bugün
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek5
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı16
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- coskuyla sabunlanan pipi9
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata8
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- 20583
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz18
- salata bile yapamayan tip5
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız7
- arkadaşlar cenabet kim3
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- telefona eşini benim karı diye kaydeden erkek3
- egzotikbirkul6
- mandalinanın yanında ekmek yemek2
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar8
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- kolye140
- kekim kabarmıyor uff diye mesaj atan kız4
- kürt kızlarının afet'i devran olması4
- aferin forte2
- lise eteğini saklayan 35 lik abla2
- tuttuğunu koparan kadın3
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- anto'nun beyaz çorabı3
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- dm den mesaj atılan kızın alet fotosu atması3
- türkiye nin en büyük sorunu13
- trabzonspor bu sene çok can yakar3
- arkadaşlar ben sapık mıyım4
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı13
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- bir gun belki hayattan2
- usualsuspects'in ayağı15
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- atatürk ekber atatürk ekber3
- uzaylılar gözlük takıyor mu4
- gina'ya sımsıkı sarılmak2
- fon vurgunu34
- hem kürt hem trabzonsporlu hem milliyetçi olmak4
- zorunlu askerlik ve negatif özgürlük2
- anto'nun ayskları2
- yazarların hayattaki başarıları9
- güzellik göreceli değildir2
- parcalandim toparlanamiyorum36
olay iskenderiye ve çevresinde geçmektedir romanda. felsefi ve inançla alakalı sorgulamalarla bezeli akıcı bir kurgusu vardır eserin.
"Memphis piramitleri tanyeri ağardığında pembe kozalaklar gibi görünürler. Oysa güneş battığı zaman, tutuşan gökyüzü üstünde kara üçgenlere benzerler. Ama onların gerçek varlıklarının özünü kim kavrayabilir?"
"Nesnelerin ancak bir kısmını görebilen insan için kötü, kötüdür. Ama her şeyi bilen, gören Tanrı için kötü, iyidir. Çirkinlik şüphesiz, güzel değildir; ama her şey güzel olsaydı, güzel olmazdı."
Ayrıca şu bölümüyle de beni hayran bırakmıştır :
--spoiler--
Bir kısmında, Paphnuce rüyasında bir 'Silsile Sfenksi'nin kendisini diyar diyar dolaştırıp kayalık ve kızgın küllerle kaplı bir yere götürdüğünü görür :
"
Uçurumun kıyısından eğilip bakan Paphnuce, toprağın bağrından fışkıran alevden bir ırmak gördü. iblisler, kurşuni mor bir ışık eşliğinde ruhlara işkence ediyorlardı... Onca işkenceye katlanan ruhların durgun bir görünümleri vardı. Elinde kral değneği, alnında bez bir şeritle, Homeros'un ruhu gözlerini boşluğa dikmiş, şarkılar söylüyordu. Küçük yeşil iblisler, dudaklarını, boğazını kızgın demirlerle dağlıyordu bu ruhun. Ama Homeros'un ruhu şarkısını kesmiyordu. Az ötede, başında tek tük saçları ağarmış, kabak kafalı, yaşlı Anaxagore, elinde bir pergel, tozların üzerine şekiller çiziyordu. Bir iblis bilgenin düşünmesine engel olmaksızın, usulca kulağına kızgın yağ döküyordu... Bir köşede oturan yaşlı Timocles, başını hayır der gibi sallıyordu. Bir uçurum meleği, gözlerinin altında alevler gezdiriyor, ama Timocles ne meleğe ne de alevlere aldırıyordu...
Bu kez küllü mersin ağaçlarının altında alnı çiçeklerle bezenmiş Nicias'ı Miletli Aspasie ile tartışırken gördü. Yüzlerindeki narin anlatıma bakılırsa aşktan ve felsefeden sözediyorlardı. Üzerlerine yağan ateş yağmuru, serin çiy taneleriydi sanki ve ayakları alevli toprağa, otlara basar gibi rahatça basıyordu.
Bunu gören keşiş Paphnuce çılgınca bir öfkeye kapıldı. Sfenkse doğru döndü, ancak hayvan orada yoktu. Şimdi yüzü peçeli bir kadın duruyordu yerinde. Ve şunları söyledi keşişe : 'Bak da gör, Tanrı'ya bağlı olmayanların sonu bu işte. Şimdi onlar, onları yeryüzünde aldatan iblislerin cehenneminde yaşıyorlar. içine düştükleri bataktan ölüm bile kurtaramadı onları. Tanrı'ya kavuşmak için elbette ki ölmek yetmez. Gerçeği yeryüzünde öğrenemeyenler ölünce hiç öğrenemezler.Bu saldırgan iblisler ölümsüz adaleti yerine getiriyorlar. Ama ruhlar, ne görebiliyor ne de duyabiliyorlar iblisleri. Bütün gerçeklere yabancılar, işkence çektiklerini bile bilmiyorlar. Tanrı bile artık onları ızdırap çekmeye zorlayamaz.'
'Tanrı her şeyi yapabilir,' dedi rahip.
'Tanrı'nın saçmalıklarla alışverişi yoktur,' diye yanıtladı peçeli kadın. 'Onları zamanında aydınlatmak gerekirdi, ancak o zaman cezaya hak kazanırlar, gerçeği zamanında bilebilirlerdi. Tanrı'nın seçkin yaratıklarından olurlardı böylece.'
"
--spoiler--
Paphnuce bunun iblislerden gelen, yanıltıcı bir rüya olduğu kanaatine varıyor**
"Nesnelerin ancak bir kısmını görebilen insan için kötü, kötüdür. Ama her şeyi bilen, gören Tanrı için kötü, iyidir. Çirkinlik şüphesiz, güzel değildir; ama her şey güzel olsaydı, güzel olmazdı."
Ayrıca şu bölümüyle de beni hayran bırakmıştır :
--spoiler--
Bir kısmında, Paphnuce rüyasında bir 'Silsile Sfenksi'nin kendisini diyar diyar dolaştırıp kayalık ve kızgın küllerle kaplı bir yere götürdüğünü görür :
"
Uçurumun kıyısından eğilip bakan Paphnuce, toprağın bağrından fışkıran alevden bir ırmak gördü. iblisler, kurşuni mor bir ışık eşliğinde ruhlara işkence ediyorlardı... Onca işkenceye katlanan ruhların durgun bir görünümleri vardı. Elinde kral değneği, alnında bez bir şeritle, Homeros'un ruhu gözlerini boşluğa dikmiş, şarkılar söylüyordu. Küçük yeşil iblisler, dudaklarını, boğazını kızgın demirlerle dağlıyordu bu ruhun. Ama Homeros'un ruhu şarkısını kesmiyordu. Az ötede, başında tek tük saçları ağarmış, kabak kafalı, yaşlı Anaxagore, elinde bir pergel, tozların üzerine şekiller çiziyordu. Bir iblis bilgenin düşünmesine engel olmaksızın, usulca kulağına kızgın yağ döküyordu... Bir köşede oturan yaşlı Timocles, başını hayır der gibi sallıyordu. Bir uçurum meleği, gözlerinin altında alevler gezdiriyor, ama Timocles ne meleğe ne de alevlere aldırıyordu...
Bu kez küllü mersin ağaçlarının altında alnı çiçeklerle bezenmiş Nicias'ı Miletli Aspasie ile tartışırken gördü. Yüzlerindeki narin anlatıma bakılırsa aşktan ve felsefeden sözediyorlardı. Üzerlerine yağan ateş yağmuru, serin çiy taneleriydi sanki ve ayakları alevli toprağa, otlara basar gibi rahatça basıyordu.
Bunu gören keşiş Paphnuce çılgınca bir öfkeye kapıldı. Sfenkse doğru döndü, ancak hayvan orada yoktu. Şimdi yüzü peçeli bir kadın duruyordu yerinde. Ve şunları söyledi keşişe : 'Bak da gör, Tanrı'ya bağlı olmayanların sonu bu işte. Şimdi onlar, onları yeryüzünde aldatan iblislerin cehenneminde yaşıyorlar. içine düştükleri bataktan ölüm bile kurtaramadı onları. Tanrı'ya kavuşmak için elbette ki ölmek yetmez. Gerçeği yeryüzünde öğrenemeyenler ölünce hiç öğrenemezler.Bu saldırgan iblisler ölümsüz adaleti yerine getiriyorlar. Ama ruhlar, ne görebiliyor ne de duyabiliyorlar iblisleri. Bütün gerçeklere yabancılar, işkence çektiklerini bile bilmiyorlar. Tanrı bile artık onları ızdırap çekmeye zorlayamaz.'
'Tanrı her şeyi yapabilir,' dedi rahip.
'Tanrı'nın saçmalıklarla alışverişi yoktur,' diye yanıtladı peçeli kadın. 'Onları zamanında aydınlatmak gerekirdi, ancak o zaman cezaya hak kazanırlar, gerçeği zamanında bilebilirlerdi. Tanrı'nın seçkin yaratıklarından olurlardı böylece.'
"
--spoiler--
Paphnuce bunun iblislerden gelen, yanıltıcı bir rüya olduğu kanaatine varıyor**
thais helene nin farklı bir çağda ve zamanda ortaya çıkan yüzüdür.
keşiş paphnuce u dinden imandan çıkaran hafif meşrep kadındır roman'da.
keşiş paphnuce u dinden imandan çıkaran hafif meşrep kadındır roman'da.
Bedensel haz ve zevklerden vazgeçmek insanı mutlu eder mi, ona manevi huzur verir mi? sorusunu arayan, nobel ödüllü yazara ait kitap.
anatole france nin en çok bilinen romanlarından biridir. yazarın bu eseri 1890 da çıkmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar