bugün
- ailem güvende10
- hava soğudu ulan11
- true neden sevilmiyor sorunsalı29
- sözlük yazarlarının kekleri7
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- evlenmek istememenin garip karşılanması8
- babaların sorduğu ilginç sorular4
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- ay takvimine göre konserve yapmak3
- çalışmak istememek3
- restoran görünce çocuğunun gözlerini kapatan insan5
- mazotun 100 lira olacağı tarih13
- güneşlenmek3
- soğuk su içme mevsiminin sonuna gelmek7
- viski kola12
- ak partililerin apoya villa yaptırması30
- ayıküyün mü3
- çin üretimi elektrikli arabalar2
- enayimiknatisii8
- türbanlıyla bakışmak4
- sözlükte 15488 gammaz olması10
- sözlük yazarlarının normal kombinleri7
- video hazırlamak5
- naruto dayi7
- nahl suresi 90 ayet2
- latince sözler2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz27
- izmir in kurtuluşunu yok sayan dinci2
- hamas19
- patronunuzun whatsapp profil fotoğrafı5
- hasta çocukları için el açtırılan babalar4
- kürtaj dede6
- tanrı olsaydi dünyadaki kötülüklere ayar verirdi8
- her akşam kocasına kuruyemiş hazırlayan kadın6
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı2
- chp bu ülkenin geçmişi ve geleceğidir3
- g i l d e d l i l y12
- ılık su içen erkek8
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- mal gelecek dükkanın önüne park etme9
- quran2
- mazotun litresi 96 lira13
- pipet kullanan erkek8
- düşün ki o bunu okuyor3
- bugün ne oldu4
- harp okulu öğrencilerinden korkan padişah3
- gokyuzunun silinen rengi16
- burcunu açıklamayan insan18
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı27
- ekonomi çok iyi7
kadıköy'de güğüm'ün sırasında olan ebru ablayla beraber oturup bira içebileceğiniz sohbet edebileceğiniz, üst katta ise güzel müzikler eşliğinde belgesel izleyebilceğiniz hoş mekan.
güzel insanlar limanıdır.
ege' nin uzay heparı için yaptığı, hüzünlendiren şarkı. sözlerini de yazayım tam olsun.
nereye böyle?
ah niye bu veda?
kalkmadı henüz,
son gemi daha.
alkışlardanmıydı korkun,
sevdalardan mı yoksa?
ne çabuk taktın,
yalnızlığı koluna.
yeni değmiş yaşın yaşıma,
yolun yol olmalıydı yoluma,
deli çocuk acelen ne?
son gemi kalkmadı daha.
nereye böyle?
ah niye bu veda?
kalkmadı henüz,
son gemi daha.
alkışlardanmıydı korkun,
sevdalardan mı yoksa?
ne çabuk taktın,
yalnızlığı koluna.
yeni değmiş yaşın yaşıma,
yolun yol olmalıydı yoluma,
deli çocuk acelen ne?
son gemi kalkmadı daha.
sadece ortalama bir bar olmayan, içine girdiğiniz andan itibaren farklı bir kültür ve yaşam tarzı barındırdığını siz fark etmeyecek olsanız bile size fark ettiren güzide mekan.
taşrada yetişmiş ortalama her bir genç, -özellikle erkekler çünkü kızlar maalesef aile zincirlerine bağlıdır- genelde yapacak bir şey bulamadığı için birahane adı verilen yerlerde içerek fazlası ile vakit geçirirler. böyle yerlerde çok nadir rastlanılan istisnalar hariç mekan sahibi asla içmez; çünkü yaygın anlayışa göre mekan sahibinin içmesi mekanın batması ile sonuçlanır. ama son gemi farklıdır. orası hakkı abi ile ebru abla denen çok değerli 2 insanın ailesidir . her gidişinizde onları farklı masalarda alem yaparken, önlerinde rakıları ile o kocaman ailenin küçük parçalarıyla haşır neşir görürsünüz. herkesle bir aile bireyiymiş gibi anlaşırlar, yeter ki belli bir zaman kesiti boyunca o aileye katılmak isteyin, bunun için isteğinizi anlasınlar.
kadıköy'e ilk yerleştiğimde arada sırada gittiğim bir yer olan bu mekanda hakkı abi ile ilk tanışmam "lümpen" kelimesinin eski solcuların literatüründe farklı bir anlamı olup olmadığını merak edip ona sorduğum andı. her daim bara dizlerini koyar vaziyette rakısını yudumlayan bu insan; bu mekanda şekilsel bir rutin oluşturmuştur. son gemi'ye her girişimde onu o şekilde görmezsem bir garip olur içim, eksikliğini hissederim o duruşun.
barın arkasında küçücük ama hareketli bedeniyle oradan buraya koşuşturan ebru abla; onca yoğunluğa rağmen benimle 2 çift laf etmeyi her zaman başarmıştır. barında oturup son gemideki devinimi izlemek bile insana zevk verir. içki içmek için yoldaş aramazsınız, varlığı ile size zaten yoldaş olmayı başarır son gemi. günlük gazetelerin ve önemli yayınları biranızı içerken rafından alıp okuyabilirsiniz. ve pek tabi ki şu ana kadar ntv tarih dergisini bulunduran benim gördüğüm tek yerdir.
gece bitip bar dışarıdan girişlere kapandıktan sonra kısa süreliğine orada bulunan online bilgi yarışması makinesinin başında saatler geçirilir ve gerçekten eğlenilir. harcadığınız zamana acımazsınız çünkü son gemi aynı zamanda sizin yerinizdir.
kadıköy'ü sevme nedenlerinden bir tanesidir son gemi...
taşrada yetişmiş ortalama her bir genç, -özellikle erkekler çünkü kızlar maalesef aile zincirlerine bağlıdır- genelde yapacak bir şey bulamadığı için birahane adı verilen yerlerde içerek fazlası ile vakit geçirirler. böyle yerlerde çok nadir rastlanılan istisnalar hariç mekan sahibi asla içmez; çünkü yaygın anlayışa göre mekan sahibinin içmesi mekanın batması ile sonuçlanır. ama son gemi farklıdır. orası hakkı abi ile ebru abla denen çok değerli 2 insanın ailesidir . her gidişinizde onları farklı masalarda alem yaparken, önlerinde rakıları ile o kocaman ailenin küçük parçalarıyla haşır neşir görürsünüz. herkesle bir aile bireyiymiş gibi anlaşırlar, yeter ki belli bir zaman kesiti boyunca o aileye katılmak isteyin, bunun için isteğinizi anlasınlar.
kadıköy'e ilk yerleştiğimde arada sırada gittiğim bir yer olan bu mekanda hakkı abi ile ilk tanışmam "lümpen" kelimesinin eski solcuların literatüründe farklı bir anlamı olup olmadığını merak edip ona sorduğum andı. her daim bara dizlerini koyar vaziyette rakısını yudumlayan bu insan; bu mekanda şekilsel bir rutin oluşturmuştur. son gemi'ye her girişimde onu o şekilde görmezsem bir garip olur içim, eksikliğini hissederim o duruşun.
barın arkasında küçücük ama hareketli bedeniyle oradan buraya koşuşturan ebru abla; onca yoğunluğa rağmen benimle 2 çift laf etmeyi her zaman başarmıştır. barında oturup son gemideki devinimi izlemek bile insana zevk verir. içki içmek için yoldaş aramazsınız, varlığı ile size zaten yoldaş olmayı başarır son gemi. günlük gazetelerin ve önemli yayınları biranızı içerken rafından alıp okuyabilirsiniz. ve pek tabi ki şu ana kadar ntv tarih dergisini bulunduran benim gördüğüm tek yerdir.
gece bitip bar dışarıdan girişlere kapandıktan sonra kısa süreliğine orada bulunan online bilgi yarışması makinesinin başında saatler geçirilir ve gerçekten eğlenilir. harcadığınız zamana acımazsınız çünkü son gemi aynı zamanda sizin yerinizdir.
kadıköy'ü sevme nedenlerinden bir tanesidir son gemi...
bu satırların sahibine kulplu bardakta bir çayı 5 liraya kitlemiş mekan.
içerideki hava gayet güzel. dekor, çalınan müzik, masalarda otururken okuyabileceğiniz güzel dergiler vs. ama nedir bu kardeşim? alkollü mekanda çay içtik diye ceza mı kestiler ne?
içerideki hava gayet güzel. dekor, çalınan müzik, masalarda otururken okuyabileceğiniz güzel dergiler vs. ama nedir bu kardeşim? alkollü mekanda çay içtik diye ceza mı kestiler ne?
"son gemi"
yukarıdaki entrylere bakmayınız. bu mekan o mekan değildir. son gemi kadıköy balıkçılar çarşısına girdiğinizde o yolun sonundadır ve sadece huzur vaadeden bir mekandır. kadıöy balıkçılar çarşısına girersiniz ve o yolun sonuna kadar gidersiniz. bir de ne görürsünüz? yanında ilk vapur olan bir son gemi vardır. işte orası bizim mekandır. sabah çay, öğlen kahve, akşam biralanabileceğiniz bir yerdir.
duvarlarda afişler, resimler, sloganlar vardır. sanki sırrı abi oradan geçmiş, sanki sanat orada doğmuş ya da bir arkadaşımın dediği gibi; "ideolajik duygularınızı sömürüyor lan burası"
evet.
orası bizim gibi. ama mülkiyet yok aga!
yukarıdaki entrylere bakmayınız. bu mekan o mekan değildir. son gemi kadıköy balıkçılar çarşısına girdiğinizde o yolun sonundadır ve sadece huzur vaadeden bir mekandır. kadıöy balıkçılar çarşısına girersiniz ve o yolun sonuna kadar gidersiniz. bir de ne görürsünüz? yanında ilk vapur olan bir son gemi vardır. işte orası bizim mekandır. sabah çay, öğlen kahve, akşam biralanabileceğiniz bir yerdir.
duvarlarda afişler, resimler, sloganlar vardır. sanki sırrı abi oradan geçmiş, sanki sanat orada doğmuş ya da bir arkadaşımın dediği gibi; "ideolajik duygularınızı sömürüyor lan burası"
evet.
orası bizim gibi. ama mülkiyet yok aga!
yahya kemal Beyatlı ya ait muhteşem şiir. teması ölüm üzerinedir.
az önce oradaydım. barış ve tuncay vardı. sanki ev arkadaşın adamlar. çok samimi. of ya fena saplantı.
hep yahya kemal'i hatırlatır son gemi sözü. hani şu kalkarken hiçbir mendilin , hibir elin sallanmadğı gemi var ya...
az önce sigarayı bıraktığım mekan. buraya not düşüyorum. tuncay denen adam da bıraktı benimle. yaklaşık 8 kasım 2013 saat 0110 gibiydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar