bugün
- said nursi denilince akla gelen şeyler6
- iltica28
- abd israil vs türkiye farkı17
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- cevheri güven8
- affedersiniz ama kartoncu13
- evde çiçek yetiştiren erkek14
- ana bacı yapan tip5
- fatih te selde elektrik akımına kapılan çocuk4
- en ufak eleştirilere bile tahammül edememek3
- game of thrones taki kerhaneci13
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- dündar ziya gültekin4
- 623 000 bin asker kaçağı4
- halk tv4
- ktç'nin kene ile savaşı6
- heybeli'ye sandalla gitmek6
- erdoğan ne istersem yapacaktır7
- queen ravenna hanım7
- istanbul mahvoldu19
- sözlük erkeklerinin cin algısı6
- israilde neden kayyumlar yok7
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı5
- yahudilerin yönettiği fonlar neden patlamıyor6
- insanı alkolden soğutan kişiliksizler3
- ayrıldık36
- cehape belediyeciliği10
- sözcü ve now tv de kapatılır mı2
- en çok kullandığınız sosyal medyalar2
- başkanı hapise atıp belediye çalışmıyor demek10
- imamoğlu'nun ihanet sözleri4
- cimri insanların ortak özellikleri8
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi4
- aşk7
- amim parçalandı diyen kız8
- bol bol su içiyoruz6
- yağmur5
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz15
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması10
- fenerbahçeli yazarlar19
- yahudi google android le yahudileri eleştirmek3
- karton toplayan çocuk5
- gemerek şivesiyle sik kırığı demek3
- sevişirken beni tokatla diyen hatun10
- mumya geri dönüyor4
- sel4
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- platon un mağara alegorisi6
- mel mel bakan 6ibson12
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir10
bir abdurrahim karakoç şiiri:
Sırattan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden.
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden
Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza, yele, yağışa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden.
Birleşmek üzredir şafakla gurûp
Korku beklenilmez kapıda durup
ister zehir olsun, isterse şurup
Beraber içelim tut ellerimden.
Çağır hayallerin en ötesini
Yakından duyarsın aşkın sesini
Sonsuz mutluluğun penceresini
Beraber açalım tut ellerimden.
Hatırla kaybolan hatıraları
Elmastan ışıklı, altundan sarı
Zaman tortusundan işte onları
Beraber seçelim tut ellerimden.
Şüphe başlangıçtır, karar nihayet
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden.
Sırattan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden.
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden
Gönüldeki birlik kalkandır dışa
Aldırma ayaza, yele, yağışa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden.
Birleşmek üzredir şafakla gurûp
Korku beklenilmez kapıda durup
ister zehir olsun, isterse şurup
Beraber içelim tut ellerimden.
Çağır hayallerin en ötesini
Yakından duyarsın aşkın sesini
Sonsuz mutluluğun penceresini
Beraber açalım tut ellerimden.
Hatırla kaybolan hatıraları
Elmastan ışıklı, altundan sarı
Zaman tortusundan işte onları
Beraber seçelim tut ellerimden.
Şüphe başlangıçtır, karar nihayet
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden.
Sevgilim;
ihtiyaç değil hissettiğim, varlık sahasının en değerlisi olduğunu bilmediğinden oluşan ifade eksikliği belki. Şimşekler çakar, eminim, yollarımız arasında. Bir otobüsün içinde yolcular görür- sen uyursun-, nefesin odamın camına çarpar, yağmur damlası oluverirsin içimde. Midemi kavuran yangının canavarı göğüslerimi sancıtır. Ağrı üzerine kurulmuş geceye kızgınım, üzgünüm ve kasvetliyim.
Muhtaç olduğun her güzelliği barındırıyorken bedenim uzakta ihtiyatsız, savrukluğu delibaşında.
Parlak denizin üzerine kararan yokluk çöreklenir. Yüz üstü yattığım yatak mor ile karmaşa içinde. Ben ise; paylaşırım hasta bedeninin yorgunluğunu. içimi sıkan, sonra sıkıldığım şeyi unutturan aklıma güldüğüm doğru!
Hıçkıran kim bu saatte? Martılar, kediler balıklar bile...
Yenik düşmüş kelimelerin arkasına sığınan kim?
Gözlük camının lekelenmiş halini umursamadan okumaya çalıştığım kitap girmez hayal gücümün kapılarından, aklım dolu şimdi seninle.
Üşengeçliğimi çekmeceme sokuşturup, ağlayarak ayrıldığım şehrini düşledim. Biliyorum odanın camı yine açık. Rüyana girebilmem için şimşekler çaktırıyorum şehrimde. Zaman geç değil belki ama çiçeklerim uykuda. Düşlerim ise; yola çıkıyor gelmek üzeredir; tut ellerimden!
ihtiyaç değil hissettiğim, varlık sahasının en değerlisi olduğunu bilmediğinden oluşan ifade eksikliği belki. Şimşekler çakar, eminim, yollarımız arasında. Bir otobüsün içinde yolcular görür- sen uyursun-, nefesin odamın camına çarpar, yağmur damlası oluverirsin içimde. Midemi kavuran yangının canavarı göğüslerimi sancıtır. Ağrı üzerine kurulmuş geceye kızgınım, üzgünüm ve kasvetliyim.
Muhtaç olduğun her güzelliği barındırıyorken bedenim uzakta ihtiyatsız, savrukluğu delibaşında.
Parlak denizin üzerine kararan yokluk çöreklenir. Yüz üstü yattığım yatak mor ile karmaşa içinde. Ben ise; paylaşırım hasta bedeninin yorgunluğunu. içimi sıkan, sonra sıkıldığım şeyi unutturan aklıma güldüğüm doğru!
Hıçkıran kim bu saatte? Martılar, kediler balıklar bile...
Yenik düşmüş kelimelerin arkasına sığınan kim?
Gözlük camının lekelenmiş halini umursamadan okumaya çalıştığım kitap girmez hayal gücümün kapılarından, aklım dolu şimdi seninle.
Üşengeçliğimi çekmeceme sokuşturup, ağlayarak ayrıldığım şehrini düşledim. Biliyorum odanın camı yine açık. Rüyana girebilmem için şimşekler çaktırıyorum şehrimde. Zaman geç değil belki ama çiçeklerim uykuda. Düşlerim ise; yola çıkıyor gelmek üzeredir; tut ellerimden!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar