bugün
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız5
- ruh halini tek cümlede anlatmak8
- karımla evlendiğime bin pişmanım5
- çay koymak mı katmak mı7
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- balıkesir denince akla ilk gelenler8
- irmik helvası4
- en son aldığınız iltifat3
- misafirliğe gitmek iyi değildir3
- tarımdan paradoksa evrim3
- göbek eritme taktikleri3
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- çay katüüm mü daayı3
- ülke whatsapp grubu kurmak3
- sadece sarışın erkek yazarları takip etmem3
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak5
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- ciguli kral4
- kezo osuruğu2
- hindistanlı kızlar5
- büyük aşklar yolculuklarla başlar2
- amerika iran savaşı2
- bulgar ötv si2
- cehaletln cazibesi11
- ben geldim bıldırcın yumurtaları2
- daveigh chase2
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi6
- güne bir şarkı bırak15
- uludagsozluk33
- mony tontana3
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- 19 haziran 2026 kanada katar maçı2
- gazete arşivi3
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- nato zirvesi2
- çok eski erkek arkadaş gurubu2
- görükle2
- allah atatürk ten razı olsun4
- en güzel kahve2
- eş değiştirme nedeniyle travma yaşayan kadın3
- buz gibi süt içmek3
- ciddi ciddi uludağsözlükte aktif olmak3
- pandela4
- aykolik'in ayak bastığı şehirler2
- 19 haziran 2026 meksika güney kore maçı2
- ismail kartal13
yıllardır her inglizce cumlede pas geçtiğim sözcükdür kendileri, 27 senedir çözemedim manalarını. anlatırlar anlatırlar anlamam nedense. ha ama anlamadım da noldu bi tarafımmı eksildi, kesinlikle hayır. gün gelirde ingilterede avam kamarasına falan girersem kaldıracam bu sözcüğü ingilizceden, girmişim hazır avam kamarasına yetkimiz var hafiften madem fransaya da savaş ilan ettim gitti.
(bkz: dallama fransızlar)
(bkz: dallama fransızlar)
edat 1. -den, içinden, bir yanından öbür yanına: She walked through the building. Binanın içinden yürüdü. He came in through the chimney. Bacadan içeriye girdi. 2. arasından: I peered out through the leaves but could see nothing. Yaprakların arasından dışarıya baktım fakat hiçbir şey göremedim. 3. aracılığıyla, vasıtasıyla: I purchased it through a real estate agent. Bir emlakçı vasıtasıyla aldım onu. He spoke through an interpreter. Tercüman aracılığıyla konuştu. 4. yüzünden; sayesinde: It was through no fault of yours. Sizin yüzünüzden değildi. They got this place through hard work. Çok çalışarak buraya sahip oldular. 5. boyunca: He studied German all through the summer. Bütün yaz boyunca Almanca çalıştı. 6. (bir öğenin) içinden: He could fly through the air. Havada uçabilirdi. 7. arasında: I found this while I was looking through some old letters. Bazı eski mektuplara göz atarken bunu buldum. 8.-den -in sonuna kadar: We're open from nine to six Monday through Saturday. Pazartesi ile Pazar günleri arasında saat dokuzdan altıya kadar açığız. 9. (bir gürültünün) arasında, (bir gürültüye) rağmen: He could hear her voice through the roar of the waterfall. Çağlayanın gürültüsü arasında onun sesini duyabiliyordu.
kaynak: ingilizcesözlük.gen
gibi manalara gelen/gelebilen bir şey bu. benim de kabusumdur.
kaynak: ingilizcesözlük.gen
gibi manalara gelen/gelebilen bir şey bu. benim de kabusumdur.
"sıuru" ya yakın bir okunuşu vardır. zevklidir okumak. kendini yıllardır ingilizce konuşuyormuş gibi hissettir adama.
kullanımı hakkında benim de çok sıkıntı yaşadığım kelime. bilenler, açıklayıp öğretmek isteyenler lütfen bana da ulaşsın.
ingilizceden soğutan bir kelimedir. vallahide billahi de adamı soğutuyor bu naçizane kelime. naçizane dediğime bakmasın kimse, aşağılıkça bir kelimedir through nasıl okunduğununda artık bir önemi yok. zaten anlamını bilmiyoruz. bir de troughout var ki evlere şenlik.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar