bugün
- kötü bir insan mıyım ben5
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi8
- paranın mutluluk getirmemesi7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- sözlüğün yeni tasarımı17
- samsak döveci5
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- ajan berber2
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- kaçak akım rölesi3
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- ucuz atlatmak2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- küfürlü atasözleri4
- hababam sınıfı2
- aşk16
- günaydın kızlar4
- kaçak akım2
- kendi popona şaplak atmak2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- kimseye ihtiyaç duymamak2
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar3
- bebeksi cilt için tavsiyeler2
- süvari kahvesi3
- ne oldu4
- sözlüğün en ılık yazarı2
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey4
- terhis oluyorum sözlük21
- blaupunkt3
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- gece gelen yemek yapma isteği8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- travis bickle a gönlünün götürdüğü yere sür demek2
- tır kabini2
- michelin2
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- kitap okumamak3
- fatma betül sayan kaya28
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- ayva reçeli2
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- günaydın devasa uludağ sözlük ailesi2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- tulumba tatlısı4
- anın görüntüsü24
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- sözlüğü ayakta tutanlar2
Yum gözlerini, yitir kendini karanlıkta
göz kapaklarının kırmızı yaprakları altında.
Gömül vızıldayan sesin
düşen sesin halklarına
ve uzaklarda yankılanan
dilsiz bir çağlayan gibi,
davulların çalındığı yerde.
Bırak kendini karanlığa,
kendi etine gömül,
kendi yüreğine;
kemik, o mor şimşek,
kamaştırsın gözlerini, kör etsin,
mavi göğsünü göstersin akşam ışığı
körfezler ve gölgeli koyaklar arasında.
O sıvı karanlığında uykunun
ıslat çıplaklığını;
kıyıya kimbilir kimin bıraktığı gövdeni,
o köpek danteli unut.
Sonsuz kadın, yitir kendini
kendi benliğinin sonsuzluğunda,
bir başka denizde buluşan bir deniz gibi
unut kendini, beni unut.
Dudaklar, öpüşler, aşk, her şey
yeniden doğar
o ölümsüz, o yalın unutuşta:
gecenin kızlarıdır yıldızlar.
octavio paz şiiri.
göz kapaklarının kırmızı yaprakları altında.
Gömül vızıldayan sesin
düşen sesin halklarına
ve uzaklarda yankılanan
dilsiz bir çağlayan gibi,
davulların çalındığı yerde.
Bırak kendini karanlığa,
kendi etine gömül,
kendi yüreğine;
kemik, o mor şimşek,
kamaştırsın gözlerini, kör etsin,
mavi göğsünü göstersin akşam ışığı
körfezler ve gölgeli koyaklar arasında.
O sıvı karanlığında uykunun
ıslat çıplaklığını;
kıyıya kimbilir kimin bıraktığı gövdeni,
o köpek danteli unut.
Sonsuz kadın, yitir kendini
kendi benliğinin sonsuzluğunda,
bir başka denizde buluşan bir deniz gibi
unut kendini, beni unut.
Dudaklar, öpüşler, aşk, her şey
yeniden doğar
o ölümsüz, o yalın unutuşta:
gecenin kızlarıdır yıldızlar.
octavio paz şiiri.
bir (bkz: pablo neruda) şiiri, çeviri: ismail aksoy
Yayılmış toprak gibi
bir kadehte bütün bu aşk, yıldızlı
ve dikenli sana verdiğim
aşk, fakat gittin
küçük ayaklarla, kirli topuklarla
ateşte ve söndürdün onu.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
ikircikli değildim kavgada.
Hayata doğru yürümeyi bırakmadım,
barışa doğru, herkese ekmek için,
fakat kaldırdım seni kollarımda
ve mıhladım seni öpüşlerime,
ve baktım sana hiçbir insan gözünün
sana bir daha bakmayacağı gibi.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Ölçümü almamıştın o zaman,
ve senin için kanı, buğdayı,
suyu seçen adamı, karıştırdın
eteğine düşen o küçük böcekle.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Uzaklardan geriye dönüp
sana bakacağımı bekleme, iyice belle
seni terk ettiğimi, gezintiye çık
ihanet edilmiş fotoğrafımla,
yürümeyi sürdüreceğim ben,
geniş yollar açacağım karanlığa doğru,
yumuşatacağım toprağı,
gelenlere dağıtacağım yıldızları.
Yolda kal.
Gece geldi sana.
Şafakta yeniden
görüşürüz belki.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
('Kaptanın Dizeleri'nden, 1952)
Yayılmış toprak gibi
bir kadehte bütün bu aşk, yıldızlı
ve dikenli sana verdiğim
aşk, fakat gittin
küçük ayaklarla, kirli topuklarla
ateşte ve söndürdün onu.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
ikircikli değildim kavgada.
Hayata doğru yürümeyi bırakmadım,
barışa doğru, herkese ekmek için,
fakat kaldırdım seni kollarımda
ve mıhladım seni öpüşlerime,
ve baktım sana hiçbir insan gözünün
sana bir daha bakmayacağı gibi.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Ölçümü almamıştın o zaman,
ve senin için kanı, buğdayı,
suyu seçen adamı, karıştırdın
eteğine düşen o küçük böcekle.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
Uzaklardan geriye dönüp
sana bakacağımı bekleme, iyice belle
seni terk ettiğimi, gezintiye çık
ihanet edilmiş fotoğrafımla,
yürümeyi sürdüreceğim ben,
geniş yollar açacağım karanlığa doğru,
yumuşatacağım toprağı,
gelenlere dağıtacağım yıldızları.
Yolda kal.
Gece geldi sana.
Şafakta yeniden
görüşürüz belki.
Ah, büyük aşk, küçük sevgili!
('Kaptanın Dizeleri'nden, 1952)
" hafıza kayıplarım oluyordu unutuşlarım, sadece hatırlıyordum. "
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com