bugün
- osuruktan şiirler89
- vancouver'dan toronto'ya gitmek4
- 22 ağustos 20262
- kendi memleketinde yabancı hissetmek5
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- pazartesi işe gidecek olmak4
- dolar isterse 100 olsun40
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- tcg anadolu da robotik cerrahi denemesi2
- g i l d e d l i l y28
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- victor osimhen20
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- nasıl birisiniz15
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- diamond bosphorus8
- nah sana oy17
- kürtler8
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- beybi leydi7
- game of thrones taki kerhaneci16
- velvet48
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması6
- gürcistan göçmenleri13
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- uludağ sözlük bakanlıkları3
- yeni parti de bölünebilir10
- türk solcusu6
- simko320
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- tai lung mu güzel g'i l d'e d l'i l y mi6
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- evde kalmış olan 24 yaşında kız5
- güzel kızların mutsuz olması5
- ısrarla ne iş yaptığını soran insanlar4
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
- osimhen lukaku vlahovic salah5
- miras davası5
- ankara6
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- almancıları sevmemek11
- ölmedeyiz uludağ sözlük12
- öcalan isterse savunma bakanı olsun10
- 195 boyunda 134 kilo minnoş kalpli erkek5
- arkadaşlar ben mi selena gomez mi5
- kliniğe gittim klinikten geldim10
Kur'an-ı Kerim'in 64. suresi.
Medine döneminde inmiştir. 18 âyettir. Sûre, adını 9. âyette geçen "et-Teğâbun" kelimesinden almıştır. Teğâbun, aldanma demektir. inanmayanların aldanışları, Kıyamet gününde açıkça ortaya çıkacağı için bugüne "Yevmü't-Teğabun (aldanma günü)" denmiştir. Sûrede başlıca mü'min olsun, kâfir olsun herkesin eksiklik ve kusurlarının kıyamet günü açığa çıkacağı konu edilmektedir.
Bismillahirrahmânirrahîm
1 - Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. Her şeye gücü yeten O'dur.
2 - Sizi O yarattı. Kiminiz kâfirdir, kiminiz mümin. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
3 - Zira gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
4 - Göklerde ve yerde olanları, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir. Allah, göğüslerin özünü bilir.
5 - Önceden inkâr edenlerin haberi size gelmedi mi? (Onlar) işlerinin vebalini tattılar ve onlar için acı bir azap vardır.
6 - Böyledir, çünkü onlara peygamberleri, açık deliller getirirlerdi, fakat onlar: "Bir insan mı bize yol gösterecek?" dediler ve yüz çevirdiler. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, övülmeye lâyıktır.
7 - inkâr edenler, katiyyen diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Hayır! Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır".
8 - Artık Allah'a, Resulüne ve indirdiğimiz nura (Kur'ân'a) inanın. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
9 - Toplanma günü için sizi topladığı zaman var ya, işte o gün, kimin aldandığının açığa çıkacağı aldanma günüdür. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. işte büyük kurtuluş budur.
10 - inkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedi kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!
11 - Allah'ın izni olmayınca hiç bir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.
12 - Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.
13 - Allah ki O'ndan başka tanrı yoktur. Müminler Allah'a dayansınlar.
14 - Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.
15 - Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükafat ise Allah'ın yanındadır.
16 - O halde gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
17 - Eğer Allah'a güzel bir borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allah çok mükafat verendir, halimdir.
18 - Görünmeyeni ve görüneni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.
Medine döneminde inmiştir. 18 âyettir. Sûre, adını 9. âyette geçen "et-Teğâbun" kelimesinden almıştır. Teğâbun, aldanma demektir. inanmayanların aldanışları, Kıyamet gününde açıkça ortaya çıkacağı için bugüne "Yevmü't-Teğabun (aldanma günü)" denmiştir. Sûrede başlıca mü'min olsun, kâfir olsun herkesin eksiklik ve kusurlarının kıyamet günü açığa çıkacağı konu edilmektedir.
Bismillahirrahmânirrahîm
1 - Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. Her şeye gücü yeten O'dur.
2 - Sizi O yarattı. Kiminiz kâfirdir, kiminiz mümin. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
3 - Zira gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
4 - Göklerde ve yerde olanları, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir. Allah, göğüslerin özünü bilir.
5 - Önceden inkâr edenlerin haberi size gelmedi mi? (Onlar) işlerinin vebalini tattılar ve onlar için acı bir azap vardır.
6 - Böyledir, çünkü onlara peygamberleri, açık deliller getirirlerdi, fakat onlar: "Bir insan mı bize yol gösterecek?" dediler ve yüz çevirdiler. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Allah zengindir, övülmeye lâyıktır.
7 - inkâr edenler, katiyyen diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Hayır! Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır".
8 - Artık Allah'a, Resulüne ve indirdiğimiz nura (Kur'ân'a) inanın. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
9 - Toplanma günü için sizi topladığı zaman var ya, işte o gün, kimin aldandığının açığa çıkacağı aldanma günüdür. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. işte büyük kurtuluş budur.
10 - inkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedi kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!
11 - Allah'ın izni olmayınca hiç bir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.
12 - Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.
13 - Allah ki O'ndan başka tanrı yoktur. Müminler Allah'a dayansınlar.
14 - Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.
15 - Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükafat ise Allah'ın yanındadır.
16 - O halde gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
17 - Eğer Allah'a güzel bir borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allah çok mükafat verendir, halimdir.
18 - Görünmeyeni ve görüneni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.
(bkz: tegabun suresi)
kusur işleyen insanın ahirette günahlarını görüp-farkına varıp dünyada iken nasılda aldandığını kabul ettiği gün anlamında bir suredir.
dokuzuncu ayet.
16. ayette bir ifade dikkatimi çekmişti.
"Şu halde, ne kadar gücünüz yetiyorsa Allah’a karşı o kadar sorumlu davranın: hem (O’nu) dinleyin, hem (O’na) itaat edin!.."
bu ayetten benim çıkarımım şudur ki allah'ın tüm sisteminden gücümüz nispetince sorumluyuz. bakara'da geçen "allah kuluna kaldıramayacağı yükü yüklemez" den kasıtta zannımca budur. yeter ki biz hem dünyevi hem uhrevi sorumluluklarımız bilelim ve en azami şekilde yapmaya niyetli-gayretli olalım. allah kerimdir.
dokuzuncu ayet.
16. ayette bir ifade dikkatimi çekmişti.
"Şu halde, ne kadar gücünüz yetiyorsa Allah’a karşı o kadar sorumlu davranın: hem (O’nu) dinleyin, hem (O’na) itaat edin!.."
bu ayetten benim çıkarımım şudur ki allah'ın tüm sisteminden gücümüz nispetince sorumluyuz. bakara'da geçen "allah kuluna kaldıramayacağı yükü yüklemez" den kasıtta zannımca budur. yeter ki biz hem dünyevi hem uhrevi sorumluluklarımız bilelim ve en azami şekilde yapmaya niyetli-gayretli olalım. allah kerimdir.
işte bak bu sure ile namaz kılınır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar