bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- hangi yazarla çift olursunuz28
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz20
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler5
- üzülünce kime gidersiniz8
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- penis boyu takıntısı3
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi16
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- sözlükte bile yalnız olmak10
- ya bi siktirin gidin15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- sözlük çiftleştirme servisi11
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- şapka takar mısınız12
- düş sokağı sakinleri3
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- ucan tekme atan hipopotam43
- istanbul12
- sarapci koala hatayi13
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek3
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- ismet gurbuz'ün tırnakları4
- yemek yedikten sonra kusmak9
- sezen taş7
- bir bela geliyorun profil fotosu4
- nervionun beni engellemesi10
- 2200 yılında nasıl görünürdüm4
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- roma imparatorluğu nun yıkılış nedeni3
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak3
- arkadaşlar buldum9
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği4
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- mersin'in hristiyanları2
- şükürcülük9
yılmaz özdilin kaleme aldığı yazıdır. çok haklıdır.
değerli trabzonsporlular sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır... almayın o kupayı!
sene, 1976. 23 mayıs. günlerden pazar. izmir alsancak stadı oradaydım henüz 11 yaşında
göztepem zor günler yaşıyor, küme düşmemek için mücadele ediyor, bıçak sırtı puan tablosunda, yüreğimiz pır pır ediyordu... ve, o günkü rakibimiz trabzonspordu.
sezon başında hafif hafif esmeye başlayan rüzgârı herkes hissetmişti ama, kasırgaya dönüşeceğini kimse tahmin etmiyordu. karadeniz fırtınası, önüne geleni yıkıyor, geçiyordu.
çocuğuz ya... her zaman olduğu gibi, hasta altaylı, rahmetli babam tarafından stada getirilmiş, kapıda yeni asırın foto muhabirlerine teslim edilmiş, tribüne değil, sahanın içine, kale arkasındaki yerime oturmuştum. ayıptır söylemesi, babam yeni asırda çalıştığı için, böyle bir torpilim vardı. neyse... hakem ertuğrul dilek, düdüğü çaldı, maç başladı.
doğrusunu isterseniz, şenol güneşin ve o muhteşem defansın gol yemeyeceğini biliyorduk. bir puana razıyız, gol atmasınlar diye dua ediyorduk. gene de umut işte... her atağımızda hop oturup hop kalkıyor, her karşı atakta nefesimizi tutuyorduk. 90 dakika bitti, 0-0.
trabzonspor... şampiyon oldu.
sezonun bitimine bir hafta kala... tarihimizde ilk kez, bir anadolu takımı şampiyon olmuştu.
ve, bu tarihi ana tanıklık etme fırsatı, izmire, izmirlilere, göztepelilere nasip olmuştu
istanbul saltanatına son veren trabzonspor, tarihindeki ilk şampiyonluk turunu izmirde attı.
bugün gibi hatırlıyorum... 20 bin göztepe taraftarı, stadı terk etmedi, trabzonsporu dakikalarca ayakta alkışladı. ahmet suat özyazıcı, kafasında meşhur kasketi, futbolcularının omuzlarında... hayatımda ilk kez trabzon diye orada, o dakikada bağırdım.
bugün halâ, göztepem yoksa, kalbimin trabzon için atması ondan...
bu satırları, trabzonsporlulara hitaben yazma hakkını kendimde görmem de, ondan.
ertesi hafta... trabzonspor, trabzonda formalite maçına çıktı, beşiktaşla 0-0 berabere kaldı. göztepem, izmirde galatasarayla oynadı, 2-0 yendi, kümede kaldı. ankaragücü ve balıkesirspor gitti. trabzondan aldığımız bir puan, bizi, göztepemi ligde tutmuştu.
sorarsanız kümede kalmaya mı sevindin, trabzonun şampiyonluğunu görmeye mi? diye... inanın, trabzonsporun şampiyonluğunu gördüğüme daha çok sevinmiştim. çünkü, futbol fani, düşersin çıkarsın... ama, tarihte bir ilke tanıklık etmek, herkese nasip olmuyor.
o günden beri, hayatımın en önemli figürlerinden biridir trabzonspor...
futbolun mucizevi bir spor olduğunu, mütevazi bir kulübün bileği bükülmez devleri dize getirebileceğini, paranın her şey demek olmadığını öğrettiği için... trabzonspor.
ve, bakıyoruz...
siyaseti spora, sporu siyasete alet eden zihniyet ince ayarlar yapmaya çalışıyor. açıkça söylüyor. güya, trabzonsporu yüceltiyor. halbuki, tam tersine, trabzonsporu küçültüyor.
trabzonsporun siyasi sadakaya ihtiyacı yok.
kazanılmış bir kupa, kaybedilmiş bir kupa, trabzonsporun değerini değiştirmez.
ama hakkı bile olsa... verilmiş bir kupa, trabzonspor efsanesinin sonu demektir.
bütün emeklerin, bütün şampiyonlukların unutulur. ilelebet... herkesin aklında bu kalır.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır...
almayın o kupayı! (yılmaz özdil)
değerli trabzonsporlular sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır... almayın o kupayı!
sene, 1976. 23 mayıs. günlerden pazar. izmir alsancak stadı oradaydım henüz 11 yaşında
göztepem zor günler yaşıyor, küme düşmemek için mücadele ediyor, bıçak sırtı puan tablosunda, yüreğimiz pır pır ediyordu... ve, o günkü rakibimiz trabzonspordu.
sezon başında hafif hafif esmeye başlayan rüzgârı herkes hissetmişti ama, kasırgaya dönüşeceğini kimse tahmin etmiyordu. karadeniz fırtınası, önüne geleni yıkıyor, geçiyordu.
çocuğuz ya... her zaman olduğu gibi, hasta altaylı, rahmetli babam tarafından stada getirilmiş, kapıda yeni asırın foto muhabirlerine teslim edilmiş, tribüne değil, sahanın içine, kale arkasındaki yerime oturmuştum. ayıptır söylemesi, babam yeni asırda çalıştığı için, böyle bir torpilim vardı. neyse... hakem ertuğrul dilek, düdüğü çaldı, maç başladı.
doğrusunu isterseniz, şenol güneşin ve o muhteşem defansın gol yemeyeceğini biliyorduk. bir puana razıyız, gol atmasınlar diye dua ediyorduk. gene de umut işte... her atağımızda hop oturup hop kalkıyor, her karşı atakta nefesimizi tutuyorduk. 90 dakika bitti, 0-0.
trabzonspor... şampiyon oldu.
sezonun bitimine bir hafta kala... tarihimizde ilk kez, bir anadolu takımı şampiyon olmuştu.
ve, bu tarihi ana tanıklık etme fırsatı, izmire, izmirlilere, göztepelilere nasip olmuştu
istanbul saltanatına son veren trabzonspor, tarihindeki ilk şampiyonluk turunu izmirde attı.
bugün gibi hatırlıyorum... 20 bin göztepe taraftarı, stadı terk etmedi, trabzonsporu dakikalarca ayakta alkışladı. ahmet suat özyazıcı, kafasında meşhur kasketi, futbolcularının omuzlarında... hayatımda ilk kez trabzon diye orada, o dakikada bağırdım.
bugün halâ, göztepem yoksa, kalbimin trabzon için atması ondan...
bu satırları, trabzonsporlulara hitaben yazma hakkını kendimde görmem de, ondan.
ertesi hafta... trabzonspor, trabzonda formalite maçına çıktı, beşiktaşla 0-0 berabere kaldı. göztepem, izmirde galatasarayla oynadı, 2-0 yendi, kümede kaldı. ankaragücü ve balıkesirspor gitti. trabzondan aldığımız bir puan, bizi, göztepemi ligde tutmuştu.
sorarsanız kümede kalmaya mı sevindin, trabzonun şampiyonluğunu görmeye mi? diye... inanın, trabzonsporun şampiyonluğunu gördüğüme daha çok sevinmiştim. çünkü, futbol fani, düşersin çıkarsın... ama, tarihte bir ilke tanıklık etmek, herkese nasip olmuyor.
o günden beri, hayatımın en önemli figürlerinden biridir trabzonspor...
futbolun mucizevi bir spor olduğunu, mütevazi bir kulübün bileği bükülmez devleri dize getirebileceğini, paranın her şey demek olmadığını öğrettiği için... trabzonspor.
ve, bakıyoruz...
siyaseti spora, sporu siyasete alet eden zihniyet ince ayarlar yapmaya çalışıyor. açıkça söylüyor. güya, trabzonsporu yüceltiyor. halbuki, tam tersine, trabzonsporu küçültüyor.
trabzonsporun siyasi sadakaya ihtiyacı yok.
kazanılmış bir kupa, kaybedilmiş bir kupa, trabzonsporun değerini değiştirmez.
ama hakkı bile olsa... verilmiş bir kupa, trabzonspor efsanesinin sonu demektir.
bütün emeklerin, bütün şampiyonlukların unutulur. ilelebet... herkesin aklında bu kalır.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır...
almayın o kupayı! (yılmaz özdil)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar