bugün
- fusya semsiyeli yabanci26
- arkadaşlar larissa kim6
- nervio23
- sözlükteki gammazlar lobi si7
- lan şemsiyeci5
- larisalisa4
- sözlükte yazan ünlüler7
- fuşya yüzünden sözlükte kimseye güven kalmaması4
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler5
- şemsiyeli larissamıymış4
- uludağ sözlük size ne kattı14
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- erkeklerin taciz edildiği anlar5
- sözlük kızlarının kahveleri9
- sarapci koala44
- tai lung45
- ölüm11
- sözlüğün kırbacı2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci20
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i9
- sonsuz2
- arkadaşlar galiba kavga var6
- tembel avrat böreği5
- kavga edenlerin hep aynı kişiler olması5
- hangi sözlük kızının eteğinin altındayım4
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya4
- soykırımcı yahudi düşmanlığı şeytandandır2
- etek dikmelik sözlük kızı4
- mutlu bey birader koştursun2
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- şarapçı koala yalnız değildir8
- burdur şiş3
- arkadaşlar moralim çok bozuk3
- çok boş yapıyorsunuz2
- mormon tarikatı2
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- yalnızlık edebiyatı14
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- hasmet ibriktaroglu3
- aykolik adamdır4
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
- bir kadının en zevk aldığı an5
- bir kızla dalga geçmek7
- arkadaşlar kavga etmeyin9
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı33
- recep tayyip erdoğan8
- keşan4
- dışarıdaki insanların çok iyi olması3
- insanlık kıyamete yakın dönemde azgınlaşacak2
- kıvırcık saç8
Çağın başında Wilhelm Worringer, sanat tarihine yeni bir araştırma mantığı getirirken, tüm sanat yaratmaları için iki kavram saptamak ister. Bu iki kavram, iki temel içtepiyi, iki psikolojik fenomeni karşılar. Bunlardan biri, bütün natüralist eğilimli sanat anlayışlarının dayandığı özdeşleyim (Einfühlung) içtepisi, öbürü de tüm anti-natüralist, soyut eğilimli sanat anlayışlarının dayandığı soyutlama (Abstraktion) içtepisidir. Özdeşleyim kavramını, Theodor Lippsden alan Worringer, bununla; doğaya yönelik, doğa ile mutlu bir ilgi kurmak isteyen sanat üslûplarını açıklamak ister. Şöyle ki, özdeşleyim de insan, kendi varlığının dışında bulunan objelere yönelir, onların varlığında kendi duygularını ve tinsel etkinliğini, özgürlüğünü yaşar. Ancak, bunun olabilmesi için, önce insan ile insan süjesi ile doğa ve doğal nesneler arasında bir güven ve bir sempati ilgisinin doğmuş olması gerekir. Böyle bir güven ve sempati ilgisi, insanı doğaya ve nesnelere götürür. insan, karşılaştığı bu nesnelere kendi duygu ve tinsel etkinliğini yükler. Estetik haz, böyle bir süreç içinde doğan bir ürün olur. Çünkü, estetik haz, insanın duygularını yüklediği bir nesnede, kendi duygularını yaşamasından doğar. Ancak, Th. Lippsden aldığı ve Lippsin de tüm sanat yaratmalarına uyguladığı bu özdeşleyim içtepinin Worringer tüm sanat yaratmalarına uygulanamayacağını, yalnız bir tür sanat yaratmalarına, natüralist sanat yaratmalarına uygulanabileceğini saptamak ister. Buna göre anti-natüralist sanat anlayışları özdeşleyim kavramı ile açıklanamaz. Bu anti-natüralist sanat anlayışları ise ‘soyut’ kavramı altında toplanır. Şu halde, soyut sanat anlayışı özdeşleyim ile açıklanamadığına göre, soyut sanatı açıklayacak bir başka kavrama gereksinme vardır. Bu kavramı Worrin-ger soyutlama içtepisinde bulur. Soyutlama içtepisi, özdeşleyimin natüralist sanat üslûplarını açıklamasına karşılık, soyut sanat üslûplarını açıklayacaktır. Böylece, Worringer, tüm sanat üslûplarını ve sanat tarihini açıklayabilecek iki temel içtepi ve iki temel kavram ele geçirmiş oluyor. Bu iki kavram iki psikolojik yetiyi ifade ettiğine göre, tüm sanat üslûpları ve üslûplardan oluşan tüm sanat tarihi, psikolojik bir temele oturtulmuş oluyor. Genellikle sanat fenomenini böyle psikolojik olarak açıklama ki bu, Worringere göre biricik mümkün açıklama biçimidir, çağdaş en sağlıklı araştırma yöntemidir. Hattâ, bu, Worringer için estetik’i modern bir bilim olarak belirleyen en önemli bir niteliktir. Worringer bunu şöyle belirtir: «Estetik objektivizmden estetik sübjektivizme en kesin adımı atmış olan, yani araştırmalarında artık estetik objenin biçiminden değil de, estetik objeye bakan süjenin davranışından hareket eden modern estetik» derken, modern estetikin bu ana niteliğini, sübjektivist-psikolojik niteliğini vurgulamak ister. Buna göre, iki içtepimiz var: özdeşleyim ve soyutlama içtepileri. Bir de bunların karşılıkları olan iki üslûp var: natüralizm ve soyut üslûp. Yukarda, natüralist üslûp ile özdeşleyim arasındaki ilgiye kısaca değinmiştik. Bu ilgi, insan süjesi ile doğa varlığı arasında kurulan mutlu bir ilgiye dayanıyordu. Şimdi, soyutlama içtepisi açısından insan ile doğa arasındaki ilginin nasıl bir ilgi olduğunu sorabiliriz. Hemen söylememiz gerekir ki, bu ilgi, insanın dış dünya ve dış dünya olayları karşısında duyduğu bir iç huzursuzluğunu ve tinsel bir korkuyu dile getirir. insanın, bağlanışız, karmaşık ve sınırsız dünya olayları karşısında duyabileceği en belirgin duygu, iç-huzursuzluğu ve korku duyguları olacaktır. Ama, öte yandan, insan evrende güven ve huzur içinde, korkusuz yaşamak ister. insan bu huzur ve güven ihtiyacım nasıl gerçekleştirecektir? insan, bu huzur ve güveni sanatta, sanat biçimlerinde bulacaktır. Ancak, sanatta huzur ve güven bulma olanağı, artık özdeşleyimde olduğu gibi, «dış dünyanın nesnelerine kendini vermek, onlar aracıyla kendi kendinden haz duymak değildir; tersine her tir nesneyi keyfiliğinden ve görünüşteki tesadüfiliğinden kurtarma, onu » oyut biçimlere yaklaştırarak ölümsüz kılma ve böylece görünüşler dünyası
aynı anda pek çok şey birden olmayı isteyen bir yeteneğin zorunlu uğrak yerlerinden biridir soyut resim. *
bütün yorumun size ait olduğu söylenebilecek resim türüdür.aslında şairin şiirinde anlatmak istediği gibi, ressamda bir şeyler anlatmak istemiştir ama bunu anlayana...
özgürce çalışmanızı sağlayan resim çeşididir.yorumlayanlar içinse geniş bi dünya tabi anlayana,aslında yansıttığınız kendi çaresizliğinizdir ya da özleminiz ya da nesnenin size göre yorumu.
bence beceriksiz ancak zeki ressamların, becerikli ancak o kadar zeki olmayan ressamlardan aldığı bir intikam bu. aslında bi sikim anlattığı yok o resimlerin ama eleştiren cahil ilan edildiğinden dolayı kimse 'kral çıplak' diyemiyor.
soyut resmin öncüsü kandisnky 'dir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar