bugün
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- taşaklardan birinin kayıp olması3
- çay içen kız10
- ütü13
- erdal beşikçioğlu8
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- duyulan en ilginç isim5
- oralet içen erkek5
- kalem4
- düşün ki o bunu okuyor5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- yerinde dur3
- çaya şeker atan erkek5
- yelpaze3
- akraba evliliği2
- smallville'deki konuk oyuncular3
- selam sözlük2
- dolma kalem3
- doa otomatı3
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- uludağ sözlük çeteleri9
- patates kızartması4
- ona bir şey söyle13
- anın fotoğrafı14
- telefona cevap vermeyen kız3
- köpektapar2
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- bik bik bik bik bik bik diye öten horoz2
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- en boktan on yıl7
- en gey özelliğiniz3
- siyah2
- ayrılık8
- gocu bak bi5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- galatasaray5
- iq düşüren şeyler3
- aylık 425 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- galatasaray 3 rennes 32
- gocu ben gocu2
- manifest grubu2
- canım adanalım2
Şu ünlü ve karanlık Dolmabahçe mülakatında, ki Amasya mülakatından önemsiz değildir, başbakan genelkurmay başkanına 'bakın muhtıra verdiniz borsa on iki puan düştü paşam' gibilerden bir şey söylemiş...
Bazı ulusalcı arkadaşlar bunu fena halde ti'ye aldılar.
Çok ayıpmış, borsa düşünülecek sıra mıymış?
Başı bağlının kocası Çankaya'ya çıkarsa vatan elden gidermiş, böyle bir durumu önlemek için ordu devreye girince kim şeyedermiş borsayı?
Bu ne menem borsadır ki, başbakanın, dışişleri bakanının, meclis başkanının eşi başını bağlarsa çıkar, cumhurbaşkanının eşi bağlarsa düşer?
Kimisi bunu çiğ popülizme de getirdi dayadı, emekli teyze gecekonduda oturuyor, yık borsayı kurtar teyzeyi... Millet şehit düşüyor be şehit, dürtmüşüm borsasını...
Okurları bu arkadaşların birini solcu falan sanıyorlar, ötekinin böyle dümenlere hiç mi hiç ihtiyacı yok, MHP'yi tuttuğunu açık seçik belirtti bile.
Herkesin siyasi görüşü şahsi ve muhteremdir, karışmak bize düşmez.
Lakin, cahillik, dargörüşlülük, sığlık gibi işlere karışmak asli görevimizdir, bunun için ücret alıyoruz.
Bu arkadaşlar, hele hele birisi, borsayı, vatan millet uğruna ilk feda edilebilecek gereksiz kurumlardan biri olarak algılıyorlar. Hani resmi dairelerin yangında ilk kurtarılacak evrak dolaplarının tersi gibi bir şey...
Enflasyon üç aylık dönemde ilk kez eksi veriyor, ihracata dayalı büyüme gerçekleşti, dolar yerlerde sürünüyor, paramız bayağı önemli bir para oldu, borsa tavan yaptı, yabancı sermaye kalktı geliyor, onlar hâlâ felaket bekliyorlar, memleket batsa da şu iktidardan kurtulsak...
Ot yeriz, zarar yok, yeter ki first lady tayyör-etek giysin, Afet inan gibi.
Elbette işsizlik de tavan yapmıştır, elbette gelir dağılımı son derece adaletsizdir, sizinki gelse de bunları nasıl çözecek görsek.
Ben aslında Deniz Baykal'ın başbakan olmasını da isterim, emekçi kardeşlerime ne biçim hizmetler edecek bakalım!
Sözünü ettiğim arkadaşlardan biri Ankaralı. (Bunlar istanbul'a orospu derler.) Birçok ahmak onu solcu sanıyor, adam düpedüz memur. Rakı şişesine tükenmez kalemle çentik atan cinsinden (üç gecede içilecek)...
Memurun aklı borsaya morsaya basmaz. O maaşını bilir, emekli olunca da üç aylığını. Dış ödemeler dengesinden çakmaz, maaş farklarının ne zaman ödeneceğidir onun için hayatın gerçeği.
Hatırlarsınız, 1980 yılında da Kenan Evren ''nasıl olup da Marmara Oteli'nin şef garsonunun kendisinden daha fazla para kazanabildiğine'' şaşıyor, buna çok da bozuluyordu...
Bu arkadaş işçi ama ruhu memur.
Ankara sokaklarında Onuncu Yıl Marşı'nı mırıldanarak yürüyen takımından...
Tatil beldelerine gitse de, o marşın disko versiyonuyla çoluk çocuğun gece vakti nasıl dingildediğini görse bari...
Pis kapitalistlerin, yani o arkadaştan daha fazla para kazananların tepiştikleri günah yuvası borsa yerlere düşse, memleketin bütün önde gelen şirketlerinin değerleri ölü eşek fiyatına inse, hepsi kapansa, insanlarımızın hiç olmazsa bir kısmı işliyken hepsi işsiz kalsa, Amerika Birleşik Devletleri'nin 1929 yılında başına gelen ve ancak 1943 yılında, on dört yıl sonra, o da savaş sayesinde atlatabildiği felaket bizim de başımıza gelse, fakat memleket kurtulsa...
Kafa budur.
Ne var ki, kapitalizmden anlamayan, sosyalizmden de anlamaz.
Patronu batarsa arkadaş ebesinin örekesini görür, haberi yok. Ama vuruyor borsaya: Euro, dolar, para, faiz, hisse senedi, kâğıt, borsa tu kaka, vatan millet Sakarya...
Ama belki arkası sağlamdır canım, bunlar cepleri para görünce ilk iş olarak bir kat bir araba alırlar, taksitle de yazlık (eskiden Avşa ya da Marmara Adası'nı tercih ederlerdi, artık Ege'ye de açıldılar), altın maltın da vardır bir yerlerde. Her ne kadar dövize çatsalar da döviz birikimleri de vardır. Zaten bu ülkede solculuk etmenin güzelliği, bir yandan parası olanlara küfür edip bir yandan para biriktirmektedir.
Bana bakın bana! Sonunda tepemi attırıp oyumu AKP'ye verdireceksiniz ha!
engin ardicın son gunlerde yasanilan gelismeler ile ilgili olan fevkalade dogru tespitlere malik olan yazisidir.
Bazı ulusalcı arkadaşlar bunu fena halde ti'ye aldılar.
Çok ayıpmış, borsa düşünülecek sıra mıymış?
Başı bağlının kocası Çankaya'ya çıkarsa vatan elden gidermiş, böyle bir durumu önlemek için ordu devreye girince kim şeyedermiş borsayı?
Bu ne menem borsadır ki, başbakanın, dışişleri bakanının, meclis başkanının eşi başını bağlarsa çıkar, cumhurbaşkanının eşi bağlarsa düşer?
Kimisi bunu çiğ popülizme de getirdi dayadı, emekli teyze gecekonduda oturuyor, yık borsayı kurtar teyzeyi... Millet şehit düşüyor be şehit, dürtmüşüm borsasını...
Okurları bu arkadaşların birini solcu falan sanıyorlar, ötekinin böyle dümenlere hiç mi hiç ihtiyacı yok, MHP'yi tuttuğunu açık seçik belirtti bile.
Herkesin siyasi görüşü şahsi ve muhteremdir, karışmak bize düşmez.
Lakin, cahillik, dargörüşlülük, sığlık gibi işlere karışmak asli görevimizdir, bunun için ücret alıyoruz.
Bu arkadaşlar, hele hele birisi, borsayı, vatan millet uğruna ilk feda edilebilecek gereksiz kurumlardan biri olarak algılıyorlar. Hani resmi dairelerin yangında ilk kurtarılacak evrak dolaplarının tersi gibi bir şey...
Enflasyon üç aylık dönemde ilk kez eksi veriyor, ihracata dayalı büyüme gerçekleşti, dolar yerlerde sürünüyor, paramız bayağı önemli bir para oldu, borsa tavan yaptı, yabancı sermaye kalktı geliyor, onlar hâlâ felaket bekliyorlar, memleket batsa da şu iktidardan kurtulsak...
Ot yeriz, zarar yok, yeter ki first lady tayyör-etek giysin, Afet inan gibi.
Elbette işsizlik de tavan yapmıştır, elbette gelir dağılımı son derece adaletsizdir, sizinki gelse de bunları nasıl çözecek görsek.
Ben aslında Deniz Baykal'ın başbakan olmasını da isterim, emekçi kardeşlerime ne biçim hizmetler edecek bakalım!
Sözünü ettiğim arkadaşlardan biri Ankaralı. (Bunlar istanbul'a orospu derler.) Birçok ahmak onu solcu sanıyor, adam düpedüz memur. Rakı şişesine tükenmez kalemle çentik atan cinsinden (üç gecede içilecek)...
Memurun aklı borsaya morsaya basmaz. O maaşını bilir, emekli olunca da üç aylığını. Dış ödemeler dengesinden çakmaz, maaş farklarının ne zaman ödeneceğidir onun için hayatın gerçeği.
Hatırlarsınız, 1980 yılında da Kenan Evren ''nasıl olup da Marmara Oteli'nin şef garsonunun kendisinden daha fazla para kazanabildiğine'' şaşıyor, buna çok da bozuluyordu...
Bu arkadaş işçi ama ruhu memur.
Ankara sokaklarında Onuncu Yıl Marşı'nı mırıldanarak yürüyen takımından...
Tatil beldelerine gitse de, o marşın disko versiyonuyla çoluk çocuğun gece vakti nasıl dingildediğini görse bari...
Pis kapitalistlerin, yani o arkadaştan daha fazla para kazananların tepiştikleri günah yuvası borsa yerlere düşse, memleketin bütün önde gelen şirketlerinin değerleri ölü eşek fiyatına inse, hepsi kapansa, insanlarımızın hiç olmazsa bir kısmı işliyken hepsi işsiz kalsa, Amerika Birleşik Devletleri'nin 1929 yılında başına gelen ve ancak 1943 yılında, on dört yıl sonra, o da savaş sayesinde atlatabildiği felaket bizim de başımıza gelse, fakat memleket kurtulsa...
Kafa budur.
Ne var ki, kapitalizmden anlamayan, sosyalizmden de anlamaz.
Patronu batarsa arkadaş ebesinin örekesini görür, haberi yok. Ama vuruyor borsaya: Euro, dolar, para, faiz, hisse senedi, kâğıt, borsa tu kaka, vatan millet Sakarya...
Ama belki arkası sağlamdır canım, bunlar cepleri para görünce ilk iş olarak bir kat bir araba alırlar, taksitle de yazlık (eskiden Avşa ya da Marmara Adası'nı tercih ederlerdi, artık Ege'ye de açıldılar), altın maltın da vardır bir yerlerde. Her ne kadar dövize çatsalar da döviz birikimleri de vardır. Zaten bu ülkede solculuk etmenin güzelliği, bir yandan parası olanlara küfür edip bir yandan para biriktirmektedir.
Bana bakın bana! Sonunda tepemi attırıp oyumu AKP'ye verdireceksiniz ha!
engin ardicın son gunlerde yasanilan gelismeler ile ilgili olan fevkalade dogru tespitlere malik olan yazisidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar