bugün

finlandiya merkezli bir kahveci. yavaş yavaş türkiye'de de her yere açılmakta, özellikle çoğu alışveriş merkezinde.
finlandiya, isveç, danimarka, estonya ve türkiye de bulunan kahve mağazaları zinciri... firmanın yaratıcısı robert pouling in yanında çalışan izzet günaydın tarafından ülkemize ithal edilmesi sağlanmıştır.
mecidiyeköy' deki robert' s coffee müşteri memnuniyetsizliği konusunda sınırları zorlamaktadır. *
mecidiyeköy deki şubesi kapanmıştır. yerine aynı renklerle aynı tarzda açılan "cakılds coffee" hizmetinizde.

sense of humour...
ikitelli arenapark şubesinde ateist bir garsonla tanıştığım kafedir. bayada biligli bir adamdı. sanırım ateist olmasından kaynaklı iş bulamamış garibim.
idare eder oturulabilir kahvecidir.
tuzla viaport marinada bir adet bulunan ve geniş çaplı bir mönüsü ile

portmantosu, lavabosu ve mutfağının açık olması profesyonel olarak başarılı bulduğum mekandır. özellikle portmanto olması doğrudan olmayan mekanlara göre bu mekanı üstün kılmaktadır.

ısrarla tavsiye ediyorum. gidiniz.

saygılar sunuyorum azizim...
Güzel yazmışsın güzel yazmışsın ama işte bir ama var. Öğrenciye gider mi , nedir ne değildir ücreti yazmamışsın. Ben gitsem mesela , gitsem oraya, ne kadar ölürüm. 1 tl yüzünden ölüyor ya dünyada insan , ben ne kadar ölürüm orada. Hayır mı ? Ölmüyoruz o zaman. Güzel güzel.
Bunlara ne oldu bilmiyorum ama kaybettilerse kola meşrubat satmak ruhumuza ve ilkelerimize aykırı diye inleye inleye kapanmış olabilirler.

Arkadaş grupları homojen değildir; kimi kahve kimi çay kimi fanta içmek ister. Kahve isteyen der ki: Şunun kahvesi iyi. Tamam der diğerleri, oraya gidilir. Fanta veya çay içen adam içim sorun yoktur. Fanta aynı fantadır. Yeter ki arkadaşın gönlü olsun denilir ve oturulur. Sonra menü gelir: Kuru karı bir kahve menüsü. Kibarca sorarsınız: Garson atomu parçalarcasına meşrubat satışı ruhumuza aykırı der. Siz de o zaman biz sizi ruhlarla baş başa bırakalım der ve çıkar gidersiniz, arkanızdan ruh gibi bakarlar.
Bilmiyorum hala varlar mı, belki politikalarını değiştirmişlerdir ama üç kez kalktığımızı ve simit sarayına geçtiğimizi hatırlıyorum. En azından yerli sermayeye katkı yaptık.*
© copyright 2005 - 2026