bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- fatma betül sayan kaya18
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- fatma betülüm yapmaz5
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- her sorunun çözümü2
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü2
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı3
- haram para2
- iyi menemenin sırrı19
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- fon vurgunu5
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- beşiktaş6
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- boğaz ağrısı4
- kötüye bir şey olmaz5
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- sözlüğün yeni tasarımı14
- aşk11
- işe gitmeye üşenmek2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı10
- muslettin amca23
- uyudunuz mu4
- sabahları nefret edilen şeyler4
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülşen in memeleri14
- yeraltı varlıkları7
- sigara içmek8
- aşk bir yemek olsaydı8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- sözlüğe ne oldu5
- yazılımcıların flört edememesi3
- nervio43
- hamas denince akla gelenler11
- mehmet şimşek5
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- kendimi intihar edeceğim4
Selamlaşmak günlük hayatta en çok gereksiz anlam yüklenen birey-toplum ritüellerindendir. Sabahları ayrı, öğlenleri ayrı, akşamları hatta geceleri ayrı selamlaşır insanlar. Her biri ezberlenmiş cümlelerle, birbirlerine, orada olduklarını göstermeleri öğretilmiştir çünkü onlara. Bu ritüele alışmışlardır, hatta zorlanmışlardır. Bozulmasından imtina eder rahatsızlık duyarlar.
Bazen bu imtinanın düzeyi öyle bir noktaya kadar ulaşır ki, insanlar karşılarındaki insanın bir birey olduğunu unutup onun kişisel haklarını ihlal etmeye kadar gidebilir. işte bireyin toplumla çatışması tam da bu noktada başlar.
Karşısındakine anlatamadığı, onun kurallarıyla, onun ahlak anlayışıyla, ya da saygı görüşüyle bağlı olmak durumunda olmadığıdır. Ne verilen selamın alınması bir zorunluluktur, ne karşıdaki bunu saygısızlık olarak görüyor diye bir insan yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir. Bireyin kişisel alanına böyle bir müdahale hiçbir yoldan izah edilemez.
Toplum baskısının ve kolektif bir ahlağın bireye dayatılmasının belki de günümüz toplumundaki en bariz yansımalarındandır bu. Neden müzik dinlemeye devam etmek istediği için, sizin onaylamaz bakışlarınıza tahammül etmek zorundadır birey, neden nasıl olsa kulaklığı var, duymaz imalı fısıldaşmalarla bin bir tülü laf geydirilmektedir, arkasından konuşulmaktadır, ne hakla kendisinden böyle bir ikiyüzlülüğe tahammül etmesi beklenmektedir?
Bu kadar mı bencilce, bu kadar mı empatiden, anlayıştan, saygıdan uzak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir toplum yapımız var?
Madem selamlaşmaya inanıyoruz, onun temeli olan saygıya da bir o kadar inanalım ki karşımızdaki iyi niyetimizden şüpheye düşmesin.
Bazen bu imtinanın düzeyi öyle bir noktaya kadar ulaşır ki, insanlar karşılarındaki insanın bir birey olduğunu unutup onun kişisel haklarını ihlal etmeye kadar gidebilir. işte bireyin toplumla çatışması tam da bu noktada başlar.
Karşısındakine anlatamadığı, onun kurallarıyla, onun ahlak anlayışıyla, ya da saygı görüşüyle bağlı olmak durumunda olmadığıdır. Ne verilen selamın alınması bir zorunluluktur, ne karşıdaki bunu saygısızlık olarak görüyor diye bir insan yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir. Bireyin kişisel alanına böyle bir müdahale hiçbir yoldan izah edilemez.
Toplum baskısının ve kolektif bir ahlağın bireye dayatılmasının belki de günümüz toplumundaki en bariz yansımalarındandır bu. Neden müzik dinlemeye devam etmek istediği için, sizin onaylamaz bakışlarınıza tahammül etmek zorundadır birey, neden nasıl olsa kulaklığı var, duymaz imalı fısıldaşmalarla bin bir tülü laf geydirilmektedir, arkasından konuşulmaktadır, ne hakla kendisinden böyle bir ikiyüzlülüğe tahammül etmesi beklenmektedir?
Bu kadar mı bencilce, bu kadar mı empatiden, anlayıştan, saygıdan uzak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir toplum yapımız var?
Madem selamlaşmaya inanıyoruz, onun temeli olan saygıya da bir o kadar inanalım ki karşımızdaki iyi niyetimizden şüpheye düşmesin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar