bugün
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı14
- yaşamak istenilen şeyler10
- g i l d e d l i l y17
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey11
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması10
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- kadın olmanın avantajları16
- penisi seks objesi olarak görmek5
- hayatın kuralları6
- geceye bir şarkı bırak9
- türkiye'ye geldim11
- nervio23
- alkolsüz sosyalleşmede zorlanmak4
- gençlerbirliği4
- sözlükteki fenerbahçeliler4
- kürtsüz türkiye2
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler10
- galatasaray'ın fenerbahçe'yi yine altına alması2
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- sevgiliyle sabaha kadar çığlık serisini izlemek3
- sözlükteki fanatik fenerlilere giren kazık2
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- ismail kartal3
- pkklı mezarları tahrip edildi diyen mv3
- arkadaşlar ben drama queen miyim4
- monica bellucci bakışı5
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- nervio hamferdi6
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin4
- anka 32
- kurtar bizi müsavat16
- uyanıp giyinip gece sokaklarda turlamak3
- trans kadın çekiciliği5
- sevişirken mastürbasyon yaptığını hayal etmek4
- la taverne des yeux4
- kadıköy solcusu4
- kadınları anlamak4
- anın görüntüsü30
- tanrı vs şeytan4
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- fenerbahçe5
- kedi sidiği kokmak5
- alevi kızların alev alev yanması13
- cin soda2
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- gece sokakta dolanan kara çarşaflı2
- her kıza yazan erkek3
- aleksey batrakov5
Selamlaşmak günlük hayatta en çok gereksiz anlam yüklenen birey-toplum ritüellerindendir. Sabahları ayrı, öğlenleri ayrı, akşamları hatta geceleri ayrı selamlaşır insanlar. Her biri ezberlenmiş cümlelerle, birbirlerine, orada olduklarını göstermeleri öğretilmiştir çünkü onlara. Bu ritüele alışmışlardır, hatta zorlanmışlardır. Bozulmasından imtina eder rahatsızlık duyarlar.
Bazen bu imtinanın düzeyi öyle bir noktaya kadar ulaşır ki, insanlar karşılarındaki insanın bir birey olduğunu unutup onun kişisel haklarını ihlal etmeye kadar gidebilir. işte bireyin toplumla çatışması tam da bu noktada başlar.
Karşısındakine anlatamadığı, onun kurallarıyla, onun ahlak anlayışıyla, ya da saygı görüşüyle bağlı olmak durumunda olmadığıdır. Ne verilen selamın alınması bir zorunluluktur, ne karşıdaki bunu saygısızlık olarak görüyor diye bir insan yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir. Bireyin kişisel alanına böyle bir müdahale hiçbir yoldan izah edilemez.
Toplum baskısının ve kolektif bir ahlağın bireye dayatılmasının belki de günümüz toplumundaki en bariz yansımalarındandır bu. Neden müzik dinlemeye devam etmek istediği için, sizin onaylamaz bakışlarınıza tahammül etmek zorundadır birey, neden nasıl olsa kulaklığı var, duymaz imalı fısıldaşmalarla bin bir tülü laf geydirilmektedir, arkasından konuşulmaktadır, ne hakla kendisinden böyle bir ikiyüzlülüğe tahammül etmesi beklenmektedir?
Bu kadar mı bencilce, bu kadar mı empatiden, anlayıştan, saygıdan uzak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir toplum yapımız var?
Madem selamlaşmaya inanıyoruz, onun temeli olan saygıya da bir o kadar inanalım ki karşımızdaki iyi niyetimizden şüpheye düşmesin.
Bazen bu imtinanın düzeyi öyle bir noktaya kadar ulaşır ki, insanlar karşılarındaki insanın bir birey olduğunu unutup onun kişisel haklarını ihlal etmeye kadar gidebilir. işte bireyin toplumla çatışması tam da bu noktada başlar.
Karşısındakine anlatamadığı, onun kurallarıyla, onun ahlak anlayışıyla, ya da saygı görüşüyle bağlı olmak durumunda olmadığıdır. Ne verilen selamın alınması bir zorunluluktur, ne karşıdaki bunu saygısızlık olarak görüyor diye bir insan yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir. Bireyin kişisel alanına böyle bir müdahale hiçbir yoldan izah edilemez.
Toplum baskısının ve kolektif bir ahlağın bireye dayatılmasının belki de günümüz toplumundaki en bariz yansımalarındandır bu. Neden müzik dinlemeye devam etmek istediği için, sizin onaylamaz bakışlarınıza tahammül etmek zorundadır birey, neden nasıl olsa kulaklığı var, duymaz imalı fısıldaşmalarla bin bir tülü laf geydirilmektedir, arkasından konuşulmaktadır, ne hakla kendisinden böyle bir ikiyüzlülüğe tahammül etmesi beklenmektedir?
Bu kadar mı bencilce, bu kadar mı empatiden, anlayıştan, saygıdan uzak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir toplum yapımız var?
Madem selamlaşmaya inanıyoruz, onun temeli olan saygıya da bir o kadar inanalım ki karşımızdaki iyi niyetimizden şüpheye düşmesin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar