bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 146
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi16
- sözlük çiftleştirme servisi11
- ya bi siktirin gidin15
- nick vermeden bir yazara seslen13
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- ulu sözlük telegram grubu12
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi5
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- hangi yazarla çift olursunuz6
- şapka takar mısınız13
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- istanbul12
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- amerikan demokrasisi3
- sarapci koala hatayi12
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- uludağ sözlük sertleşme veritabanı4
- sezen taş7
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası2
- sinek as5
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- bahamalar2
- 2200 yılında nasıl görünürdüm3
- al şu 1 milyonu usd'yi bankaya yatır diyen patron2
- ne sağcıyım sen solcu kartoncuyum kartoncu3
- rüzgarlı havaları seven tip4
- diğer sözlük4
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- kartoncunun halil güneşli olması3
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi9
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- yemek yedikten sonra kusmak9
- ucan tekme atan hipopotam43
- bir kadına hatunum demek3
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı7
- 8 ekim 2026 afyon vali yardımcısının vurulması2
- aşıksan vur gaza şoförsen bas saza2
- nervionun beni engellemesi10
- cemal paşa'nın bölücü torunu2
- bipolar bozukluk3
- özelden aktifim ben diyen yazar4
- karton toplayan bambi2
yılmaz özdilin kaleme aldığı yazıdır. çok haklıdır.
değerli trabzonsporlular sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır... almayın o kupayı!
sene, 1976. 23 mayıs. günlerden pazar. izmir alsancak stadı oradaydım henüz 11 yaşında
göztepem zor günler yaşıyor, küme düşmemek için mücadele ediyor, bıçak sırtı puan tablosunda, yüreğimiz pır pır ediyordu... ve, o günkü rakibimiz trabzonspordu.
sezon başında hafif hafif esmeye başlayan rüzgârı herkes hissetmişti ama, kasırgaya dönüşeceğini kimse tahmin etmiyordu. karadeniz fırtınası, önüne geleni yıkıyor, geçiyordu.
çocuğuz ya... her zaman olduğu gibi, hasta altaylı, rahmetli babam tarafından stada getirilmiş, kapıda yeni asırın foto muhabirlerine teslim edilmiş, tribüne değil, sahanın içine, kale arkasındaki yerime oturmuştum. ayıptır söylemesi, babam yeni asırda çalıştığı için, böyle bir torpilim vardı. neyse... hakem ertuğrul dilek, düdüğü çaldı, maç başladı.
doğrusunu isterseniz, şenol güneşin ve o muhteşem defansın gol yemeyeceğini biliyorduk. bir puana razıyız, gol atmasınlar diye dua ediyorduk. gene de umut işte... her atağımızda hop oturup hop kalkıyor, her karşı atakta nefesimizi tutuyorduk. 90 dakika bitti, 0-0.
trabzonspor... şampiyon oldu.
sezonun bitimine bir hafta kala... tarihimizde ilk kez, bir anadolu takımı şampiyon olmuştu.
ve, bu tarihi ana tanıklık etme fırsatı, izmire, izmirlilere, göztepelilere nasip olmuştu
istanbul saltanatına son veren trabzonspor, tarihindeki ilk şampiyonluk turunu izmirde attı.
bugün gibi hatırlıyorum... 20 bin göztepe taraftarı, stadı terk etmedi, trabzonsporu dakikalarca ayakta alkışladı. ahmet suat özyazıcı, kafasında meşhur kasketi, futbolcularının omuzlarında... hayatımda ilk kez trabzon diye orada, o dakikada bağırdım.
bugün halâ, göztepem yoksa, kalbimin trabzon için atması ondan...
bu satırları, trabzonsporlulara hitaben yazma hakkını kendimde görmem de, ondan.
ertesi hafta... trabzonspor, trabzonda formalite maçına çıktı, beşiktaşla 0-0 berabere kaldı. göztepem, izmirde galatasarayla oynadı, 2-0 yendi, kümede kaldı. ankaragücü ve balıkesirspor gitti. trabzondan aldığımız bir puan, bizi, göztepemi ligde tutmuştu.
sorarsanız kümede kalmaya mı sevindin, trabzonun şampiyonluğunu görmeye mi? diye... inanın, trabzonsporun şampiyonluğunu gördüğüme daha çok sevinmiştim. çünkü, futbol fani, düşersin çıkarsın... ama, tarihte bir ilke tanıklık etmek, herkese nasip olmuyor.
o günden beri, hayatımın en önemli figürlerinden biridir trabzonspor...
futbolun mucizevi bir spor olduğunu, mütevazi bir kulübün bileği bükülmez devleri dize getirebileceğini, paranın her şey demek olmadığını öğrettiği için... trabzonspor.
ve, bakıyoruz...
siyaseti spora, sporu siyasete alet eden zihniyet ince ayarlar yapmaya çalışıyor. açıkça söylüyor. güya, trabzonsporu yüceltiyor. halbuki, tam tersine, trabzonsporu küçültüyor.
trabzonsporun siyasi sadakaya ihtiyacı yok.
kazanılmış bir kupa, kaybedilmiş bir kupa, trabzonsporun değerini değiştirmez.
ama hakkı bile olsa... verilmiş bir kupa, trabzonspor efsanesinin sonu demektir.
bütün emeklerin, bütün şampiyonlukların unutulur. ilelebet... herkesin aklında bu kalır.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır...
almayın o kupayı! (yılmaz özdil)
değerli trabzonsporlular sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır... almayın o kupayı!
sene, 1976. 23 mayıs. günlerden pazar. izmir alsancak stadı oradaydım henüz 11 yaşında
göztepem zor günler yaşıyor, küme düşmemek için mücadele ediyor, bıçak sırtı puan tablosunda, yüreğimiz pır pır ediyordu... ve, o günkü rakibimiz trabzonspordu.
sezon başında hafif hafif esmeye başlayan rüzgârı herkes hissetmişti ama, kasırgaya dönüşeceğini kimse tahmin etmiyordu. karadeniz fırtınası, önüne geleni yıkıyor, geçiyordu.
çocuğuz ya... her zaman olduğu gibi, hasta altaylı, rahmetli babam tarafından stada getirilmiş, kapıda yeni asırın foto muhabirlerine teslim edilmiş, tribüne değil, sahanın içine, kale arkasındaki yerime oturmuştum. ayıptır söylemesi, babam yeni asırda çalıştığı için, böyle bir torpilim vardı. neyse... hakem ertuğrul dilek, düdüğü çaldı, maç başladı.
doğrusunu isterseniz, şenol güneşin ve o muhteşem defansın gol yemeyeceğini biliyorduk. bir puana razıyız, gol atmasınlar diye dua ediyorduk. gene de umut işte... her atağımızda hop oturup hop kalkıyor, her karşı atakta nefesimizi tutuyorduk. 90 dakika bitti, 0-0.
trabzonspor... şampiyon oldu.
sezonun bitimine bir hafta kala... tarihimizde ilk kez, bir anadolu takımı şampiyon olmuştu.
ve, bu tarihi ana tanıklık etme fırsatı, izmire, izmirlilere, göztepelilere nasip olmuştu
istanbul saltanatına son veren trabzonspor, tarihindeki ilk şampiyonluk turunu izmirde attı.
bugün gibi hatırlıyorum... 20 bin göztepe taraftarı, stadı terk etmedi, trabzonsporu dakikalarca ayakta alkışladı. ahmet suat özyazıcı, kafasında meşhur kasketi, futbolcularının omuzlarında... hayatımda ilk kez trabzon diye orada, o dakikada bağırdım.
bugün halâ, göztepem yoksa, kalbimin trabzon için atması ondan...
bu satırları, trabzonsporlulara hitaben yazma hakkını kendimde görmem de, ondan.
ertesi hafta... trabzonspor, trabzonda formalite maçına çıktı, beşiktaşla 0-0 berabere kaldı. göztepem, izmirde galatasarayla oynadı, 2-0 yendi, kümede kaldı. ankaragücü ve balıkesirspor gitti. trabzondan aldığımız bir puan, bizi, göztepemi ligde tutmuştu.
sorarsanız kümede kalmaya mı sevindin, trabzonun şampiyonluğunu görmeye mi? diye... inanın, trabzonsporun şampiyonluğunu gördüğüme daha çok sevinmiştim. çünkü, futbol fani, düşersin çıkarsın... ama, tarihte bir ilke tanıklık etmek, herkese nasip olmuyor.
o günden beri, hayatımın en önemli figürlerinden biridir trabzonspor...
futbolun mucizevi bir spor olduğunu, mütevazi bir kulübün bileği bükülmez devleri dize getirebileceğini, paranın her şey demek olmadığını öğrettiği için... trabzonspor.
ve, bakıyoruz...
siyaseti spora, sporu siyasete alet eden zihniyet ince ayarlar yapmaya çalışıyor. açıkça söylüyor. güya, trabzonsporu yüceltiyor. halbuki, tam tersine, trabzonsporu küçültüyor.
trabzonsporun siyasi sadakaya ihtiyacı yok.
kazanılmış bir kupa, kaybedilmiş bir kupa, trabzonsporun değerini değiştirmez.
ama hakkı bile olsa... verilmiş bir kupa, trabzonspor efsanesinin sonu demektir.
bütün emeklerin, bütün şampiyonlukların unutulur. ilelebet... herkesin aklında bu kalır.
trabzonspor denilen kavram, toki binası değildir, anıttır...
almayın o kupayı! (yılmaz özdil)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar