bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    etki etmek, etkilemek.
    ... asiti kaçmış kola
  2. 2.
    Tesir, ruhçulukta, okültizmde, mistisizmde, teozofide, ezoterizmde ve parapsikolojide kendisini niteleyen sıfata göre özel anlamlar kazanan, geniş bir kullanım alanı olan genel bir terimdir. Tesir sözcüğünün kullanımıyla bu alanlarda oluşturulmuş başlıca terimler olarak ruhsal tesir, ilâhî tesir, astral tesir, maddi tesir, psişik tesir, majik tesir, manyetik tesir, telepatik tesir, vicdani tesir, nefsani tesir, müspet tesir, menfi tesir, tesir kuşakları, tesir kademeleri ve tesir konisi terimleri sayılabilir.
    -1 ... bluedream
  3. 3.
    etki anlamında olsa da yukarıda viki'den araklayan arkadaşın belirttiği gibi ruhçulukta, mistisizmde vs. vs. çook derin anlamlari ve uygulama alanlari vardir. kuantum fiziği* yorumlanırken içinden çıkılamayan durumlarda kendisine hep göz kırpılır, pas atılır, öpücük bile gönderilir.*
    1 ... timhogly
  4. 4.
    Bir tiyatro oyunudur ve bu oyunla Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu ödülünü Aslı Yılmaz almistir.

    ayrintili bilgi icin: http://www.afife.org
    ... mithra
  5. 5.
    (bkz: te sir)

    Bir şeyde eser ve nişane bırakma.
    Vasıfları ve halleri değiştirme.
    işleme, dokuma, iz bırakma.
    içe işleme.
    Kederlenme.

    Esbaba te'sir-i hakiki verilmemiş. Vahdet ve celâl öyle ister. Lâkin mülk cihetinde esbab dest-i kudrete perde olmuştur. izzet ve azamet öyle ister. Tâ, nazar-ı zâhirde, dest-i kudret mülk cihetindeki umûr-u hasise ile mübaşir görülmesin. M.)(Kevn ve vücud sahasında durup, ahval-i âleme dikkat eden adam, hadsî bir sür'atle anlar ki: Te'sir ve fâiliyet lâtif, nurani, mücerred olan şeylerin şe'ni olduğu gibi; infial, kabiliyet, teessür de maddi, kesif, cismani şeylerin hassasıdır. Evet misal olarak semadaki nur ile yerdeki şu kocaman dağa bak. O nur semâda iken ziyâsiyle yerde iş görür, faaliyettedir. O dağ ise, azametiyle beraber faaliyetsiz yerinde oturuyor. Ne bir tesiri var ve ne de bir fiili var.Ve keza, eşya arasında vukua gelen fiillerden anlaşılıyor ki, hangi bir şey lâtif, nurani ise, sebep ve fâil olmaya kesb-i liyakat eder. Kesafeti nisbetinde de infial ve müsebbebiyet mertebesine yakışıyor. Bundan anlaşılıyor ki, esbab-ı zâhiriyenin Hâlikıyla, müsebbebatın mucidi, ancak ve ancak Nur-ül-Envar, Sâni-i Ezelî'dir. M.N.

    http://www.sorularlarisal...ek_izah_eder_misiniz.html
    ... aussteller