bugün
- gocu beyin günü aydın olsun2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yaşlandığının farkına varmak9
- ekşi sözlük referans17
- türkiye10
- recep tayyip erdoğan7
- ekonomi8
- kainattaki değişim2
- sonradan olma2
- mekke anlaşması20
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- müzik dinlemek5
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- dağ evi olmayan erkek5
- sözlük yazarlarının kekleri5
- sözlüğün çok durgun olması6
- tarım3
- kartoncu birader vs erecto bey3
- asosyal ve çirkin olmak4
- emekliler2
- emeklilik2
- çerçeve yasa10
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- sıcak hava vs soğuk hava6
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- clean girl akımı4
- yahudilere sallayan kitaplar3
- sigara içmeyen erkek4
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- evlenmeme nedenleri5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- günlük tutan erkek19
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- namaz5
- cansever19
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- ulu parti5
- almanya11
- yanlışlıkla gey olmak9
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
alamut kalesinin etrafında bulunan bir nehir.öyle ki nehirin kıyısında oturmaya yeltenenlerin anında suya kapıldığı olurmuş.şimdi ne halde bilinmez.
Gözlerinin içi
söğüt olsam eğilirim
nazlı dal veren toprağa
çiçek olsam meylederim
dağ başlarında kokmaya
güneş olsam tez doğarım
gökyüzüne çıkmaya
aras olsam yol bulurum
yattığın yere akmaya
aras olsam yol bulurum
yatağına akmaya
gözlerinin içini öpeyim
yüreğim serinlesin
şiirler yetmez sevdama
öylesi derinimsin
şiirler yetmez sevdama
türkünün demindesin.
damla olsam dökülürüm
ak ellerini yuğmaya
gözyaşıysam sabrederim
kirpiklerinde kalmaya
gel gör ki sevdakârım
aşk oduyla yanarım
bu hallere düşmemi gözlerine sayarım.
gözlerinin içini öpeyim
yüreğim serinlesin
şiirler yetmez sevdama
öylesi derinimsin
şiirler yetmez sevdama
türkünün demindesin
Seslendiren: Arzu Görücü
söğüt olsam eğilirim
nazlı dal veren toprağa
çiçek olsam meylederim
dağ başlarında kokmaya
güneş olsam tez doğarım
gökyüzüne çıkmaya
aras olsam yol bulurum
yattığın yere akmaya
aras olsam yol bulurum
yatağına akmaya
gözlerinin içini öpeyim
yüreğim serinlesin
şiirler yetmez sevdama
öylesi derinimsin
şiirler yetmez sevdama
türkünün demindesin.
damla olsam dökülürüm
ak ellerini yuğmaya
gözyaşıysam sabrederim
kirpiklerinde kalmaya
gel gör ki sevdakârım
aşk oduyla yanarım
bu hallere düşmemi gözlerine sayarım.
gözlerinin içini öpeyim
yüreğim serinlesin
şiirler yetmez sevdama
öylesi derinimsin
şiirler yetmez sevdama
türkünün demindesin
Seslendiren: Arzu Görücü
yitik öyküdür, tarihten iki ayrı coğrafyaya damlayan, iki yürekte durmadan kanayan
seyduna ile şahrud
yüreklerinin akarken bıraktığı izi birbirlerinin gözlerinde aradılar, yoktu
iki iklim farkıydılar...
ne zaman gözgöze gelseler yangın çıkmayacak denli uzaktılar
yalnızca aynaların dökülen sırrına yansırdı üçüncü bir kente düşmüş suretleri.
şahrud gökyüzü geliniydi, yüzüne bulut inse donardı masal gözleri
bir solukluk rüzgarda bile kanardı usul usul gelincik bedeli
seyduna yeryüzü cehennemi ölüm çağırır uçurumlarda sınardı sevdasını
mağma yüreği
yalnız ufuk çizgisinde buluşurlardı.. onu da güneş günde iki kez ateşe verirdi...
iki iklim ayrıldılar
"ya şahrud" dedi seyduna
"gözlerime mermi diye sevdanı sürdüm, ardına bakma, gözyaşımla vurulursun, su gibi git"
şahrud'un yüzüne keder mayın gibi durdu
ve zaman gözlerinin su yeşiline kuruldu
hüzün bir buda heykeli gibi çırılçıplak yüzlerine oturdu..
rivayet odur ki, şahrud vardığı denizlerde hala seyduna türküleriyle uyanmakta
seyduna şahrud'un gözlerinden kalan masalla yaşlanmakta...
seyduna ile şahrud
yüreklerinin akarken bıraktığı izi birbirlerinin gözlerinde aradılar, yoktu
iki iklim farkıydılar...
ne zaman gözgöze gelseler yangın çıkmayacak denli uzaktılar
yalnızca aynaların dökülen sırrına yansırdı üçüncü bir kente düşmüş suretleri.
şahrud gökyüzü geliniydi, yüzüne bulut inse donardı masal gözleri
bir solukluk rüzgarda bile kanardı usul usul gelincik bedeli
seyduna yeryüzü cehennemi ölüm çağırır uçurumlarda sınardı sevdasını
mağma yüreği
yalnız ufuk çizgisinde buluşurlardı.. onu da güneş günde iki kez ateşe verirdi...
iki iklim ayrıldılar
"ya şahrud" dedi seyduna
"gözlerime mermi diye sevdanı sürdüm, ardına bakma, gözyaşımla vurulursun, su gibi git"
şahrud'un yüzüne keder mayın gibi durdu
ve zaman gözlerinin su yeşiline kuruldu
hüzün bir buda heykeli gibi çırılçıplak yüzlerine oturdu..
rivayet odur ki, şahrud vardığı denizlerde hala seyduna türküleriyle uyanmakta
seyduna şahrud'un gözlerinden kalan masalla yaşlanmakta...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar