bugün
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- ölümden korkuyor musunuz11
- queen feristah15
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez10
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir bela geliyor29
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- işiniz gücünüz yok mu11
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- hafızayı sildirmek6
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- bir kadından hoşlanmak3
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- melatonin2
- zalbert ramstein4
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- uludağ itiraf15
- erkekler neden evlenmek ister15
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- kendin hakkında bir entry bırak9
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- 195 kaslı pilot14
- uludağ sözlük evreni8
- intihar düşüncesi2
- nervio12
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- kürdü sevin21
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- hasan atilla uğur14
- para yok huzur var11
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
- mazotun litresi 101 lira35
- heyt bea gocu mu5
ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı.
1896-1899 tarihleri arasında lenin tarafından yazılmıştır ve 1899'da basılmıştır..
lenin'in sovyetler içerisinde bulunan türkleri baz alarak oluşturduğu düşünce yapısıdır. özellikle orta asya'daki müslüman sosyalist yapılanmalar buna dayanarak kızıl ordular kurmuş, devrim sürecinde bolşeviklerin yanında saf tutmuştur. ancak devrimden sonra verilen sözler unutulmuş, türklerin mahalli sovyet cumhuriyetleri kurmasının önüne geçilmiş hatta bu olaylar stalin döneminde etkisini aşırı şekilde arttırmış, müslüman sosyalizmin önderleri kurşuna dizilmiş, hain ilan edilmiştir.
Emperyalistlerin işin içine girmesiyle UKKTH olmaktan çıkan pek çok ülkenin içindedir, ülkemiz.
Bazı osur osur ipe diz insanlarının PKK'nın yaptıklarınıda bu kategoriye koymasıyla birlikte emperyalizm uşaklığıyla karşılaştırılan Lenin ilkesidir.
yalandır, palavradır, sahtekarlıktır.
kağıda yazmışlarda, onaylamışlarda... hadi ordan terbiyesiz.
masum halkları devrime katılmaya ikna etmek en azından engel olamasınlar diye saf dışı bırakmak için uydurulmuş siyasi manevradır.
gördük lenini ve yandaşlarını kafkaslardaki uluslara nasıl kendilerini tayin hakkı verdiklerini.
kağıda yazmışlarda, onaylamışlarda... hadi ordan terbiyesiz.
masum halkları devrime katılmaya ikna etmek en azından engel olamasınlar diye saf dışı bırakmak için uydurulmuş siyasi manevradır.
gördük lenini ve yandaşlarını kafkaslardaki uluslara nasıl kendilerini tayin hakkı verdiklerini.
ulusların kendi kaderini tayin hakkı doğru anlaşıldığı sürece gayet doğru bir düşüncedir. ancak sen ırkların kendi kaderini tayin hakkı olarak yorumlarsan işler değişir, kan çıkar.
Şu konu başlıklarında da tartışılan konu:
(bkz: wilson ilkeleri)
(bkz: uluslarin kaderlerini tayin hakki)
(bkz: wilson ilkeleri)
(bkz: uluslarin kaderlerini tayin hakki)
kanımca kültürlerin kendi kaderini tayin hakkı olarak değiştirilmelidir. tamamen vazgeçilmelidir demiyorum. kültürlerin yok olması olması yahut başka bir kültür tahakkümü altına girmesi kabul edilebilir değildir. ne farkı var? diyenler için kısa bir açıklama yapayım.
ulus kavramı, ulus benliği yahut kişilerdeki ulusa ait olma fikri fransız devrimi ile şekillenmiştir ve eksik ve insanları ayrıştıran bir yapıdadır. çoğu zaman toplulukları kapsamayabilir. şöyle ki kürtler gibi, çeçenler gibi topluluklar sayıca fazla olmaları nedeniyle ulus kategorisine girerler fakat kızılderililer, aborjinler gibi sayıca çok az topluluklar ise bu kategoriye dahil olamamaktadırlar. aborjin ırkının reddi derdinde değilim. bir kızılderili için artık ulus olmaktan ziyade kültürünü yaşamak gerçek bir kaygı olabilir.
ayrıca bu kavram alevilik, bektaşilik gibi kültürleri kapsayamamaktadır. bu anlamda da yetersizdir.
ulus kavramı, ulus benliği yahut kişilerdeki ulusa ait olma fikri fransız devrimi ile şekillenmiştir ve eksik ve insanları ayrıştıran bir yapıdadır. çoğu zaman toplulukları kapsamayabilir. şöyle ki kürtler gibi, çeçenler gibi topluluklar sayıca fazla olmaları nedeniyle ulus kategorisine girerler fakat kızılderililer, aborjinler gibi sayıca çok az topluluklar ise bu kategoriye dahil olamamaktadırlar. aborjin ırkının reddi derdinde değilim. bir kızılderili için artık ulus olmaktan ziyade kültürünü yaşamak gerçek bir kaygı olabilir.
ayrıca bu kavram alevilik, bektaşilik gibi kültürleri kapsayamamaktadır. bu anlamda da yetersizdir.
solcuların niye pkk'ya destek verdiklerini anlatan sır.
anlaşılması o kadar kolay olmasına rağmen insanların anlamamayı nasıl becerdiklerini algılayamadığım, en insanca ve sadece empati ile bakarak bile bulunabilecek, "dünyada cennet"i yaratacak olan önermedir.
ulusların demokratik hareketinin dayanak noktasıdır. her ulusun kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu anlatır.
ırkçıların kürtleri anlamama sebebidir çünkü bilmezler ki onlarında istekleri vardır ve bu gayet normaldir.
bunu götünden anlayanlar yüzünden şu an bir pkk var ve komünist olduğunu iddia edebiliyor.
Her ulus hareketin başlangıcında doğal olarak önderliği eline alan burjuvazi, bütün ulusal emellerin desteklenmesinin doğal olduğunu söyler. Oysa proletartyanın ulusal sorundaki politikası (tıpkı diğer konularda olduğu gibi) burjuvaziyi ancak belli doğrultularda destekler, ama bu destek asla burjuvazinin politikasıyla örtüşmez. işçi sınıfı burjuvazisi ( ulusal sorunda) ancak ulusal barış sağlamak için (ki burjuvazi bunu tamamen gerçekleştirmez ve ancak tam demokrasiyle gerçekleştirebilir), eşit haklar sağlamak ve sınıf mücadelesi için en iyi koşulları yaratmak için destekler. Bu yüzden, proleterler ulusal sorunda burjuvazinin pratikliğine karşı kendi ilkelerini ileri sürerler; burjuvaziye her zaman yalnızca koşullu destek verirler. istisnasız her burjuvazi ulusal sorunda ya kendi ulusu için ayrıcalıklar, ya da olağanüstü menfaatler peşindedir; bunu 'pratiklik' denir. Proletarya ise her türlü ayrıcalığa, her türlü ayrımcılığa karşıdır. Proletaryadan 'pratik' olmasını talep etmek, burjuvazinin kuyruğuna takılmak, oportünizme kaymak demektir.
(Lenin Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı, S.60 Agora Yayınları, Türkçe çevirisi: Ferit Burak Haydar)
(Lenin Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı, S.60 Agora Yayınları, Türkçe çevirisi: Ferit Burak Haydar)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar