bugün
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek11
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- nesrin cavadzade9
- hayatın renginin kalmaması7
- true'ya arkadan sahip olmak7
- tanga neden giyilir9
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı4
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik5
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- arapçada ene mi denir ana mı denir3
- yahudi fıkraları6
- yalnız yaşamak6
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı8
- evlenmemeyi başarı olarak görmek7
- koklayarak öpen erkek5
- regl dönemi çirkinliği8
- erecto birader biraderdir hedesi3
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- kesit ötesi ziya2
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- badelenmiş sözlük yazarları7
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- namus takıntısı olan erkek17
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- özgürlükçü eğitim paradoksu2
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- aktroller9
- yeşil burun adaları6
- idealize ettiğin kadının beklediğin gibi çıkmaması3
- ece irtem7
- belçika mısır maçı saat 22 de trt 1 de2
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi6
- sahilde yanına oturan adama sitem eden kadın2
- şu sıralar sözlük kızına kimsenin ilişmemesi3
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak4
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- evli kadınlara asılmak5
- yanık tekerlek kokusu4
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı5
- hangi manifest kızısın7
- şanzımanı dağıtmak2
- futbol9
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması4
- kızın size büyü yaptırdığına dair işaretler5
- ruhu iyileştiren şeyler6
- ankaradaki çıkılamayan yokuş3
- firefox'un esamesinin artık hiç kalmaması2
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar9
tevrat'in ibranicesidir. kelime anlami olarak yasa, kanun demektir.
5 kitaptan oluşur.
Kaka yaptıktan sonra su ile temizlenin yazar.
Torah, Arapça Tevrat'ın ibranice'deki orijinalidir ve ingilizce'ye de böyle geçmiştir. Daha doğrusu Torah sözcüğü, artikelleriyle; ibranice orijinalinde Ha-Torah, ingilizce'de The Torah olarak söylenir.
görsel
görsel
içindeki her mitolojik kıssa, birçok kavme, birçok milletin yaşam serüvenine yayılmış olsa da, tüm bunların bir noktada vecd ve vahdete erişmiş gnostik-mistik kişiler tarafından, tanrının birliği düşüncesinin şekil bulması ve tora'yı bugün algılandığı (ruhani imgelem ve perspektifte ) haliyle meydana getirmesi için allah tarafından yönlendirildiğine inanıyorum. vahiy, evrensel ve tarihsel sürecin tamamına yayılmıştır ve allah'ın ilahi arzusunun taşıyıcısıdır.
bu öz doğru biçimde temsil edilmese bile, müslümanlarda, hristiyanlarda, hindularda da mevcut olabilir.
okumaktan, sorgulamaktan, düşünmekten korkmayın.
her gün patronuyla, eşiyle, çocuklarıyla kavga eden, küfürleşen, birbirini aşağılayıp pataklayan, psikolojik yönden mahvolmuş, fesada uğramış bireylerin beni anlamasını beklemiyorum.
sağlıklı olmayan zihinlerden,
sağlıklı olmayan yaşamlardan,
sağlıklı olmayan toplumlardan sağlıklı inanç ve düşünceler de çıkmayacaktır.
bu öz doğru biçimde temsil edilmese bile, müslümanlarda, hristiyanlarda, hindularda da mevcut olabilir.
okumaktan, sorgulamaktan, düşünmekten korkmayın.
her gün patronuyla, eşiyle, çocuklarıyla kavga eden, küfürleşen, birbirini aşağılayıp pataklayan, psikolojik yönden mahvolmuş, fesada uğramış bireylerin beni anlamasını beklemiyorum.
sağlıklı olmayan zihinlerden,
sağlıklı olmayan yaşamlardan,
sağlıklı olmayan toplumlardan sağlıklı inanç ve düşünceler de çıkmayacaktır.
içerisinde islam ve hristiyanlıktaki şeytan anlatısı yoktur, hristiyanlık bu konsepti zerdüştlük ve diğer dualist öğretilerden almıştır, islam'da cennetten kovulan şeytan kıssasını, isa'yı beşer kabul eden gnostik incil tevilleriyle beraber kuran'a aktarıyor.
Ketuvim-Iyov(Eyüp) - Bölüm 1
Bir adam vardı, Uz ülkesinde yaşayan ve adı Eyüp olan; bu adam samimi ve doğruydu, Tanrı korkusu taşıyan ve kötülükten kaçınan biriydi.
Ona yedi oğul ve üç kız doğdu.
Mallarında yedi bin koyun, üç bin deve, beş yüz öküz takımı, beş yüz dişi eşek ve çok miktarda ürün vardı; ve bu adam Doğu’nun bütün çocuklarından daha büyüktü.
Oğulları, kendi evlerinde sırasıyla ziyafetler düzenler ve üç kız kardeşlerini davet eder, birlikte yemek yer ve içerlerdi.
Ziyafet günleri tamamlandığında, Eyüp onları çağırır ve sabah erkenden tümü için yakmalık sunular sunardı; çünkü Eyüp derdi ki, “Belki oğullarım günah işledi ve kalplerinde Tanrı’yı lanetledi.” Böylece Eyüp her gün bunu yapardı.
O gün geldiğinde, Tanrı’nın melekleri Rab’bin yanında durmaya geldiler, ve Karşıt da onlarla birlikte geldi.
Rab Karşıt’a dedi ki: “Nereden geliyorsun?” Karşıt Rab’be yanıt verdi: “Yeryüzünde gidip gelmekte ve onun üzerinde yürümekteyim.”
Rab Karşıt’a dedi ki: “Hizmetkârım Eyüp’e dikkat ettin mi? Çünkü yeryüzünde onun gibi biri yok; samimi ve doğru bir adam, Tanrı korkusu taşıyan ve kötülükten kaçınan biri.”
Karşıt Rab’be yanıt verdi: “Eyüp boşuna mı Tanrı’dan korkuyor?
Çevresini, ev halkını ve sahip olduğu her şeyi etrafından korumadın mı? Ellerinin emeğini bereketledin ve malları ülkeye yayıldı.
Ama şimdi, elini her şeyine uzatsan, yüzüne karşı Tanrı’yı lanetlemez mi?”
Rab Karşıt’a dedi: “işte sahip olduğu her şey senin elindedir; yalnızca ona elini uzatma.” Karşıt Rab’bin huzurundan ayrıldı.
O gün geldiğinde, oğulları ve kızları büyük oğullarının evinde yemek yer ve şarap içerlerken, bir haberci Eyüp’e geldi ve dedi ki: “Sığırlar sürülüyordu, dişi eşekler de yanlarında otluyordu;
Sheba üzerine geldi, onları aldı ve gençleri kılıçla öldürdü, yalnızca ben kurtuldum ve sana haber vermek için geldim.”
Bunu söylerken, başka biri geldi ve dedi ki: “Gökyüzünden büyük bir ateş düştü, sürüleri ve gençleri yaktı ve yok etti; yalnızca ben kurtuldum ve sana haber vermek için geldim.”
Bunu söylerken, başka biri geldi ve dedi ki: “Kaldealılar üç grup oluşturdu, develer üzerinde yayıldılar ve onları aldılar, gençleri kılıçla öldürdüler; yalnızca ben kurtuldum ve sana haber vermek için geldim.”
Bunu söylerken, başka biri geldi ve dedi ki: “Oğulların ve kızların büyük oğlunun evinde yemek yer ve şarap içerlerken, çölde başka bir taraftan büyük bir rüzgâr geldi ve evin dört köşesine çarptı; ev üzerine çöktü, gençler öldü ve yalnızca ben kurtuldum ve sana haber vermek için geldim.”
Bunun üzerine Eyüp ayağa kalktı, elbisesini yırttı ve saçını yoldu; sonra yere düştü ve secde etti.
Ve dedi ki: “Annemin rahminden çıplak çıktım, oraya çıplak geri döneceğim. Rab verdi, Rab aldı; Rabbin adı kutsal olsun.”
Bütün bunlara rağmen, Eyüp günah işlemedi ve Tanrı’ya haksızlık atfetmedi.
Ketuvim-Iyov(Eyüp) - Bölüm 1
Bir adam vardı, Uz ülkesinde yaşayan ve adı Eyüp olan; bu adam samimi ve doğruydu, Tanrı korkusu taşıyan ve kötülükten kaçınan biriydi.
Ona yedi oğul ve üç kız doğdu.
Mallarında yedi bin koyun, üç bin deve, beş yüz öküz takımı, beş yüz dişi eşek ve çok miktarda ürün vardı; ve bu adam Doğu’nun bütün çocuklarından daha büyüktü.
Oğulları, kendi evlerinde sırasıyla ziyafetler düzenler ve üç kız kardeşlerini davet eder, birlikte yemek yer ve içerlerdi.
Ziyafet günleri tamamlandığında, Eyüp onları çağırır ve sabah erkenden tümü için yakmalık sunular sunardı; çünkü Eyüp derdi ki, “Belki oğullarım günah işledi ve kalplerinde Tanrı’yı lanetledi.” Böylece Eyüp her gün bunu yapardı.
O gün geldiğinde, Tanrı’nın melekleri Rab’bin yanında durmaya geldiler, ve Karşıt da onlarla birlikte geldi.
Rab Karşıt’a dedi ki: “Nereden geliyorsun?” Karşıt Rab’be yanıt verdi: “Yeryüzünde gidip gelmekte ve onun üzerinde yürümekteyim.”
Rab Karşıt’a dedi ki: “Hizmetkârım Eyüp’e dikkat ettin mi? Çünkü yeryüzünde onun gibi biri yok; samimi ve doğru bir adam, Tanrı korkusu taşıyan ve kötülükten kaçınan biri.”
Karşıt Rab’be yanıt verdi: “Eyüp boşuna mı Tanrı’dan korkuyor?
Çevresini, ev halkını ve sahip olduğu her şeyi etrafından korumadın mı? Ellerinin emeğini bereketledin ve malları ülkeye yayıldı.
Ama şimdi, elini her şeyine uzatsan, yüzüne karşı Tanrı’yı lanetlemez mi?”
Rab Karşıt’a dedi: “işte sahip olduğu her şey senin elindedir; yalnızca ona elini uzatma.” Karşıt Rab’bin huzurundan ayrıldı.
O gün geldiğinde, oğulları ve kızları büyük oğullarının evinde yemek yer ve şarap içerlerken, bir haberci Eyüp’e geldi ve dedi ki: “Sığırlar sürülüyordu, dişi eşekler de yanlarında otluyordu;
Sheba üzerine geldi, onları aldı ve gençleri kılıçla öldürdü, yalnızca ben kurtuldum ve sana haber vermek için geldim.”
Bunu söylerken, başka biri geldi ve dedi ki: “Gökyüzünden büyük bir ateş düştü, sürüleri ve gençleri yaktı ve yok etti; yalnızca ben kurtuldum ve sana haber vermek için geldim.”
Bunu söylerken, başka biri geldi ve dedi ki: “Kaldealılar üç grup oluşturdu, develer üzerinde yayıldılar ve onları aldılar, gençleri kılıçla öldürdüler; yalnızca ben kurtuldum ve sana haber vermek için geldim.”
Bunu söylerken, başka biri geldi ve dedi ki: “Oğulların ve kızların büyük oğlunun evinde yemek yer ve şarap içerlerken, çölde başka bir taraftan büyük bir rüzgâr geldi ve evin dört köşesine çarptı; ev üzerine çöktü, gençler öldü ve yalnızca ben kurtuldum ve sana haber vermek için geldim.”
Bunun üzerine Eyüp ayağa kalktı, elbisesini yırttı ve saçını yoldu; sonra yere düştü ve secde etti.
Ve dedi ki: “Annemin rahminden çıplak çıktım, oraya çıplak geri döneceğim. Rab verdi, Rab aldı; Rabbin adı kutsal olsun.”
Bütün bunlara rağmen, Eyüp günah işlemedi ve Tanrı’ya haksızlık atfetmedi.
kıssada geçen ha-satan bütün sure boyunca allah'ın emirlerini ifa ederek, peygamberlerin nefsini sınayan, yargılayan ve ilahi imtihana tabi tutan bi melek (vekil ):
Ketuvim-iyov, bölüm 1, ayet 6:
הַשָּׂטָ֖ן ha satan:
(ha-) → Belirtme artikeli: “the”, yani “o, bu”
שּׂ (shin) → kökün başı, ses olarak “sh”
ט (tet) → kök harfi, “ṭ”
נ (nun) → kök harfi, “n”
Kök: שָׂטָן (satan)
Temel anlam: “karşı koymak, engel olmak, düşmanlık yapmak”
Fiil formu: שָׂטַן (satan) → “düşmanlık etmek, karşı çıkmak”
isim formu: שָּׂטָן (satan) → “karşı çıkan, engel olan, düşman”
O gün geldiğinde, Tanrı’nın melekleri Rab’bin yanında durmaya geldiler, ve Karşıt da onlarla birlikte geldi.
ווַיְהִ֣י הַיּ֔וֹם וַיָּבֹ֙אוּ֙ בְּנֵ֣י הָֽאֱלֹהִ֔ים לְהִתְיַצֵּ֖ב עַל־יְהֹוָ֑ה וַיָּב֥וֹא גַם־הַשָּׂטָ֖ן בְּתוֹכָֽם:
וַיְהִ֣י (vayehi, oldu, meydana geldi) הַיּוֹם (hayom, gün, o gün) וַיָּבֹ֙אוּ (vayavo’u, geldiler, var oldular) בְּנֵי (bnei, oğulları, varisleri) הָאֱלֹהִים (ha-Elohim, Tanrıların, ilahların) לְהִתְיַצֵּב (le-hityatzev, durmak, karşısında durmak, hazır olmak) עַל־יְהֹוָ֑ה (al-Yehovah, Rab’bin önünde, Tanrı’ya karşı) וַיָּב֥וֹא (vayavo, geldi, yaklaştı) גַם־ (gam, ayrıca, de) הַשָּׂטָ֖ן (ha-satan, Şeytan, karşıt) בְּתוֹכָֽם (betokham, aralarında, içlerinde)
görsel
görsel
görsel
Ketuvim-iyov, bölüm 1, ayet 6:
הַשָּׂטָ֖ן ha satan:
(ha-) → Belirtme artikeli: “the”, yani “o, bu”
שּׂ (shin) → kökün başı, ses olarak “sh”
ט (tet) → kök harfi, “ṭ”
נ (nun) → kök harfi, “n”
Kök: שָׂטָן (satan)
Temel anlam: “karşı koymak, engel olmak, düşmanlık yapmak”
Fiil formu: שָׂטַן (satan) → “düşmanlık etmek, karşı çıkmak”
isim formu: שָּׂטָן (satan) → “karşı çıkan, engel olan, düşman”
O gün geldiğinde, Tanrı’nın melekleri Rab’bin yanında durmaya geldiler, ve Karşıt da onlarla birlikte geldi.
ווַיְהִ֣י הַיּ֔וֹם וַיָּבֹ֙אוּ֙ בְּנֵ֣י הָֽאֱלֹהִ֔ים לְהִתְיַצֵּ֖ב עַל־יְהֹוָ֑ה וַיָּב֥וֹא גַם־הַשָּׂטָ֖ן בְּתוֹכָֽם:
וַיְהִ֣י (vayehi, oldu, meydana geldi) הַיּוֹם (hayom, gün, o gün) וַיָּבֹ֙אוּ (vayavo’u, geldiler, var oldular) בְּנֵי (bnei, oğulları, varisleri) הָאֱלֹהִים (ha-Elohim, Tanrıların, ilahların) לְהִתְיַצֵּב (le-hityatzev, durmak, karşısında durmak, hazır olmak) עַל־יְהֹוָ֑ה (al-Yehovah, Rab’bin önünde, Tanrı’ya karşı) וַיָּב֥וֹא (vayavo, geldi, yaklaştı) גַם־ (gam, ayrıca, de) הַשָּׂטָ֖ן (ha-satan, Şeytan, karşıt) בְּתוֹכָֽם (betokham, aralarında, içlerinde)
görsel
görsel
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar