bugün
- hindistan3
- fas6
- dünya7
- 2026 dünya kupası22
- futbol15
- düşün ki o bunu okuyor17
- japonya4
- guyana4
- karadeniz ağaçlarından yapılan kağıt2
- ekonomi3
- moğolistan2
- bosna hersek3
- velvet13
- yaşamak üzerine2
- cezayir2
- sözlük kızlarının vücutları15
- çekya3
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi14
- ona bir şey söyle10
- bir insana inanmak2
- falıma bakmak isteyen var mı24
- avustralya2
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı6
- ingiliz şapkası takmıyor diye türkleri asmak10
- kadınları cinsel obje olarak gören erkek6
- gülüm diyen kız10
- arnavutluk2
- kuzenin içine boşalmak14
- yılmaz güney12
- hızlı para kazanmanın yolları4
- kolu kıllı kız3
- fakirin sevmesi hak mıdır6
- türk moğol kardeştir3
- her şeye saygı duyulması gerekir6
- üşengeçlikten 1 ay banyo yapmamak6
- dolandırılan insanların genel özellikleri9
- arap gibi giyinerek sevap kazandığını sanan tip10
- kafirlerin dünyaya kazandırdıkları8
- aşk her şeyi affeder mi4
- gün gelecek dün olacak5
- okullarda zorunlu din dersi meselesi5
- kılıçdaroğlu cemaati4
- eskiden sevilen kızı görünce gelen mide bulantısı4
- iveco daily3
- kemal kılıçdaroğlu18
- ahududu2
- belçika2
- meslek lisesi vs imam hatip lisesi7
- özbekistan3
- coğrafya2
zülfü livaneli nin okumaya değer kitabının ismi. siyaseti işin içine katmazsak herkesin keyifle okuyacağı bir kitaptır.
ayrıca ufak bir özetini burada görebilirsiniz. http://mikroblog.in/go/16
ayrıca ufak bir özetini burada görebilirsiniz. http://mikroblog.in/go/16
sadece kitap değildir aynı zamanda steve miller şarkısıdır (bkz: seranade)
istanbul üniversitesinde çalışan maya isminde bir memur, amerikadan gelen professör wagnere, istanbulda bulunduğu süre içinde eşlik edecektir.
ve olaylar gelişir.
yakın tarihimize ışık tutan ve ikinci dünya savaşı dönemini bilinmeyen bazı acı yönleri ile su üstüne çıkaran , sürükleyici, çok güzel bir kitap.
okurken hep şunu düşündüm.
acaba livaneli hikayeyi, kadının ağzından anlatma fikrine nasıl kapıldı. başından beri öyle mi kurguluyordu yoksa kitap üzerine çalışmaya başladığında böylesinin daha mı güzel olacağını düşündü. oysa ki 3. kişi olarak kendisi de anlatabilirdi hikayeyi.
ancak bu şekli ile livanelinin ne kadar doğru bir karar vermiş olduğunu görüyoruz.
ve olaylar gelişir.
yakın tarihimize ışık tutan ve ikinci dünya savaşı dönemini bilinmeyen bazı acı yönleri ile su üstüne çıkaran , sürükleyici, çok güzel bir kitap.
okurken hep şunu düşündüm.
acaba livaneli hikayeyi, kadının ağzından anlatma fikrine nasıl kapıldı. başından beri öyle mi kurguluyordu yoksa kitap üzerine çalışmaya başladığında böylesinin daha mı güzel olacağını düşündü. oysa ki 3. kişi olarak kendisi de anlatabilirdi hikayeyi.
ancak bu şekli ile livanelinin ne kadar doğru bir karar vermiş olduğunu görüyoruz.
zülfü Livaneli'nin kaleminden derin bir hikayedir; serenade für nadia.
başlarda sıradan bir kitap, alelade bir romandır, ta ki nadia ile max'in hikayesine kadar.
bir anda kendinizi ikinci dünya savaşının ortasında, köstence limanında, struma gemisinde, kırım türklerinin arasında, mavi alayda, insanlığın can çekiştiği bir dünyada buluyorsunuz.
elimde seranad, gözümde yaş, kulağımda hiç tanımadığım bir keman sesi, yüreğimde kocaman bir mengene... günlerdir aklımdan çıkmayan zalim ve tozlu bir tarih..
--max için notlar--
ben seni çok sevdim maximilian Wagner... hayatımda ilk kez, tanıştığım yüzlerce ve belki de binlerce kitap karakteri içinden birinin yasını tutuyorum. ve ister dünyada, ister ahirette, istersen sadece bir kitapta yaşıyor ol; öylesine gerçeksin ki benim için, seni hiç unutmayayım diye keman çalmayı öğrenmeye karar verdim. kemanımdan çıkan her sesin ismi aynı olsun: struma için, mavi alay için, Ahıska için, boraltan için, hocalı için, srebrenitsa ve niceleri için "serenade für nadia..."
--max için notlar--
başlarda sıradan bir kitap, alelade bir romandır, ta ki nadia ile max'in hikayesine kadar.
bir anda kendinizi ikinci dünya savaşının ortasında, köstence limanında, struma gemisinde, kırım türklerinin arasında, mavi alayda, insanlığın can çekiştiği bir dünyada buluyorsunuz.
elimde seranad, gözümde yaş, kulağımda hiç tanımadığım bir keman sesi, yüreğimde kocaman bir mengene... günlerdir aklımdan çıkmayan zalim ve tozlu bir tarih..
--max için notlar--
ben seni çok sevdim maximilian Wagner... hayatımda ilk kez, tanıştığım yüzlerce ve belki de binlerce kitap karakteri içinden birinin yasını tutuyorum. ve ister dünyada, ister ahirette, istersen sadece bir kitapta yaşıyor ol; öylesine gerçeksin ki benim için, seni hiç unutmayayım diye keman çalmayı öğrenmeye karar verdim. kemanımdan çıkan her sesin ismi aynı olsun: struma için, mavi alay için, Ahıska için, boraltan için, hocalı için, srebrenitsa ve niceleri için "serenade für nadia..."
--max için notlar--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar