bugün
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor7
- türk ateisti5
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- yanık akrep dumanı çekmek3
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- zorunlu eğitim5
- dünüşü4
- şimdi mokv olacaktı3
- yunanistan29
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı3
- sabahın köründe denize girmek3
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- en son aldığınız iltifat14
- tekne turu14
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek2
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sevişirken video çekmek11
- eğitimin anlamsızlığı3
- yazarlara gelen son mesaj3
- zor günler sonsuza kadar sürmeyecek2
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- sözlük yazarı dövmek3
- japonya23
- nureddin mahmud zengi2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- gebze2
- gürcistan26
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- cem küçük10
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- balıkesir vs eskişehir2
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- ctrlx22
- gelecek partisi'nin kapanması12
- sözlüğün bitmesi3
- sözlük kızları nerede3
bir how i met your mother bölümü.
(bkz: 05x04)
sex yapamayacan hancı gibi bir anlamı vardır, how i met your mother'ın kazandırdığı terimlerden biridir.
(bkz: 05x04)
sex yapamayacan hancı gibi bir anlamı vardır, how i met your mother'ın kazandırdığı terimlerden biridir.
(bkz: avucunu yalayan hancı)
farklı bir yalnızlık biçimini komik bir şekilde bize anlatmıştır bu bölüm. özellikle 4lü bisiklet yarmıştır beni.
bedavaya kalacak yer sorununa çözüm bulan yoldur.
bu konuda barneyin yazdığı şiir şöyledir;
T'was the night
before new year's,
And the weather grew mean.
It was 3:00 in the morning,
And I was stranded in queens.
The tavern grew empty
The gas lights grew dim.
The horse-drawn carriages
were all but snowed in...
Last call was approaching,
And my fortunes looked bleak.
Then I turned to my left
And stifled a shriek.
She had a peach fuzz beard
And weighed 16 stone.
She gobbled up hot wings
And swallowed the bones.
I muffled a scream
And threw up in my mouth.
I asked, "where do you live?"
And she said,
"one block south."
I swallowed my pride
And six shots of whiskey.
And prayed to the gods
That she wasn't too frisky.
Back in her cave,
she prepared us a snack.
'neath her mighty hooves,
the floorboards did crack.
But when she returned,
She found a sound sleeper.
And thus she became
The sexless innkeeper.
türkçesi de şöyledir;
Yılbaşından bir gece önceydi..
ve hava gittikçe sertleşiyordu.
Sabahın üçüydü
ve Queens'te mahsur kalmıştım.
Meyhane gittikçe boşalmakta...
gaz lambalarıysa sönmekteydi.
Atlı arabalar vardı ama onlar da
o soğukta hareket edememekteydi.
Son içkiler verilirken...
şansım döneceğe benzemiyordu.
Sonra bir de döndüm soluma ki...
feryadım içimde boğuldu.
inceden bir sakalı...
ve yüzlerce kilosu vardı.
Silip süpürürken tavuk kanatlarını..
ihmal etmiyordu kemikleri de yutmayı.
Çığlığımı bastırıp...
kustum ağzımın içine.
Dedim ki ''Nerede oturuyorsun?''
Dedi ki ''Bir blok ötede.''
Bıraktım gururumu bir yana...
ve devirdim altı bardak
viskiyi yana yana.
Dua ettim Tanrı'ya...
kadın çok oynak olmasın diye bana.
inine gittiğimizde,
bize aperatif bir şeyler hazırladı.
Kocaman toynaklarının altında
döşeme tahtaları çatırdadı.
Ama döndüğü zaman...
buldu derin uykuda bir yabancı.
Böylece o da oldu...
avucunu yalayan bir hancı.
T'was the night
before new year's,
And the weather grew mean.
It was 3:00 in the morning,
And I was stranded in queens.
The tavern grew empty
The gas lights grew dim.
The horse-drawn carriages
were all but snowed in...
Last call was approaching,
And my fortunes looked bleak.
Then I turned to my left
And stifled a shriek.
She had a peach fuzz beard
And weighed 16 stone.
She gobbled up hot wings
And swallowed the bones.
I muffled a scream
And threw up in my mouth.
I asked, "where do you live?"
And she said,
"one block south."
I swallowed my pride
And six shots of whiskey.
And prayed to the gods
That she wasn't too frisky.
Back in her cave,
she prepared us a snack.
'neath her mighty hooves,
the floorboards did crack.
But when she returned,
She found a sound sleeper.
And thus she became
The sexless innkeeper.
türkçesi de şöyledir;
Yılbaşından bir gece önceydi..
ve hava gittikçe sertleşiyordu.
Sabahın üçüydü
ve Queens'te mahsur kalmıştım.
Meyhane gittikçe boşalmakta...
gaz lambalarıysa sönmekteydi.
Atlı arabalar vardı ama onlar da
o soğukta hareket edememekteydi.
Son içkiler verilirken...
şansım döneceğe benzemiyordu.
Sonra bir de döndüm soluma ki...
feryadım içimde boğuldu.
inceden bir sakalı...
ve yüzlerce kilosu vardı.
Silip süpürürken tavuk kanatlarını..
ihmal etmiyordu kemikleri de yutmayı.
Çığlığımı bastırıp...
kustum ağzımın içine.
Dedim ki ''Nerede oturuyorsun?''
Dedi ki ''Bir blok ötede.''
Bıraktım gururumu bir yana...
ve devirdim altı bardak
viskiyi yana yana.
Dua ettim Tanrı'ya...
kadın çok oynak olmasın diye bana.
inine gittiğimizde,
bize aperatif bir şeyler hazırladı.
Kocaman toynaklarının altında
döşeme tahtaları çatırdadı.
Ama döndüğü zaman...
buldu derin uykuda bir yabancı.
Böylece o da oldu...
avucunu yalayan bir hancı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar