bugün
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım9
- avrupalıların götlerini yıkamadığı gerçeği5
- tai lung'un şkodası3
- herkesln direksiyonda telefonla oynaması3
- vize vermiyorlar ühü ühü3
- buddy dude ile ip atlamak4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- küpe takan erkek erkek midir sorunsalı4
- dünyanın sekizinci harikası2
- fren lukasın siyasetten anlamadığı gerçeği2
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- babam hiç dövmezdi insanı11
- olası israil türkiye savaşı6
- ipini koparan sözlüğe geliyor3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- sözlüğün aptalları sıralı tam liste5
- pandela27
- evlen baskısı4
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
- işe yeni başlayan kıza sineklenen erkekler4
- fusya semsiyeli yabanci2
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum4
- sıkıldım ulan sıkıldım anlıyor musun sıkıldım2
- kezoya varis çorabı giydirmek2
- nasılsınız6
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış6
- yaş pasta alınan evdeki mutluluk3
- ajvar2
- ilk otuzbir2
- spor yapmayan erkek9
- evagreenin sürekli haklı olması4
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- yarak yemenin nesi kötü anlamadım diyen kız3
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- mustafa destici3
- sizi enflasyona ezdirmedik3
- true namussuzdur5
- domuz gibi olan yazarlar3
- evlilik2
- true neden sevilmiyor5
- bal arısı3
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi3
- queen feristah6
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- 2026 dünya kupası37
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
(bkz: bitti)
kendime rağmen içimde barındırdığım tüm duygulara karşı ayaklanıyor şimdi ruhum. şiddetim oluyorsun. sen ölümcül bir hastasın şimdi bende ve ölümün ellerimde. hep aynı yetinmezlik içinde fişini çekmemi bekliyorsun. dayanılmaz bir cinnet halinde ve sürüngenlik ellerimde...fahişeleşmiş ve fırsatçı bir erkek ruhunun çekiyor fişini ellerim...
son...başlangıcı bekler gibi...
son...başlangıcı bekler gibi...
levent kırca'nın harika ötesi filmi hem hüzün hem mizah var şükeladır.
hep ama hep kötü kokar son kelimesi. helbüki öyle midir ki? tabikide değildir. kötü bir anın bitişini en iyi son anlatır. kanlı, sancılı geçen yılların bittiğini en iyi son kelimesi anlatır. son demek 'haydi bakalım meydan senin' demek gibi gelir bazen. koştur istediğin atı. hiç durma. hiç olmadığı kadar hızlı koş, hiç oladığın kadar mutlu gül, hiç olmadığın kadar rahat uyu ve hiç olmadığın kadar umutlu ol. çünkü bitti artık, son...
allahım sana şükerler olsun.
allahım sana şükerler olsun.
doğum...
sakin in adı gibi bir sıfata sahip şarkısı.
son olandır adı gibi.
sarhoşluğu geçmeyendir. hatırladıkça başını döndürendir. özlenendir belki.
tıpkı son sevişme gibi. tüm sevginle teslim etmişsindir bedenini ona. aldığın tat dayanımaz derecede vahşi, bir o kadar doyumsuz; yakıcı ama sıcak değil, yumuşak ama bir o kadar keskin, kokusu hala şu anmış gibi burnunda sevdiğin adamın... mutluluğun doruklarındasındır o sana sarılırken. burnunu onun burnuna dayar uyursun. o güven hissi, tüm o güzel duygular sarmalamıştır seni o an. hayatının en mutlu uykusunu uyursun. sabah uyanınca gülümsersin ona. yüzünü okşarsın. küçük bir öpücük kondurursun dudaklarına.
o ise tüm geçirdiğiniz gece boyunca beni sevme dermiş gibi bakar size. beni sevme, ben sana ait değilim... bilmez aslında o gece sadece size ait olduğunu. sadece sizindir başkasının değil. sadece sizin kollarınızdadır başka biriyle olabilecekken. sizin hem ilk hem son gecenizdir birlikte geçirdiğiniz ama ona bunun bile size yeteceğini anlatmaya çalışmazsınız zaten. bununla bile mutlu olabileceğinizi bilmez. kullanırım seni, üzerim... ya ne olacak ki? anlatmaya çalışmazsınız başka birini sevmeye çalışmaktansa sevdiğiniz adam tarafından kullanılmaya bile göz yumduğunuzu. arkadaşlarınızın ne dediği hiç umrunuzda değildir. siz ona ait olmayı seçmişsinizdir, bunu değiştirmek; ona ait olduğunuz gerçeğini değiştirmek kimsenin harcı değildir. siz zaten mutluluğun sarhoşluğunu yaşıyorsunuzdur.
son olsa da, bir daha görmeseniz de, adını anmasanız da, o güzel düş, o son hep sizledir. o gecenin mutluluğu yüreğinize işlemiştir. içinizde yaşatırsınız her geçen dakika. o gece sizindi. son gecenizde sizindi. bir kerecik bile olsa...
sarhoşluğu geçmeyendir. hatırladıkça başını döndürendir. özlenendir belki.
tıpkı son sevişme gibi. tüm sevginle teslim etmişsindir bedenini ona. aldığın tat dayanımaz derecede vahşi, bir o kadar doyumsuz; yakıcı ama sıcak değil, yumuşak ama bir o kadar keskin, kokusu hala şu anmış gibi burnunda sevdiğin adamın... mutluluğun doruklarındasındır o sana sarılırken. burnunu onun burnuna dayar uyursun. o güven hissi, tüm o güzel duygular sarmalamıştır seni o an. hayatının en mutlu uykusunu uyursun. sabah uyanınca gülümsersin ona. yüzünü okşarsın. küçük bir öpücük kondurursun dudaklarına.
o ise tüm geçirdiğiniz gece boyunca beni sevme dermiş gibi bakar size. beni sevme, ben sana ait değilim... bilmez aslında o gece sadece size ait olduğunu. sadece sizindir başkasının değil. sadece sizin kollarınızdadır başka biriyle olabilecekken. sizin hem ilk hem son gecenizdir birlikte geçirdiğiniz ama ona bunun bile size yeteceğini anlatmaya çalışmazsınız zaten. bununla bile mutlu olabileceğinizi bilmez. kullanırım seni, üzerim... ya ne olacak ki? anlatmaya çalışmazsınız başka birini sevmeye çalışmaktansa sevdiğiniz adam tarafından kullanılmaya bile göz yumduğunuzu. arkadaşlarınızın ne dediği hiç umrunuzda değildir. siz ona ait olmayı seçmişsinizdir, bunu değiştirmek; ona ait olduğunuz gerçeğini değiştirmek kimsenin harcı değildir. siz zaten mutluluğun sarhoşluğunu yaşıyorsunuzdur.
son olsa da, bir daha görmeseniz de, adını anmasanız da, o güzel düş, o son hep sizledir. o gecenin mutluluğu yüreğinize işlemiştir. içinizde yaşatırsınız her geçen dakika. o gece sizindi. son gecenizde sizindi. bir kerecik bile olsa...
başlangıcı olan her şeyin en nihayetinde karşılaşacağı nokta (bkz: the end).
hiçbir zaman bitmeyendir... her şey başlar, her şey sona erer. her başlangıç yeni sonlar demektir, sonlar ise yeni duyguların başlangıcı. sevgi sona erer, öfke başlar. mutluluk sona erer, üzüntü başlar...
Sona geldiğinde bir yok oluş başlar.
Bir anda göç etmiştir düşlerin...
Ve düşüncelerin, düşlerinin arkasından ağlar
Düşüncelerine ayak uydurur gözlerin.
Düşüşünün gölgesi dalgalanır.
Çünkü dengesizdir hislerin
Sevgi ve nefret birliktedir.
Ayrılık vaktidir, yere vurduğunda dizlerin.
Doğrulursun, korkaktır adımların
Çünkü hazırsındır hep yeniden düşüşe.
Saklıdır duyguların, kayıptır hissiyatın...
Ve hiçbir zaman yer yoktur güzel bir gülüşe.
karalayan: birumuzumbileyok
Sona geldiğinde bir yok oluş başlar.
Bir anda göç etmiştir düşlerin...
Ve düşüncelerin, düşlerinin arkasından ağlar
Düşüncelerine ayak uydurur gözlerin.
Düşüşünün gölgesi dalgalanır.
Çünkü dengesizdir hislerin
Sevgi ve nefret birliktedir.
Ayrılık vaktidir, yere vurduğunda dizlerin.
Doğrulursun, korkaktır adımların
Çünkü hazırsındır hep yeniden düşüşe.
Saklıdır duyguların, kayıptır hissiyatın...
Ve hiçbir zaman yer yoktur güzel bir gülüşe.
karalayan: birumuzumbileyok
Bir sayfa daha karaladım ömür defterime. Hepsinden güzel oldu. Hepsinden temiz. Yazılarım sen kokuyor, acı ve tütün gibi, ellerim sen, yüzüm sen, defterim sen kokuyor. Son noktada mürekkep dağılmış. Dağılıp giden ben miydim yoksa kokunla silinen korkularım mı? Ya da mürekkep? Bilmem. Ben neyi bilirdim ki zaten. Kocaman ve bir o kadar da küçük olan bu sayfanın son noktası geldi işte. Bildiğim tek şey de bu galiba. Kokunla yetinmek gerek artık. Sayfayı tekrar açmadan hissedebilmek gerek yaşananları. Ve hatta karalanan son sayfa olmalı. Evet, evet son. Dağılmış mürekkep. Nokta. Son.
Bu sözcükleri kanımla yarattım,
evet, acılarımla yarattım bu sözcükleri!
Anlıyorum sizi dostlar, her seyi anlıyorum.
Benim olmayan sözcükler girdi araya,
anlıyorum sizi dostlar!
Havalanmak istiyormusum gibi
kusların kanatları, bütün kanatlar
imdadıma yetisti,
iste benim olmayan bu sözcükler
ruhumun bu karanlık esrikliğini kurtarmaya geldi.
safak,
sıkıntı dügümlerini bogazımda hic
bu kadar sıkmadı sanki.
Yine de
kanımla yarattım, evet, acılarımla
bu sözcükleri. Yarattım onları!
Nese icin sözcükler yarattım
alev alev bir tacken yüregim;
civileyen acının sözcüklerini,
sizi kemiren icgüdüleri,
tehdit eden atılımları,
sonsuz istekleri,
acı kaygıları,
ak cemsiye cicekleriyle dolu kırmızı bir toprak gibi
ciceklenen ömrümü örten ack sözcüklerini.
icimden tasıyorlardı. Hep tasmıslardır.
cocuk, acım cıglıktır
ve sevincimdir sessizligim.
Daha sonra unuttular gözler
herkesin yüreginin rüzgarıyla
süpürülen gözyaslarını.
simdi söyleyin bana dostlar
nereye saklandıgını
hıckırıkların bu buruk öfkesinin.
Dostlar, nereye saklandıgını sessizligin,
hicbir kulak, hicbir bakıs
kendisini sucüstü yakalamasın diye.
Sözcükler geldi ve bir safak gibi
bastırılamaz yüregim parcalandı onlar arasında,
asılarak ucuslarına,
sürüklenip, cekilip kahramanca kacıslarında,
terkedilmis ve cılgın ve onlar altında unutulmus yüregim
ölü bir kus gibi, kanatlarının gölgesinde. *
evet, acılarımla yarattım bu sözcükleri!
Anlıyorum sizi dostlar, her seyi anlıyorum.
Benim olmayan sözcükler girdi araya,
anlıyorum sizi dostlar!
Havalanmak istiyormusum gibi
kusların kanatları, bütün kanatlar
imdadıma yetisti,
iste benim olmayan bu sözcükler
ruhumun bu karanlık esrikliğini kurtarmaya geldi.
safak,
sıkıntı dügümlerini bogazımda hic
bu kadar sıkmadı sanki.
Yine de
kanımla yarattım, evet, acılarımla
bu sözcükleri. Yarattım onları!
Nese icin sözcükler yarattım
alev alev bir tacken yüregim;
civileyen acının sözcüklerini,
sizi kemiren icgüdüleri,
tehdit eden atılımları,
sonsuz istekleri,
acı kaygıları,
ak cemsiye cicekleriyle dolu kırmızı bir toprak gibi
ciceklenen ömrümü örten ack sözcüklerini.
icimden tasıyorlardı. Hep tasmıslardır.
cocuk, acım cıglıktır
ve sevincimdir sessizligim.
Daha sonra unuttular gözler
herkesin yüreginin rüzgarıyla
süpürülen gözyaslarını.
simdi söyleyin bana dostlar
nereye saklandıgını
hıckırıkların bu buruk öfkesinin.
Dostlar, nereye saklandıgını sessizligin,
hicbir kulak, hicbir bakıs
kendisini sucüstü yakalamasın diye.
Sözcükler geldi ve bir safak gibi
bastırılamaz yüregim parcalandı onlar arasında,
asılarak ucuslarına,
sürüklenip, cekilip kahramanca kacıslarında,
terkedilmis ve cılgın ve onlar altında unutulmus yüregim
ölü bir kus gibi, kanatlarının gölgesinde. *
hergün bir son yaşıyorum, sonu gelmeyen sonlar. kimi zaman gerçekten bitmesini istiyorum, bu son diyorum, son mesaj, son bakış, son gülüş belkide...
ve bir türlü bitmiyor nedense, her son yeniden başlıyor kalbimde, her acı yeniden başlıyor, her ümit yeniden yeşeriyor. her bitiş yeniden başlıyor. başlamasın diyorum ama yinede başlıyor...
acılarıma ellerini uzatmaya korkuyorsun sen, ben yanında oldukça sen uzaklara, çok uzaklara gitmek istiyorsun, seviyor mu? sevmiyor mu? arasının ne kadar kısa bir mesafe olduğunu sen daha görememişsin, ben seni arıyorum sense bende olmayanları, senin olamayacakları, üç günlük işleri...
evet ellerin yanar uzakdur benden, yaklaşma, isteme, sorma, konuşma, bakma, acıma, sevme, hissetme, her küçümsemen bende bir büyüklük, her aşık oluşunda bende bir mutluluk oldu ama bu son bu kez gerçekten son...
son defa belkide gerçekten son defa seni sevmeye çabaladım ama sen kimbilir yine ne gördün. belki de alacakların bitmiştir bende, celse kapanmış, cenaze gömülmüş, yaraların iyileşmiştir. alacaklarını aldınya o da sana benden bir hatıra olsun benden daha güzel şeylerde alabilirdin ama bu son oldu...
kalmadı. ucuza gitmekde acıtmıyor değil ama yinde gururum ayaklar altında seni bekliyor ezmeni, sevmeni...
sen... sen... sen... bir kerede sevdin mi adam gibi sev beklentilerini geleceğini boş ver zaten olacaklar olur kader diye bir şey duymadın mı sen. istemek ve vermek hepsini elinde tutmaya devam et vazgeçmedikçe onlarda bir gün senden gidecekler. ve son...
hergünüm son olsa sen son olsan ben de sol olsam yinede birmiyor işte...
razıydım değişmeye...
razıydım sevilmeden sevmeye...
razıydım sadece gözlerine bakmaya...
ama sen hem geliyorsun hemde gelmiyor, hem gidiyorsun hemde gitmiyor, hem seviyorsun hemde sevmiyor...
ve yine bir son daha, başlamaz umarımla biten bir son daha...
ve bir türlü bitmiyor nedense, her son yeniden başlıyor kalbimde, her acı yeniden başlıyor, her ümit yeniden yeşeriyor. her bitiş yeniden başlıyor. başlamasın diyorum ama yinede başlıyor...
acılarıma ellerini uzatmaya korkuyorsun sen, ben yanında oldukça sen uzaklara, çok uzaklara gitmek istiyorsun, seviyor mu? sevmiyor mu? arasının ne kadar kısa bir mesafe olduğunu sen daha görememişsin, ben seni arıyorum sense bende olmayanları, senin olamayacakları, üç günlük işleri...
evet ellerin yanar uzakdur benden, yaklaşma, isteme, sorma, konuşma, bakma, acıma, sevme, hissetme, her küçümsemen bende bir büyüklük, her aşık oluşunda bende bir mutluluk oldu ama bu son bu kez gerçekten son...
son defa belkide gerçekten son defa seni sevmeye çabaladım ama sen kimbilir yine ne gördün. belki de alacakların bitmiştir bende, celse kapanmış, cenaze gömülmüş, yaraların iyileşmiştir. alacaklarını aldınya o da sana benden bir hatıra olsun benden daha güzel şeylerde alabilirdin ama bu son oldu...
kalmadı. ucuza gitmekde acıtmıyor değil ama yinde gururum ayaklar altında seni bekliyor ezmeni, sevmeni...
sen... sen... sen... bir kerede sevdin mi adam gibi sev beklentilerini geleceğini boş ver zaten olacaklar olur kader diye bir şey duymadın mı sen. istemek ve vermek hepsini elinde tutmaya devam et vazgeçmedikçe onlarda bir gün senden gidecekler. ve son...
hergünüm son olsa sen son olsan ben de sol olsam yinede birmiyor işte...
razıydım değişmeye...
razıydım sevilmeden sevmeye...
razıydım sadece gözlerine bakmaya...
ama sen hem geliyorsun hemde gelmiyor, hem gidiyorsun hemde gitmiyor, hem seviyorsun hemde sevmiyor...
ve yine bir son daha, başlamaz umarımla biten bir son daha...
"son" hüzünlü, iç burkan birçok şeyin bitimi olacağı gibi. devamında geçen süreçte çok güzel yeniliklerin başlangıcı da olabilmektedir.
(bkz: her son yeni bir başlangıçtır)
(bkz: her son yeni bir başlangıçtır)
"bu SON sigaram" "bu Son kadeh" "valla bu son .."....çok duyarız da hiç "SON"u gelmez bu "SON" ların...
sözde sonlardan ibaret yaşamım..
hangi sonda..
son..
inanmıyorum hiç bir sona..
acı vermekten başka ne görevi var, neye yarar.. dünya düzeni, hayat, olması gereken...
kime göre
neye göre
kime göre doğru
kime göre yanlış
kimin düzeni
hayatın kuralı
hangi kural
kim koymuş
kim kabul etmiş
yıldızlar
ha gökte ha yerde
görünüyorsa
bırak görünmeyi
hissediliyorsa
hangi düzen..
hangi sonda bir başlangıç olur ki
nasıl başlangıç
çiz resmini
oysa yaşamak
hayattan ibaret midir ki
çelişkiler, adaletsizlikler, soğuklar
kime adil
kime değil..
ve aynı gün ise
bu hayata adalet katmaya başlanılan
hangi son bu düzeni bozar..
hangi sonda..
son..
inanmıyorum hiç bir sona..
acı vermekten başka ne görevi var, neye yarar.. dünya düzeni, hayat, olması gereken...
kime göre
neye göre
kime göre doğru
kime göre yanlış
kimin düzeni
hayatın kuralı
hangi kural
kim koymuş
kim kabul etmiş
yıldızlar
ha gökte ha yerde
görünüyorsa
bırak görünmeyi
hissediliyorsa
hangi düzen..
hangi sonda bir başlangıç olur ki
nasıl başlangıç
çiz resmini
oysa yaşamak
hayattan ibaret midir ki
çelişkiler, adaletsizlikler, soğuklar
kime adil
kime değil..
ve aynı gün ise
bu hayata adalet katmaya başlanılan
hangi son bu düzeni bozar..
albüm dışı bir sakin parçası.
kirli albümünden bir erdem yener şarkısı.
Kavrulmuş dudaklarım gece
Savrulmuş küller yere
Başarmış ruhum rezilce
Karışmış sayfaları hayatımın
Sökülmüş bir hayat benimki
Çekilmiş ve yırtılmış
Beni temizle Tanrı'm, beni temizle
Beni başa al, öylece mühürle
Yağmurmuş dudaklarımı ıslatan
Çamurmuş artık her yer
Aşınmış ruhum kederden
Kalbim kadar kirli tüm sayfalar
Kusulmuş bir hayat benimki
Zorlanmış ve atılmış
Yiter gider sanılmış
Ama hepsi yanılmış
Kavrulmuş dudaklarım gece
Savrulmuş küller yere
Başarmış ruhum rezilce
Karışmış sayfaları hayatımın
Sökülmüş bir hayat benimki
Çekilmiş ve yırtılmış
Beni temizle Tanrı'm, beni temizle
Beni başa al, öylece mühürle
Yağmurmuş dudaklarımı ıslatan
Çamurmuş artık her yer
Aşınmış ruhum kederden
Kalbim kadar kirli tüm sayfalar
Kusulmuş bir hayat benimki
Zorlanmış ve atılmış
Yiter gider sanılmış
Ama hepsi yanılmış
stuka'nın esin'le düet yaptığı parçasıdır.
Anlamam, istemem anlamak
Bana kapıları kapadılar, git de bak
Hadi yarınımı tartışalım, o da yok ki!
Şevkimi kırdılar işte.
Olmaz, deneme yeniden
Olmaz, ileri gidemem
Yorgun, yatıda bedenim
Kendimi kimsede göremem.
Her gidene ban dön desem
Az daha çabalamak istesem
Her gece iki şişe içmesem
Kurtulur muyum kendimden?
Beni bi yaşama bağla bakalım
Bir iki sigara, bi daha yakalım
Dostluk denilen o koca yalanı al da kıçına sok
Tek tek yırttım hepsini
Yaktım anı defterimi
Sesim soluğum çıkmaz
Farklı bir şey yok yarında
Köpek gibi titreyen ıslak gözlerin ararsa bulamaz.
Kaç kere sarıcam ben baştan
Kaç kişi geçicek bu yaşamdan
Artık ben bile ucunu bıraktım
Çalma be kapımı, kapıyı kapattım
Aynıdır ah benim her günüm
Çok asimetrik gördüğüm
Çözmeye üşenirim, kördüğüm.
Kendimi sevemedim, içini göremedim
Yaşımı silemedim, aynada kendine bak da gel, bak da gel!
Beni bi yaşama bağla bakalım
Bir iki sigara bi daha yakalım
Dostluk denilen o koca yalanı al da kıçına sok
Tek tek yırttım hepsini
Yaktım anı defterimi
Sesim soluğum çıkmaz
Farklı bir şey yok yarında
Köpek gibi titreyen ıslak gözlerin ararsa bulamaz.
Kalem kırıldı, ah yakıldı plak takıldı ve sarıldı
Kaç yazardı?
Bak, atıldı çöp
Yanıldı, of yalandı dost
Sarıldı, git yanaşma
Ah kırıldı ah yakıldı
Plak takıldı ve sarıldı
Kaç yazardı
Bak, atıldı çöp
Yanıldı o,
Yalandı dost
Sarıldı, git, yanaşma!
Tek tek yırttım hepsini
Yaktım anı defterimi
Sesim soluğum çıkmaz
Farklı bir şey yok yarında
Köpek gibi titreyen ıslak gözlerin ararsa bulamaz
Anlamam, istemem anlamak
Bana kapıları kapadılar, git de bak
Hadi yarınımı tartışalım, o da yok ki!
Şevkimi kırdılar işte.
Olmaz, deneme yeniden
Olmaz, ileri gidemem
Yorgun, yatıda bedenim
Kendimi kimsede göremem.
Her gidene ban dön desem
Az daha çabalamak istesem
Her gece iki şişe içmesem
Kurtulur muyum kendimden?
Beni bi yaşama bağla bakalım
Bir iki sigara, bi daha yakalım
Dostluk denilen o koca yalanı al da kıçına sok
Tek tek yırttım hepsini
Yaktım anı defterimi
Sesim soluğum çıkmaz
Farklı bir şey yok yarında
Köpek gibi titreyen ıslak gözlerin ararsa bulamaz.
Kaç kere sarıcam ben baştan
Kaç kişi geçicek bu yaşamdan
Artık ben bile ucunu bıraktım
Çalma be kapımı, kapıyı kapattım
Aynıdır ah benim her günüm
Çok asimetrik gördüğüm
Çözmeye üşenirim, kördüğüm.
Kendimi sevemedim, içini göremedim
Yaşımı silemedim, aynada kendine bak da gel, bak da gel!
Beni bi yaşama bağla bakalım
Bir iki sigara bi daha yakalım
Dostluk denilen o koca yalanı al da kıçına sok
Tek tek yırttım hepsini
Yaktım anı defterimi
Sesim soluğum çıkmaz
Farklı bir şey yok yarında
Köpek gibi titreyen ıslak gözlerin ararsa bulamaz.
Kalem kırıldı, ah yakıldı plak takıldı ve sarıldı
Kaç yazardı?
Bak, atıldı çöp
Yanıldı, of yalandı dost
Sarıldı, git yanaşma
Ah kırıldı ah yakıldı
Plak takıldı ve sarıldı
Kaç yazardı
Bak, atıldı çöp
Yanıldı o,
Yalandı dost
Sarıldı, git, yanaşma!
Tek tek yırttım hepsini
Yaktım anı defterimi
Sesim soluğum çıkmaz
Farklı bir şey yok yarında
Köpek gibi titreyen ıslak gözlerin ararsa bulamaz
(bkz: finito)
her şeyin geçmişte bırakıldığı nokta. sonrası olmayan. öncesini de anlamlaştıran, silen, yok eden, çabaları boşa çıkaran, bazen de aklı başa getiren final. iyi ya da kötü, yenilerin başlangıç sinyali.
[das] Ende
bazen insanların kendi hataları yüzünden erken gelendir. pire için yorgan yakmak derler ama, pireler gün geçtikçe artarsa yakarsınız.
her 'son' yeni bir başlangıçtır.
pire için yorgan yakmakla sonuçlaması hoş olmayan ancak yapacak ta başka bir şey kalmayan bitiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar