bugün
- futbol24
- almanya10
- vfb stuttgart7
- borussia dortmund5
- galatasaray13
- muz4
- italya7
- fc internazionale milano6
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- ac milan5
- ingiltere5
- chelsea fc4
- bayern münih4
- cansever9
- yecüc ile mecüc5
- fait bey dönsün kampanyası2
- victor osimhen3
- ismet gurbuz 20242
- liverpool fc2
- arsenal fc3
- sol elle osbir çekmek2
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- yorgun mermi19
- yazarların uyuyamama sebebi2
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- gece sokakta freddy krueger ile karşılaşmak4
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri6
- gocu'nun solak olması4
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- dünyanın 10 da birinin solak olması4
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- etek giyen erkek10
- dünyanın tersine dönmesi5
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- domdomusa3
- tavuk sevmemek5
- düşün ki o bunu okuyor4
- 8 ağustos 2026 juventus inter milan maçı2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- dinozor döner3
- sürekli dizi6
- ben geldim laleler3
- çirkef galatasaray2
- gece iki de tam ekmek tavuk döner ve bira yemek3
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı6
- kupa kızı ve sinek valesi2
- öfkeli genç adamlar kuşağı3
- devalüasyon yakın mı9
- para5
tanimak, önce bos bir sahne ya da bos bir fotograf karesi hayal etmektir. ya da bos bir tual.
karsindaki anlattikca, izin verdikce biseyler eklemektir o sahneye, canlanmaya baslayan o kareye.
bir yapboz gibi, resim ortaya yavas yavas cikmalidir. ve kac parcadan ibarettir bi insan hayati? ya da nerdedir en önemli parcasi o yapbozun?
bazen o yapboz hic bitmez. bazen yanlis parcalar ekleriz üstüste, asil resme hic uymayan. bazen de ortaya cikan resim mutlu etmez bizi. ama ne olursa olsun tanimak bir sürectir. zaman ister. gereken zaman ise kisiye göre degisir.
karsindaki anlattikca, izin verdikce biseyler eklemektir o sahneye, canlanmaya baslayan o kareye.
bir yapboz gibi, resim ortaya yavas yavas cikmalidir. ve kac parcadan ibarettir bi insan hayati? ya da nerdedir en önemli parcasi o yapbozun?
bazen o yapboz hic bitmez. bazen yanlis parcalar ekleriz üstüste, asil resme hic uymayan. bazen de ortaya cikan resim mutlu etmez bizi. ama ne olursa olsun tanimak bir sürectir. zaman ister. gereken zaman ise kisiye göre degisir.
her gün yeni pencere açılır beşer denilen sosyale... her değip geçmeler ya da sıkı sıkı kenetlenen açmazlar ya da içreliğinde bütünleşmiş kimlik özleri bir şey katar bir ötekine ya da diğerine yahut kendisine... buna 'ben'i ve 'onu' tanımak denir, bu yoldan geçer beşerin yolu...
her tanıyış bir katma değer sunar kimliğe, buna da çoğalmak denir bünye tanımınca.
bir anne baba, eş ya da kardeşi tanımak ne gariptir mesela. insan tanıyamaz ya en yakınındakini, görmez ya ezber tekrarlarınca. en çok da buna yanmalı insan.
en yakının olanı en yabancısı yapmak böyledir işte maharetli insan aklınca; çok yakınındakinin en sonda olmasına şaşmamalı kaygılarımızca.
efendim?
siz hiç kaygı duymaz mısınız buna?
nasıl olur efendim; en önemli olanları nasıl ötelersiniz en uzaklarınıza?
nasıl kayıp gözü ile bakmazsınız bu halde elinizin altında olan yakınınıza?
canınıza?
bir aşk düşünelim mesela;
buram buram heyecan ve merak kokan en tazesiyle... dalları yeni yeni uzanan, ulaşan göğe; hatta o kadarla kalmayıp, sürgün vermiş olsun masmavi özgür semalara...
ve sonrasında gel zaman git zaman devşirilen kimlikler, kendine benzetme çabaların galibinin gücünü ilan etmesinden sonra oluşan süreçler; ezbere alındı sanılan yitik onca kimlikler...
arkaya dönüp bakılmayan onca hisler, aidiyet altında ezilmiş nice sessiz çığlıklar.
ezberi bozacak, kimlikteki değişimler mi dediniz? zamanın ona kattıkları nereye gitti diye mi sordunuz?
haydi canım, kimin umurunda bu?
onu tanıdı dibindeki, şimdi yeni dünya keşfi zamanı!
nedir tanımanın karşılığı?
izafi olan zaman mı?
yoksa ona biçip-giydirdiğimiz yeni kimlik yansıması mı?
peki derinlerde kalan ve kişiye ait olanı?
peki ya koşulların üzerimizdeki tahakkümleri?
bizi kendimizden farklı olarak sunma çelişkilerimiz?
maskeli yüzlerimiz ve dahi yüreklerimiz? misal bir profesyonel yaşamın üzerimizdeki kişilik bölünmesine meylettiği sebepleri nasıl açıklayacağız?
haydi, daha derinlere inelim mi?
komplekslerimizi saklayarak ikinci ya da üçüncü tekil şahıslar ile kurduğumuz iletişime, gardımızı düşürmemek ya da karşı tarafa koz vermemek gibi görmelerimizin herzeliğini nasıl açıklarız? doğallığımızda bile nice zehirlenmiş çiçeklerimiz yok mu, artık onunla barışık olup, bu irinle yaşayan?
tanımak, tanışık olmak mı son tahlilde?
girizgâh bir kimlik ebelemesi mi yoksa peyderpey ?
en çok onu olduğu gibi bırakıp tanışık olmak mı yahut bizden bir şey katıp, son demini alanı mı tanıdığımız kişi yapmak? tanımak nasıl olacak?
ve ilgili bir çağrışım:
(bkz: #3073824)
her tanıyış bir katma değer sunar kimliğe, buna da çoğalmak denir bünye tanımınca.
bir anne baba, eş ya da kardeşi tanımak ne gariptir mesela. insan tanıyamaz ya en yakınındakini, görmez ya ezber tekrarlarınca. en çok da buna yanmalı insan.
en yakının olanı en yabancısı yapmak böyledir işte maharetli insan aklınca; çok yakınındakinin en sonda olmasına şaşmamalı kaygılarımızca.
efendim?
siz hiç kaygı duymaz mısınız buna?
nasıl olur efendim; en önemli olanları nasıl ötelersiniz en uzaklarınıza?
nasıl kayıp gözü ile bakmazsınız bu halde elinizin altında olan yakınınıza?
canınıza?
bir aşk düşünelim mesela;
buram buram heyecan ve merak kokan en tazesiyle... dalları yeni yeni uzanan, ulaşan göğe; hatta o kadarla kalmayıp, sürgün vermiş olsun masmavi özgür semalara...
ve sonrasında gel zaman git zaman devşirilen kimlikler, kendine benzetme çabaların galibinin gücünü ilan etmesinden sonra oluşan süreçler; ezbere alındı sanılan yitik onca kimlikler...
arkaya dönüp bakılmayan onca hisler, aidiyet altında ezilmiş nice sessiz çığlıklar.
ezberi bozacak, kimlikteki değişimler mi dediniz? zamanın ona kattıkları nereye gitti diye mi sordunuz?
haydi canım, kimin umurunda bu?
onu tanıdı dibindeki, şimdi yeni dünya keşfi zamanı!
nedir tanımanın karşılığı?
izafi olan zaman mı?
yoksa ona biçip-giydirdiğimiz yeni kimlik yansıması mı?
peki derinlerde kalan ve kişiye ait olanı?
peki ya koşulların üzerimizdeki tahakkümleri?
bizi kendimizden farklı olarak sunma çelişkilerimiz?
maskeli yüzlerimiz ve dahi yüreklerimiz? misal bir profesyonel yaşamın üzerimizdeki kişilik bölünmesine meylettiği sebepleri nasıl açıklayacağız?
haydi, daha derinlere inelim mi?
komplekslerimizi saklayarak ikinci ya da üçüncü tekil şahıslar ile kurduğumuz iletişime, gardımızı düşürmemek ya da karşı tarafa koz vermemek gibi görmelerimizin herzeliğini nasıl açıklarız? doğallığımızda bile nice zehirlenmiş çiçeklerimiz yok mu, artık onunla barışık olup, bu irinle yaşayan?
tanımak, tanışık olmak mı son tahlilde?
girizgâh bir kimlik ebelemesi mi yoksa peyderpey ?
en çok onu olduğu gibi bırakıp tanışık olmak mı yahut bizden bir şey katıp, son demini alanı mı tanıdığımız kişi yapmak? tanımak nasıl olacak?
ve ilgili bir çağrışım:
(bkz: #3073824)
fikirlerini kendi kurduğun kalıplara sokmak.
beklentilerini şekillendirmek demektir.
dünyaya dair öğrendin olasılıkların
bir olayın sonucunda elde edilecek olgu hakkında,baştan sona edindiğin en yakınsak tahminlerinin
üç beş tanesi rast gelmesi neticesinde
birini ya da bir şeyi tanıdığına inanırsın.
tuhaftır
birdaha ki olgularda genelde beklentilerindeki gibi olur
neden ve ya nasıl bilmem
beklentilerini şekillendirmek demektir.
dünyaya dair öğrendin olasılıkların
bir olayın sonucunda elde edilecek olgu hakkında,baştan sona edindiğin en yakınsak tahminlerinin
üç beş tanesi rast gelmesi neticesinde
birini ya da bir şeyi tanıdığına inanırsın.
tuhaftır
birdaha ki olgularda genelde beklentilerindeki gibi olur
neden ve ya nasıl bilmem
göz aşinalığı kazanmak, tanıdık olmak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar