bugün
- laik teyzelerin fenotipi34
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri5
- baba parasıyla hava atan insan3
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- halil konakçı'nın hatay işgalini savunması4
- boykot3
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- kalp ritmini hızlandıran şeyler2
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi6
- beton kemalist olmak5
- y chp2
- kendi aralarında anket yapıp iktidar olma heyecanı3
- süleymancıların almanya da domuz eti yedirmesi2
- 23 ağustos 2026 trabzonspor başakşehir maçı2
- bir insanı hayatının merkezine koymak5
- ilk tek tanrılı kutsal kitap4
- mansur yavaş9
- futbol15
- yeni parti8
- türkiyede genç siyasetçi olmaması6
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- iyi parti zafer partisi ittifakı6
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- süper lig8
- enayimiknatisii7
- sarapci koala8
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- ellerim bos gonlum hos12
- ak partililerin apo sevdası6
- gurbetçi yazarlar2
- nervio varıdı nerede o13
- gömlek değiştirir gibi ideoloji değiştiren tip5
- windows 84
- ibrahim peygamberin tora daki kıssası4
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- zengin bir erkekle evlenmek isteyen kadınlar4
- trabzonspor3
- sevmeden okunan kitaplar2
- islam barış dinidir11
- yazarların favori oyun karakteri15
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi2
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise5
- mister bomba bomba erecto2
- 1948 arap israil savaşı12
- osuruktan şiirler89
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- radikalkemalist3
- evler neden 200 bin tl den 6 milyona çıktı2
yılmaz özdilin kaleme aldığı yazıdır. çok haklıdır.
değerli trabzonsporlular sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır... almayın o kupayı!
sene, 1976. 23 mayıs. günlerden pazar. izmir alsancak stadı oradaydım henüz 11 yaşında
göztepem zor günler yaşıyor, küme düşmemek için mücadele ediyor, bıçak sırtı puan tablosunda, yüreğimiz pır pır ediyordu... ve, o günkü rakibimiz trabzonspordu.
sezon başında hafif hafif esmeye başlayan rüzgârı herkes hissetmişti ama, kasırgaya dönüşeceğini kimse tahmin etmiyordu. karadeniz fırtınası, önüne geleni yıkıyor, geçiyordu.
çocuğuz ya... her zaman olduğu gibi, hasta altaylı, rahmetli babam tarafından stada getirilmiş, kapıda yeni asırın foto muhabirlerine teslim edilmiş, tribüne değil, sahanın içine, kale arkasındaki yerime oturmuştum. ayıptır söylemesi, babam yeni asırda çalıştığı için, böyle bir torpilim vardı. neyse... hakem ertuğrul dilek, düdüğü çaldı, maç başladı.
doğrusunu isterseniz, şenol güneşin ve o muhteşem defansın gol yemeyeceğini biliyorduk. bir puana razıyız, gol atmasınlar diye dua ediyorduk. gene de umut işte... her atağımızda hop oturup hop kalkıyor, her karşı atakta nefesimizi tutuyorduk. 90 dakika bitti, 0-0.
trabzonspor... şampiyon oldu.
sezonun bitimine bir hafta kala... tarihimizde ilk kez, bir anadolu takımı şampiyon olmuştu.
ve, bu tarihi ana tanıklık etme fırsatı, izmire, izmirlilere, göztepelilere nasip olmuştu
istanbul saltanatına son veren trabzonspor, tarihindeki ilk şampiyonluk turunu izmirde attı.
bugün gibi hatırlıyorum... 20 bin göztepe taraftarı, stadı terk etmedi, trabzonsporu dakikalarca ayakta alkışladı. ahmet suat özyazıcı, kafasında meşhur kasketi, futbolcularının omuzlarında... hayatımda ilk kez trabzon diye orada, o dakikada bağırdım.
bugün halâ, göztepem yoksa, kalbimin trabzon için atması ondan...
bu satırları, trabzonsporlulara hitaben yazma hakkını kendimde görmem de, ondan.
ertesi hafta... trabzonspor, trabzonda formalite maçına çıktı, beşiktaşla 0-0 berabere kaldı. göztepem, izmirde galatasarayla oynadı, 2-0 yendi, kümede kaldı. ankaragücü ve balıkesirspor gitti. trabzondan aldığımız bir puan, bizi, göztepemi ligde tutmuştu.
sorarsanız kümede kalmaya mı sevindin, trabzonun şampiyonluğunu görmeye mi? diye... inanın, trabzonsporun şampiyonluğunu gördüğüme daha çok sevinmiştim. çünkü, futbol fani, düşersin çıkarsın... ama, tarihte bir ilke tanıklık etmek, herkese nasip olmuyor.
o günden beri, hayatımın en önemli figürlerinden biridir trabzonspor...
futbolun mucizevi bir spor olduğunu, mütevazi bir kulübün bileği bükülmez devleri dize getirebileceğini, paranın her şey demek olmadığını öğrettiği için... trabzonspor.
ve, bakıyoruz...
siyaseti spora, sporu siyasete alet eden zihniyet ince ayarlar yapmaya çalışıyor. açıkça söylüyor. güya, trabzonsporu yüceltiyor. halbuki, tam tersine, trabzonsporu küçültüyor.
trabzonsporun siyasi sadakaya ihtiyacı yok.
kazanılmış bir kupa, kaybedilmiş bir kupa, trabzonsporun değerini değiştirmez.
ama hakkı bile olsa... verilmiş bir kupa, trabzonspor efsanesinin sonu demektir.
bütün emeklerin, bütün şampiyonlukların unutulur. ilelebet... herkesin aklında bu kalır.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır...
almayın o kupayı! (yılmaz özdil)
değerli trabzonsporlular sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır... almayın o kupayı!
sene, 1976. 23 mayıs. günlerden pazar. izmir alsancak stadı oradaydım henüz 11 yaşında
göztepem zor günler yaşıyor, küme düşmemek için mücadele ediyor, bıçak sırtı puan tablosunda, yüreğimiz pır pır ediyordu... ve, o günkü rakibimiz trabzonspordu.
sezon başında hafif hafif esmeye başlayan rüzgârı herkes hissetmişti ama, kasırgaya dönüşeceğini kimse tahmin etmiyordu. karadeniz fırtınası, önüne geleni yıkıyor, geçiyordu.
çocuğuz ya... her zaman olduğu gibi, hasta altaylı, rahmetli babam tarafından stada getirilmiş, kapıda yeni asırın foto muhabirlerine teslim edilmiş, tribüne değil, sahanın içine, kale arkasındaki yerime oturmuştum. ayıptır söylemesi, babam yeni asırda çalıştığı için, böyle bir torpilim vardı. neyse... hakem ertuğrul dilek, düdüğü çaldı, maç başladı.
doğrusunu isterseniz, şenol güneşin ve o muhteşem defansın gol yemeyeceğini biliyorduk. bir puana razıyız, gol atmasınlar diye dua ediyorduk. gene de umut işte... her atağımızda hop oturup hop kalkıyor, her karşı atakta nefesimizi tutuyorduk. 90 dakika bitti, 0-0.
trabzonspor... şampiyon oldu.
sezonun bitimine bir hafta kala... tarihimizde ilk kez, bir anadolu takımı şampiyon olmuştu.
ve, bu tarihi ana tanıklık etme fırsatı, izmire, izmirlilere, göztepelilere nasip olmuştu
istanbul saltanatına son veren trabzonspor, tarihindeki ilk şampiyonluk turunu izmirde attı.
bugün gibi hatırlıyorum... 20 bin göztepe taraftarı, stadı terk etmedi, trabzonsporu dakikalarca ayakta alkışladı. ahmet suat özyazıcı, kafasında meşhur kasketi, futbolcularının omuzlarında... hayatımda ilk kez trabzon diye orada, o dakikada bağırdım.
bugün halâ, göztepem yoksa, kalbimin trabzon için atması ondan...
bu satırları, trabzonsporlulara hitaben yazma hakkını kendimde görmem de, ondan.
ertesi hafta... trabzonspor, trabzonda formalite maçına çıktı, beşiktaşla 0-0 berabere kaldı. göztepem, izmirde galatasarayla oynadı, 2-0 yendi, kümede kaldı. ankaragücü ve balıkesirspor gitti. trabzondan aldığımız bir puan, bizi, göztepemi ligde tutmuştu.
sorarsanız kümede kalmaya mı sevindin, trabzonun şampiyonluğunu görmeye mi? diye... inanın, trabzonsporun şampiyonluğunu gördüğüme daha çok sevinmiştim. çünkü, futbol fani, düşersin çıkarsın... ama, tarihte bir ilke tanıklık etmek, herkese nasip olmuyor.
o günden beri, hayatımın en önemli figürlerinden biridir trabzonspor...
futbolun mucizevi bir spor olduğunu, mütevazi bir kulübün bileği bükülmez devleri dize getirebileceğini, paranın her şey demek olmadığını öğrettiği için... trabzonspor.
ve, bakıyoruz...
siyaseti spora, sporu siyasete alet eden zihniyet ince ayarlar yapmaya çalışıyor. açıkça söylüyor. güya, trabzonsporu yüceltiyor. halbuki, tam tersine, trabzonsporu küçültüyor.
trabzonsporun siyasi sadakaya ihtiyacı yok.
kazanılmış bir kupa, kaybedilmiş bir kupa, trabzonsporun değerini değiştirmez.
ama hakkı bile olsa... verilmiş bir kupa, trabzonspor efsanesinin sonu demektir.
bütün emeklerin, bütün şampiyonlukların unutulur. ilelebet... herkesin aklında bu kalır.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır...
almayın o kupayı! (yılmaz özdil)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar