bugün
- elalem ne der4
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay9
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- doğuda yaşayan yazarlar5
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması7
- stres yönetimi6
- scooter'a 6 kişi binmek2
- sözlüğü 3 kelime ile anlatın2
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi3
- josh hartnett2
- kadın kıyafeti giydirilip şantaj yapılan adam2
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı2
- askerlik2
- gulmekicinyaratilmis11
- arkadaşlar ben güzel miyim5
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- insan olmaya ceyrek kala insan olabildi mi sorusu3
- okulda itaat2
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- erotik şarkılar2
- free ceuta2
- karton toplayan çocuğun kartonları ne yaptığı3
- rüşvet5
- kimseyi muhatap edemeyeceğin dertler3
- stres2
- sokak hayvanları düzenlemesinin ikinci yılı4
- gocu6
- kylie minogue5
- true koş4
- 1 55lik türk kızının 1 85lik erkek hayal etmesi3
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- hepinizin agzina biber surcem5
- sözlükte kimsenin kalmaması5
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- tinder3
- din3
- don kişot2
- sıkıcı bir yazar olmak2
- mohamed salah ghaly11
- hamburgerin çok abartılması5
- napolyon sendromu2
- kuran ı kerim meali6
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler6
- pahalıyı dayanıklı sanmak5
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- saldıran köpeğe şma demek4
Selamlaşmak günlük hayatta en çok gereksiz anlam yüklenen birey-toplum ritüellerindendir. Sabahları ayrı, öğlenleri ayrı, akşamları hatta geceleri ayrı selamlaşır insanlar. Her biri ezberlenmiş cümlelerle, birbirlerine, orada olduklarını göstermeleri öğretilmiştir çünkü onlara. Bu ritüele alışmışlardır, hatta zorlanmışlardır. Bozulmasından imtina eder rahatsızlık duyarlar.
Bazen bu imtinanın düzeyi öyle bir noktaya kadar ulaşır ki, insanlar karşılarındaki insanın bir birey olduğunu unutup onun kişisel haklarını ihlal etmeye kadar gidebilir. işte bireyin toplumla çatışması tam da bu noktada başlar.
Karşısındakine anlatamadığı, onun kurallarıyla, onun ahlak anlayışıyla, ya da saygı görüşüyle bağlı olmak durumunda olmadığıdır. Ne verilen selamın alınması bir zorunluluktur, ne karşıdaki bunu saygısızlık olarak görüyor diye bir insan yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir. Bireyin kişisel alanına böyle bir müdahale hiçbir yoldan izah edilemez.
Toplum baskısının ve kolektif bir ahlağın bireye dayatılmasının belki de günümüz toplumundaki en bariz yansımalarındandır bu. Neden müzik dinlemeye devam etmek istediği için, sizin onaylamaz bakışlarınıza tahammül etmek zorundadır birey, neden nasıl olsa kulaklığı var, duymaz imalı fısıldaşmalarla bin bir tülü laf geydirilmektedir, arkasından konuşulmaktadır, ne hakla kendisinden böyle bir ikiyüzlülüğe tahammül etmesi beklenmektedir?
Bu kadar mı bencilce, bu kadar mı empatiden, anlayıştan, saygıdan uzak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir toplum yapımız var?
Madem selamlaşmaya inanıyoruz, onun temeli olan saygıya da bir o kadar inanalım ki karşımızdaki iyi niyetimizden şüpheye düşmesin.
Bazen bu imtinanın düzeyi öyle bir noktaya kadar ulaşır ki, insanlar karşılarındaki insanın bir birey olduğunu unutup onun kişisel haklarını ihlal etmeye kadar gidebilir. işte bireyin toplumla çatışması tam da bu noktada başlar.
Karşısındakine anlatamadığı, onun kurallarıyla, onun ahlak anlayışıyla, ya da saygı görüşüyle bağlı olmak durumunda olmadığıdır. Ne verilen selamın alınması bir zorunluluktur, ne karşıdaki bunu saygısızlık olarak görüyor diye bir insan yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir. Bireyin kişisel alanına böyle bir müdahale hiçbir yoldan izah edilemez.
Toplum baskısının ve kolektif bir ahlağın bireye dayatılmasının belki de günümüz toplumundaki en bariz yansımalarındandır bu. Neden müzik dinlemeye devam etmek istediği için, sizin onaylamaz bakışlarınıza tahammül etmek zorundadır birey, neden nasıl olsa kulaklığı var, duymaz imalı fısıldaşmalarla bin bir tülü laf geydirilmektedir, arkasından konuşulmaktadır, ne hakla kendisinden böyle bir ikiyüzlülüğe tahammül etmesi beklenmektedir?
Bu kadar mı bencilce, bu kadar mı empatiden, anlayıştan, saygıdan uzak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir toplum yapımız var?
Madem selamlaşmaya inanıyoruz, onun temeli olan saygıya da bir o kadar inanalım ki karşımızdaki iyi niyetimizden şüpheye düşmesin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar