zor acı dolu ama bir o kadarda güzel bir aşk biçimi. yanetkileri: uykusuzluk, halsizlik, dalgınlık...
-eğer sevilen kişiyi mesafe olarak uzaktaysa insanın yağlarını eriten, damarlarındaki kanı çeken, ama her şeye rağmen sırf onun gülen gözlerinin hatrına katlanılan sevme türü.
-eğer sevilen kişinin sevildiğinden haberi yoksa, yani platonikse, insanı karanlık kuyulara atan, yaşam gücünü elinden alan, uykusuz gecelerin eşliğinde insanın ruhuna çentikler atan sevgi türü.
(bkz: platonik aşk)
ulaşamadığın şey her zaman* daha değerli olduğu için sevgin daha büyük olur. ayrılığı ise daha bir acı olur. yakından doğru düzgün sevemedin ki neyi kaybettin dersin kendine ama kaybettiğin şey aslında kaybedebileceğin en büyük şeylerden birisidir.
(bkz: seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli)
(bkz: net aşkı)

ne kadar zor olursa aşk o kadar değerlidir diye düşündüğüm mevzu bahis.

(bkz: leyla mecnun)
(bkz: dağları delmek)
(bkz: vb)
asla ulaşılamayacağı bilinen, insanın içine işleyen bir sevme türüdür.. istenen onun olamayacaktır, hislerinin yoğunluğunu hiçbir zaman algılayamayacaktır. gururlu aşıkta onunla ruhsuz olan aşkı yaşayacağına; onsuz, tek başına uzaktan severek yaşamayı tercih edecektir!
açılmaya korkan insanların korkularını belli etmemek için söylediği bir cümledir.
sensiz saadet neymiş
tatmadım bilemem ki
alnımın yazısıydın
ne yapsam silemem ki
seni uzaktan sevmek
aşkların en güzeli
alıştım hasretine
gel desen gelemem ki!
eğer yakınındaysa sevdiğin ve haberi yoksa sevildiğinden, gözünün önündeyse, dokunacak kadar yakındaysan ve gözleri ile gözlerin çakışıyorsa arada bir *işte en canını yakanındasın o zaman aşkların ama yine de güzeldir ya. adı aşk nede olsa.
-amanın ne kadar da şekermiş buuu!! * *
+yaklaşsana biraz olum, yeni aldım daha bikaç aylık köpek. cinsi de güzel. tut bi sev.
-yok abicim, benim alerjim var, tüy müy malum. uzaktan bakayım ben.
yoğun ve karşılıksız duygular içerisinde insanın karakterinden ödün vermesi riskini taşıyan faydasız icraat. elbette iş sadece açılmayan, yani karşılıksız, bir sevdayla sınırlı kalırsa insan sadece kendine kötülük yapar, anlamını yitirip, yolundan ayrılıp bambaşka biri olmak riski olmadan ruhunu yaralar, paolo coelho' nun ışığın savaşçısının el kitabında belirttiği duygu çöpünü doldurmaya devam eder. yine de aşkı itiraf edip reddedilmek ve aşkı tek başına yaşamak aynı kapıya çıkar, katıksız bir bunalımı ortaya çıkartan, zaman zaman anlamsızlıktan boşluğa düşüşün uzun ve faydasız yolunda intihara.
her şey insanın sorumluluğundadır, hoşlanılan kişiye açılıp rededilmek te, kabul edilmek kadar normal olduğundan, en kötü üzerinde durulmaması ve zamana bırakılıp unutulması gerekilen bir süreci gerektirir. çoğu şeyin anlamını yitirdiği ve çıkar kapsamında başkalaşıma uğradığı dünyada, insanın kendisine eziyet ettiği boş ve gereksiz bir uğraştır uzaktan sevmek. yine de egoistliğin pençesine düşmediğinden gururludur da. arabesk motiflerle rengini kaybeden günümüz sevdalarına sessiz bir isyandır.
sevginin en saf halidir. paylaşılmadığı için, zaman içinde yıpranmadığı için, horlanmadığı, küçümsenmediği için, sadece filizlendiği toprakta büyüyüp, başka nadas görmediği için, ilk günkü tazeliğinde kalabilen sevgidir. pastorize sütün işlem görmemiş halidir. mikrop taşır, zarar verir ama tadı o kadar güzeldir ki, içmek için tahrik eder sizi.
uzaktan sevmenin tadı baskadır. cünkü o kişiyi cok da tanımazsınız, kafanızda olusturdugunuz kalıptır o, o kalıba şıp diye uyan bir tek o'dur. haberi bile olmadan huzur veren kimsedir size. bir şarkı vardır, mütemadiyen o'nu hatırlatan. içip içip arayıp onunla paylasmak istersiniz, yaparsınız da, o bilmez... hiç bilmez...

istanbulda yumusacık kararırken ortalık içinizde kımıldayan bişeyler gibi seversiniz, söyleyemezsiniz. cünkü aslında ne o bu kadar büyük manaları hak ediyordur, ne de siz bir kimseyi dünyayı unutup sevebilecek bir kimsesinizdir.

ellerimde acılar, ellerini tutamam...
(bkz: dudağımda yarım kalan)
(bkz: söylenmemiş son sözümdün)
en guzel asktir. o kisi sizin icin henuz gizemini kaybetmemistir ve hala cekicidir. ihtimaller de bir o kadar fazladir ve umut vericidir. zamana karsi en dayanikli sevgidir.
güzeldir, lakin kişi bunu çok sonraları fark eder. çünkü bunu anlayabilmesi için önce bir kaç platonik aşkı dile getirip reddilmesi, bir kaç karşılıklı aşkta hayal kırıklığına uğraması; yani kısaca canının yanmış olması gerekir. dolayısıyla sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer misali aşktan canı yanan uzaktan sevmenin değerini ve güzelliğini anlayabilir. ha 'kavuşma arzusu' ve 'acaba' sorusu kişiyi yer bitirir ama birliktelik bittikten sonra çekilecek acı zannımca* bundan kat kat fazladır. ayrıca uzaktan sevip sevip gözünüzde büyüttükten sonra kavuştuğunuzda o kişinin hayalinizdekiyle uzaktan yakından alakası olmadığını gördüğünüz ve aslında hayalinizde yarattığınız kişiye aşık olduğunuzu anladığınız zaman yaşayacağınız hayal kırıklığıysa olayın başka bir boyutu. **
Aşkların en güzelidir.
aşkların en güzelidir. büyüsü bambaşkadır.
diğer bir adıyla platonik a$ktır.
iyidir ho$tur fakat insanın kendini kaptırmamasında fayda vardır.**
sevdiceğin gözünüzdeki yerinin hiç değişmemesine sebep olan olaydır. ilk günkü gibi dokulmaz ve saftır bu sevgi. bazen olmayacağına o kadar emin olduğunuz ve kirletmek istemediğiniz sevgiler için en güzelidir uzaktan sevmek.

(bkz: seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli)
her yiğidin harcı değildir.
iğrenç bir şeydir.. hem platonik hem uzak. bir de ne kadar uzaktan diye sorun. kilometrelerce! *
yakından sevmekten daha iyi olan sevgi şekli.
sürekli görüp bıkmaktansa uzakta olup özlemek tercih edilir.