bugün
- sözlük kızlarının kekleri19
- dindarların çoğunun fakir olması7
- renault toros4
- dantelli sütyen takan erkek7
- taşacak bu deniz dizisi3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- yesene beni diyen kız8
- feto'nun kamu gizli yapılanmasına operasyon3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı7
- abdullah öcalan'a villa yapılması2
- palamut7
- neme lazım diyen erkek3
- erkekle kadının arkadaş olması2
- ölümden korkuyor musunuz17
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- 2026 sonbaharında izmir3
- bursa daki iskender festivalindeki görüntüler2
- ayı dövmenin aslında zor olmaması11
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- illüminati ve grup sex ayinleri4
- sözlük kızları dertleşiyor3
- joseph weber2
- papazla imam olmak2
- ghost rider5
- rambo ariel ortega2
- memduh bashgan2
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- seninleyken kendim olabiliyorum6
- artı oy alamama krizine girmek3
- zalbert ramstein8
- sözlükte ne değişti6
- vombatların kakasının küp şeklinde olması3
- intihar düşüncesi6
- fenerbahçe tarfin'in euroleague süper kupa zaferi2
- uludağ itiraf18
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- sabahları sevilen şeyler10
- anın görüntüsü21
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- cumartesi kahvaltısı5
- ben basit bir insanım5
- yahudi düşmanlığı4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- queen feristah15
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- akçe2
- yanlış karaya çıkan recep ivedik2
- flört etmeyen liberter öğretmen4
göz aşinalığı kazanmak, tanıdık olmak.
fikirlerini kendi kurduğun kalıplara sokmak.
beklentilerini şekillendirmek demektir.
dünyaya dair öğrendin olasılıkların
bir olayın sonucunda elde edilecek olgu hakkında,baştan sona edindiğin en yakınsak tahminlerinin
üç beş tanesi rast gelmesi neticesinde
birini ya da bir şeyi tanıdığına inanırsın.
tuhaftır
birdaha ki olgularda genelde beklentilerindeki gibi olur
neden ve ya nasıl bilmem
beklentilerini şekillendirmek demektir.
dünyaya dair öğrendin olasılıkların
bir olayın sonucunda elde edilecek olgu hakkında,baştan sona edindiğin en yakınsak tahminlerinin
üç beş tanesi rast gelmesi neticesinde
birini ya da bir şeyi tanıdığına inanırsın.
tuhaftır
birdaha ki olgularda genelde beklentilerindeki gibi olur
neden ve ya nasıl bilmem
her gün yeni pencere açılır beşer denilen sosyale... her değip geçmeler ya da sıkı sıkı kenetlenen açmazlar ya da içreliğinde bütünleşmiş kimlik özleri bir şey katar bir ötekine ya da diğerine yahut kendisine... buna 'ben'i ve 'onu' tanımak denir, bu yoldan geçer beşerin yolu...
her tanıyış bir katma değer sunar kimliğe, buna da çoğalmak denir bünye tanımınca.
bir anne baba, eş ya da kardeşi tanımak ne gariptir mesela. insan tanıyamaz ya en yakınındakini, görmez ya ezber tekrarlarınca. en çok da buna yanmalı insan.
en yakının olanı en yabancısı yapmak böyledir işte maharetli insan aklınca; çok yakınındakinin en sonda olmasına şaşmamalı kaygılarımızca.
efendim?
siz hiç kaygı duymaz mısınız buna?
nasıl olur efendim; en önemli olanları nasıl ötelersiniz en uzaklarınıza?
nasıl kayıp gözü ile bakmazsınız bu halde elinizin altında olan yakınınıza?
canınıza?
bir aşk düşünelim mesela;
buram buram heyecan ve merak kokan en tazesiyle... dalları yeni yeni uzanan, ulaşan göğe; hatta o kadarla kalmayıp, sürgün vermiş olsun masmavi özgür semalara...
ve sonrasında gel zaman git zaman devşirilen kimlikler, kendine benzetme çabaların galibinin gücünü ilan etmesinden sonra oluşan süreçler; ezbere alındı sanılan yitik onca kimlikler...
arkaya dönüp bakılmayan onca hisler, aidiyet altında ezilmiş nice sessiz çığlıklar.
ezberi bozacak, kimlikteki değişimler mi dediniz? zamanın ona kattıkları nereye gitti diye mi sordunuz?
haydi canım, kimin umurunda bu?
onu tanıdı dibindeki, şimdi yeni dünya keşfi zamanı!
nedir tanımanın karşılığı?
izafi olan zaman mı?
yoksa ona biçip-giydirdiğimiz yeni kimlik yansıması mı?
peki derinlerde kalan ve kişiye ait olanı?
peki ya koşulların üzerimizdeki tahakkümleri?
bizi kendimizden farklı olarak sunma çelişkilerimiz?
maskeli yüzlerimiz ve dahi yüreklerimiz? misal bir profesyonel yaşamın üzerimizdeki kişilik bölünmesine meylettiği sebepleri nasıl açıklayacağız?
haydi, daha derinlere inelim mi?
komplekslerimizi saklayarak ikinci ya da üçüncü tekil şahıslar ile kurduğumuz iletişime, gardımızı düşürmemek ya da karşı tarafa koz vermemek gibi görmelerimizin herzeliğini nasıl açıklarız? doğallığımızda bile nice zehirlenmiş çiçeklerimiz yok mu, artık onunla barışık olup, bu irinle yaşayan?
tanımak, tanışık olmak mı son tahlilde?
girizgâh bir kimlik ebelemesi mi yoksa peyderpey ?
en çok onu olduğu gibi bırakıp tanışık olmak mı yahut bizden bir şey katıp, son demini alanı mı tanıdığımız kişi yapmak? tanımak nasıl olacak?
ve ilgili bir çağrışım:
(bkz: #3073824)
her tanıyış bir katma değer sunar kimliğe, buna da çoğalmak denir bünye tanımınca.
bir anne baba, eş ya da kardeşi tanımak ne gariptir mesela. insan tanıyamaz ya en yakınındakini, görmez ya ezber tekrarlarınca. en çok da buna yanmalı insan.
en yakının olanı en yabancısı yapmak böyledir işte maharetli insan aklınca; çok yakınındakinin en sonda olmasına şaşmamalı kaygılarımızca.
efendim?
siz hiç kaygı duymaz mısınız buna?
nasıl olur efendim; en önemli olanları nasıl ötelersiniz en uzaklarınıza?
nasıl kayıp gözü ile bakmazsınız bu halde elinizin altında olan yakınınıza?
canınıza?
bir aşk düşünelim mesela;
buram buram heyecan ve merak kokan en tazesiyle... dalları yeni yeni uzanan, ulaşan göğe; hatta o kadarla kalmayıp, sürgün vermiş olsun masmavi özgür semalara...
ve sonrasında gel zaman git zaman devşirilen kimlikler, kendine benzetme çabaların galibinin gücünü ilan etmesinden sonra oluşan süreçler; ezbere alındı sanılan yitik onca kimlikler...
arkaya dönüp bakılmayan onca hisler, aidiyet altında ezilmiş nice sessiz çığlıklar.
ezberi bozacak, kimlikteki değişimler mi dediniz? zamanın ona kattıkları nereye gitti diye mi sordunuz?
haydi canım, kimin umurunda bu?
onu tanıdı dibindeki, şimdi yeni dünya keşfi zamanı!
nedir tanımanın karşılığı?
izafi olan zaman mı?
yoksa ona biçip-giydirdiğimiz yeni kimlik yansıması mı?
peki derinlerde kalan ve kişiye ait olanı?
peki ya koşulların üzerimizdeki tahakkümleri?
bizi kendimizden farklı olarak sunma çelişkilerimiz?
maskeli yüzlerimiz ve dahi yüreklerimiz? misal bir profesyonel yaşamın üzerimizdeki kişilik bölünmesine meylettiği sebepleri nasıl açıklayacağız?
haydi, daha derinlere inelim mi?
komplekslerimizi saklayarak ikinci ya da üçüncü tekil şahıslar ile kurduğumuz iletişime, gardımızı düşürmemek ya da karşı tarafa koz vermemek gibi görmelerimizin herzeliğini nasıl açıklarız? doğallığımızda bile nice zehirlenmiş çiçeklerimiz yok mu, artık onunla barışık olup, bu irinle yaşayan?
tanımak, tanışık olmak mı son tahlilde?
girizgâh bir kimlik ebelemesi mi yoksa peyderpey ?
en çok onu olduğu gibi bırakıp tanışık olmak mı yahut bizden bir şey katıp, son demini alanı mı tanıdığımız kişi yapmak? tanımak nasıl olacak?
ve ilgili bir çağrışım:
(bkz: #3073824)
tanimak, önce bos bir sahne ya da bos bir fotograf karesi hayal etmektir. ya da bos bir tual.
karsindaki anlattikca, izin verdikce biseyler eklemektir o sahneye, canlanmaya baslayan o kareye.
bir yapboz gibi, resim ortaya yavas yavas cikmalidir. ve kac parcadan ibarettir bi insan hayati? ya da nerdedir en önemli parcasi o yapbozun?
bazen o yapboz hic bitmez. bazen yanlis parcalar ekleriz üstüste, asil resme hic uymayan. bazen de ortaya cikan resim mutlu etmez bizi. ama ne olursa olsun tanimak bir sürectir. zaman ister. gereken zaman ise kisiye göre degisir.
karsindaki anlattikca, izin verdikce biseyler eklemektir o sahneye, canlanmaya baslayan o kareye.
bir yapboz gibi, resim ortaya yavas yavas cikmalidir. ve kac parcadan ibarettir bi insan hayati? ya da nerdedir en önemli parcasi o yapbozun?
bazen o yapboz hic bitmez. bazen yanlis parcalar ekleriz üstüste, asil resme hic uymayan. bazen de ortaya cikan resim mutlu etmez bizi. ama ne olursa olsun tanimak bir sürectir. zaman ister. gereken zaman ise kisiye göre degisir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar