bugün
- aleksey batrakov21
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı17
- melis babadağ'ın ayakları3
- queen ravennanın aşırı güzel olması12
- tanımadığı kadına tokat atan adam15
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- dedenize sahip çıkar mısınız5
- yagmurcu çık açıkla10
- durkheimın intihar teorisi6
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı2
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- atatürk düşmanı5
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim2
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- ismet gürbüz'ün almanyada doğması2
- öylesine bir şeyler yaz4
- sözlük dedeleri6
- the elder scrolls vi2
- arda güler'in ankara da doğması2
- kablosuz mouse13
- ormanda orman kebabı yemek2
- cevheri güven4
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- arap götü9
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak2
- iskilipli atıf hoca20
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- susualsuspects4
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- yazarların akşama dair planları7
- kale3112 tarzı entry girmek8
- kadınlar3
- doların 50 tl olması7
- favlayan yazarın asıl amacı12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- nükleer bomba2
- sözlük kürdü55
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- camgöz balık ekmek4
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- ünal erkan2
- tren4
- ismeti çekemeyen yazar2
- ismet gürbüz'ün adam gibi adam olması2
- kırıkkaleli olmak istemek4
- topla topla topla3
- savcı esra2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
cezmi ersöz'ün nesli tükenen, artık pek görmediğimiz insanlarla yaptığı söyleşileri içeren kitabı.
nesli tükenen bu insanlar en azından burada yer alsınlar, ki oldukça hüzünlü bir kitaptır ve bir o kadar da güzeldir. kitapta röportajları yapılan insanlarımız;
madam anahit
varoluşçu boyacı: hayri tonozlu
osmanlı mangırları: hüseyin avni dede
balıkçı özer
antipsikiyatrist bir robenson: hüseyin eyici
tombak ahmet
hrant lusikyan
tuvalette bir tiyatrocu: suzan abla
bakkal nuri erten
ziya mısırlı
mühürcü mehmet baran
güvenlik görevlisi erol bilirgen
süreyya piriler
sabahattin sel
kemal kale
süha tuğtepe
leon ekserci
ayakkabı boyacısı hayri tonozlu'yla (58)-(birinci basım:1990) yapılan söyleşinin kısa bir bölümü;
bir ara "siz hangi felsefi ekole yakınlık duyarsınız" dedi. "eksistansiyalistim" dedim. hayri bey'in gözlerinin içi güldü "ne güzel ben de varoluşçuyum" dedi. ayağımı boya sandığının üzerinden hemen çektim, şaşkınlığım geçmemişti ama devam ediyordu; "varoluşçuluk deyince akla hemen sartre gelir; oysa sartre parlak cümlelerden başka bir şey değildir. varoluşçuluğu sistemleştiren heidegger'dir. sartre onun yanında garnitürden başka bir şey değildir." üzerinde çok eskimiş siyah kaban, başında yazlık bir şapka vardı; yüzü çökmüştü. devam ediyordu; "başlangıcından bugüne kadar felsefe bir arpa boyu yol katetmemiştir... kant ne yaptı insan beynini 12 kategoriye ayırmaktan başka. spinoza yok güzellikmiş, yok ahlakmış bir yığın metafizik şey attı ortaya.. kapital'i okudum, çok sıkıcıdır, rakamlar, misaller falan filan... nietzche ve kafka bilmeden varoluşçu felsefeye katkıda bulunmuşlardır. kendi kendimizi yaratmanın imkanı bizim elimizdedir." sözü irticaya getirdim, nasıl değerlendiridiğini sordum ona "bu politik sahaya girer. 'din' yöneticilerin işine geliyor. böylelikle halkı isteklerine daha kolay boyun eğdiriyorlar. aslında din bir imajdır ve insan kendisi yaratır bu imajı; insan yine düşünmelidir ve yoğunlaşmalıdır; ama düşüncesinin içinden allah ve peygamber gibi imajları çıkarmalıdır. en eski din olan budizm 5000 yıllıktır, musevilik 3000, hıristiyanlık 2000, islamiyet ise 1400 yıllıktır, ama insanlığın tarihi 50.000 yıllıktır. peki kırkbeşbin yıldır ne oldu, onu soran yok. ne yazık ki milyonlarca insan dine inanıyor ve onlara kimse ışık tutmuyor. işin doğrusu din zararlı bir şeydir." edebiyatla yakından ilgili o'henry yi sevdiğini, dostoyevski onun başucu yazarı, tolstoy, bernard shaw, rousseau ve voltaire'i ilgiyle okumuş. hayri bey ayda 50 bin lira kazanıyor, kaldığı otele günde 1200 lira veriyor, otel parası olmadığı günlerde parklarda yatıyormuş.
özetle ayakkabı boyacısı hayri bey böyle yaşıyordu. bilgi ne güç, ne de imkan yaratıyordu onun hayatında, düzen böyle olunca.
nesli tükenen bu insanlar en azından burada yer alsınlar, ki oldukça hüzünlü bir kitaptır ve bir o kadar da güzeldir. kitapta röportajları yapılan insanlarımız;
madam anahit
varoluşçu boyacı: hayri tonozlu
osmanlı mangırları: hüseyin avni dede
balıkçı özer
antipsikiyatrist bir robenson: hüseyin eyici
tombak ahmet
hrant lusikyan
tuvalette bir tiyatrocu: suzan abla
bakkal nuri erten
ziya mısırlı
mühürcü mehmet baran
güvenlik görevlisi erol bilirgen
süreyya piriler
sabahattin sel
kemal kale
süha tuğtepe
leon ekserci
ayakkabı boyacısı hayri tonozlu'yla (58)-(birinci basım:1990) yapılan söyleşinin kısa bir bölümü;
bir ara "siz hangi felsefi ekole yakınlık duyarsınız" dedi. "eksistansiyalistim" dedim. hayri bey'in gözlerinin içi güldü "ne güzel ben de varoluşçuyum" dedi. ayağımı boya sandığının üzerinden hemen çektim, şaşkınlığım geçmemişti ama devam ediyordu; "varoluşçuluk deyince akla hemen sartre gelir; oysa sartre parlak cümlelerden başka bir şey değildir. varoluşçuluğu sistemleştiren heidegger'dir. sartre onun yanında garnitürden başka bir şey değildir." üzerinde çok eskimiş siyah kaban, başında yazlık bir şapka vardı; yüzü çökmüştü. devam ediyordu; "başlangıcından bugüne kadar felsefe bir arpa boyu yol katetmemiştir... kant ne yaptı insan beynini 12 kategoriye ayırmaktan başka. spinoza yok güzellikmiş, yok ahlakmış bir yığın metafizik şey attı ortaya.. kapital'i okudum, çok sıkıcıdır, rakamlar, misaller falan filan... nietzche ve kafka bilmeden varoluşçu felsefeye katkıda bulunmuşlardır. kendi kendimizi yaratmanın imkanı bizim elimizdedir." sözü irticaya getirdim, nasıl değerlendiridiğini sordum ona "bu politik sahaya girer. 'din' yöneticilerin işine geliyor. böylelikle halkı isteklerine daha kolay boyun eğdiriyorlar. aslında din bir imajdır ve insan kendisi yaratır bu imajı; insan yine düşünmelidir ve yoğunlaşmalıdır; ama düşüncesinin içinden allah ve peygamber gibi imajları çıkarmalıdır. en eski din olan budizm 5000 yıllıktır, musevilik 3000, hıristiyanlık 2000, islamiyet ise 1400 yıllıktır, ama insanlığın tarihi 50.000 yıllıktır. peki kırkbeşbin yıldır ne oldu, onu soran yok. ne yazık ki milyonlarca insan dine inanıyor ve onlara kimse ışık tutmuyor. işin doğrusu din zararlı bir şeydir." edebiyatla yakından ilgili o'henry yi sevdiğini, dostoyevski onun başucu yazarı, tolstoy, bernard shaw, rousseau ve voltaire'i ilgiyle okumuş. hayri bey ayda 50 bin lira kazanıyor, kaldığı otele günde 1200 lira veriyor, otel parası olmadığı günlerde parklarda yatıyormuş.
özetle ayakkabı boyacısı hayri bey böyle yaşıyordu. bilgi ne güç, ne de imkan yaratıyordu onun hayatında, düzen böyle olunca.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar