bugün
- sözlükte flörtleşmek15
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz3
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- pandela43
- uludağ sözlükte kadın yazar var sanmak3
- türk müsün6
- normal sozluk7
- uludağ sözlükte herkes birader yazardır3
- mavi gözlü erkek4
- kürtçülerin beyinsiz olması4
- azgın türbanlı10
- sözlükte dertleşme3
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl6
- sözlük kızlarının biraz gergin olması2
- gizem altunsoy5
- dünyanın en kısa fıkrası4
- yaşlılara moruk demek4
- uçağa binmek3
- evlenmekten korkmak10
- arkadaşlar bakar mısınız bi2
- arkadaşlar ben hapise giriyorum5
- küfürlü konuşmak2
- imamoğlu'nun duruşmadan çıkarılması2
- cumhurbaşkanlığı sistemi6
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- pazartesi diyete başlıyorum3
- alttaki yazara aşık ol11
- ak parti yükselişte2
- yaya geçidinden koşarak geçmek2
- nermin3
- naruto dayıya tavuk döner ısmarlamak4
- el alemin köpekliğini yapmak2
- dikkat dikkat tai lung kız11
- velvet ile revani yemek7
- sözlüğün kahve olması12
- aylık 405 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- gerdek namazı10
- olgayella2
- nato liderler zirvesi nde 56 bin personel3
- manifest2
- senegal7
- izlenmiş en kusursuz film5
- qazi muhammed3
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- çevrimiçi olanlar arık neden görünmüyor3
- seks yapmayı zevkli sanmak11
- deniz göktaş17
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
ayrılırken söylenilen samimi bir temennidir.
ayrılırken söylenilen samimi olmayan temennidir.
Kendimle savaşım ve duygularımla verdiğim o sayılı mücadele
sanırım bu gece sona erdi. Ve ben ilk defa demir kapıların ardında
gizli güneşimin senin yüreğine doğmasına izin verdim.
Hiç böyle olmamıştım ben bilmem, belki de olmuştum...
Gökyüzünü izledim bütün gün. Ve ağaçları ve kuşları ve seni...
Öyle huzur dolu ve öyle mutluydum ki, içimde taşıdığım ve
ağır diye nitelendirdiğim bu sonsuz sevginin aslında beni
yenileyen tek duygu olduğunu farkettim her tebessümde.
Çünkü, gözlerimde senin derinliğin, ellerimde senin sıcaklığın
ve ruhumdaki varlığınla beni sen, sadece sen yaşatıyordun...
Ve artık ağır gelmiyordu bu aşk bana. Özümdeydi ve bir parçamdı
tıpkı senin gibi... Aşık olmaktan utanmadım bu gece...
Eskiden hafif derdim bu yüce duyguya, sadece hafif...
Belkide gereksiz bulurdum, bilmiyorum.
Kalpte derin, koparması zor ve sürekli içerilere işleyen korkunç
bir yara olduğunu düşünürdüm aşkın. Belki de doğru... Yaraydı.
Ama gelişimini izlediğin ve kendi ellerinle iyileştirdiğin bir yaraydı bu.
Şimdi, kalbimdeki yaranın acısı, o yürek yanması daha da büyüyor.
Bu çektiğim acı, sana olan sevgimi yüceltiyor, sonsuzlaştırıyor adeta...
Bilmezdim duyguların en yücesini bu derde düşmeden önce ve
hissetmezdim hiçbir insanı böyle yüreğimde seni sevmeden önce...
Bu gece odamın duvarları haykırdı bana,
"Aptal! Bunun adı aşk." diye.
Ve susturamadım kalbimin çığlıklarını... Derken gözyaşlarım
ve hıçkırıklarım bozdu gecenin bütün o güzelim sessizliğini
ve uyandırdı beni tatlı rüyamdan.
Sen rüya idin, ben rüya idim ve yaşam koskocaman bir rüya
idi yalnızca... Beni sana bağlayansa gördüğüm rüyanın
en büyülü, en şehvetli anıydı sadece...
Biliyorum, sen beni hiç tanıyamayacaksın. Belki, hiçbir zaman
cesaretimi toplayıp konuşamayacağım seninle;
Ama senin o büyülü sevginle yaşayacağım.
Kimbilir... Belki de bir gün, bir yerde görüşmek ümidiyle...
Sonsuz Sevgiyle Kal...
Sevgiyi yüreğinden hiç ama hiç eksik etme...
kaynak: balca net
sanırım bu gece sona erdi. Ve ben ilk defa demir kapıların ardında
gizli güneşimin senin yüreğine doğmasına izin verdim.
Hiç böyle olmamıştım ben bilmem, belki de olmuştum...
Gökyüzünü izledim bütün gün. Ve ağaçları ve kuşları ve seni...
Öyle huzur dolu ve öyle mutluydum ki, içimde taşıdığım ve
ağır diye nitelendirdiğim bu sonsuz sevginin aslında beni
yenileyen tek duygu olduğunu farkettim her tebessümde.
Çünkü, gözlerimde senin derinliğin, ellerimde senin sıcaklığın
ve ruhumdaki varlığınla beni sen, sadece sen yaşatıyordun...
Ve artık ağır gelmiyordu bu aşk bana. Özümdeydi ve bir parçamdı
tıpkı senin gibi... Aşık olmaktan utanmadım bu gece...
Eskiden hafif derdim bu yüce duyguya, sadece hafif...
Belkide gereksiz bulurdum, bilmiyorum.
Kalpte derin, koparması zor ve sürekli içerilere işleyen korkunç
bir yara olduğunu düşünürdüm aşkın. Belki de doğru... Yaraydı.
Ama gelişimini izlediğin ve kendi ellerinle iyileştirdiğin bir yaraydı bu.
Şimdi, kalbimdeki yaranın acısı, o yürek yanması daha da büyüyor.
Bu çektiğim acı, sana olan sevgimi yüceltiyor, sonsuzlaştırıyor adeta...
Bilmezdim duyguların en yücesini bu derde düşmeden önce ve
hissetmezdim hiçbir insanı böyle yüreğimde seni sevmeden önce...
Bu gece odamın duvarları haykırdı bana,
"Aptal! Bunun adı aşk." diye.
Ve susturamadım kalbimin çığlıklarını... Derken gözyaşlarım
ve hıçkırıklarım bozdu gecenin bütün o güzelim sessizliğini
ve uyandırdı beni tatlı rüyamdan.
Sen rüya idin, ben rüya idim ve yaşam koskocaman bir rüya
idi yalnızca... Beni sana bağlayansa gördüğüm rüyanın
en büyülü, en şehvetli anıydı sadece...
Biliyorum, sen beni hiç tanıyamayacaksın. Belki, hiçbir zaman
cesaretimi toplayıp konuşamayacağım seninle;
Ama senin o büyülü sevginle yaşayacağım.
Kimbilir... Belki de bir gün, bir yerde görüşmek ümidiyle...
Sonsuz Sevgiyle Kal...
Sevgiyi yüreğinden hiç ama hiç eksik etme...
kaynak: balca net
70 li yıllar trt spikeri temennisi.
(bkz: esen kalın dostlar)
bu da çağrıştı.
bu da çağrıştı.
(bkz: sağlıcakla)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar