bugün
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- öfkeli genç adamlar kuşağı2
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- dünyanın tersine dönmesi5
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- 9 ağustos 20262
- tavuk sevmemek5
- gıyasettin nerede sorusu3
- cansever4
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- yorgun mermi19
- superman ile venom birleşse3
- dolar3
- para4
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- birader yazar beyler bay bey biraderdirler3
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri4
- gece gece arayan dolandırıcı3
- sözlüğün içinden geçmek2
- galatasaray10
- fairuz3
- bikbik hanfendi3
- 20192
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- karadağ2
- dünya3
- beyoğlunun arka sokaklarında arka sokaklar izlemek2
- gece kedilerin suyunu içen 5 metre yılan görmek2
- etek giyen erkek10
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı6
- güzel kadın3
- sürekli dizi6
- durmaması gereken yerde duran insan2
- yeni zelanda ya gitmek5
- birol güven2
- laptop4
- bir bayanı kötü adamların elinden kurtarmak3
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- futbol6
- anın fotoğrafı14
- milli piyade tüfeği2
- waffle4
- otostopçuya içini dökmek2
- lionel messi5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- she was the most beautiful person'i ever saw2
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- yecüc ile mecüc3
- devalüasyon yakın mı9
- namaz4
zülfü Livaneli'nin kaleminden derin bir hikayedir; serenade für nadia.
başlarda sıradan bir kitap, alelade bir romandır, ta ki nadia ile max'in hikayesine kadar.
bir anda kendinizi ikinci dünya savaşının ortasında, köstence limanında, struma gemisinde, kırım türklerinin arasında, mavi alayda, insanlığın can çekiştiği bir dünyada buluyorsunuz.
elimde seranad, gözümde yaş, kulağımda hiç tanımadığım bir keman sesi, yüreğimde kocaman bir mengene... günlerdir aklımdan çıkmayan zalim ve tozlu bir tarih..
--max için notlar--
ben seni çok sevdim maximilian Wagner... hayatımda ilk kez, tanıştığım yüzlerce ve belki de binlerce kitap karakteri içinden birinin yasını tutuyorum. ve ister dünyada, ister ahirette, istersen sadece bir kitapta yaşıyor ol; öylesine gerçeksin ki benim için, seni hiç unutmayayım diye keman çalmayı öğrenmeye karar verdim. kemanımdan çıkan her sesin ismi aynı olsun: struma için, mavi alay için, Ahıska için, boraltan için, hocalı için, srebrenitsa ve niceleri için "serenade für nadia..."
--max için notlar--
başlarda sıradan bir kitap, alelade bir romandır, ta ki nadia ile max'in hikayesine kadar.
bir anda kendinizi ikinci dünya savaşının ortasında, köstence limanında, struma gemisinde, kırım türklerinin arasında, mavi alayda, insanlığın can çekiştiği bir dünyada buluyorsunuz.
elimde seranad, gözümde yaş, kulağımda hiç tanımadığım bir keman sesi, yüreğimde kocaman bir mengene... günlerdir aklımdan çıkmayan zalim ve tozlu bir tarih..
--max için notlar--
ben seni çok sevdim maximilian Wagner... hayatımda ilk kez, tanıştığım yüzlerce ve belki de binlerce kitap karakteri içinden birinin yasını tutuyorum. ve ister dünyada, ister ahirette, istersen sadece bir kitapta yaşıyor ol; öylesine gerçeksin ki benim için, seni hiç unutmayayım diye keman çalmayı öğrenmeye karar verdim. kemanımdan çıkan her sesin ismi aynı olsun: struma için, mavi alay için, Ahıska için, boraltan için, hocalı için, srebrenitsa ve niceleri için "serenade für nadia..."
--max için notlar--
istanbul üniversitesinde çalışan maya isminde bir memur, amerikadan gelen professör wagnere, istanbulda bulunduğu süre içinde eşlik edecektir.
ve olaylar gelişir.
yakın tarihimize ışık tutan ve ikinci dünya savaşı dönemini bilinmeyen bazı acı yönleri ile su üstüne çıkaran , sürükleyici, çok güzel bir kitap.
okurken hep şunu düşündüm.
acaba livaneli hikayeyi, kadının ağzından anlatma fikrine nasıl kapıldı. başından beri öyle mi kurguluyordu yoksa kitap üzerine çalışmaya başladığında böylesinin daha mı güzel olacağını düşündü. oysa ki 3. kişi olarak kendisi de anlatabilirdi hikayeyi.
ancak bu şekli ile livanelinin ne kadar doğru bir karar vermiş olduğunu görüyoruz.
ve olaylar gelişir.
yakın tarihimize ışık tutan ve ikinci dünya savaşı dönemini bilinmeyen bazı acı yönleri ile su üstüne çıkaran , sürükleyici, çok güzel bir kitap.
okurken hep şunu düşündüm.
acaba livaneli hikayeyi, kadının ağzından anlatma fikrine nasıl kapıldı. başından beri öyle mi kurguluyordu yoksa kitap üzerine çalışmaya başladığında böylesinin daha mı güzel olacağını düşündü. oysa ki 3. kişi olarak kendisi de anlatabilirdi hikayeyi.
ancak bu şekli ile livanelinin ne kadar doğru bir karar vermiş olduğunu görüyoruz.
sadece kitap değildir aynı zamanda steve miller şarkısıdır (bkz: seranade)
zülfü livaneli nin okumaya değer kitabının ismi. siyaseti işin içine katmazsak herkesin keyifle okuyacağı bir kitaptır.
ayrıca ufak bir özetini burada görebilirsiniz. http://mikroblog.in/go/16
ayrıca ufak bir özetini burada görebilirsiniz. http://mikroblog.in/go/16
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar