bugün
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler4
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- askerde özlenen şeyler4
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor3
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- burun karıştırmak5
- şarkılarda geçen mükemmel sözler3
- bir önceki entryi devam ettir4
- pazar günü aktiviteleri3
- kuantum fiziğine sahip kadın4
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- helin elveren3
- dizi sektöründeki maliyet krizi3
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı2
- rüyada hala askerde olduğunu görmek2
- hayat bilgisi ürperi2
- terhis oluyorum sözlük25
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- yazarların işlediği günahlar15
- scream 82
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- kahvaltı yapmak2
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- felsefe öğretmenin ironisi3
- onur babacan3
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- sabah soğuğu3
- flörtün ilkesel reddi5
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu3
- londra devlet hastanesindeki hamile erkek figürü3
- 7 kasım 2026 aliağa muşspor maçı2
- kitap alıntıları3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi8
- cimbom baba2
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- yüzü siyaha boyayıp gezmek3
- yeni temaya bir türlü alışamamak2
- engineer285
- şamil tayyar'ın fatma betül sayan kaya tweeti3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- cem karaca dinleyip dusuncelere dalmak2
- 8 kasım 20263
Metallica ile birlikte, Thrash Metal grupları arasında en az eleman değişikliği yaşayanlardan biridir Slayer. 1987'ye kadar çekirdek kadrosunu korumuş, 1987'de çok kısa süreli olarak davulcu Dave Lombardo gruptan ayrılmış, bir süre Megadeth'de çaldıktan sonra (sadece 12 konser) gruba geri dönmüş, beraber 1990'da Seasons in the Abyss'i yaptıktan sonra, 1992'de ise tekrar gruptan ayrılmıştı. O zamandan sonra, Slayer'ın müziğinde gidip gelmeler başladı. Reign in Blood'a kadar Thrash; Reign in Blood'dan, Seasons in the Abyss'e kadar Speed Thrash yapan grup; Lombardo'dan sonra gelen ilk Bostaph'lı albüm ivine Intervention'da Punk Thrash gibi bir tür ortaya çıkarmış görünüyordu. Daha sonra zaten Punk klasiklerini cover yaptıkları bir albüm yayınlayarak bu hipotezi desteklemiş oldular. Diabolus in Musica'da Punk, Hardcore'a dönüşüyordu yavaş yavaş. God Hates Us All'da ise gitarın tonu öyle nefret yüklü duyuluyordu ki, kesinlikle o albüm için Hardcore Thrash demek yanlış olmazdı, ya da Death Thrash.. 2001'in God Hates Us All'undan sonra, Dave Lombardo, aynı yıl gruba geri döndü ve efsanevi kadro tekrar biraraya gelmiş oldu.
Slayer seven ya da Metal müzikle fazlaca ilgili pek çok kişi, bu efsanevi kadronun, grubun yoğun geçişlere sahne olan döneminin ardından, tekrar birleştiğinde neler ortaya koyabileceğini merakla bekliyordu. Bekleyiş oldukça uzun sürdü. Önce 2003'te Still Reigning DVD'sini çıkarıp, ilk işaretleri verdiler. Ondan sonra da 2006'ya kadar bir ikinci bekleme süreci daha başladı. Mayıs'da Önce Cult sampleını koydular sitelerine, "Bu nasıl rifftir, bu nasıl davuldur?!" dedirttiler. Sonra promo CD'den Jihad ve Eyes of the Insane'i de dinledik, iyice iştahımız kabardı. Sonra da albümün kalan kısmı düştü..
Öncelikle belirtmeliyim ki, yukarda Slayer'ın türlü dönemlerde yaptığı müziğin türünü nitelerken, x Thrash gibi bir kalıp kullandım sürekli. Çünkü Slayer her ne kadar farklı türlere eğilim gösterse de, o Thrash kısmını hiç bir zaman kaybetmedi. Bu albümde de yine Thrash'in yanına bir çok ek getirilebilir. Kimi zaman Death, kimi zaman Hardcore; belki Punk değil ama her zaman Speed. Ama böyle kavram karmaşası yaratmaya ne gerek var ki? Bu SLAYER! Başka anlamlar yüklemeye kesinlikle gerek yok..
Albüm Flesh Storm ile kulaklarınıza bir uyarı vererek başlıyor: "işte bu, Slayer!" uyarısı, ya da "Geri döndük dostum! Hala buradayız ve ayaktayız!"... Daha sonra da tempo kesinlikle düşmüyor. Lombardo'nun davulları, gitarları tam anlamıyla eziyor. Gitar ritm atarken ve bas ritme her zamanki gibi destek verirken, sanki ön planda sadece Araya'nın sesi ve Lombardo varmış gibi geliyor. Gitar farklı bişeyler çalmadıkça hissettiremiyor kendini ağırlıklı olarak. Örnek vermek gerekirse, God Hates Us All'da gitarlar o kadar iyi duyuluyordu ki, müzik daha çok onlar üzerine kuruluydu. Burada öyle değil. Bu durum kulakları rahatsız etmiyor. Ama daha çok Hardcore ritmleri gibi duyuluyor. Bu da ilk bir kaç dinlemeden sonra bile hala bazı şarkıları birbirine karıştırmanıza neden oluyor. South of Heaven ya da Seasons in the Abyss zamanındaki gibi melodik geçişler, son 4 albüme göre, daha çok bulunuyor. Ama yine de o zamanlardaki kadar yoğun değil. Sololar ise, şaşırtıcı şekilde bir düzen içerisinde başlıyor. Tam "Nasıl yani?" derken, yine notasız, tertipsiz eski halini alıyor. Anca bir 10 saniye falan dayanabiliyorlar bu duruma Kerry ve Jeff. Zaten Slayer bu haliyle sevildiği için, aykırı bir durum da beklemiyor kulaklarınız.
Christ Illusion, bir konsept albüm değil. Ancak albüm genelinde, benzer bir konu işleniyor: Savaş! Çoğu çevrelere göre Slayer savaş destekçisi, Nazi yanlısı bir grup olarak bilinir. Hatta satanist eğilimleri olduğu bile söylenir. Hell Awaits, Disciple, Final Command, Angel of Death gibi şarkılar buna neden olmuştur ancak bu cahil bir tutumdan başka bir şey değildir. Slayer bu tür şarkılarda yancı bir yaklaşım sergilese de, bu, sadece, kısmen ilgi duyduğu mevzulara olan liriksel bakış açısıdır. Jeff Hanneman Nazi Almanya'sına ve o zamanlar yaşanan olaylara ilgi duyar. Ama Auschwitz'de bir 3 milyon insanı daha sabun yapmak inancında değildir. Tüm şarkılar hakkında bilgi sahibi olmadan ya da grup üyelerinin bizzat görüşlerini almadan yorum yapmak o yüzden son derece yersiz. Bu albümdeki şarkı sözlerinden de, dar bir açıdan bakıldığında anti-christ (Hristiyanlık düşmanı, şeytan yanlısı) söylemler çıkarılabilir. Ancak üzerinde önemle durulan nokta, din mevzusunun, olması gerektiği yerde tutulmayıp, buna karşı özellikle zaafı olan insanları kullanmak amacıyla, savaş olgusunun içine sokulmasının yanlışlığı. Sözler de hep buna çıkıyor. Şarkılardan alınan ufak pasajlar, bir bütünü simgeleyemediği için, genel bir fikre hüküm etmek için size yardımcı olmamalı.
Flesh Storm'dan sonra Catalyst geliyor. Yine inanılmaz davul ataklarıyla giriyor şarkı. Nakarat geçişleri bildiğimiz Slayer. Araya serpiştirilen sololar ise harika. Ardından gelen Eyes of the Insane, savaştaki askerlerin hastalıklı psikolojik durumunu anlatıyor. Anlattığı askerlerin durumu gibi, şarkıdaki geçişler de hastalıklı. Albümdeki en farklı şarkı kesinlikle. Soloya geçişte de en başarılı olduğunu düşündüğüm parça aynı zamanda. 4. şarkı ise Jihad ki dinle savaşın, günümüzdeki mantık dışı bütünlüğünü, en sert dille işleyen şarkı. Skeleton Christ, Black Seranade ve Catatonic nispeten daha yavaş, kafa sallama ritmlerine indirgenmiş parçalar. 6. sırada bulunan Consfearacy ise, bugüne kadar duyduğum en güzel "ara parça". En iyi giriş parçası ya da en iyi kapanış parçası gibi kavramların yanına, yeni bir tane daha ekleyelim, bu şarkının hatrına. Resmen albümün karışık yapısını eline alıp, toparlıyor, "Buyrun, devam edebilirsiniz.." diyerek diğer parçalara yönlendiriyor sizi. Çok beğendim.. Sondan bir önce, en çok kulaklarımızın aşina olduğu şarkı, Cult geliyor. Fazla söze gerek yok.. Çok iyi yapılmış bir beste, çok iyi ataklar, çok etkileyici sözler.. En ağır eleştrilerin bu şarkıda olduğunu düşünüyorum. Eminim çoğu kişi de benzer şekilde düşünüyordur. Supremist'i dinledikten sonra ise, "Bu albüm, ancak böyle bitebilirmiş" diyeceksiniz. Garanti veriyorum.
Tekrar vurgulamak istiyorum ki, albümde tam anlamıyla Dave Lombardo Show var. Tüm şarkılara farklı anlamlar yüklüyor. Özellikle, Lombardo'yu dinlemek için bile bu albümü edinebilirsiniz. Bir Thrash albümünde olabileceğinden fazlasını yapıyor. Gitarlarla ters ritmler atarak, inanılmaz ataklara çıkarak, zilleri profesyonellik sınırlarını zorlayarak kullanarak, inanılmaz bir iş çıkarmış. Kesinlikle bu adam, bu piyasada özel olarak ilgiyi, izlenmeyi hakeden, özel bir insan. Hatta insan olduğu konusunda da şüpheye düşürüyor bazen..
Albümü Reign in Blood'a oldukça benzettim. Neden diyecek olursanız: 1) Onun kadar hızlı. 2) Onun kadar iddiasız olduğu halde her yanından kalite akıyor ve zirveye rahatlıkla oynuyor. 3) Christ Illusion'ı da Reign in Blood'u da dinledikten sonra, içinden bir parça çalındığında "Neydi adı ya?" diye bir an için düşünüyorsunuz. 4) ikisinde de albüm tam anlamıyla başlıyor ve düşünmeye fırsat vermeden, tam anlamıyla bitiyor. 5) ikisi de 10 parçadan oluşuyor. 6) ikisinde de Lombardo üst düzey bir performans sergiliyor... Daha da uzatabilirim. Ancak ortak olmayan bir yönü var ki, en önemlisi o. Reign in Blood ile Slayer, olmayan bir şeyi yarattı. Thrash'in daha önce belirlenmemiş kenar çizgilerini gösterdiler. Christ Illusion'da ise yeniden doğuş yaşıyorlar. Bu noktada Christ Illusion'ın, Reign in Blood kadar ilgiyi üzerine çekemeyeceği kesin diyebiliriz.
Son olarak genel bir yargıya varmak gerekirse; 1982'den beri, sertliğinden taviz vermeden, sözleriyle piyasaya oynamadan, maddi kaygılar içine düşmeden, sadece ama sadece işini yapan; sadece Metal müzik için yatırım yapan fazla grup kalmadı. Slayer da onların arasında ve 5 yıl sonra çıkardıkları yeni albümlerinde de, hala öyle olduklarını gösteriyorlar. Sırf bunun için bile saygıyı hakeden bir grup onlar. Ve halen daha bizi hayal kırıklığına uğratmadıkları için, onlara çok şey borçluyuz..
http://www.heavymetaltr.c...file-article-sid-694.html
Slayer seven ya da Metal müzikle fazlaca ilgili pek çok kişi, bu efsanevi kadronun, grubun yoğun geçişlere sahne olan döneminin ardından, tekrar birleştiğinde neler ortaya koyabileceğini merakla bekliyordu. Bekleyiş oldukça uzun sürdü. Önce 2003'te Still Reigning DVD'sini çıkarıp, ilk işaretleri verdiler. Ondan sonra da 2006'ya kadar bir ikinci bekleme süreci daha başladı. Mayıs'da Önce Cult sampleını koydular sitelerine, "Bu nasıl rifftir, bu nasıl davuldur?!" dedirttiler. Sonra promo CD'den Jihad ve Eyes of the Insane'i de dinledik, iyice iştahımız kabardı. Sonra da albümün kalan kısmı düştü..
Öncelikle belirtmeliyim ki, yukarda Slayer'ın türlü dönemlerde yaptığı müziğin türünü nitelerken, x Thrash gibi bir kalıp kullandım sürekli. Çünkü Slayer her ne kadar farklı türlere eğilim gösterse de, o Thrash kısmını hiç bir zaman kaybetmedi. Bu albümde de yine Thrash'in yanına bir çok ek getirilebilir. Kimi zaman Death, kimi zaman Hardcore; belki Punk değil ama her zaman Speed. Ama böyle kavram karmaşası yaratmaya ne gerek var ki? Bu SLAYER! Başka anlamlar yüklemeye kesinlikle gerek yok..
Albüm Flesh Storm ile kulaklarınıza bir uyarı vererek başlıyor: "işte bu, Slayer!" uyarısı, ya da "Geri döndük dostum! Hala buradayız ve ayaktayız!"... Daha sonra da tempo kesinlikle düşmüyor. Lombardo'nun davulları, gitarları tam anlamıyla eziyor. Gitar ritm atarken ve bas ritme her zamanki gibi destek verirken, sanki ön planda sadece Araya'nın sesi ve Lombardo varmış gibi geliyor. Gitar farklı bişeyler çalmadıkça hissettiremiyor kendini ağırlıklı olarak. Örnek vermek gerekirse, God Hates Us All'da gitarlar o kadar iyi duyuluyordu ki, müzik daha çok onlar üzerine kuruluydu. Burada öyle değil. Bu durum kulakları rahatsız etmiyor. Ama daha çok Hardcore ritmleri gibi duyuluyor. Bu da ilk bir kaç dinlemeden sonra bile hala bazı şarkıları birbirine karıştırmanıza neden oluyor. South of Heaven ya da Seasons in the Abyss zamanındaki gibi melodik geçişler, son 4 albüme göre, daha çok bulunuyor. Ama yine de o zamanlardaki kadar yoğun değil. Sololar ise, şaşırtıcı şekilde bir düzen içerisinde başlıyor. Tam "Nasıl yani?" derken, yine notasız, tertipsiz eski halini alıyor. Anca bir 10 saniye falan dayanabiliyorlar bu duruma Kerry ve Jeff. Zaten Slayer bu haliyle sevildiği için, aykırı bir durum da beklemiyor kulaklarınız.
Christ Illusion, bir konsept albüm değil. Ancak albüm genelinde, benzer bir konu işleniyor: Savaş! Çoğu çevrelere göre Slayer savaş destekçisi, Nazi yanlısı bir grup olarak bilinir. Hatta satanist eğilimleri olduğu bile söylenir. Hell Awaits, Disciple, Final Command, Angel of Death gibi şarkılar buna neden olmuştur ancak bu cahil bir tutumdan başka bir şey değildir. Slayer bu tür şarkılarda yancı bir yaklaşım sergilese de, bu, sadece, kısmen ilgi duyduğu mevzulara olan liriksel bakış açısıdır. Jeff Hanneman Nazi Almanya'sına ve o zamanlar yaşanan olaylara ilgi duyar. Ama Auschwitz'de bir 3 milyon insanı daha sabun yapmak inancında değildir. Tüm şarkılar hakkında bilgi sahibi olmadan ya da grup üyelerinin bizzat görüşlerini almadan yorum yapmak o yüzden son derece yersiz. Bu albümdeki şarkı sözlerinden de, dar bir açıdan bakıldığında anti-christ (Hristiyanlık düşmanı, şeytan yanlısı) söylemler çıkarılabilir. Ancak üzerinde önemle durulan nokta, din mevzusunun, olması gerektiği yerde tutulmayıp, buna karşı özellikle zaafı olan insanları kullanmak amacıyla, savaş olgusunun içine sokulmasının yanlışlığı. Sözler de hep buna çıkıyor. Şarkılardan alınan ufak pasajlar, bir bütünü simgeleyemediği için, genel bir fikre hüküm etmek için size yardımcı olmamalı.
Flesh Storm'dan sonra Catalyst geliyor. Yine inanılmaz davul ataklarıyla giriyor şarkı. Nakarat geçişleri bildiğimiz Slayer. Araya serpiştirilen sololar ise harika. Ardından gelen Eyes of the Insane, savaştaki askerlerin hastalıklı psikolojik durumunu anlatıyor. Anlattığı askerlerin durumu gibi, şarkıdaki geçişler de hastalıklı. Albümdeki en farklı şarkı kesinlikle. Soloya geçişte de en başarılı olduğunu düşündüğüm parça aynı zamanda. 4. şarkı ise Jihad ki dinle savaşın, günümüzdeki mantık dışı bütünlüğünü, en sert dille işleyen şarkı. Skeleton Christ, Black Seranade ve Catatonic nispeten daha yavaş, kafa sallama ritmlerine indirgenmiş parçalar. 6. sırada bulunan Consfearacy ise, bugüne kadar duyduğum en güzel "ara parça". En iyi giriş parçası ya da en iyi kapanış parçası gibi kavramların yanına, yeni bir tane daha ekleyelim, bu şarkının hatrına. Resmen albümün karışık yapısını eline alıp, toparlıyor, "Buyrun, devam edebilirsiniz.." diyerek diğer parçalara yönlendiriyor sizi. Çok beğendim.. Sondan bir önce, en çok kulaklarımızın aşina olduğu şarkı, Cult geliyor. Fazla söze gerek yok.. Çok iyi yapılmış bir beste, çok iyi ataklar, çok etkileyici sözler.. En ağır eleştrilerin bu şarkıda olduğunu düşünüyorum. Eminim çoğu kişi de benzer şekilde düşünüyordur. Supremist'i dinledikten sonra ise, "Bu albüm, ancak böyle bitebilirmiş" diyeceksiniz. Garanti veriyorum.
Tekrar vurgulamak istiyorum ki, albümde tam anlamıyla Dave Lombardo Show var. Tüm şarkılara farklı anlamlar yüklüyor. Özellikle, Lombardo'yu dinlemek için bile bu albümü edinebilirsiniz. Bir Thrash albümünde olabileceğinden fazlasını yapıyor. Gitarlarla ters ritmler atarak, inanılmaz ataklara çıkarak, zilleri profesyonellik sınırlarını zorlayarak kullanarak, inanılmaz bir iş çıkarmış. Kesinlikle bu adam, bu piyasada özel olarak ilgiyi, izlenmeyi hakeden, özel bir insan. Hatta insan olduğu konusunda da şüpheye düşürüyor bazen..
Albümü Reign in Blood'a oldukça benzettim. Neden diyecek olursanız: 1) Onun kadar hızlı. 2) Onun kadar iddiasız olduğu halde her yanından kalite akıyor ve zirveye rahatlıkla oynuyor. 3) Christ Illusion'ı da Reign in Blood'u da dinledikten sonra, içinden bir parça çalındığında "Neydi adı ya?" diye bir an için düşünüyorsunuz. 4) ikisinde de albüm tam anlamıyla başlıyor ve düşünmeye fırsat vermeden, tam anlamıyla bitiyor. 5) ikisi de 10 parçadan oluşuyor. 6) ikisinde de Lombardo üst düzey bir performans sergiliyor... Daha da uzatabilirim. Ancak ortak olmayan bir yönü var ki, en önemlisi o. Reign in Blood ile Slayer, olmayan bir şeyi yarattı. Thrash'in daha önce belirlenmemiş kenar çizgilerini gösterdiler. Christ Illusion'da ise yeniden doğuş yaşıyorlar. Bu noktada Christ Illusion'ın, Reign in Blood kadar ilgiyi üzerine çekemeyeceği kesin diyebiliriz.
Son olarak genel bir yargıya varmak gerekirse; 1982'den beri, sertliğinden taviz vermeden, sözleriyle piyasaya oynamadan, maddi kaygılar içine düşmeden, sadece ama sadece işini yapan; sadece Metal müzik için yatırım yapan fazla grup kalmadı. Slayer da onların arasında ve 5 yıl sonra çıkardıkları yeni albümlerinde de, hala öyle olduklarını gösteriyorlar. Sırf bunun için bile saygıyı hakeden bir grup onlar. Ve halen daha bizi hayal kırıklığına uğratmadıkları için, onlara çok şey borçluyuz..
http://www.heavymetaltr.c...file-article-sid-694.html
slayer'ın "christ illusion" albümünün 5. sıradaki parçası. sözleri şu şekilde:
Ubound God's creation
Has grown into the sinner
Abandoned innocence
Impenitent transgressor
Escape morality
They say your life can change
If you take God's hand
Embrace rebirth
Your cleansing's so divine
To be reborn in God's eyes
You'll never touch God's hand
You'll never taste God's breath
Because you'll never see the second coming
Life's too short to be focused on insanity
I've seen the ways of God
I'll take the devil any day
Hail Satan
Your faith has atrophied
And rots in hell's asylum
Despondence tears you down
A free-falling social stain
Escape atrocity
They say your life can change
If you take God's hand
Embrace rebirth
Your cleansing's so divine
To be reborn in God's lies
You'll never touch God's hand
You'll never taste God's breath
Because you'll never see the second coming
It's all a fuckin' mockery
No grasp upon reality
It's mind control for
Compulsory religion and the Skeleton Christ
You'll never touch God's hand
You'll never taste God's breath
Because you'll never see the second coming
I laugh at the abortion known as Christianity
I've seen the ways of God
I'll take the devil any way
Hail Satan
You'll never touch God's hand
You'll never taste God's breath
Because you'll never see the second coming
It's all a fuckin' mockery
No grasp upon reality
It's mind control for
Compulsory religion and the Skeleton Christ
Ubound God's creation
Has grown into the sinner
Abandoned innocence
Impenitent transgressor
Escape morality
They say your life can change
If you take God's hand
Embrace rebirth
Your cleansing's so divine
To be reborn in God's eyes
You'll never touch God's hand
You'll never taste God's breath
Because you'll never see the second coming
Life's too short to be focused on insanity
I've seen the ways of God
I'll take the devil any day
Hail Satan
Your faith has atrophied
And rots in hell's asylum
Despondence tears you down
A free-falling social stain
Escape atrocity
They say your life can change
If you take God's hand
Embrace rebirth
Your cleansing's so divine
To be reborn in God's lies
You'll never touch God's hand
You'll never taste God's breath
Because you'll never see the second coming
It's all a fuckin' mockery
No grasp upon reality
It's mind control for
Compulsory religion and the Skeleton Christ
You'll never touch God's hand
You'll never taste God's breath
Because you'll never see the second coming
I laugh at the abortion known as Christianity
I've seen the ways of God
I'll take the devil any way
Hail Satan
You'll never touch God's hand
You'll never taste God's breath
Because you'll never see the second coming
It's all a fuckin' mockery
No grasp upon reality
It's mind control for
Compulsory religion and the Skeleton Christ
slayerın christ illusion albümünden bir parça.başlangıç ve son kısımları oldukça bayık kendini tekrar eden rifflerden oluşuyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com