bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın21
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- yaşlı kadın yuzırlar10
- gaylik alametleri8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- en kibirli yuzır11
- velvet47
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- friedrich hegel la bi cay icek10
- istanbul daki gürültünün katlanılamaz hale gelmesi2
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- yapay zeka kontrolden çıktığında olacaklar2
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- emekli maaş promosyonu emekli maaşı kadar olsun3
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- habire1239
- velvet vs nervio24
- 50 yıllık yuzır5
- uludağ sözlük magazin servisi5
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- nervio19
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- yeni parti25
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- ruh hastası sapık yazarlar5
- kezoyu delirtmek5
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- kezonova4
- selam sözlük7
- artık uyuyalım3
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- g'i l d'e d l'i l y16
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- merak ediyorsan yaz7
- türklerden nefret etme nedenleri5
- ormanda giderken gizemli kulübe bulmalı film3
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
Çağın başında Wilhelm Worringer, sanat tarihine yeni bir araştırma mantığı getirirken, tüm sanat yaratmaları için iki kavram saptamak ister. Bu iki kavram, iki temel içtepiyi, iki psikolojik fenomeni karşılar. Bunlardan biri, bütün natüralist eğilimli sanat anlayışlarının dayandığı özdeşleyim (Einfühlung) içtepisi, öbürü de tüm anti-natüralist, soyut eğilimli sanat anlayışlarının dayandığı soyutlama (Abstraktion) içtepisidir. Özdeşleyim kavramını, Theodor Lippsden alan Worringer, bununla; doğaya yönelik, doğa ile mutlu bir ilgi kurmak isteyen sanat üslûplarını açıklamak ister. Şöyle ki, özdeşleyim de insan, kendi varlığının dışında bulunan objelere yönelir, onların varlığında kendi duygularını ve tinsel etkinliğini, özgürlüğünü yaşar. Ancak, bunun olabilmesi için, önce insan ile insan süjesi ile doğa ve doğal nesneler arasında bir güven ve bir sempati ilgisinin doğmuş olması gerekir. Böyle bir güven ve sempati ilgisi, insanı doğaya ve nesnelere götürür. insan, karşılaştığı bu nesnelere kendi duygu ve tinsel etkinliğini yükler. Estetik haz, böyle bir süreç içinde doğan bir ürün olur. Çünkü, estetik haz, insanın duygularını yüklediği bir nesnede, kendi duygularını yaşamasından doğar. Ancak, Th. Lippsden aldığı ve Lippsin de tüm sanat yaratmalarına uyguladığı bu özdeşleyim içtepinin Worringer tüm sanat yaratmalarına uygulanamayacağını, yalnız bir tür sanat yaratmalarına, natüralist sanat yaratmalarına uygulanabileceğini saptamak ister. Buna göre anti-natüralist sanat anlayışları özdeşleyim kavramı ile açıklanamaz. Bu anti-natüralist sanat anlayışları ise ‘soyut’ kavramı altında toplanır. Şu halde, soyut sanat anlayışı özdeşleyim ile açıklanamadığına göre, soyut sanatı açıklayacak bir başka kavrama gereksinme vardır. Bu kavramı Worrin-ger soyutlama içtepisinde bulur. Soyutlama içtepisi, özdeşleyimin natüralist sanat üslûplarını açıklamasına karşılık, soyut sanat üslûplarını açıklayacaktır. Böylece, Worringer, tüm sanat üslûplarını ve sanat tarihini açıklayabilecek iki temel içtepi ve iki temel kavram ele geçirmiş oluyor. Bu iki kavram iki psikolojik yetiyi ifade ettiğine göre, tüm sanat üslûpları ve üslûplardan oluşan tüm sanat tarihi, psikolojik bir temele oturtulmuş oluyor. Genellikle sanat fenomenini böyle psikolojik olarak açıklama ki bu, Worringere göre biricik mümkün açıklama biçimidir, çağdaş en sağlıklı araştırma yöntemidir. Hattâ, bu, Worringer için estetik’i modern bir bilim olarak belirleyen en önemli bir niteliktir. Worringer bunu şöyle belirtir: «Estetik objektivizmden estetik sübjektivizme en kesin adımı atmış olan, yani araştırmalarında artık estetik objenin biçiminden değil de, estetik objeye bakan süjenin davranışından hareket eden modern estetik» derken, modern estetikin bu ana niteliğini, sübjektivist-psikolojik niteliğini vurgulamak ister. Buna göre, iki içtepimiz var: özdeşleyim ve soyutlama içtepileri. Bir de bunların karşılıkları olan iki üslûp var: natüralizm ve soyut üslûp. Yukarda, natüralist üslûp ile özdeşleyim arasındaki ilgiye kısaca değinmiştik. Bu ilgi, insan süjesi ile doğa varlığı arasında kurulan mutlu bir ilgiye dayanıyordu. Şimdi, soyutlama içtepisi açısından insan ile doğa arasındaki ilginin nasıl bir ilgi olduğunu sorabiliriz. Hemen söylememiz gerekir ki, bu ilgi, insanın dış dünya ve dış dünya olayları karşısında duyduğu bir iç huzursuzluğunu ve tinsel bir korkuyu dile getirir. insanın, bağlanışız, karmaşık ve sınırsız dünya olayları karşısında duyabileceği en belirgin duygu, iç-huzursuzluğu ve korku duyguları olacaktır. Ama, öte yandan, insan evrende güven ve huzur içinde, korkusuz yaşamak ister. insan bu huzur ve güven ihtiyacım nasıl gerçekleştirecektir? insan, bu huzur ve güveni sanatta, sanat biçimlerinde bulacaktır. Ancak, sanatta huzur ve güven bulma olanağı, artık özdeşleyimde olduğu gibi, «dış dünyanın nesnelerine kendini vermek, onlar aracıyla kendi kendinden haz duymak değildir; tersine her tir nesneyi keyfiliğinden ve görünüşteki tesadüfiliğinden kurtarma, onu » oyut biçimlere yaklaştırarak ölümsüz kılma ve böylece görünüşler dünyası
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar