1. 1.
    bir how i met your mother bölümü.
    (bkz: 05x04)
    sex yapamayacan hancı gibi bir anlamı vardır, how i met your mother'ın kazandırdığı terimlerden biridir.
    1 ... kewell the wizard of oz
  2. 2.
    (bkz: avucunu yalayan hancı)
    3 ... betaesen
  3. 3.
    farklı bir yalnızlık biçimini komik bir şekilde bize anlatmıştır bu bölüm. özellikle 4lü bisiklet yarmıştır beni.
    ... akyurter
  4. 4.
    bedavaya kalacak yer sorununa çözüm bulan yoldur.
    ... ozzybuzzy
  5. 5.
    bu konuda barneyin yazdığı şiir şöyledir;

    T'was the night
    before new year's,
    And the weather grew mean.
    It was 3:00 in the morning,
    And I was stranded in queens.
    The tavern grew empty
    The gas lights grew dim.
    The horse-drawn carriages
    were all but snowed in...

    Last call was approaching,
    And my fortunes looked bleak.
    Then I turned to my left
    And stifled a shriek.
    She had a peach fuzz beard
    And weighed 16 stone.
    She gobbled up hot wings
    And swallowed the bones.
    I muffled a scream
    And threw up in my mouth.
    I asked, "where do you live?"
    And she said,
    "one block south."
    I swallowed my pride
    And six shots of whiskey.
    And prayed to the gods
    That she wasn't too frisky.
    Back in her cave,
    she prepared us a snack.
    'neath her mighty hooves,
    the floorboards did crack.
    But when she returned,
    She found a sound sleeper.
    And thus she became
    The sexless innkeeper.

    türkçesi de şöyledir;

    Yılbaşından bir gece önceydi..
    ve hava gittikçe sertleşiyordu.
    Sabahın üçüydü
    ve Queens'te mahsur kalmıştım.
    Meyhane gittikçe boşalmakta...
    gaz lambalarıysa sönmekteydi.
    Atlı arabalar vardı ama onlar da
    o soğukta hareket edememekteydi.

    Son içkiler verilirken...
    şansım döneceğe benzemiyordu.
    Sonra bir de döndüm soluma ki...
    feryadım içimde boğuldu.
    inceden bir sakalı...
    ve yüzlerce kilosu vardı.
    Silip süpürürken tavuk kanatlarını..
    ihmal etmiyordu kemikleri de yutmayı.
    Çığlığımı bastırıp...
    kustum ağzımın içine.
    Dedim ki ''Nerede oturuyorsun?''
    Dedi ki ''Bir blok ötede.''
    Bıraktım gururumu bir yana...
    ve devirdim altı bardak
    viskiyi yana yana.
    Dua ettim Tanrı'ya...
    kadın çok oynak olmasın diye bana.
    inine gittiğimizde,
    bize aperatif bir şeyler hazırladı.
    Kocaman toynaklarının altında
    döşeme tahtaları çatırdadı.
    Ama döndüğü zaman...
    buldu derin uykuda bir yabancı.
    Böylece o da oldu...
    avucunu yalayan bir hancı.
    2 ... alveral