bugün
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi12
- insanın geçmişinin karanlık olması8
- venezuella depremi3
- her insanın bir cini olması7
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız5
- özelden sözlük erkeklerini taciz etmek3
- sözlükte neden atatürk ve türk bayrağı resmi yok3
- sektör öldü tek yol tıp diyen primat3
- ilişkilerde fizik mi kimya mı önemlidir sorgusu4
- içtim şarabı13
- hiç kimsenin sevmediği bir insana aşık olmak3
- sözlükteki gizli düşmanım7
- çift katlı otobüs2
- kadir inanır22
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet17
- aşure yapan sözlük kızları7
- sesi güzel olan kızların çirkin olması sorunsalı2
- trump ara seçimleri kaybederse soruşturma geçirir5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- daha relax2
- aydilge'nin sanat güneşi olması2
- japonya6
- cinsel başlıklara yazmayan bayan yazar2
- insan olmaya ceyrek kala3
- rakı sevmemek6
- bazen şık bazen relax mod2
- hanımefendi2
- türkiye bedava para kazananlar ülkesidir2
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar7
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım7
- trolluğun zeka gerektirdiği gerçeği3
- en son ne yediniz2
- ai analiz2
- kemalist dünya24
- aşk5
- özgür irade yanılsaması ve günlük hayat3
- bu sıcakta karpuz tarlasında çalışmak4
- şeriatçıları afganistana sürmek4
- iran'ın abd saldırısına karşılık tehdidi5
- çok güzel ama manyak kadın7
- yalaka2
- mustafa kemal atatürk7
- dünya da her insanın bir ismi olması3
- hayattaki şans seviyeniz4
- görücü usulü2
- okumuş hırt2
- üniversitelerin gereksiz olması16
- anın görüntüsü20
- true'nun çaylak olması16
bir ozan uğraş şiiridir.
Meteoroloji istasyonunda seni beklerken,
beklemenin en güzel yanı, bir trenden ya da uçaktan ineceğini düşünürken
hangi vasıtanın seni bana getireceğini bilemeden,
beklenen tahminlerin üstesinden gelip,
yağmurla ya da bir parça bulutla gelmendi
Önce siyah gözlerin gelirdi içeri, baktığın her nesneyi kıskanırdım,
kesinlikle benden sakladığın bir şeyler vardı
mesela retinanda begonya
hem de en afillisi....
Ulusal marş dinler gibi seni beklerken, aniden girilen bir gülme krizi
gibi gelirdin,
boğulmak üzere olan kanserli bir hastanın
oksijen maskesini görünce yaşadığı o gerçek, o vahşi , bencil
sevinçti nefesin....
bacağa saplanan bıçağı çıkarmaya çalışan cerrahın dokunuşuydu
ellerin
yani beyaz yani hijyenik yani haddinden fazla profesyonel....
Gelirdin,
çok tavsiye edilen bir film başlardı sinemalarda
iki seans arasına girerdin ve
sigara molası kadar ciddi bir karardı bileklerin
her yere basışında
tir tir titrerdi o aktris dediklerim....
Gelirdin
sokak lambaları gelişini ele verirdi,
bana kalsa ben gölgende bir kaç bin yıl yaşayabilirdim
en güzeli,
sırtını öperken, sanki o anda
suya uzanan bir ördeğin, gölgende belirmesiydi
en çok buna yanılırdın
ben de sana...
Gelirdin,
bir sabah
kent kendine çeki düzen verirdi
boyalı kaldırımlar, yıkanmış gemiler, ve pak insanlar
yüzlerde sanki ellle tasarlanmış mimikler
ne fazla gevşek ne az tebessüm
bu kadar olmaz,
camlarda insanlar, cumartesiye çalan bir huzur
her yer gümüş rengi
her yer kahve kokusunda
nefes nefese kalan insanların ağzından çıkan nargile kokusu
denizde keman çalan insanlar,
ve kuşların müziğe o harika uyumu....
Gelirdin
bir gece
bir ece gibi bütün elbiselerini denerdin aynanın karşısında
ipekten bir elbiseye karar kılardın,
firar etmiştin masallardan
ilk haksızlığa sihirli değnekle müdahale etmek isterken
ticari bir taksiden patlayan silahla anlardın hayatı
ben mermi kokan yaranı öperken
yaranın üstüne dökülen göz yaşlarıma kızardın
kadındın acıya en çok sen dayanırdın....
Gelirdin
kentin fay hattında öpüşürdük
her gelişin aslında felaketti
ilk öpüşünde dört nokta sekiz
ikincisinde sokaklarda uyurdu halk...
Meteoroloji istasyonunda seni beklerken,
beklemenin en güzel yanı, bir trenden ya da uçaktan ineceğini düşünürken
hangi vasıtanın seni bana getireceğini bilemeden,
beklenen tahminlerin üstesinden gelip,
yağmurla ya da bir parça bulutla gelmendi
Önce siyah gözlerin gelirdi içeri, baktığın her nesneyi kıskanırdım,
kesinlikle benden sakladığın bir şeyler vardı
mesela retinanda begonya
hem de en afillisi....
Ulusal marş dinler gibi seni beklerken, aniden girilen bir gülme krizi
gibi gelirdin,
boğulmak üzere olan kanserli bir hastanın
oksijen maskesini görünce yaşadığı o gerçek, o vahşi , bencil
sevinçti nefesin....
bacağa saplanan bıçağı çıkarmaya çalışan cerrahın dokunuşuydu
ellerin
yani beyaz yani hijyenik yani haddinden fazla profesyonel....
Gelirdin,
çok tavsiye edilen bir film başlardı sinemalarda
iki seans arasına girerdin ve
sigara molası kadar ciddi bir karardı bileklerin
her yere basışında
tir tir titrerdi o aktris dediklerim....
Gelirdin
sokak lambaları gelişini ele verirdi,
bana kalsa ben gölgende bir kaç bin yıl yaşayabilirdim
en güzeli,
sırtını öperken, sanki o anda
suya uzanan bir ördeğin, gölgende belirmesiydi
en çok buna yanılırdın
ben de sana...
Gelirdin,
bir sabah
kent kendine çeki düzen verirdi
boyalı kaldırımlar, yıkanmış gemiler, ve pak insanlar
yüzlerde sanki ellle tasarlanmış mimikler
ne fazla gevşek ne az tebessüm
bu kadar olmaz,
camlarda insanlar, cumartesiye çalan bir huzur
her yer gümüş rengi
her yer kahve kokusunda
nefes nefese kalan insanların ağzından çıkan nargile kokusu
denizde keman çalan insanlar,
ve kuşların müziğe o harika uyumu....
Gelirdin
bir gece
bir ece gibi bütün elbiselerini denerdin aynanın karşısında
ipekten bir elbiseye karar kılardın,
firar etmiştin masallardan
ilk haksızlığa sihirli değnekle müdahale etmek isterken
ticari bir taksiden patlayan silahla anlardın hayatı
ben mermi kokan yaranı öperken
yaranın üstüne dökülen göz yaşlarıma kızardın
kadındın acıya en çok sen dayanırdın....
Gelirdin
kentin fay hattında öpüşürdük
her gelişin aslında felaketti
ilk öpüşünde dört nokta sekiz
ikincisinde sokaklarda uyurdu halk...
latince gelmek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar