bugün
- ciğer yiyen midesizler10
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması11
- fatma betül sayan kaya63
- yarın yataktan kalkamayacak yazar6
- ciğer yemediği için evde kalan kız5
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- ciğer vs kokoreç6
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı14
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması5
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanmaması3
- yulaf yiyen insan5
- boşanmaların artma sebebi4
- dinci ahlaksızlığı20
- mony tontana2
- cadı büyücü tipli kadınlar3
- yunan adalarına gitmek20
- nervio için ciğer yemekten vazgeçmek5
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- yunan aşığı tip15
- rüyada nervio yu görmek9
- yüz görünümlüğü5
- karton abi2
- linç yiyeceğin bir şey söyle7
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- nervio benimle evlenir misin5
- 34 yaşındayım noldu ki2
- truesuz sözlük11
- çocukların duyduğu her şeyi ulu orta söylemesi2
- ismet gürbüz'ü çarmıha germek3
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- nazım hikmet ruzi nazar görüşmesi3
- insanlar size bakınca ilk ne ilgilerini çeker5
- akıl2
- ismet gürbüz'ü denize atmak3
- en lezzetli balık6
- korkulan ölüm şekli5
- nervio yu ciğer tavasına atmak3
- ciğer sevmemek cahillik mi3
- ölmeyecek gibi yaşıyor millet5
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- arjantinli erkekler6
- israil satanist bir devlettir2
- sexting4
- morkstar8
- turşu suyu içen bayan4
- rujlu erkekle öpüşmek14
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- ahmet2
bir abdurrahim karakoç şiiri:
Sırattan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden.
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden
Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza, yele, yağışa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden.
Birleşmek üzredir şafakla gurûp
Korku beklenilmez kapıda durup
ister zehir olsun, isterse şurup
Beraber içelim tut ellerimden.
Çağır hayallerin en ötesini
Yakından duyarsın aşkın sesini
Sonsuz mutluluğun penceresini
Beraber açalım tut ellerimden.
Hatırla kaybolan hatıraları
Elmastan ışıklı, altundan sarı
Zaman tortusundan işte onları
Beraber seçelim tut ellerimden.
Şüphe başlangıçtır, karar nihayet
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden.
Sırattan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden.
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden
Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza, yele, yağışa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden.
Birleşmek üzredir şafakla gurûp
Korku beklenilmez kapıda durup
ister zehir olsun, isterse şurup
Beraber içelim tut ellerimden.
Çağır hayallerin en ötesini
Yakından duyarsın aşkın sesini
Sonsuz mutluluğun penceresini
Beraber açalım tut ellerimden.
Hatırla kaybolan hatıraları
Elmastan ışıklı, altundan sarı
Zaman tortusundan işte onları
Beraber seçelim tut ellerimden.
Şüphe başlangıçtır, karar nihayet
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden.
Sevgilim;
ihtiyaç değil hissettiğim, varlık sahasının en değerlisi olduğunu bilmediğinden oluşan ifade eksikliği belki. Şimşekler çakar, eminim, yollarımız arasında. Bir otobüsün içinde yolcular görür- sen uyursun-, nefesin odamın camına çarpar, yağmur damlası oluverirsin içimde. Midemi kavuran yangının canavarı göğüslerimi sancıtır. Ağrı üzerine kurulmuş geceye kızgınım, üzgünüm ve kasvetliyim.
Muhtaç olduğun her güzelliği barındırıyorken bedenim uzakta ihtiyatsız, savrukluğu delibaşında.
Parlak denizin üzerine kararan yokluk çöreklenir. Yüz üstü yattığım yatak mor ile karmaşa içinde. Ben ise; paylaşırım hasta bedeninin yorgunluğunu. içimi sıkan, sonra sıkıldığım şeyi unutturan aklıma güldüğüm doğru!
Hıçkıran kim bu saatte? Martılar, kediler balıklar bile...
Yenik düşmüş kelimelerin arkasına sığınan kim?
Gözlük camının lekelenmiş halini umursamadan okumaya çalıştığım kitap girmez hayal gücümün kapılarından, aklım dolu şimdi seninle.
Üşengeçliğimi çekmeceme sokuşturup, ağlayarak ayrıldığım şehrini düşledim. Biliyorum odanın camı yine açık. Rüyana girebilmem için şimşekler çaktırıyorum şehrimde. Zaman geç değil belki ama çiçeklerim uykuda. Düşlerim ise; yola çıkıyor gelmek üzeredir; tut ellerimden!
ihtiyaç değil hissettiğim, varlık sahasının en değerlisi olduğunu bilmediğinden oluşan ifade eksikliği belki. Şimşekler çakar, eminim, yollarımız arasında. Bir otobüsün içinde yolcular görür- sen uyursun-, nefesin odamın camına çarpar, yağmur damlası oluverirsin içimde. Midemi kavuran yangının canavarı göğüslerimi sancıtır. Ağrı üzerine kurulmuş geceye kızgınım, üzgünüm ve kasvetliyim.
Muhtaç olduğun her güzelliği barındırıyorken bedenim uzakta ihtiyatsız, savrukluğu delibaşında.
Parlak denizin üzerine kararan yokluk çöreklenir. Yüz üstü yattığım yatak mor ile karmaşa içinde. Ben ise; paylaşırım hasta bedeninin yorgunluğunu. içimi sıkan, sonra sıkıldığım şeyi unutturan aklıma güldüğüm doğru!
Hıçkıran kim bu saatte? Martılar, kediler balıklar bile...
Yenik düşmüş kelimelerin arkasına sığınan kim?
Gözlük camının lekelenmiş halini umursamadan okumaya çalıştığım kitap girmez hayal gücümün kapılarından, aklım dolu şimdi seninle.
Üşengeçliğimi çekmeceme sokuşturup, ağlayarak ayrıldığım şehrini düşledim. Biliyorum odanın camı yine açık. Rüyana girebilmem için şimşekler çaktırıyorum şehrimde. Zaman geç değil belki ama çiçeklerim uykuda. Düşlerim ise; yola çıkıyor gelmek üzeredir; tut ellerimden!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar