bugün
- sözlük yazarlarının salataları11
- türkiye nin en büyük sorunu13
- yazarların hayattaki başarıları9
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi18
- fon vurgunu33
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak5
- kızı için şoför arayan adamın ilanı6
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- uludağ sözlük iki adımlı doğrulama özelliği3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- kütüphanede sevişmek3
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- kolye142
- istanbul da barajların doluluk oranı2
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- usualsuspects'in ayağı11
- yazarlara gelen son mesaj4
- faizsiz ev ve arabada yeni dönem4
- laptop anakartı3
- fenerbahçe'nin kalbine hattori hanzo kılıcı2
- genetik determinizm2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- yemen de füze saldırısı 53 ölü2
- 20 lik diş2
- anın fotoğrafı2
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi6
- fransa'da 2400 protestocunun tutuklanması3
- fatma betül sayan kaya7
- bozo the clown2
- uzaylılar diyet yapar mı3
- kadınların yedekte erkek tutması9
- galatasaray ın en muhteşem üçlüsü4
- türk esnafı10
- iş çıkışı bir yerlere gidip bir şeyler yapmak2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı7
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- yazarların almak istediği kol saatleri4
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- iltica26
- türküm doğruyum çalışkanım11
- 19 ekim 20264
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı2
- ishale iyi gelen şeyler4
- aöf aşçılık4
- zenginlik göstergesi3
Fransız diplomat ve şair. 1960 yılı nobel edebiyat ödülü sahibidir. Dünyayı bütünüyle algılamaya çalışan, şiiri dünyadan kopuş değil de, dünyayı bir çeşit aşma sayan bir şair olarak görülür.
Asıl adı Marie-René-Auguste-Aléxis Saint-Léger olan şair. Edebiyatçı olarak Alexis Saint-Léger Léger adını kullanmıştır ve Saint-John Perse olarak ünlenmiştir.
1960'ta nobel edebiyat ödülü'nü alan fransız şairi saint-john perse'e, albert einstein, "nasıl yazıyorsunuz?" diye sormuş ve ondan "sezgi ile" yanıtını alınca, "biz de öyle" demiş, "bilim adamları da sezgi ile çalışırlar."
1960 nobel edebiyat ödülü seçici kurulu onu ödüle layık bulma gerekçesini şu sözlerle ifade etmiştir;
"Çağımızın koşullarını düşsel bir üslupla yansıttığı şiirlerinin, akılda süzülen üslubu ve görüntüleri andıran betimlemeleri için."
Şiirlerinde, hemen her yönüyle aşktan, insanoğlunun sahip olduğu erk ve dayanma gücünden, gökyüzünün ve okyanusların enginliğinden ve hoş anılarla dolu bir çocukluk döneminden bahsedilir.
karmaşık anlatım tekniği ile yaşanılan duyguları ve çevresindeki nesneleri adeta tümüyle anlaşılmaz kılan tasvirlerinin edebiyatçılarca yoğun eleştiri alması sonucu perse, "sanat yapmak gibi bir amacım asla olmadı, düşünce ve hislerimi okuyucuya olduğu gibi aktarmanın daha doğru bir davranış olduğunu düşündüğüm için böyle yazıyorum" demiştir. ona göre "anlatılanlar, anlatılmak istenenlerin kendi durumlarıdır" ve o, onları böyle görmektedir.
*****
'yeller' şiirinden bir kuple;
Ve çağının insanları yolundaki Ozan da bizimledir.
Çağımıza ayak uydurup da, bu büyük yele ayak uydurup da. Bildirileri çözümlemektir aramızdaki uğraşı onun.
Ve yüreğin aydınlanışıyladır içine doğan yanıt onun.
Yazı değil, ta kendisi nesnenin.
Tümlüğünde ve en duygun noktasında yakalanıp da.
Korumak, kopyalarını değil de, özgün olanlarını.
Ve Ozan bizimledir daha... Belki de bu sonuncu saat, hatta şu dakika, bu an!.. Ve bu ana doğmak için çok az bir zamanımız var.!
Ve bekleyişin bu doruk noktasında, verilmiş sözün solunur olduğu yerde,
Soluğunu tutman daha yerinde olacak senin.
Ve şans tanınmayacak mı Biliciye? Ya Dinleyiciye yanıt?
Ozan aramızda daha... Belki de bu sonuncu saat...
Şu dakika hatta... bu an!..
-Çığlık! içe işleyen çığlığı tanrının, üstümüzde!
"Çağımızın koşullarını düşsel bir üslupla yansıttığı şiirlerinin, akılda süzülen üslubu ve görüntüleri andıran betimlemeleri için."
Şiirlerinde, hemen her yönüyle aşktan, insanoğlunun sahip olduğu erk ve dayanma gücünden, gökyüzünün ve okyanusların enginliğinden ve hoş anılarla dolu bir çocukluk döneminden bahsedilir.
karmaşık anlatım tekniği ile yaşanılan duyguları ve çevresindeki nesneleri adeta tümüyle anlaşılmaz kılan tasvirlerinin edebiyatçılarca yoğun eleştiri alması sonucu perse, "sanat yapmak gibi bir amacım asla olmadı, düşünce ve hislerimi okuyucuya olduğu gibi aktarmanın daha doğru bir davranış olduğunu düşündüğüm için böyle yazıyorum" demiştir. ona göre "anlatılanlar, anlatılmak istenenlerin kendi durumlarıdır" ve o, onları böyle görmektedir.
*****
'yeller' şiirinden bir kuple;
Ve çağının insanları yolundaki Ozan da bizimledir.
Çağımıza ayak uydurup da, bu büyük yele ayak uydurup da. Bildirileri çözümlemektir aramızdaki uğraşı onun.
Ve yüreğin aydınlanışıyladır içine doğan yanıt onun.
Yazı değil, ta kendisi nesnenin.
Tümlüğünde ve en duygun noktasında yakalanıp da.
Korumak, kopyalarını değil de, özgün olanlarını.
Ve Ozan bizimledir daha... Belki de bu sonuncu saat, hatta şu dakika, bu an!.. Ve bu ana doğmak için çok az bir zamanımız var.!
Ve bekleyişin bu doruk noktasında, verilmiş sözün solunur olduğu yerde,
Soluğunu tutman daha yerinde olacak senin.
Ve şans tanınmayacak mı Biliciye? Ya Dinleyiciye yanıt?
Ozan aramızda daha... Belki de bu sonuncu saat...
Şu dakika hatta... bu an!..
-Çığlık! içe işleyen çığlığı tanrının, üstümüzde!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar