bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- bana gel film izleriz diyen erkek14
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması14
- arkadaşlar nasılsınız9
- kavalali mehmet ali pasa3
- sözlük yazarlarına bir şey söyle7
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri5
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- mekke anlaşması11
- kendine bir soru sor5
- cansever18
- gratisin içini merak etmek4
- insan sevmemek6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- sokakta kavga teknikleri2
- sözlüğün kırbacı5
- recep tayyip erdoğan3
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler3
- simko317
- pkklı anaları3
- merfulu2
- kafamın içindeki sesler5
- tavuk pilav4
- kitabını sikerim2
- küçük bir ilçede yaşamak2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam2
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- hewal ebo9
- nick vermeden bir yazara seslen3
- sarapci koala7
- futbol24
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- behzat ç şule2
- victor osimhen9
- günlük tutan erkek13
- bazı boklar yenildi2
- ümit özdağ6
- kek yiyen erkek3
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- tai lung16
- samsunspor4
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- kamos5
Kırım Tatarlarının Hıdrellez sonrası kutladıkları bir bahar bayramıdır.
21 Mart'ta başlayarak 20 Haziran'da sona eren bahar faslının tam ortası olan 6 Mayıs günü (eski 23 Nisan) gününe "yeşillik günü" denilmiştir. Mayıs ayının ilk günlerinde bitkilerin yeşillenmesi son haddini bulur. Bu günler kalpleri neşe ile dolduran, gönülleri coşturan en güzel günlerdir.
6 Mayıs (eski 23 Nisan) günü Hıdrellez'dir. Kırım Türklerinin diline bu söz "Kıdırlez" şeklinde girmiş ve kökleşmiştir. ihtiyarlar, ölümsüzlüğe kavuşmuş olduğuna inanılan ilyas Peygamber'in o günde çölleri, tarlaları dolaşmaya çıktığını ve bazı kimselere, güzel, islâmi ve insani amelleriyle Allah'a yaklaşmış, Allah sevgisini kazanmış olan müminlere göründüğünü söylerlerdi. Halkımız bu peygambere "Hıdırnebi" / Kıdırnebi ve "Hıdır ilyas" dahi der. Bunu görmek şerefine nail olan kimsenin bütün arzularının yerine geleceğine inanılırdı.
Eskiden halkımız günlerin hesabını Hıdrellez ve Kasım ile tutardı. Birçok işlerinde bunlardan birisini işin başlangıcı, diğerini ise sonu sayardı. Fakir zengine çırak veya çoban olarak yanaşırken "Hıdrellez'den Kasım'a kadar" yahut "Kasım'dan Hıdrellez'e kadar" diye bir sözleşme olurdu aralarında. Bu, altı ay için bir anlaşma sayılırdı. Bir sene için de yapılırdı bazen anlaşmalar. O vakit "Hıdrellez'den Hıdrellez'e" yahut "Kasım'dan Kasım'a" denilirdi. Düğün ve nişanların günleri de çok kezler "Hıdrellez'in haftasına" veya "Kasım'dan iki hafta evvel" diye kararlaştırılırdı.
Dobruca Kırım Türkleri Hıdrellez / Kıdırlez gününü bir dini bayram gibi kutlarlar. O gün için ayrıca beslenmiş kuzular kesilir. Her evde "maylı kalakay" (yağlı çörek) pişirilir. Öğle namazından evvel kalabalık sayıda camiye gelirler, kurbanlar bağışlarlar, Ulu Tanrıya yalvarırlar. Öğle namazını eda ettikten sonra, cami avlusunun bir köşesinde, yeşil çimen üstünde otururlar ; maddi durumları iyi olanların o günün şerefine ve ölülerinin ruhlarının şadlığı için gönderdikleri semiz kuzu etini, pek lezzetli kuzu sorpasını, kürpe botkasını (bulgur pilâvını), sütlaşı ve maylı kalakayı yerler, adamakıllı doyarlar ; verdiği nimetler için Yüce Mevlâ'ya şükrederler. Zenginler fakirlerin evlerine de gönderirler et ve yemek. herkes doya doya yemelidir Allah'ın verdiği nimetlerden Hıdrellez /Kıdırlez günü. Eskiden, öğretmen, okuldaki bütün öğrencileri de getirirdi Hıdrellez duasına ve sofrasına... ilâhiler okurlardı çocuklar. Hıdrellez günü işlenen hayırların, yürekten kopan yalvarışların mutlaka Allah indinde makbule geçeceğine inancı vardır halkımızın...
Hıdrellez'den sonra gelen ilk Cuma günü "Tepreş" günü olarak kararlaştırılmıştı. Hıdrellez Cuma gününe rastlarsa, bu pek iyi bir alâmet addedilirdi. "Kıdırlez Cuması" dahi derlerdi bu güne. "Tepreş" kelimesinin canlanmak, hareketlenmek manasına gelen depreşmek (tepreşmek) fiilinden türediği düşünülmektedir. Ayrıca bir başka fikre göre Arapçada, kırlara çıkarak gezinti yapmak, ferahlamak anlamına gelen "teferrüc" sözü Kırım Türkleri şivesine "tepreş" şeklinde girmiş ve yerleşmiş olacak ki, bu da aynı manayı ifade eder. Senenin en güzel günlerinden bir günde, yeşillikler ve türlü renkte hoş kokulu çiçekler arasında dönüp dolaşmak, gezinmek elbette neşelendirir insanı... Yeşil çimen üstünde temiz ilkbahar havasını, kır havasını doya doya teneffüs etmek elbette ferahlandırır yürekleri... Yeşillenmiş ve çiçek açmış ağaçların gölgesinde uzanarak, kuşların güzel sesini, tatlı cıvıltılarını dinlemek elbette coşturur gönülleri...
işte, tepreş budur... Neşe günüdür, ferahlanma, sevinme günüdür...
http://www.kirimdernegi.o...en.asp?sayi=13&yazi=4
6 Mayıs (eski 23 Nisan) günü Hıdrellez'dir. Kırım Türklerinin diline bu söz "Kıdırlez" şeklinde girmiş ve kökleşmiştir. ihtiyarlar, ölümsüzlüğe kavuşmuş olduğuna inanılan ilyas Peygamber'in o günde çölleri, tarlaları dolaşmaya çıktığını ve bazı kimselere, güzel, islâmi ve insani amelleriyle Allah'a yaklaşmış, Allah sevgisini kazanmış olan müminlere göründüğünü söylerlerdi. Halkımız bu peygambere "Hıdırnebi" / Kıdırnebi ve "Hıdır ilyas" dahi der. Bunu görmek şerefine nail olan kimsenin bütün arzularının yerine geleceğine inanılırdı.
Eskiden halkımız günlerin hesabını Hıdrellez ve Kasım ile tutardı. Birçok işlerinde bunlardan birisini işin başlangıcı, diğerini ise sonu sayardı. Fakir zengine çırak veya çoban olarak yanaşırken "Hıdrellez'den Kasım'a kadar" yahut "Kasım'dan Hıdrellez'e kadar" diye bir sözleşme olurdu aralarında. Bu, altı ay için bir anlaşma sayılırdı. Bir sene için de yapılırdı bazen anlaşmalar. O vakit "Hıdrellez'den Hıdrellez'e" yahut "Kasım'dan Kasım'a" denilirdi. Düğün ve nişanların günleri de çok kezler "Hıdrellez'in haftasına" veya "Kasım'dan iki hafta evvel" diye kararlaştırılırdı.
Dobruca Kırım Türkleri Hıdrellez / Kıdırlez gününü bir dini bayram gibi kutlarlar. O gün için ayrıca beslenmiş kuzular kesilir. Her evde "maylı kalakay" (yağlı çörek) pişirilir. Öğle namazından evvel kalabalık sayıda camiye gelirler, kurbanlar bağışlarlar, Ulu Tanrıya yalvarırlar. Öğle namazını eda ettikten sonra, cami avlusunun bir köşesinde, yeşil çimen üstünde otururlar ; maddi durumları iyi olanların o günün şerefine ve ölülerinin ruhlarının şadlığı için gönderdikleri semiz kuzu etini, pek lezzetli kuzu sorpasını, kürpe botkasını (bulgur pilâvını), sütlaşı ve maylı kalakayı yerler, adamakıllı doyarlar ; verdiği nimetler için Yüce Mevlâ'ya şükrederler. Zenginler fakirlerin evlerine de gönderirler et ve yemek. herkes doya doya yemelidir Allah'ın verdiği nimetlerden Hıdrellez /Kıdırlez günü. Eskiden, öğretmen, okuldaki bütün öğrencileri de getirirdi Hıdrellez duasına ve sofrasına... ilâhiler okurlardı çocuklar. Hıdrellez günü işlenen hayırların, yürekten kopan yalvarışların mutlaka Allah indinde makbule geçeceğine inancı vardır halkımızın...
Hıdrellez'den sonra gelen ilk Cuma günü "Tepreş" günü olarak kararlaştırılmıştı. Hıdrellez Cuma gününe rastlarsa, bu pek iyi bir alâmet addedilirdi. "Kıdırlez Cuması" dahi derlerdi bu güne. "Tepreş" kelimesinin canlanmak, hareketlenmek manasına gelen depreşmek (tepreşmek) fiilinden türediği düşünülmektedir. Ayrıca bir başka fikre göre Arapçada, kırlara çıkarak gezinti yapmak, ferahlamak anlamına gelen "teferrüc" sözü Kırım Türkleri şivesine "tepreş" şeklinde girmiş ve yerleşmiş olacak ki, bu da aynı manayı ifade eder. Senenin en güzel günlerinden bir günde, yeşillikler ve türlü renkte hoş kokulu çiçekler arasında dönüp dolaşmak, gezinmek elbette neşelendirir insanı... Yeşil çimen üstünde temiz ilkbahar havasını, kır havasını doya doya teneffüs etmek elbette ferahlandırır yürekleri... Yeşillenmiş ve çiçek açmış ağaçların gölgesinde uzanarak, kuşların güzel sesini, tatlı cıvıltılarını dinlemek elbette coşturur gönülleri...
işte, tepreş budur... Neşe günüdür, ferahlanma, sevinme günüdür...
http://www.kirimdernegi.o...en.asp?sayi=13&yazi=4
Kazan Tatarlarınca "sabantuy (=saban toyu)" olarak adlandırılıp, Kırım Tatarlarınca da "tepreş" şeklinde anılan bu Tatar etkinliği, gözlemlediğim kadarıyla kültür aktarımı konusunda pek de başarılı değil. Dün, Eskişehir'de katıldığım tepreşte, Tatar kültürü adına kayda değer şeyler bulamadım. Eller havaya tarzı Türkçe müziklerin seslendirildiği bu şenlikte, işittiğim birkaç Tatarca sözcük, tokta-mak, kureş-mek oldu ki, bunları o tepreşten önce de biliyordum. Yani benim gibi Tatarca öğrenmek isteyenler varsa, internetten şarkı türkü videosu izlemek bile daha faydalı olur kanısındayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar