bugün
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- beyaz otomobil satın almak14
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması11
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle26
- makarna süzmek5
- messi'nin arjantin'deki heykeli3
- ideal sevgilinin en önemli özelliği13
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- olmayacak duaya amin dememeyi öğrenmek3
- 22 haziran 2026 fsm'ye amedspor bayrağı asılması4
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- cuckold esnasında karınızın belinin kırılması4
- yürüyüş partisi4
- teen slasher filmlerinde ilk olen kisi2
- 22 haziran 2026 keir starmer'ın istifa etmesi3
- 65 şut çekip gol atamamak5
- 48 takım içinde 47 nci olmak6
- tencerede yemek ısıtırken tencereyi yakmak2
- bugün de meme atan olmaması13
- beyaz toros ile son ses mozart dinleyip turlamak2
- salo o le 120 giornate di sodoma yı izleyecek göt2
- güneş2
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler3
- günün sözü3
- esra'yı aç esra'yı2
- tgrt2
- kıdemliye hızlı diğerlerine yavaş pc veren it3
- anın görüntüsü15
- şemsiyenin ters dönmesi3
- yazma diyince yazmayan erkek4
- paris te son tango6
- iş kadını yazarlar6
- lucas luthor2
- gelmiş geçmiş en iyi müzik klibi4
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- meloş nerede sorunsalı5
- kaçak çay2
- oyuncu2
- gocu abi2
- yaşlılığınız için insan biriktirin11
- futbol9
- sözlüğe fotoğraf atmış erkekle evlenir misiniz2
- gocu bey meh meh bey birader4
- herkesin her şeye neden demesi gerektiği2
- sözlüğe foto atan erkekler silik yesin2
- hoşgeldin pazartesi7
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu6
- aylık 299 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
Selamlaşmak günlük hayatta en çok gereksiz anlam yüklenen birey-toplum ritüellerindendir. Sabahları ayrı, öğlenleri ayrı, akşamları hatta geceleri ayrı selamlaşır insanlar. Her biri ezberlenmiş cümlelerle, birbirlerine, orada olduklarını göstermeleri öğretilmiştir çünkü onlara. Bu ritüele alışmışlardır, hatta zorlanmışlardır. Bozulmasından imtina eder rahatsızlık duyarlar.
Bazen bu imtinanın düzeyi öyle bir noktaya kadar ulaşır ki, insanlar karşılarındaki insanın bir birey olduğunu unutup onun kişisel haklarını ihlal etmeye kadar gidebilir. işte bireyin toplumla çatışması tam da bu noktada başlar.
Karşısındakine anlatamadığı, onun kurallarıyla, onun ahlak anlayışıyla, ya da saygı görüşüyle bağlı olmak durumunda olmadığıdır. Ne verilen selamın alınması bir zorunluluktur, ne karşıdaki bunu saygısızlık olarak görüyor diye bir insan yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir. Bireyin kişisel alanına böyle bir müdahale hiçbir yoldan izah edilemez.
Toplum baskısının ve kolektif bir ahlağın bireye dayatılmasının belki de günümüz toplumundaki en bariz yansımalarındandır bu. Neden müzik dinlemeye devam etmek istediği için, sizin onaylamaz bakışlarınıza tahammül etmek zorundadır birey, neden nasıl olsa kulaklığı var, duymaz imalı fısıldaşmalarla bin bir tülü laf geydirilmektedir, arkasından konuşulmaktadır, ne hakla kendisinden böyle bir ikiyüzlülüğe tahammül etmesi beklenmektedir?
Bu kadar mı bencilce, bu kadar mı empatiden, anlayıştan, saygıdan uzak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir toplum yapımız var?
Madem selamlaşmaya inanıyoruz, onun temeli olan saygıya da bir o kadar inanalım ki karşımızdaki iyi niyetimizden şüpheye düşmesin.
Bazen bu imtinanın düzeyi öyle bir noktaya kadar ulaşır ki, insanlar karşılarındaki insanın bir birey olduğunu unutup onun kişisel haklarını ihlal etmeye kadar gidebilir. işte bireyin toplumla çatışması tam da bu noktada başlar.
Karşısındakine anlatamadığı, onun kurallarıyla, onun ahlak anlayışıyla, ya da saygı görüşüyle bağlı olmak durumunda olmadığıdır. Ne verilen selamın alınması bir zorunluluktur, ne karşıdaki bunu saygısızlık olarak görüyor diye bir insan yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir. Bireyin kişisel alanına böyle bir müdahale hiçbir yoldan izah edilemez.
Toplum baskısının ve kolektif bir ahlağın bireye dayatılmasının belki de günümüz toplumundaki en bariz yansımalarındandır bu. Neden müzik dinlemeye devam etmek istediği için, sizin onaylamaz bakışlarınıza tahammül etmek zorundadır birey, neden nasıl olsa kulaklığı var, duymaz imalı fısıldaşmalarla bin bir tülü laf geydirilmektedir, arkasından konuşulmaktadır, ne hakla kendisinden böyle bir ikiyüzlülüğe tahammül etmesi beklenmektedir?
Bu kadar mı bencilce, bu kadar mı empatiden, anlayıştan, saygıdan uzak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan bir toplum yapımız var?
Madem selamlaşmaya inanıyoruz, onun temeli olan saygıya da bir o kadar inanalım ki karşımızdaki iyi niyetimizden şüpheye düşmesin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar