bugün
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı13
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı10
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- nofap3
- sedat pekmez18
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz13
- tarot falına inanan salak8
- aldım kabul ettim4
- yapay zeka ile flörtleşme denemeleri3
- futbolun eskiden güzel olması3
- kadınlar neden aldatır16
- arkadaşlar çok güzelsiniz2
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba9
- online yazarlar3
- ithal et3
- diamond bosphoruss denen yazar8
- devşirmelik makamı13
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- geceye bir zülfü livaneli şarkısı bırak2
- fransız arabaları3
- dolandırılan insanların genel özellikleri2
- lionel messi11
- biz arap değiliz biz türk üz8
- bazı alimler2
- kafaya bir kurşun tüm ağrıyı keserdi2
- ak parti'nin yüzde 37 38 oy oranı6
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur8
- türk telekom port zammı4
- cehennemin alt seviyelerine inme sebebi2
- kabullenince huzur veren gerçekler9
- portekiz özbekistan maçı saat 20 de trt 1 de2
- cayenne4
- erkekler neden aldatır2
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı8
- askerlik9
- işsizliğin muazzam bir şey olması6
- berlin'e gidip sokaklarda kaybolmak2
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti9
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- türk siyasetçiliği yapan araplar7
- kadında güzellik aramayan erkek6
- sürekli esnemek6
- sözlük erkekleri aranıyor mu8
- uzun zamandır kimsenin dut yememesi5
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- helal olsun be2
- 0 0 73
- eski sevgilinin 1 haftada yeni sevgili yapması8
- kıskançlık5
- spora vakit ayıramayan erkek oje sürsün7
her secdede 3, 5 veya 7 defa "süphane rabbiyel ala" denir.
Rabbe en yakın olunan an. O an insan allah a yakın olduğunu kalbi ile hisseder. Günahları ve sevaplarıyla.
Kulun Allah'a en yakın olduğu haldir.
Arapça yere kapanarak tapınma.
"Secde de namazın bir rüknü olduğundan farzdır. Namaz kılan kimse, rükûdan sonra secdeye varır. Rükûdan doğrulduktan sonra yere kapanarak iki dizi üzerinde ellerine dayanarak alnını ve bumunu (yüzünü) iki eli arasında yere veya yere bitişik bir şey üzerine koyar. Yüce Allah'a tazimde bulunur. Bu şekilde secde, her rekatta ikişer defa arka arkaya yapılır."
ömer nasuhi bilmen: büyük islam ilmihali
ömer nasuhi bilmen: büyük islam ilmihali
Huzur istiyorsan, huzuru veren rabb'ine secde et.
Kibri alıp uzaklara götüren eylem.
Rab ile buluşma.
Rab ile buluşma. Hamd olsun. Evet.
Sadece Allah CC için yapıldığında huzur bulunur. Kulun Allah'a cc en yakın olduğu andır.
mescidlerde ya da camilerde namaz kılanları izlemek özellikle yaptığım eylemlerden biridir. yalan yanlış secde ve rüku yapanları genellikle uyarmaya çalışırım. hatta çalıştığım yerdeki mesciddeki ilan tahtasına tadil i erkan la alakalı hadisler yazarım ki, uyaramadığım insanlar hadisi okusun da, dikkat etsin namazına. gel gör ki, adam alışmış, aynen devam ediyor tavuğun yem yemesi misali başını yere koyup kaldırmaya. halbuki kulun allah'a en yakın olduğu an secde. uzat uzatabildiğin kadar. kıymetini bilmek gerek.
gözlerim uzağa bakamaz artık,
hülyalar gerçeğin çok ötesinde.
senin sevdalınım ben, yak beni artık
kalbim son kez atsın secde yerinde.
hülyalar gerçeğin çok ötesinde.
senin sevdalınım ben, yak beni artık
kalbim son kez atsın secde yerinde.
yaradan' a en yakın olduğumuz an. namazın zirve noktası. allah' a taptığımızın adeta fiili göstergesi. bide secde yaptığımızın farkında olup huşu içinde secdeye varırsak, işte o zaman secdenin hazzına varabiliriz.
Kulun, yaradanına en yakın olduğu andır... Mekandır... Sözdür... Duaların kabul olduğu en yüce mertebedir. Teslimiyettir. Masumiyettir. mahcubiyettir... Aidiyettir...
Yüce Rabbimiz Allah'ın Huzuruna Ulaşmaktır.
varlığına atılan imzadır. varlığa attığın imza. varlığımızı bulduğumuz yer.
bütün dünyadan çevirip azalarımızı, ''dur!'' deyip her şeye, ''sevgili!'' dediğimiz yer.
baş tacı edildiğimiz yegane yerdir secde. baş tacı ettiğimiz ve edildiğimiz.
sevgiliyle buluşulan en güzel yer. güzelliğini fısıldadığımız, bize kendisini en yakın kıldığı yer.
öylesine mütevazi...
bu da 'minik' görünüşlü, kocaman bir secde *
görsel
bütün dünyadan çevirip azalarımızı, ''dur!'' deyip her şeye, ''sevgili!'' dediğimiz yer.
baş tacı edildiğimiz yegane yerdir secde. baş tacı ettiğimiz ve edildiğimiz.
sevgiliyle buluşulan en güzel yer. güzelliğini fısıldadığımız, bize kendisini en yakın kıldığı yer.
öylesine mütevazi...
bu da 'minik' görünüşlü, kocaman bir secde *
görsel
mehmet akif ersoy'un "Babanzade Ahmed Naim'e" ithaf ettiği şiir.
Şuhûdundan cüdâdır, çok zamanlar var ki, îmânım;
Bu vahdet-zâra - gûyâ! - geldim amma bin peşîmânım:
Huzûr imkânı yok dünyâyı etmiş cezben istîlâ;
Ne hüsrandır, ilâhî, ma'bedim, çepçevre, vâveylâ!
Derinlikler, kovuklar, kuytular, şellâleler, yarlar,
Bulutlar, yıldırımlar, çöller, enginler, sular, karlar,
Güneşler, gölgeler, aylar, şafaklar... Hepsi çığlıkta;
Gelir tarrâkalar çaktıkça ecrâmın karanlıkta!
Sabâ dağlarda Sûr üfler, coşar vâdîde bin mahşer;
Denizler yükselir, seller döner, taşlar semâ' eyler.
Ufuklar çalkanır, kaynar ziyâ girdâbı göklerde;
Asırlar devrilir. Çamlar, çınarlar, çırpınır yerde.
Bütün zerrâtı sun'un bir müebbed neşveden serhoş;
Sağım serhoş, solum serhoş, ilâhî, ben ne yapsam boş!
Ömürlerdir, gözüm yollarda, hâlâ beklerim, hâlâ,
Şuhûd imkânı yok coştukça hilkatten bu vâveylâ.
Hayır! Bir başka rûh esmiş ki, akşam, sermediyyette:
Uyandım, fecre baktım, titriyor par par meşiyyette.
O coşkun na'ralar bî-tâb; o taşkın zerreler mahmûr;
O tûfanlardan ancak terliyor, maşrıkta tek bir nûr.
O gömgök kubbe, Sînâ-rengi tutmuş, bir avuç toprak:
Işıklar püskürürken, şimdi haşyetlerle müstağrak!
O ecrâm, ah o gözler öyle fânîler ki Mevlâ'da,
Dönüp bir kerre olsun bakmıyorlar artık eb'âda.
Denizler, dalgalar, dağlar, ağaçlar, gölgeler dalgın...
ilâhî! Üıperen tek gölge yok bağrında âfâkın.
Sabâ durgun, sular durgun, gölün durgun hayâlinde,
Ne ma'nîdâr o gökler, kudretin bir vahyi hâlinde!
Bu vahdet-zâra dün baktım: Ne meyhâneydi cûşâcûş!
Bugün rindânı gördüm: Başka bir peymâneden bî-hûş.
Bütün dünyâ serilmiş sunduğun vahdet şarâbından;
Ben'im mest olmıyan meczûbun, Allah'ım, benim meydan!
Bırak, hâsir kalan seyrinde mi'râcım devâm etsin;
Rükû'um yerde titrerken, huşû'um Arş'ı titretsin!
ilâhî! Serserî bir damlanım, yetmez mi hüsrânım?
Bırak taşsın da coştursun şu vahdet-zârı îmânım.
Bırak hilkatte hiç ses yok bırak meczûbunun feryâd...
Bırak tehlîlim artık dalgalansın, herçi-bâd-âbâd!
Kıyılmaz lâkin, Allah'ım, bu gaşyolmuş yatan vecde...
Bırak, "hilkat"le olsun varlığım yek-pâre bir secde!
http://tr.yenisehir.wikia.../Tart%C4%B1%C5%9Fma:Secde
Şuhûdundan cüdâdır, çok zamanlar var ki, îmânım;
Bu vahdet-zâra - gûyâ! - geldim amma bin peşîmânım:
Huzûr imkânı yok dünyâyı etmiş cezben istîlâ;
Ne hüsrandır, ilâhî, ma'bedim, çepçevre, vâveylâ!
Derinlikler, kovuklar, kuytular, şellâleler, yarlar,
Bulutlar, yıldırımlar, çöller, enginler, sular, karlar,
Güneşler, gölgeler, aylar, şafaklar... Hepsi çığlıkta;
Gelir tarrâkalar çaktıkça ecrâmın karanlıkta!
Sabâ dağlarda Sûr üfler, coşar vâdîde bin mahşer;
Denizler yükselir, seller döner, taşlar semâ' eyler.
Ufuklar çalkanır, kaynar ziyâ girdâbı göklerde;
Asırlar devrilir. Çamlar, çınarlar, çırpınır yerde.
Bütün zerrâtı sun'un bir müebbed neşveden serhoş;
Sağım serhoş, solum serhoş, ilâhî, ben ne yapsam boş!
Ömürlerdir, gözüm yollarda, hâlâ beklerim, hâlâ,
Şuhûd imkânı yok coştukça hilkatten bu vâveylâ.
Hayır! Bir başka rûh esmiş ki, akşam, sermediyyette:
Uyandım, fecre baktım, titriyor par par meşiyyette.
O coşkun na'ralar bî-tâb; o taşkın zerreler mahmûr;
O tûfanlardan ancak terliyor, maşrıkta tek bir nûr.
O gömgök kubbe, Sînâ-rengi tutmuş, bir avuç toprak:
Işıklar püskürürken, şimdi haşyetlerle müstağrak!
O ecrâm, ah o gözler öyle fânîler ki Mevlâ'da,
Dönüp bir kerre olsun bakmıyorlar artık eb'âda.
Denizler, dalgalar, dağlar, ağaçlar, gölgeler dalgın...
ilâhî! Üıperen tek gölge yok bağrında âfâkın.
Sabâ durgun, sular durgun, gölün durgun hayâlinde,
Ne ma'nîdâr o gökler, kudretin bir vahyi hâlinde!
Bu vahdet-zâra dün baktım: Ne meyhâneydi cûşâcûş!
Bugün rindânı gördüm: Başka bir peymâneden bî-hûş.
Bütün dünyâ serilmiş sunduğun vahdet şarâbından;
Ben'im mest olmıyan meczûbun, Allah'ım, benim meydan!
Bırak, hâsir kalan seyrinde mi'râcım devâm etsin;
Rükû'um yerde titrerken, huşû'um Arş'ı titretsin!
ilâhî! Serserî bir damlanım, yetmez mi hüsrânım?
Bırak taşsın da coştursun şu vahdet-zârı îmânım.
Bırak hilkatte hiç ses yok bırak meczûbunun feryâd...
Bırak tehlîlim artık dalgalansın, herçi-bâd-âbâd!
Kıyılmaz lâkin, Allah'ım, bu gaşyolmuş yatan vecde...
Bırak, "hilkat"le olsun varlığım yek-pâre bir secde!
http://tr.yenisehir.wikia.../Tart%C4%B1%C5%9Fma:Secde
Kibir, gurur gibilerin tuzla buz olduğu an.
allah'a en yakın olunan an.
ibadetin özü ve doruk noktasıdır.
Sevgiliye yapmak istediğim eylem.
kendi acizliğini itiraf eden ruhun yaratıcısı, olan yüce allah'a karşı teslimiyetini ve saygısını ifade eden, en asil eylemidir secde.
kişinin allah'a en yakın olduğu zaman.
Allah ile aramızda sadece ince bir tül bulunan mevki.
insan nefsine atılan en şiddetli tokat halidir secde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar