bugün
- özelden muzunu atan yazar10
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı7
- nervio'nun erkek olması12
- dede bu saate niye aktif ki8
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması8
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- 2 2 milyar tl5
- etli nohut vs kuru fasulye6
- game of thrones taki kerhaneci15
- nervionun sevgili yapması8
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- kadın cinayetleri4
- renkli gözlü insanlar7
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- iltica27
- insan 3 gün yemek yemezse açlıktan ölür4
- bir daha sözlüğe gelinse alınacak nick4
- bana onu sormayin15
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- exlerini stalklayan kadın4
- yaprak sarması vs lahana sarması4
- izmir bombası7
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- toplumun feminizasyonu2
- exlerini anlatan fingirfoş4
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- uğurcan çakır10
- sözlük kavgasında karşıdan yanıt gelmeme gerilimi3
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- aponun villası3
- sarapci koala hatayi6
- kürt tarihi yoktur diyen kemalist6
- gece aynadaki yansımanın gülmesi2
- anın görüntüsü26
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- lazanya vs yağlama3
- osman arıkan nacar3
- turşu yapabilen bir kızı üzmek5
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- akp seçmeni18
- ibnelik yapmak2
- en verimli koyun çeşidi3
- yazarların kiraz yeme şekli4
- jelibon madeni3
- trafikte gereksiz korna çalma dürtüsü2
- yazarların akşam olunca yediği şeyler4
1923 yılında polonya'nın lodz şehrinde doğan 1939 yılında lodz'un işgalinden sonra ailesiyle varşova'ya göç eden fakat kısa bir süre sonra ailesiyle oturduğu evin bombalanması sonucu anne ve babasını kaybeden psikolog. kendisi daha sonra varşova'da naziler tarafından yakalanıp çalışma kampında zorla çalışmaya yollanmıştır. daha sonra bu kamptan kaçarak fransa'ya gider ve nazi almanyası'na karşı fransız direnişine katılır.
ikinci dünya savaşı'nın sonunda ise lisans eğitimi için michigan üniversitesi'ne başvurur kabul edilir ve abd'ye göç eder.
kendisi sosyal psikoloji'yi derinden etkileyen iki çalışmaya sahiptir. birisi şimdi açıklayacağım "salt maruz kalma etkisi"* diğeri ise "kesişme modeli"*.
"salt maruz kalma etkisi"'nden başlayacak olursak en kısa tabiriyle insanların sık sık maruz kaldıkları şeylere karşı bir müddet sonra daha sıcak, olumlu yaklaşmalarıdır. bu alanda yapılan önemli deneylerden birisi ise charles goetzinger'ın oregon state university'de gerçekleştirdiği deneydir. deneyde sadece ayakları görünen başına büyük siyah bir çanta geçirilmiş öğrencinin diğer öğrenciler tarafından maruz kaldıkları tavırlar ilgi çekicidir. ilk başlarda yüzünü çantadan doğru göremedikleri bu öğrenciyi gören diğer öğrenciler ona karşı düşmanca davranmışlardır bir müddet sonra bu düşmanlık diğer öğrenciler arasında meraka ve son olarak arkadaşlığa dönüşmüştür. bu deney robert zajonc'ın "salt maruz kalma etkisi"'ni doğrular niteliktedir zira öğrenciler defalarca maruz kaldıkları siyah çantalı öğrenciye karşı ilk başlarda düşmanca davranırlarken sonraları tavırlarını değiştirmişler ve dostça davranmaya başlamışlardır.
televizyonlarda, medyada sürekli maruz kaldığımız cinayet, savaş gibi kavramlara da eskisinden olduğundan daha az şaşırma, hayrete düşme duygularını yaşıyoruz. behzat ç.'nin 83.bölümünü izleyenlerin hatırlayacağı üzere cevdet'in söylediği üzere cinayet işlendiğinde ve polislerin öldürülen kişinin ailesine haber verdiklerinde üzülmek, cinnet geçirmek yerine "nasıl ölmüş?" gibi sorular sormaları. bu bağlamdan bakıldığında "salt maruz kalma etkisi çoğu durumlarda geçerliliğini korumaktadır.
"kesişme modeli"'ne gelecek olursak ailede çocukların doğum sıralarının iq sonuçları üzerinde küçükte olsa* bir etkisinin olduğunu olduğunu öne sürer. bunu savunurken ise ilk çocuğun dünyaya geldiğinde aile ortamının yalnızca yetişkinlerden oluştuğunu fakat 2. veya 3. doğan çocukların dünyaya geldiği aile ortamanın yalnızca yetişkinlerden değil çocuk ve yetişkinlerden oluştuğunu belirtir ve bu durumun iq sonuçları üzerinde etkisinin olduğunu savunur.
robert zajonc bu model ile ilk çocuktan son çocuğa doğru giderken iq sonuçlarında paralel bir düşüş olduğunu vurgular. ama tabii ki istisnaların olabileceğini dile getirmiştir.
ikinci dünya savaşı'nın sonunda ise lisans eğitimi için michigan üniversitesi'ne başvurur kabul edilir ve abd'ye göç eder.
kendisi sosyal psikoloji'yi derinden etkileyen iki çalışmaya sahiptir. birisi şimdi açıklayacağım "salt maruz kalma etkisi"* diğeri ise "kesişme modeli"*.
"salt maruz kalma etkisi"'nden başlayacak olursak en kısa tabiriyle insanların sık sık maruz kaldıkları şeylere karşı bir müddet sonra daha sıcak, olumlu yaklaşmalarıdır. bu alanda yapılan önemli deneylerden birisi ise charles goetzinger'ın oregon state university'de gerçekleştirdiği deneydir. deneyde sadece ayakları görünen başına büyük siyah bir çanta geçirilmiş öğrencinin diğer öğrenciler tarafından maruz kaldıkları tavırlar ilgi çekicidir. ilk başlarda yüzünü çantadan doğru göremedikleri bu öğrenciyi gören diğer öğrenciler ona karşı düşmanca davranmışlardır bir müddet sonra bu düşmanlık diğer öğrenciler arasında meraka ve son olarak arkadaşlığa dönüşmüştür. bu deney robert zajonc'ın "salt maruz kalma etkisi"'ni doğrular niteliktedir zira öğrenciler defalarca maruz kaldıkları siyah çantalı öğrenciye karşı ilk başlarda düşmanca davranırlarken sonraları tavırlarını değiştirmişler ve dostça davranmaya başlamışlardır.
televizyonlarda, medyada sürekli maruz kaldığımız cinayet, savaş gibi kavramlara da eskisinden olduğundan daha az şaşırma, hayrete düşme duygularını yaşıyoruz. behzat ç.'nin 83.bölümünü izleyenlerin hatırlayacağı üzere cevdet'in söylediği üzere cinayet işlendiğinde ve polislerin öldürülen kişinin ailesine haber verdiklerinde üzülmek, cinnet geçirmek yerine "nasıl ölmüş?" gibi sorular sormaları. bu bağlamdan bakıldığında "salt maruz kalma etkisi çoğu durumlarda geçerliliğini korumaktadır.
"kesişme modeli"'ne gelecek olursak ailede çocukların doğum sıralarının iq sonuçları üzerinde küçükte olsa* bir etkisinin olduğunu olduğunu öne sürer. bunu savunurken ise ilk çocuğun dünyaya geldiğinde aile ortamının yalnızca yetişkinlerden oluştuğunu fakat 2. veya 3. doğan çocukların dünyaya geldiği aile ortamanın yalnızca yetişkinlerden değil çocuk ve yetişkinlerden oluştuğunu belirtir ve bu durumun iq sonuçları üzerinde etkisinin olduğunu savunur.
robert zajonc bu model ile ilk çocuktan son çocuğa doğru giderken iq sonuçlarında paralel bir düşüş olduğunu vurgular. ama tabii ki istisnaların olabileceğini dile getirmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar