bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi9
- bugün de meme atan olmaması13
- 65 şut çekip gol atamamak3
- yazma diyince yazmayan erkek4
- ideal sevgilinin en önemli özelliği10
- kıdemliye hızlı diğerlerine yavaş pc veren it2
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar4
- bir bardak birayla saatlerce ağlamak2
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı2
- anın görüntüsü15
- beyaz otomobil satın almak10
- gelmiş geçmiş en iyi müzik klibi4
- misafir ağırlamak2
- gocu2
- yaşlılığınız için insan biriktirin11
- iş kadını yazarlar6
- meloş nerede sorunsalı5
- 22 haziran 2026 yeni zelanda mısır maçı2
- gocu bey meh meh bey birader4
- mısır4
- yeni zelanda3
- clydeless bonnie3
- başkan3
- kadın motorcunun yol kesip sürücüye saldırması4
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- artık ulu sözlüğümüze fotoğraf atılabilmesi4
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu6
- hoşgeldin pazartesi7
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı6
- ege waw3
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar6
- her başarılı erkeğin altında bir kadın yatıyor2
- engellediğim yuzır başlığıma yazmasın3
- ev kredisi çeken asgari ücretli3
- yetersizim diyerek istifa etmek3
- ibrahim hacıosmanoğlu5
- sevgiliye en güzel hitap şekli4
- 2026 dünya kupasında tutulan takım5
- 2026 dünya kupası16
- arkadaşlar çorba içiyorum2
- bay melahel d erectotales2
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı8
- bully2
- ilk buluşmada sevgilisine mangal yakan erkek4
- paris te son tango5
- park etmek sanatı4
- pazar günü aktiviteleri4
- krista allen2
- nervio'nun memleketi3
Selamlaşmak günlük hayatta en çok gereksiz anlam yüklenen birey-toplum ritüellerindendir. Sabahları ayrı, öğlenleri ayrı, akşamları hatta geceleri ayrı selamlaşır insanlar. Her biri ezberlenmiş cümlelerle, birbirlerine, orada olduklarını göstermeleri öğretilmiştir çünkü onlara. Bu ritüele alışmışlardır, hatta zorlanmışlardır. Bozulmasından imtina eder rahatsızlık duyarlar.
Bazen bu imtinanın düzeyi öyle bir noktaya kadar ulaşır ki, insanlar karşılarındaki insanın bir birey olduğunu unutup onun kişisel haklarını ihlal etmeye kadar gidebilir. işte bireyin toplumla çatışması tam da bu noktada başlar.
Karşısındakine anlatamadığı, onun kurallarıyla, onun ahlak anlayışıyla, ya da saygı görüşüyle bağlı olmak durumunda olmadığıdır. Ne verilen selamın alınması bir zorunluluktur, ne karşıdaki bunu saygısızlık olarak görüyor diye bir insan yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir. Bireyin kişisel alanına böyle bir müdahale hiçbir yoldan izah edilemez.
Toplum baskısının ve kolektif bir ahlağın bireye dayatılmasının belki de günümüz toplumundaki en bariz yansımalarındandır bu. Neden müzik dinlemeye devam etmek istediği için, sizin onaylamaz bakışlarınıza tahammül etmek zorundadır birey, neden nasıl olsa kulaklığı var, duymaz imalı fısıldaşmalarla bin bir tülü laf geydirilmektedir, arkasından konuşulmaktadır, ne hakla kendisinden böyle bir ikiyüzlülüğe tahammül etmesi beklenmektedir?
Bu kadar mı bencilce, bu kadar mı empatiden, anlayıştan, saygıdan uzak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir toplum yapımız var?
Madem selamlaşmaya inanıyoruz, onun temeli olan saygıya da bir o kadar inanalım ki karşımızdaki iyi niyetimizden şüpheye düşmesin.
Bazen bu imtinanın düzeyi öyle bir noktaya kadar ulaşır ki, insanlar karşılarındaki insanın bir birey olduğunu unutup onun kişisel haklarını ihlal etmeye kadar gidebilir. işte bireyin toplumla çatışması tam da bu noktada başlar.
Karşısındakine anlatamadığı, onun kurallarıyla, onun ahlak anlayışıyla, ya da saygı görüşüyle bağlı olmak durumunda olmadığıdır. Ne verilen selamın alınması bir zorunluluktur, ne karşıdaki bunu saygısızlık olarak görüyor diye bir insan yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir. Bireyin kişisel alanına böyle bir müdahale hiçbir yoldan izah edilemez.
Toplum baskısının ve kolektif bir ahlağın bireye dayatılmasının belki de günümüz toplumundaki en bariz yansımalarındandır bu. Neden müzik dinlemeye devam etmek istediği için, sizin onaylamaz bakışlarınıza tahammül etmek zorundadır birey, neden nasıl olsa kulaklığı var, duymaz imalı fısıldaşmalarla bin bir tülü laf geydirilmektedir, arkasından konuşulmaktadır, ne hakla kendisinden böyle bir ikiyüzlülüğe tahammül etmesi beklenmektedir?
Bu kadar mı bencilce, bu kadar mı empatiden, anlayıştan, saygıdan uzak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir toplum yapımız var?
Madem selamlaşmaya inanıyoruz, onun temeli olan saygıya da bir o kadar inanalım ki karşımızdaki iyi niyetimizden şüpheye düşmesin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar