bugün
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur21
- bir şey söyle8
- sigara içelim mi6
- geceye bir şarkı bırak4
- koklayarak öpmek17
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması12
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- çalıyor ama çalışıyor4
- uyuyamama nedeni5
- fatma betül sayan kaya14
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir3
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri10
- akp kazandı11
- dünya52
- yalnız erkek sayısının patlaması10
- koklayarak insan tanımak7
- akp seçmeni2
- sözlükteki anlık online sayısı2
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- sözlükteki herkesin tarafını tutmak istemek5
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- cumartesi gecesi erken uyuyan insan2
- fredrik midtjsö2
- latin amerika ispanyolcası2
- sozlukspot2
- siyahi peygamber olmaması8
- ilk buluşmaya 100 tl ile gelen erkek4
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- canım ıspartam2
- müslüman toplumlarda para adil dağılmıyor6
- morkstar yazdı bunu12
- gocu32
- anın görüntüsü28
- özlemek2
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- 30 yaş üstü yazarlar silinsin kampanyası7
- dayanç3
- şuan dinlediğin şarkı8
- sözlüğün embesillerle dolu olması8
- ankara şarkılarında çirkinleri zorbalama merakı2
- usualsuspect'i tedavi ettirmek4
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- sözlük yazarlarının ruh hali6
- johnny sinsin türk olması2
- tek göz odalı evde kocasıyla mutlu olan kadın7
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- sözlüğün en güzel kadını26
- süper para kazanma yöntemi buldum garanti5
- evrim muhafızları2
son sığınak
Hayat perdenin arkasında;
Hayatın öte yakasında.
Şu gaflet yükü insana bak;
Kendinden varlık cakasında.
Ve aşksız yobaz... işi gücü,
Namazla Cennet takasında.
Tam dört asırdır Müslümanlık,
Cansız etiket markasında.
Ku'ran kalbi kör ezbercide,
Din, üfürükçü muskasında.
Batı, Batı der çırpınırlar,
Batı tükürük hokkasında.
Makine dimdik demirden put,
insanoğlu ruh laçkasında.
Hürriyet nerde söyleyeyim:
Hakka esaret halkasında.
Zamanda herşey kopuk, kesik;
Biçkisi kader makasında.
Ey insan, sana son sığınak,
Son peygamberin hırkasında!
necip fazıl kısakürek
Hayat perdenin arkasında;
Hayatın öte yakasında.
Şu gaflet yükü insana bak;
Kendinden varlık cakasında.
Ve aşksız yobaz... işi gücü,
Namazla Cennet takasında.
Tam dört asırdır Müslümanlık,
Cansız etiket markasında.
Ku'ran kalbi kör ezbercide,
Din, üfürükçü muskasında.
Batı, Batı der çırpınırlar,
Batı tükürük hokkasında.
Makine dimdik demirden put,
insanoğlu ruh laçkasında.
Hürriyet nerde söyleyeyim:
Hakka esaret halkasında.
Zamanda herşey kopuk, kesik;
Biçkisi kader makasında.
Ey insan, sana son sığınak,
Son peygamberin hırkasında!
necip fazıl kısakürek
önce en yakınların delikler açtı gövdende
sonra o her odanın her köşesinde bekleyen
gecenin hinoğluhin örümceği
yumuldu doğan, günün bu kızıl kapılarına
ve o parlak ipliğin bıraktığı iz tıkadı damarlarını
kan her zaman yerde birikir ve yerde
serili yatar kırık gövde, rezil,
ırzına geçilmiş, bir ahırın yemliğinde,
dudaklar sırıtır -son kez "elveda" demek istemişler midir?
parçalanmış bir kapıdır dişler,
yıkık bir duvar,
gözler açıktır ama yoktur görecekleri bir şey
insansız bir beldenin küçük nöbetçi kulübeleri
iki arı balın üstünde ve taş kesmiş ışık
uzaklarda bir yerde dallardaki kuşlarda soluk titrer
ve çürümenin kösnül kokusuyla
şimdiden mumyalanmıştır gövde-
göz kamaştırıcı bir ağ olursun kemikten...
gel de salyalarınla tıka bu delikleri
hava geçirmez olsun gövde
ve ince bir bezle bağla ki gözlerimizi
hiç görmeyelim bir kahramanın nasıl öldüğünü
ve cesedinin gizlerine nasıl baktıklarını ölümlülerin
yalnızların ülkesine yapılan yolculuk
sınırsız bir ülkede kalacak han olmayan bir yolculuktur
kıyısız bir deniz boyunca
aşktan başka fenerleri olmayan
körlerin ülkesinde hiçbir renge inanılmaz
her ses tanıktır
dilsizlerin gümüş diline
aşktan başka karanlığı olmayan
deniz fenerleri yalnızca aşk
gırtlaktan gelen notaların
denizine karşı bir engel
köpüklerin makinalı bir tüfek gibi
iletisini sağırların kulaklarına
dilsizlerin şifresiyle kekeleyip
fısıldarken açıkladığı
ve bunu körler için
yalnızca aşkın mürekkebiyle yazabilen
çünkü makinalı tüfek gizini
bütün gizleri açıklamak için söyler
çünkü makinalı tüfek yolunu açar
ve ayaklarını yıkar
ve önüne şarapla ekmeği koyar
sen de ölümün gövdesi yerine
yalnızca aşkla dönersin evine
Brey*
sonra o her odanın her köşesinde bekleyen
gecenin hinoğluhin örümceği
yumuldu doğan, günün bu kızıl kapılarına
ve o parlak ipliğin bıraktığı iz tıkadı damarlarını
kan her zaman yerde birikir ve yerde
serili yatar kırık gövde, rezil,
ırzına geçilmiş, bir ahırın yemliğinde,
dudaklar sırıtır -son kez "elveda" demek istemişler midir?
parçalanmış bir kapıdır dişler,
yıkık bir duvar,
gözler açıktır ama yoktur görecekleri bir şey
insansız bir beldenin küçük nöbetçi kulübeleri
iki arı balın üstünde ve taş kesmiş ışık
uzaklarda bir yerde dallardaki kuşlarda soluk titrer
ve çürümenin kösnül kokusuyla
şimdiden mumyalanmıştır gövde-
göz kamaştırıcı bir ağ olursun kemikten...
gel de salyalarınla tıka bu delikleri
hava geçirmez olsun gövde
ve ince bir bezle bağla ki gözlerimizi
hiç görmeyelim bir kahramanın nasıl öldüğünü
ve cesedinin gizlerine nasıl baktıklarını ölümlülerin
yalnızların ülkesine yapılan yolculuk
sınırsız bir ülkede kalacak han olmayan bir yolculuktur
kıyısız bir deniz boyunca
aşktan başka fenerleri olmayan
körlerin ülkesinde hiçbir renge inanılmaz
her ses tanıktır
dilsizlerin gümüş diline
aşktan başka karanlığı olmayan
deniz fenerleri yalnızca aşk
gırtlaktan gelen notaların
denizine karşı bir engel
köpüklerin makinalı bir tüfek gibi
iletisini sağırların kulaklarına
dilsizlerin şifresiyle kekeleyip
fısıldarken açıkladığı
ve bunu körler için
yalnızca aşkın mürekkebiyle yazabilen
çünkü makinalı tüfek gizini
bütün gizleri açıklamak için söyler
çünkü makinalı tüfek yolunu açar
ve ayaklarını yıkar
ve önüne şarapla ekmeği koyar
sen de ölümün gövdesi yerine
yalnızca aşkla dönersin evine
Brey*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar