bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur3
- akp'nin kemalistleşmesi4
- ne bu fon vurgunu5
- cennet çamuru2
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- sözlüğün yeni tasarımı22
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- samsak döveci9
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- keyif kaçıran şeyler3
- tinto brass12
- aponun villası9
- masterchef 20263
- opel vectra b4
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- galatasaray amed operasyonu4
- italyan arabaları3
- holocaust2
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- pforzheim toplum mürşidi piizci ismed efendi2
- paranın mutluluk getirmemesi7
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kötü bir insan mıyım ben5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- uludede ile hacca gitmek3
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- bik bik'in gerçek yüzü2
- hayal garip2
- sense and sensibility2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- terhis oluyorum sözlük21
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- belediye ruhsat birimi3
- sözlüğün en ılık yazarı3
- hababam sınıfı3
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- küfürlü atasözleri4
- fatma betül sayan kaya28
- kaçak akım rölesi3
- açık beğen2
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- günaydın kızlar4
zülfü Livaneli'nin kaleminden derin bir hikayedir; serenade für nadia.
başlarda sıradan bir kitap, alelade bir romandır, ta ki nadia ile max'in hikayesine kadar.
bir anda kendinizi ikinci dünya savaşının ortasında, köstence limanında, struma gemisinde, kırım türklerinin arasında, mavi alayda, insanlığın can çekiştiği bir dünyada buluyorsunuz.
elimde seranad, gözümde yaş, kulağımda hiç tanımadığım bir keman sesi, yüreğimde kocaman bir mengene... günlerdir aklımdan çıkmayan zalim ve tozlu bir tarih..
--max için notlar--
ben seni çok sevdim maximilian Wagner... hayatımda ilk kez, tanıştığım yüzlerce ve belki de binlerce kitap karakteri içinden birinin yasını tutuyorum. ve ister dünyada, ister ahirette, istersen sadece bir kitapta yaşıyor ol; öylesine gerçeksin ki benim için, seni hiç unutmayayım diye keman çalmayı öğrenmeye karar verdim. kemanımdan çıkan her sesin ismi aynı olsun: struma için, mavi alay için, Ahıska için, boraltan için, hocalı için, srebrenitsa ve niceleri için "serenade für nadia..."
--max için notlar--
başlarda sıradan bir kitap, alelade bir romandır, ta ki nadia ile max'in hikayesine kadar.
bir anda kendinizi ikinci dünya savaşının ortasında, köstence limanında, struma gemisinde, kırım türklerinin arasında, mavi alayda, insanlığın can çekiştiği bir dünyada buluyorsunuz.
elimde seranad, gözümde yaş, kulağımda hiç tanımadığım bir keman sesi, yüreğimde kocaman bir mengene... günlerdir aklımdan çıkmayan zalim ve tozlu bir tarih..
--max için notlar--
ben seni çok sevdim maximilian Wagner... hayatımda ilk kez, tanıştığım yüzlerce ve belki de binlerce kitap karakteri içinden birinin yasını tutuyorum. ve ister dünyada, ister ahirette, istersen sadece bir kitapta yaşıyor ol; öylesine gerçeksin ki benim için, seni hiç unutmayayım diye keman çalmayı öğrenmeye karar verdim. kemanımdan çıkan her sesin ismi aynı olsun: struma için, mavi alay için, Ahıska için, boraltan için, hocalı için, srebrenitsa ve niceleri için "serenade für nadia..."
--max için notlar--
istanbul üniversitesinde çalışan maya isminde bir memur, amerikadan gelen professör wagnere, istanbulda bulunduğu süre içinde eşlik edecektir.
ve olaylar gelişir.
yakın tarihimize ışık tutan ve ikinci dünya savaşı dönemini bilinmeyen bazı acı yönleri ile su üstüne çıkaran , sürükleyici, çok güzel bir kitap.
okurken hep şunu düşündüm.
acaba livaneli hikayeyi, kadının ağzından anlatma fikrine nasıl kapıldı. başından beri öyle mi kurguluyordu yoksa kitap üzerine çalışmaya başladığında böylesinin daha mı güzel olacağını düşündü. oysa ki 3. kişi olarak kendisi de anlatabilirdi hikayeyi.
ancak bu şekli ile livanelinin ne kadar doğru bir karar vermiş olduğunu görüyoruz.
ve olaylar gelişir.
yakın tarihimize ışık tutan ve ikinci dünya savaşı dönemini bilinmeyen bazı acı yönleri ile su üstüne çıkaran , sürükleyici, çok güzel bir kitap.
okurken hep şunu düşündüm.
acaba livaneli hikayeyi, kadının ağzından anlatma fikrine nasıl kapıldı. başından beri öyle mi kurguluyordu yoksa kitap üzerine çalışmaya başladığında böylesinin daha mı güzel olacağını düşündü. oysa ki 3. kişi olarak kendisi de anlatabilirdi hikayeyi.
ancak bu şekli ile livanelinin ne kadar doğru bir karar vermiş olduğunu görüyoruz.
sadece kitap değildir aynı zamanda steve miller şarkısıdır (bkz: seranade)
zülfü livaneli nin okumaya değer kitabının ismi. siyaseti işin içine katmazsak herkesin keyifle okuyacağı bir kitaptır.
ayrıca ufak bir özetini burada görebilirsiniz. http://mikroblog.in/go/16
ayrıca ufak bir özetini burada görebilirsiniz. http://mikroblog.in/go/16
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com