bugün
- kadir inanır6
- true nun çaylak olması7
- yazarların iyi olduğu konular7
- aylık 317 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- kürtçülük4
- salak erkek neden bu kadar çok7
- velvet27
- kürtçülerin algıları4
- sedat pekmez21
- türklere devşirme diye laf atan kürt4
- aile evinde yaşamak13
- yapay zeka asistanlarının samimiyet sorunsalı3
- ktç abinin çaylak olması5
- kemalist vs ot yiyen köpek3
- kemalist dünya19
- türk devrimi neden başarısız oldu2
- ciguli kral2
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- bir sözlük kızının balık ekmeğinize göz dikmesi2
- eski sevgilinin dolgun göğüslerini özlemek7
- borsa istanbul2
- 2026 dünya kupası25
- yazarların çalmak istedikleri enstrümanlar4
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- sözlük yazarlarının kombinleri10
- galatasaray lobisi11
- ingiliz aksanı6
- tavuk iskender4
- beşar esad3
- pekmez bey biraderin birader yazar bey olması3
- herzevekil'in biraz şey olması6
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı6
- çomar putu4
- canımın sürekli hamburger çekmesi7
- uludağ sözlük kızları tam bir sazandır5
- 26 haziran 2026 kadir inanır'ın ölmesi2
- etliye sütlüye karışmayan yazarlar5
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- ebu muhammed el culani3
- birader yazar olmak13
- dincilerin ingiltere sevdası5
- günün şarkısı2
- kemalistler10
- bir gecede cahil kaldık5
- üniversitelerin gereksiz olması10
- nato zirvesini takip izni verilmeyen türk medyası7
- fight club4
- merhabalar biraderler4
- beynin güzelce yıkanması3
camdan bir kalp vardı elinde, son sözüyle düştü birden yere. tuz buz oldu her şey. bu kadar parçalandığını görünce kendisi de şaşırmıştı, bilmiyordu. sustu, sessizce ağladı içine içine. günlerdir beklemişti oysa ki. ama beklediği bu değildi. sıcak bi' selam beklemek çok mu büyük bir istekti? sahi ahali nasıl yapıyordu ki bunu, nasıl tanıdığını tanımamazlıktan geliyordu? "o" da öyle yapmıştı işte. şimdi ona mı kızsındı, kendisine mi bilemedi.
sustu.
bütün dağarcığıyla, bilinen bütün kelimelerle, bütün gözyaşlarıyla, hatta bütün yüreğiyle sustu. yüreğindeki o acının sesini duyabilecek kadar sustu.
ya nasip dedi, ya nasip..!
bütün hayatını bir daha düşündü, aynı filmi kaç kere izlediğini bile. sonunu kendide biliyordu bilmesine de, işine gelmiyordu işte. "şu umudum olmasa.." diyordu, belki daha kolay olacaktı o umut olmasa.
ağlamaktan vazgeçer elbet bir gün gözlerim, dedi, yorulurlar bir gün. o gün yüreğimde susar belki.
anlaşılmamak ne kötüydü şu dünyada, kendisini de düzgün anlatamamıştı hiç bir zaman. kimseler bilmedi yüreğini, adam akıllı kimse de onun yüreğini merak etmemişti zaten. bir söz var ya hani; uğruna ölecek delilerle karşılaşmıştı da, kendisiyle yaşamaya talip akıllılar yoktu henüz piyasada. akıllılara mı küssündü yoksa delilere mi, halden hale giren yüreğine mi yoksa anlamadığı kaderine mi küssündü bilemedi. bir kez daha bilememenin acısını duydu yüreğinde.
sustu.
yorgun da hissediyordu artık kendini iyiden iyiye. kendisi de, kendisini anlamaktan vazgeçti. "bırak" dedi, "bırak bu işleri, gittiği yere kadar." savaşı kaybetmiş general havası vardı gözlerinde, mağrur ve ezik, yaralı ve derbeder, en çok da kaybetmiş. yurtsuz kalmış, yönünü şaşırmış bir komutan. komutan gibi, o da kendisine kızıyordu. ölmeliydim, niye yaşayayım ki diyordu. savaş yeterince adil bile değildi, ama bu kadar kaybetmeyi kendi bile beklemiyordu.
sustu.
sitemi de, kızgınlığı da bu anlayamamaktandı. anlayabilse belki, kabulü daha kolay olacakmış gibi hissediyordu. Rabbini de rabbinden başkasına şikayet edemedi. dermanı da derdi de düşünmeyi bıraktı.
sustu.
inanıyordu aslında, ama ince bir çizgide can çekişiyordu işte. "her derdin bir dermanı vardır" diye teselli etmeye çalıştı kendini, sonra kendisine de inanmadı. yoktu işte. o açmayınca bütün kapılar da kapanmıştı kendisine. her kapıda başka bir parçasını bıraktı yüreğinin, yüreğindekinin.
kapıdan da, kapının ardındakilerden de vazgeçti birden. yüreğini de yanına aldı ve sustu.
25.06.14/giryan
sustu.
bütün dağarcığıyla, bilinen bütün kelimelerle, bütün gözyaşlarıyla, hatta bütün yüreğiyle sustu. yüreğindeki o acının sesini duyabilecek kadar sustu.
ya nasip dedi, ya nasip..!
bütün hayatını bir daha düşündü, aynı filmi kaç kere izlediğini bile. sonunu kendide biliyordu bilmesine de, işine gelmiyordu işte. "şu umudum olmasa.." diyordu, belki daha kolay olacaktı o umut olmasa.
ağlamaktan vazgeçer elbet bir gün gözlerim, dedi, yorulurlar bir gün. o gün yüreğimde susar belki.
anlaşılmamak ne kötüydü şu dünyada, kendisini de düzgün anlatamamıştı hiç bir zaman. kimseler bilmedi yüreğini, adam akıllı kimse de onun yüreğini merak etmemişti zaten. bir söz var ya hani; uğruna ölecek delilerle karşılaşmıştı da, kendisiyle yaşamaya talip akıllılar yoktu henüz piyasada. akıllılara mı küssündü yoksa delilere mi, halden hale giren yüreğine mi yoksa anlamadığı kaderine mi küssündü bilemedi. bir kez daha bilememenin acısını duydu yüreğinde.
sustu.
yorgun da hissediyordu artık kendini iyiden iyiye. kendisi de, kendisini anlamaktan vazgeçti. "bırak" dedi, "bırak bu işleri, gittiği yere kadar." savaşı kaybetmiş general havası vardı gözlerinde, mağrur ve ezik, yaralı ve derbeder, en çok da kaybetmiş. yurtsuz kalmış, yönünü şaşırmış bir komutan. komutan gibi, o da kendisine kızıyordu. ölmeliydim, niye yaşayayım ki diyordu. savaş yeterince adil bile değildi, ama bu kadar kaybetmeyi kendi bile beklemiyordu.
sustu.
sitemi de, kızgınlığı da bu anlayamamaktandı. anlayabilse belki, kabulü daha kolay olacakmış gibi hissediyordu. Rabbini de rabbinden başkasına şikayet edemedi. dermanı da derdi de düşünmeyi bıraktı.
sustu.
inanıyordu aslında, ama ince bir çizgide can çekişiyordu işte. "her derdin bir dermanı vardır" diye teselli etmeye çalıştı kendini, sonra kendisine de inanmadı. yoktu işte. o açmayınca bütün kapılar da kapanmıştı kendisine. her kapıda başka bir parçasını bıraktı yüreğinin, yüreğindekinin.
kapıdan da, kapının ardındakilerden de vazgeçti birden. yüreğini de yanına aldı ve sustu.
25.06.14/giryan
Konusmak gereksizdi, ne soylese anlamayacaklardi.
sustu bu gece karardı yine ay.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar