bugün
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması31
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı16
- hewal ebo9
- ecevit denince akla gelen şeyler22
- miçotakis'in bm de türkiye mesajı6
- orospu çocuğu abdullah öcalan5
- cuma günü akşam tek başına yapılacak aktiviteler7
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- ateist bir erkekle evlenir miydiniz2
- simko315
- dikili bir ağacının olmaması2
- nick vermeden bir yazara seslen6
- mustafa kemal atatürk3
- cedidacer7
- cuma akşamı istanbul trafiği2
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- ölüm orucu5
- cuma akşam evde kalan yazarlar2
- karnıkara2
- apoya küfür edince deliren akpli2
- manifest6
- allah bize salat etti3
- sözlükte ki türk düşmanları10
- rakıya verilen paranın göze batmaması5
- istiklal caddesi2
- memduh bashgan10
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- türkiye 0 7 fransa5
- atatürk diyor ki12
- çok şükür ki atatürkçü ve tırk değilim5
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- türk olmayan türkler5
- ölen birini özlemek2
- israil azerbaycan kardeşliği4
- türklerin dinsiz bir millet olması4
- ligin ilk ikisinde amedspor'un ve cimbomun olması3
- dişimi acaba lan bu2
- tarih kitaplarının aşırı yalandan ibaret olması4
- roman çöpü hagi4
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek6
- true'nun silik olması2
- meksika açmazı macerası7
- peçe2
- devşirme orta asya köpeği memduh4
- kürt memduh4
- etzincan kürdü memduh4
- pkklı aileleri2
- esat oktay yıldıran3
- bölücüye sövdük diye çaylak olmak3
- siber devrim2
"Memphis piramitleri tanyeri ağardığında pembe kozalaklar gibi görünürler. Oysa güneş battığı zaman, tutuşan gökyüzü üstünde kara üçgenlere benzerler. Ama onların gerçek varlıklarının özünü kim kavrayabilir?"
"Nesnelerin ancak bir kısmını görebilen insan için kötü, kötüdür. Ama her şeyi bilen, gören Tanrı için kötü, iyidir. Çirkinlik şüphesiz, güzel değildir; ama her şey güzel olsaydı, güzel olmazdı."
Ayrıca şu bölümüyle de beni hayran bırakmıştır :
--spoiler--
Bir kısmında, Paphnuce rüyasında bir 'Silsile Sfenksi'nin kendisini diyar diyar dolaştırıp kayalık ve kızgın küllerle kaplı bir yere götürdüğünü görür :
"
Uçurumun kıyısından eğilip bakan Paphnuce, toprağın bağrından fışkıran alevden bir ırmak gördü. iblisler, kurşuni mor bir ışık eşliğinde ruhlara işkence ediyorlardı... Onca işkenceye katlanan ruhların durgun bir görünümleri vardı. Elinde kral değneği, alnında bez bir şeritle, Homeros'un ruhu gözlerini boşluğa dikmiş, şarkılar söylüyordu. Küçük yeşil iblisler, dudaklarını, boğazını kızgın demirlerle dağlıyordu bu ruhun. Ama Homeros'un ruhu şarkısını kesmiyordu. Az ötede, başında tek tük saçları ağarmış, kabak kafalı, yaşlı Anaxagore, elinde bir pergel, tozların üzerine şekiller çiziyordu. Bir iblis bilgenin düşünmesine engel olmaksızın, usulca kulağına kızgın yağ döküyordu... Bir köşede oturan yaşlı Timocles, başını hayır der gibi sallıyordu. Bir uçurum meleği, gözlerinin altında alevler gezdiriyor, ama Timocles ne meleğe ne de alevlere aldırıyordu...
Bu kez küllü mersin ağaçlarının altında alnı çiçeklerle bezenmiş Nicias'ı Miletli Aspasie ile tartışırken gördü. Yüzlerindeki narin anlatıma bakılırsa aşktan ve felsefeden sözediyorlardı. Üzerlerine yağan ateş yağmuru, serin çiy taneleriydi sanki ve ayakları alevli toprağa, otlara basar gibi rahatça basıyordu.
Bunu gören keşiş Paphnuce çılgınca bir öfkeye kapıldı. Sfenkse doğru döndü, ancak hayvan orada yoktu. Şimdi yüzü peçeli bir kadın duruyordu yerinde. Ve şunları söyledi keşişe : 'Bak da gör, Tanrı'ya bağlı olmayanların sonu bu işte. Şimdi onlar, onları yeryüzünde aldatan iblislerin cehenneminde yaşıyorlar. içine düştükleri bataktan ölüm bile kurtaramadı onları. Tanrı'ya kavuşmak için elbette ki ölmek yetmez. Gerçeği yeryüzünde öğrenemeyenler ölünce hiç öğrenemezler.Bu saldırgan iblisler ölümsüz adaleti yerine getiriyorlar. Ama ruhlar, ne görebiliyor ne de duyabiliyorlar iblisleri. Bütün gerçeklere yabancılar, işkence çektiklerini bile bilmiyorlar. Tanrı bile artık onları ızdırap çekmeye zorlayamaz.'
'Tanrı her şeyi yapabilir,' dedi rahip.
'Tanrı'nın saçmalıklarla alışverişi yoktur,' diye yanıtladı peçeli kadın. 'Onları zamanında aydınlatmak gerekirdi, ancak o zaman cezaya hak kazanırlar, gerçeği zamanında bilebilirlerdi. Tanrı'nın seçkin yaratıklarından olurlardı böylece.'
"
--spoiler--
Paphnuce bunun iblislerden gelen, yanıltıcı bir rüya olduğu kanaatine varıyor**
"Nesnelerin ancak bir kısmını görebilen insan için kötü, kötüdür. Ama her şeyi bilen, gören Tanrı için kötü, iyidir. Çirkinlik şüphesiz, güzel değildir; ama her şey güzel olsaydı, güzel olmazdı."
Ayrıca şu bölümüyle de beni hayran bırakmıştır :
--spoiler--
Bir kısmında, Paphnuce rüyasında bir 'Silsile Sfenksi'nin kendisini diyar diyar dolaştırıp kayalık ve kızgın küllerle kaplı bir yere götürdüğünü görür :
"
Uçurumun kıyısından eğilip bakan Paphnuce, toprağın bağrından fışkıran alevden bir ırmak gördü. iblisler, kurşuni mor bir ışık eşliğinde ruhlara işkence ediyorlardı... Onca işkenceye katlanan ruhların durgun bir görünümleri vardı. Elinde kral değneği, alnında bez bir şeritle, Homeros'un ruhu gözlerini boşluğa dikmiş, şarkılar söylüyordu. Küçük yeşil iblisler, dudaklarını, boğazını kızgın demirlerle dağlıyordu bu ruhun. Ama Homeros'un ruhu şarkısını kesmiyordu. Az ötede, başında tek tük saçları ağarmış, kabak kafalı, yaşlı Anaxagore, elinde bir pergel, tozların üzerine şekiller çiziyordu. Bir iblis bilgenin düşünmesine engel olmaksızın, usulca kulağına kızgın yağ döküyordu... Bir köşede oturan yaşlı Timocles, başını hayır der gibi sallıyordu. Bir uçurum meleği, gözlerinin altında alevler gezdiriyor, ama Timocles ne meleğe ne de alevlere aldırıyordu...
Bu kez küllü mersin ağaçlarının altında alnı çiçeklerle bezenmiş Nicias'ı Miletli Aspasie ile tartışırken gördü. Yüzlerindeki narin anlatıma bakılırsa aşktan ve felsefeden sözediyorlardı. Üzerlerine yağan ateş yağmuru, serin çiy taneleriydi sanki ve ayakları alevli toprağa, otlara basar gibi rahatça basıyordu.
Bunu gören keşiş Paphnuce çılgınca bir öfkeye kapıldı. Sfenkse doğru döndü, ancak hayvan orada yoktu. Şimdi yüzü peçeli bir kadın duruyordu yerinde. Ve şunları söyledi keşişe : 'Bak da gör, Tanrı'ya bağlı olmayanların sonu bu işte. Şimdi onlar, onları yeryüzünde aldatan iblislerin cehenneminde yaşıyorlar. içine düştükleri bataktan ölüm bile kurtaramadı onları. Tanrı'ya kavuşmak için elbette ki ölmek yetmez. Gerçeği yeryüzünde öğrenemeyenler ölünce hiç öğrenemezler.Bu saldırgan iblisler ölümsüz adaleti yerine getiriyorlar. Ama ruhlar, ne görebiliyor ne de duyabiliyorlar iblisleri. Bütün gerçeklere yabancılar, işkence çektiklerini bile bilmiyorlar. Tanrı bile artık onları ızdırap çekmeye zorlayamaz.'
'Tanrı her şeyi yapabilir,' dedi rahip.
'Tanrı'nın saçmalıklarla alışverişi yoktur,' diye yanıtladı peçeli kadın. 'Onları zamanında aydınlatmak gerekirdi, ancak o zaman cezaya hak kazanırlar, gerçeği zamanında bilebilirlerdi. Tanrı'nın seçkin yaratıklarından olurlardı böylece.'
"
--spoiler--
Paphnuce bunun iblislerden gelen, yanıltıcı bir rüya olduğu kanaatine varıyor**
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar