bugün
- çapulcuların kudurması3
- yeni parti51
- hikayeyi devam ettir54
- beşiktaş ve galatasaray'ın radarındaki futbolcu2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin3
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak10
- geceleri uyutmayan dertler4
- anne4
- mezoterapi12
- sokakta kavga teknikleri16
- nickten isim tahmini yapmak72
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak14
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- arkadaşlar bakar mısınız28
- sözlük yazarlarının saatleri10
- çekirge7
- necip fazıl kısakürek2
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- 31 yaş sendromu5
- kaos show4
- enteresan neden kavga yok6
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- kavganın kazananı yoktur6
- tai lung26
- üç harflilerden korkmak5
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- tekne turu11
- kürk giyen erkek6
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek3
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- uysaljakoben17
- arkadaşlar iyi geceler4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- geceye bir şarkı bırak14
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- türklerin islama göre yaşamaması5
- 32 yaş sendromu3
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- sedef adası4
- abaddon2
- adalarda bisiklet sürmek4
- habire12 adamdır37
- pişi olsa da yesek3
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- hayattan zevk alamamak17
arkadaş zekai özger şiiri. en güzellerinden...
göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım, canım benim
üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var
bak yeryüzü ne kadar geniş
ne kadar dar
dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak
sevgili yar
hasretine vur beni
giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağışla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum
günler sarmal bir yay gibi
bunu unutma
bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
bunu unutma
seni ben her yerinden öperim
bunu unutma
kadere inansaydım
sana inanırdım
düşürmem sigaramın ucundaki külü ben
öyle kırık bakma bana
caddeler nasıl da genişliyor
sana bunu söyleyecektim
bileyli bir makas vardı yanımda
sana bunu söyleyecektim
hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
sana bunu...
oyy nasıl söyleyebilirim
deliren sevdamızın kısrak huyunu
elimi tut
tuttururlar, o kadarına izin verirler
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu
bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız
sen içerde
ben dışarda...
oyyy mahpusluk mahpusluk...
göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım, canım benim
üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var
bak yeryüzü ne kadar geniş
ne kadar dar
dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak
sevgili yar
hasretine vur beni
giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağışla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum
günler sarmal bir yay gibi
bunu unutma
bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
bunu unutma
seni ben her yerinden öperim
bunu unutma
kadere inansaydım
sana inanırdım
düşürmem sigaramın ucundaki külü ben
öyle kırık bakma bana
caddeler nasıl da genişliyor
sana bunu söyleyecektim
bileyli bir makas vardı yanımda
sana bunu söyleyecektim
hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
sana bunu...
oyy nasıl söyleyebilirim
deliren sevdamızın kısrak huyunu
elimi tut
tuttururlar, o kadarına izin verirler
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu
bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız
sen içerde
ben dışarda...
oyyy mahpusluk mahpusluk...
aynı adla ölümünden sonra şiirleri kitaplaştırılmış 1948 bursa doğumlu, 9 mayıs 1973'te kaybettiğimiz 'hep genç' şair arkadaş zekai özger' in su gibi şiiridir.
"öyle kırık bakma bana
caddeler nasıl da genişliyor
sana bunu söyleyecektim"
en güzel şiirdir bu. içeridekilere...
caddeler nasıl da genişliyor
sana bunu söyleyecektim"
en güzel şiirdir bu. içeridekilere...
bu iç titreten dizeler, emirhan oğuz'un sesi ile hayat bulmuştur ayrıca.
aynı zamanda bir kutup yıldızı şarkısıdır.
boğazda düğümlenen hıçkırık olur ayrıca şiirin şu dizeleri...
göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım, canım benim...
göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım, canım benim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar