bugün
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması7
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- karton toplayan çocuğun kartonları ne yaptığı3
- doğuda yaşayan yazarlar3
- evlenilmeyecek 4 erkek9
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- insan olmaya ceyrek kala insan olabildi mi sorusu2
- gocu6
- stres yönetimi3
- rüşvet5
- don kişot2
- 1 55lik türk kızının 1 85lik erkek hayal etmesi3
- sokak hayvanları düzenlemesinin ikinci yılı4
- sıkıcı bir yazar olmak2
- gulmekicinyaratilmis11
- tinder3
- kylie minogue5
- opel alman arabası mı sorunsalı4
- true koş4
- napolyon sendromu2
- din3
- kimseyi muhatap edemeyeceğin dertler2
- kuran ı kerim meali6
- tai lung8
- hepinizin agzina biber surcem5
- sözlükte kimsenin kalmaması5
- petrol2
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- mohamed salah ghaly11
- arkadaşlar ben güzel miyim4
- hamburgerin çok abartılması5
- ispanya6
- saldıran köpeğe şma demek4
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur5
- pahalıyı dayanıklı sanmak5
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler6
- lahana turşusu3
- sözlük kızları dans ediyor3
- güzel kızların her zaman haklı olması4
- opel mokka2
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- en büyük aşklar pilav üstü az kuruyla başlar4
- çerçeve yasa9
- orjinalinden iyi coverlar4
- anayasa mahkemesi'nin engelli emekliliği iptali3
- nickten isim tahmini yapmak10
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
yıllardır her inglizce cumlede pas geçtiğim sözcükdür kendileri, 27 senedir çözemedim manalarını. anlatırlar anlatırlar anlamam nedense. ha ama anlamadım da noldu bi tarafımmı eksildi, kesinlikle hayır. gün gelirde ingilterede avam kamarasına falan girersem kaldıracam bu sözcüğü ingilizceden, girmişim hazır avam kamarasına yetkimiz var hafiften madem fransaya da savaş ilan ettim gitti.
(bkz: dallama fransızlar)
(bkz: dallama fransızlar)
edat 1. -den, içinden, bir yanından öbür yanına: She walked through the building. Binanın içinden yürüdü. He came in through the chimney. Bacadan içeriye girdi. 2. arasından: I peered out through the leaves but could see nothing. Yaprakların arasından dışarıya baktım fakat hiçbir şey göremedim. 3. aracılığıyla, vasıtasıyla: I purchased it through a real estate agent. Bir emlakçı vasıtasıyla aldım onu. He spoke through an interpreter. Tercüman aracılığıyla konuştu. 4. yüzünden; sayesinde: It was through no fault of yours. Sizin yüzünüzden değildi. They got this place through hard work. Çok çalışarak buraya sahip oldular. 5. boyunca: He studied German all through the summer. Bütün yaz boyunca Almanca çalıştı. 6. (bir öğenin) içinden: He could fly through the air. Havada uçabilirdi. 7. arasında: I found this while I was looking through some old letters. Bazı eski mektuplara göz atarken bunu buldum. 8.-den -in sonuna kadar: We're open from nine to six Monday through Saturday. Pazartesi ile Pazar günleri arasında saat dokuzdan altıya kadar açığız. 9. (bir gürültünün) arasında, (bir gürültüye) rağmen: He could hear her voice through the roar of the waterfall. Çağlayanın gürültüsü arasında onun sesini duyabiliyordu.
kaynak: ingilizcesözlük.gen
gibi manalara gelen/gelebilen bir şey bu. benim de kabusumdur.
kaynak: ingilizcesözlük.gen
gibi manalara gelen/gelebilen bir şey bu. benim de kabusumdur.
"sıuru" ya yakın bir okunuşu vardır. zevklidir okumak. kendini yıllardır ingilizce konuşuyormuş gibi hissettir adama.
kullanımı hakkında benim de çok sıkıntı yaşadığım kelime. bilenler, açıklayıp öğretmek isteyenler lütfen bana da ulaşsın.
ingilizceden soğutan bir kelimedir. vallahide billahi de adamı soğutuyor bu naçizane kelime. naçizane dediğime bakmasın kimse, aşağılıkça bir kelimedir through nasıl okunduğununda artık bir önemi yok. zaten anlamını bilmiyoruz. bir de troughout var ki evlere şenlik.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar