bugün
- çapulcuların kudurması3
- yeni parti51
- hikayeyi devam ettir54
- beşiktaş ve galatasaray'ın radarındaki futbolcu2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin3
- büyük filmlerden büyük replikler3
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak10
- geceleri uyutmayan dertler4
- mezoterapi12
- sokakta kavga teknikleri16
- anne4
- nickten isim tahmini yapmak72
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak14
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- arkadaşlar bakar mısınız28
- sözlük yazarlarının saatleri10
- çekirge7
- necip fazıl kısakürek2
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- 31 yaş sendromu5
- enteresan neden kavga yok6
- kaos show4
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- kavganın kazananı yoktur6
- tai lung26
- üç harflilerden korkmak5
- tekne turu11
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- kürk giyen erkek6
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek3
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- uysaljakoben17
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- arkadaşlar iyi geceler4
- geceye bir şarkı bırak14
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- türklerin islama göre yaşamaması5
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- 32 yaş sendromu3
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- habire12 adamdır37
- sedef adası4
- adalarda bisiklet sürmek4
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- hayattan zevk alamamak17
- abaddon2
Spotlight effect yani sahne ışığı etkisi kavramı Cornell Üniversitesi'nde Psikoloji Profesörü Thomas Dashiff Gilovich tarafından 1999 yılında ortaya atılmıştır.
Aslında bu kavram bizim toplumumuzda sıkça eleştirilen hatta komedi skeçlerine konu olan "Elalem ne der" fenomeninin aynısıdır.
insanlar yaşadıkları çevrede, yaptıkları tüm davranışların, diğer insanlar tarafından beğenilip eleştirileceğini hesaplayarak hareket ederler.
Bu şekilde yaşamını sürdüren insanlar hayatlarını kendileri için zorlaştırdığı gibi yakın çevresindeki insanların hayatlarını da zorlaştırırlar.
(bkz: ) https://www.independenttu...7906552.jpg?itok=nS-4PBY5
Aslında bu kavram bizim toplumumuzda sıkça eleştirilen hatta komedi skeçlerine konu olan "Elalem ne der" fenomeninin aynısıdır.
insanlar yaşadıkları çevrede, yaptıkları tüm davranışların, diğer insanlar tarafından beğenilip eleştirileceğini hesaplayarak hareket ederler.
Bu şekilde yaşamını sürdüren insanlar hayatlarını kendileri için zorlaştırdığı gibi yakın çevresindeki insanların hayatlarını da zorlaştırırlar.
(bkz: ) https://www.independenttu...7906552.jpg?itok=nS-4PBY5
Genellikle şu tavsiye ve çekinceleri sıklıkla çevrenizden duyarsınız:
"Sakın bu kıyafetle o düğüne gitme!"
"Orada sakın bu durumdan bahsetme!"
"O kişiye karşı mutlaka mesafeli olmalısın!"
Sahne ışığı etkisi, genellikle kişinin davranışlarının ve düşüncelerinin diğer insanlar tarafından tahmin edilmesi üzerine oluşan bir etkidir.
Aslına bakacak olursak çevremizdeki insanlar düşüncelerimiz, kıyafetimiz ve davranışlarımızla bu kadar sık ilgilenmezler.
Bununla ilgili olarak Cornell Üniversitesi'nde yapılan bir sosyal deneye gönüllü olarak katılan 109 öğrenci arasına, çok da sevilmeyen Amerikalı müzisyen Barry Manilow tişörtlü öğrenciler gönderilir. Bir süre diğer öğrenciler arasında vakit geçiren tişörtlü öğrenciler salondan çıkartılırlar.
Sonra öğrencilere bunu fark edip etmedikleri sorulunca, yaklaşık yüzde 25'lik bir öğrenci grubunun tişörtleri fark ettikleri tespit edilir.
Spotlight etkisi ile ilgili başka bir bulgu ise, insanların diğerleri ile konuştukları ve tartıştıkları kişilerin tüm kelimeleri ve cümleleri hatırladıklarını düşünmeleridir.
Bu gerçekten mümkün değildir. insan hafızası her detayı hatırlayabilecek güce sahip değildir. Gün içerisinde işte, okulda, yolda, evde binlerce detay zihnimizden ışık hızı ile geçip gider.
Sadece hatırlamak istediğimiz ve aşırı derecede dikkatimizi çekecek detaylar bizimle kalır. Hatta bir süre sonra bu aşırı ve dikkat çekici detayları da unutur gideriz.
Sohbet esnasında bazen "Dün akşam ne yediğimi hatırlamıyorum onu nasıl hatırlayım" sözü tam da bunun için söylenmiş bir sözdür.
Aslında her şeyi çok hızlı unuttuğumuz halde, maalesef spot ışığı etkisini hayatımızın merkezinde ve her detayında hissetmekten kendimizi alamıyoruz.
"Sakın bu kıyafetle o düğüne gitme!"
"Orada sakın bu durumdan bahsetme!"
"O kişiye karşı mutlaka mesafeli olmalısın!"
Sahne ışığı etkisi, genellikle kişinin davranışlarının ve düşüncelerinin diğer insanlar tarafından tahmin edilmesi üzerine oluşan bir etkidir.
Aslına bakacak olursak çevremizdeki insanlar düşüncelerimiz, kıyafetimiz ve davranışlarımızla bu kadar sık ilgilenmezler.
Bununla ilgili olarak Cornell Üniversitesi'nde yapılan bir sosyal deneye gönüllü olarak katılan 109 öğrenci arasına, çok da sevilmeyen Amerikalı müzisyen Barry Manilow tişörtlü öğrenciler gönderilir. Bir süre diğer öğrenciler arasında vakit geçiren tişörtlü öğrenciler salondan çıkartılırlar.
Sonra öğrencilere bunu fark edip etmedikleri sorulunca, yaklaşık yüzde 25'lik bir öğrenci grubunun tişörtleri fark ettikleri tespit edilir.
Spotlight etkisi ile ilgili başka bir bulgu ise, insanların diğerleri ile konuştukları ve tartıştıkları kişilerin tüm kelimeleri ve cümleleri hatırladıklarını düşünmeleridir.
Bu gerçekten mümkün değildir. insan hafızası her detayı hatırlayabilecek güce sahip değildir. Gün içerisinde işte, okulda, yolda, evde binlerce detay zihnimizden ışık hızı ile geçip gider.
Sadece hatırlamak istediğimiz ve aşırı derecede dikkatimizi çekecek detaylar bizimle kalır. Hatta bir süre sonra bu aşırı ve dikkat çekici detayları da unutur gideriz.
Sohbet esnasında bazen "Dün akşam ne yediğimi hatırlamıyorum onu nasıl hatırlayım" sözü tam da bunun için söylenmiş bir sözdür.
Aslında her şeyi çok hızlı unuttuğumuz halde, maalesef spot ışığı etkisini hayatımızın merkezinde ve her detayında hissetmekten kendimizi alamıyoruz.
Spot ışığı etkisi bir kaygı bozukluğu mu?
Spot ışığı etkisi kendinizce kusur olarak gördüğünüz şeylerin diğer insanlar tarafından daha yoğun görüldüğü ve konuşulduğunun düşünülmesidir.
Bu etki bazen insanların kıyafetlerini, davranışlarını daha sık kontrol etmesine neden olan bir kaygıya dönüşür.
Başkaları tarafından sürekli izlendiğini, takip edildiğini ve denetlendiğini düşünen kişi, sosyal kaygı durumunu yoğun bir şekilde yaşar.
Anksiyete terapisti ve yazarı Eileen Purdy'ye göre; spot ışığı etkisinde kalan insanlar sürekli davranışlarını değiştirerek öz benliklerini yargılar ve kendilerini tüketirler.
Spot ışığı etkisi kendinizce kusur olarak gördüğünüz şeylerin diğer insanlar tarafından daha yoğun görüldüğü ve konuşulduğunun düşünülmesidir.
Bu etki bazen insanların kıyafetlerini, davranışlarını daha sık kontrol etmesine neden olan bir kaygıya dönüşür.
Başkaları tarafından sürekli izlendiğini, takip edildiğini ve denetlendiğini düşünen kişi, sosyal kaygı durumunu yoğun bir şekilde yaşar.
Anksiyete terapisti ve yazarı Eileen Purdy'ye göre; spot ışığı etkisinde kalan insanlar sürekli davranışlarını değiştirerek öz benliklerini yargılar ve kendilerini tüketirler.
Sosyal medyada ise spot ışığı etkisine maruz kalan insanlar ise şu davranışları sergiliyor.
Fotoğraf çekilirken ışığa, ortama ve tüm detaylara özen gösteriyorlar. Çekilen fotoğraflar özenle filtreden geçiriliyor ilave ışık ayarlamaları yapılıyor. Altına yapılan açıklamalarda kelimeler dikkatle seçiliyor. Bu kadar detaydan sonra işin gerçeği insanlar hızlıca fotoğrafa göz atıp beğendiği gibi, çoğunlukla mecburiyet hissi ile fotoğrafa bakılmadan bir beğenme gerçekleşiyor.
Kişi bir fotoğrafı ve videoyu paylaşırken kendisini takip eden insanların düşüncelerini tahmin etmeye çalışıyorlar. Yapılan paylaşımın detaylarını ise bu tahminler belirliyor.
Kişi rekabet içerisinde bulunduğu insanların düşüncelerini tahmin etme eğilimine girerek yapacakları paylaşımlarda rekabet ettikleri kişilerin düşünebilecekleri detaylara yönelik hamleler geliştiriyorlar.
Bu etki içerisindeki insanların çoğunda "Günlük paylaşım yapmalıyım" kaygısı oluşur ve kendisini bu mecburiyet içerisinde bırakarak paylaşım sıklığını arttırır.
Spot ışığı etkisi altında kalan bazı insanlar ise, işleri ile ilgili her şeyin yolunda olduğunu gösteren paylaşımları sıklıkla yaparlar. Örneğin müşteri ziyareti, iş seyahatleri, mağazadaki kalabalık müşteriler, yeni ürünler gibi birçok detayı gün içerisinde sıklıkla paylaşırlar.
Spot ışığı etkisi altında kalan insanlar kendilerini takipçilerinin aşırı derecede önemsediklerini düşünürler ve oluşan bu narsist yaklaşım kendilerindeki sosyal kaygıyı daha fazla hissetmelerine neden olur.
Fotoğraf çekilirken ışığa, ortama ve tüm detaylara özen gösteriyorlar. Çekilen fotoğraflar özenle filtreden geçiriliyor ilave ışık ayarlamaları yapılıyor. Altına yapılan açıklamalarda kelimeler dikkatle seçiliyor. Bu kadar detaydan sonra işin gerçeği insanlar hızlıca fotoğrafa göz atıp beğendiği gibi, çoğunlukla mecburiyet hissi ile fotoğrafa bakılmadan bir beğenme gerçekleşiyor.
Kişi bir fotoğrafı ve videoyu paylaşırken kendisini takip eden insanların düşüncelerini tahmin etmeye çalışıyorlar. Yapılan paylaşımın detaylarını ise bu tahminler belirliyor.
Kişi rekabet içerisinde bulunduğu insanların düşüncelerini tahmin etme eğilimine girerek yapacakları paylaşımlarda rekabet ettikleri kişilerin düşünebilecekleri detaylara yönelik hamleler geliştiriyorlar.
Bu etki içerisindeki insanların çoğunda "Günlük paylaşım yapmalıyım" kaygısı oluşur ve kendisini bu mecburiyet içerisinde bırakarak paylaşım sıklığını arttırır.
Spot ışığı etkisi altında kalan bazı insanlar ise, işleri ile ilgili her şeyin yolunda olduğunu gösteren paylaşımları sıklıkla yaparlar. Örneğin müşteri ziyareti, iş seyahatleri, mağazadaki kalabalık müşteriler, yeni ürünler gibi birçok detayı gün içerisinde sıklıkla paylaşırlar.
Spot ışığı etkisi altında kalan insanlar kendilerini takipçilerinin aşırı derecede önemsediklerini düşünürler ve oluşan bu narsist yaklaşım kendilerindeki sosyal kaygıyı daha fazla hissetmelerine neden olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar