bugün
- sözlük kızlarının kekleri24
- kürdistan7
- ak partililerin apoya villa yaptırması35
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- dantelli sütyen takan erkek12
- peynir helvası4
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- sözlükte ki gay başlıkları5
- etli biber dolması3
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek5
- sen dost ararsan koş mevlana ya5
- ölümsüzlük var2
- uludağ sözlük ün bugları3
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak2
- türk açılımı5
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam3
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- kekini yerim senin diyen erkek3
- mehdi'nin türkiye'yi en ileri götüreceği gerçeği3
- neme lazım diyen erkek6
- erkekle kadının arkadaş olması5
- festivalde iskender kapışan sözlük erkeği2
- dindarların çoğunun fakir olması7
- yesene beni diyen kız9
- sütyen kelimesindeki süt3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- filenin sultanları'nın siklenmemesi4
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- sözlük yazarlarının ödediği kira bedeli2
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- klip çekmesinler diye boş fabrikaya köpek bağlamak3
- ölümden korkuyor musunuz17
- renault toros4
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket3
- yıkadığın perdeleri takmak istiyorum2
- topkapı sarayı2
- 19 eylül 20263
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- müstehcenlik soruşturmaları3
- taşacak bu deniz dizisi3
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- kıyıcı yazarlar2
- palamut7
- intihar düşüncesi7
- feto'nun kamu gizli yapılanmasına operasyon3
- diyarbakır2
- ölüm korkusundan ölmek3
21 Mart'ta başlayarak 20 Haziran'da sona eren bahar faslının tam ortası olan 6 Mayıs günü (eski 23 Nisan) gününe "yeşillik günü" denilmiştir. Mayıs ayının ilk günlerinde bitkilerin yeşillenmesi son haddini bulur. Bu günler kalpleri neşe ile dolduran, gönülleri coşturan en güzel günlerdir.
6 Mayıs (eski 23 Nisan) günü Hıdrellez'dir. Kırım Türklerinin diline bu söz "Kıdırlez" şeklinde girmiş ve kökleşmiştir. ihtiyarlar, ölümsüzlüğe kavuşmuş olduğuna inanılan ilyas Peygamber'in o günde çölleri, tarlaları dolaşmaya çıktığını ve bazı kimselere, güzel, islâmi ve insani amelleriyle Allah'a yaklaşmış, Allah sevgisini kazanmış olan müminlere göründüğünü söylerlerdi. Halkımız bu peygambere "Hıdırnebi" / Kıdırnebi ve "Hıdır ilyas" dahi der. Bunu görmek şerefine nail olan kimsenin bütün arzularının yerine geleceğine inanılırdı.
Eskiden halkımız günlerin hesabını Hıdrellez ve Kasım ile tutardı. Birçok işlerinde bunlardan birisini işin başlangıcı, diğerini ise sonu sayardı. Fakir zengine çırak veya çoban olarak yanaşırken "Hıdrellez'den Kasım'a kadar" yahut "Kasım'dan Hıdrellez'e kadar" diye bir sözleşme olurdu aralarında. Bu, altı ay için bir anlaşma sayılırdı. Bir sene için de yapılırdı bazen anlaşmalar. O vakit "Hıdrellez'den Hıdrellez'e" yahut "Kasım'dan Kasım'a" denilirdi. Düğün ve nişanların günleri de çok kezler "Hıdrellez'in haftasına" veya "Kasım'dan iki hafta evvel" diye kararlaştırılırdı.
Dobruca Kırım Türkleri Hıdrellez / Kıdırlez gününü bir dini bayram gibi kutlarlar. O gün için ayrıca beslenmiş kuzular kesilir. Her evde "maylı kalakay" (yağlı çörek) pişirilir. Öğle namazından evvel kalabalık sayıda camiye gelirler, kurbanlar bağışlarlar, Ulu Tanrıya yalvarırlar. Öğle namazını eda ettikten sonra, cami avlusunun bir köşesinde, yeşil çimen üstünde otururlar ; maddi durumları iyi olanların o günün şerefine ve ölülerinin ruhlarının şadlığı için gönderdikleri semiz kuzu etini, pek lezzetli kuzu sorpasını, kürpe botkasını (bulgur pilâvını), sütlaşı ve maylı kalakayı yerler, adamakıllı doyarlar ; verdiği nimetler için Yüce Mevlâ'ya şükrederler. Zenginler fakirlerin evlerine de gönderirler et ve yemek. herkes doya doya yemelidir Allah'ın verdiği nimetlerden Hıdrellez /Kıdırlez günü. Eskiden, öğretmen, okuldaki bütün öğrencileri de getirirdi Hıdrellez duasına ve sofrasına... ilâhiler okurlardı çocuklar. Hıdrellez günü işlenen hayırların, yürekten kopan yalvarışların mutlaka Allah indinde makbule geçeceğine inancı vardır halkımızın...
Hıdrellez'den sonra gelen ilk Cuma günü "Tepreş" günü olarak kararlaştırılmıştı. Hıdrellez Cuma gününe rastlarsa, bu pek iyi bir alâmet addedilirdi. "Kıdırlez Cuması" dahi derlerdi bu güne. "Tepreş" kelimesinin canlanmak, hareketlenmek manasına gelen depreşmek (tepreşmek) fiilinden türediği düşünülmektedir. Ayrıca bir başka fikre göre Arapçada, kırlara çıkarak gezinti yapmak, ferahlamak anlamına gelen "teferrüc" sözü Kırım Türkleri şivesine "tepreş" şeklinde girmiş ve yerleşmiş olacak ki, bu da aynı manayı ifade eder. Senenin en güzel günlerinden bir günde, yeşillikler ve türlü renkte hoş kokulu çiçekler arasında dönüp dolaşmak, gezinmek elbette neşelendirir insanı... Yeşil çimen üstünde temiz ilkbahar havasını, kır havasını doya doya teneffüs etmek elbette ferahlandırır yürekleri... Yeşillenmiş ve çiçek açmış ağaçların gölgesinde uzanarak, kuşların güzel sesini, tatlı cıvıltılarını dinlemek elbette coşturur gönülleri...
işte, tepreş budur... Neşe günüdür, ferahlanma, sevinme günüdür...
http://www.kirimdernegi.o...en.asp?sayi=13&yazi=4
6 Mayıs (eski 23 Nisan) günü Hıdrellez'dir. Kırım Türklerinin diline bu söz "Kıdırlez" şeklinde girmiş ve kökleşmiştir. ihtiyarlar, ölümsüzlüğe kavuşmuş olduğuna inanılan ilyas Peygamber'in o günde çölleri, tarlaları dolaşmaya çıktığını ve bazı kimselere, güzel, islâmi ve insani amelleriyle Allah'a yaklaşmış, Allah sevgisini kazanmış olan müminlere göründüğünü söylerlerdi. Halkımız bu peygambere "Hıdırnebi" / Kıdırnebi ve "Hıdır ilyas" dahi der. Bunu görmek şerefine nail olan kimsenin bütün arzularının yerine geleceğine inanılırdı.
Eskiden halkımız günlerin hesabını Hıdrellez ve Kasım ile tutardı. Birçok işlerinde bunlardan birisini işin başlangıcı, diğerini ise sonu sayardı. Fakir zengine çırak veya çoban olarak yanaşırken "Hıdrellez'den Kasım'a kadar" yahut "Kasım'dan Hıdrellez'e kadar" diye bir sözleşme olurdu aralarında. Bu, altı ay için bir anlaşma sayılırdı. Bir sene için de yapılırdı bazen anlaşmalar. O vakit "Hıdrellez'den Hıdrellez'e" yahut "Kasım'dan Kasım'a" denilirdi. Düğün ve nişanların günleri de çok kezler "Hıdrellez'in haftasına" veya "Kasım'dan iki hafta evvel" diye kararlaştırılırdı.
Dobruca Kırım Türkleri Hıdrellez / Kıdırlez gününü bir dini bayram gibi kutlarlar. O gün için ayrıca beslenmiş kuzular kesilir. Her evde "maylı kalakay" (yağlı çörek) pişirilir. Öğle namazından evvel kalabalık sayıda camiye gelirler, kurbanlar bağışlarlar, Ulu Tanrıya yalvarırlar. Öğle namazını eda ettikten sonra, cami avlusunun bir köşesinde, yeşil çimen üstünde otururlar ; maddi durumları iyi olanların o günün şerefine ve ölülerinin ruhlarının şadlığı için gönderdikleri semiz kuzu etini, pek lezzetli kuzu sorpasını, kürpe botkasını (bulgur pilâvını), sütlaşı ve maylı kalakayı yerler, adamakıllı doyarlar ; verdiği nimetler için Yüce Mevlâ'ya şükrederler. Zenginler fakirlerin evlerine de gönderirler et ve yemek. herkes doya doya yemelidir Allah'ın verdiği nimetlerden Hıdrellez /Kıdırlez günü. Eskiden, öğretmen, okuldaki bütün öğrencileri de getirirdi Hıdrellez duasına ve sofrasına... ilâhiler okurlardı çocuklar. Hıdrellez günü işlenen hayırların, yürekten kopan yalvarışların mutlaka Allah indinde makbule geçeceğine inancı vardır halkımızın...
Hıdrellez'den sonra gelen ilk Cuma günü "Tepreş" günü olarak kararlaştırılmıştı. Hıdrellez Cuma gününe rastlarsa, bu pek iyi bir alâmet addedilirdi. "Kıdırlez Cuması" dahi derlerdi bu güne. "Tepreş" kelimesinin canlanmak, hareketlenmek manasına gelen depreşmek (tepreşmek) fiilinden türediği düşünülmektedir. Ayrıca bir başka fikre göre Arapçada, kırlara çıkarak gezinti yapmak, ferahlamak anlamına gelen "teferrüc" sözü Kırım Türkleri şivesine "tepreş" şeklinde girmiş ve yerleşmiş olacak ki, bu da aynı manayı ifade eder. Senenin en güzel günlerinden bir günde, yeşillikler ve türlü renkte hoş kokulu çiçekler arasında dönüp dolaşmak, gezinmek elbette neşelendirir insanı... Yeşil çimen üstünde temiz ilkbahar havasını, kır havasını doya doya teneffüs etmek elbette ferahlandırır yürekleri... Yeşillenmiş ve çiçek açmış ağaçların gölgesinde uzanarak, kuşların güzel sesini, tatlı cıvıltılarını dinlemek elbette coşturur gönülleri...
işte, tepreş budur... Neşe günüdür, ferahlanma, sevinme günüdür...
http://www.kirimdernegi.o...en.asp?sayi=13&yazi=4
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar