kadar olmaz,
camlarda insanlar, cumartesiye çalan bir huzur
her yer gümüş rengi
her yer kahve kokusunda
nefes nefese kalan insanların ağzından çıkan nargile kokusu
denizde keman çalan insanlar,
ve kuşların müziğe o harika uyumu....
Gelirdin
bir gece
bir ece gibi bütün elbiselerini denerdin aynanın karşısında
ipekten bir elbiseye karar kılardın,
firar etmiştin masallardan
ilk haksızlığa sihirli değnekle müdahale etmek isterken
ticari bir taksiden patlayan silahla anlardın hayatı
ben mermi kokan yaranı öperken
yaranın üstüne dökülen göz yaşlarıma kızardın
kadındın acıya en çok sen dayanırdın....
Gelirdin
kentin fay hattında öpüşürdük
her gelişin aslında felaketti
ilk öpüşünde dört nokta sekiz
ikincisinde sokaklarda uyurdu halk...
Meteoroloji istasyonunda seni beklerken,
beklemenin en güzel yanı, bir trenden ya da uçaktan ineceğini düşünürken
hangi vasıtanın seni bana getireceğini bilemeden,
beklenen tahminlerin üstesinden gelip,
yağmurla ya da bir parça bulutla gelmendi
Önce siyah gözlerin gelirdi içeri, baktığın her nesneyi kıskanırdım,
kesinlikle benden sakladığın bir şeyler vardı
mesela retinanda begonya
hem de en afillisi....
Ulusal marş dinler gibi seni beklerken, aniden girilen bir gülme krizi
gibi gelirdin,
boğulmak üzere olan kanserli bir hastanın
oksijen maskesini görünce yaşadığı o gerçek, o vahşi , bencil
sevinçti nefesin....
bacağa saplanan bıçağı çıkarmaya çalışan cerrahın dokunuşuydu
ellerin
yani beyaz yani hijyenik yani haddinden fazla profesyonel....
Gelirdin,
çok tavsiye edilen bir film başlardı sinemalarda
iki seans arasına girerdin ve
sigara molası kadar ciddi bir karardı bileklerin
her yere basışında
tir tir titrerdi o aktris dediklerim....
Gelirdin
sokak lambaları gelişini ele verirdi,
bana kalsa ben gölgende bir kaç bin yıl yaşayabilirdim
en güzeli,
sırtını öperken, sanki o anda
suya uzanan bir ördeğin, gölgende belirmesiydi
en çok buna yanılırdın
ben de sana...
Gelirdin,
bir sabah
kent kendine çeki düzen verirdi
boyalı kaldırımlar, yıkanmış gemiler, ve pak insanlar
yüzlerde sanki ellle tasarlanmış mimikler
ne fazla gevşek ne az tebessüm
bu kadar olmaz,
camlarda insanlar, cumartesiye çalan bir huzur
her yer gümüş rengi
her yer kahve kokusunda
nefes nefese kalan insanların ağzından çıkan nargile kokusu
denizde keman çalan insanlar,
ve kuşların müziğe o harika uyumu....
Gelirdin
bir gece
bir ece gibi bütün elbiselerini denerdin aynanın karşısında
ipekten bir elbiseye karar kılardın,
firar etmiştin masallardan
ilk haksızlığa sihirli değnekle müdahale etmek isterken
ticari bir taksiden patlayan silahla anlardın hayatı
ben mermi kokan yaranı öperken
yaranın üstüne dökülen göz yaşlarıma kızardın
kadındın acıya en çok sen dayanırdın....
Gelirdin
kentin fay hattında öpüşürdük
her gelişin aslında felaketti
ilk öpüşünde dört nokta sekiz
ikincisinde sokaklarda uyurdu halk...
latince gelmek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar